Arkeoloji

4 Bin Yıl Önce Bir Anadolu Kadını Kulsia: Eski Anadolu’da Kadın Hakları

Türk Tarih Kurumunun destekleri ile ilk sistematik kazıların 1948 yılında Prof. Dr. Tahsin Özgüç tarafından başlatıldığı Kültepe, adeta kadim Anadolu’nun hafızası niteliğinde bir yerleşim. Kültepe’den şimdiye kadar 23.000’in üzerinde çivi yazılı ki tablet ele geçmiş ve bu tabletlerin önemli bir kısmı “evlenme, boşanma, miras” hukuku gibi konuları içeriyor. Burada seslendirdiğimiz Eski Asurca evlilik tableti, 1990 yılında Prof. Dr. Emin Bilgiç başkanlığındaki bir heyet tarafından yayınlanmıştır.

Tablet yaklaşık 4 bin yıl önce Anadolu’da evlenen yerli bir çifte aittir. Evlilik törenine ayrıca iki yerli ve bir Asurlu kişi şahitlik etmiştir. Koca Saparashna ve Karı Kulsia evlilik anlaşmasına göre eşit haklara sahiptir. Çift zenginleşme veya fakirleşme durumunda aynı haklara tabi olacaktır. Bir boşanma ihtimali durumunda çiftin mülkü olarak kabul edilen ev, karı ve koca arasında eşit paylaştırılacaktır. Seslendirdiğimiz tabletin tam tercümesi ise şöyle:

“Hanu’nun mührü, Inar’ın mührü, Aşur-malik’in mührü, Saparashna’nın mührü, Kulsia’nın mührü. Saparashna Kulsia ile evlendi. Ev her ikisinin olup fakirleşirler veya zenginleşirler ise her ikisine aittir. Ve eğer Saparashna eşi Kulsia’yı boşarsa evi her ikisi bölüşecektir. Öldükleri zaman evi Histahşuşar ve Peruwa alacaktır”.

Kültepe kazılarının şuan ki kazı başkanı Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu, Asurolog Hakan Erol ve Murat Çayır; Kültepe tabletlerine göre Anadolu’da 4 bin yıl önceki kadın haklarını şöyle özetliyorlar:

aaaaaa*Tabletlerde ikinci bir eş almanın yasak olduğu, alındığı takdirde de erkeklerin para cezasına çarptırılacağı bilgisi yer alıyor.

*Belgelerde, boşanma durumunda her iki tarafın da hukuki hakları olduğu bilgisi yer alıyor.

*Boşanma sonrası tarafların din veya ırk fark etmeden gönlü kimi isterse onunla evlenebileceği, herhangi bir kısıtlamanın olmadığı belirtiliyor.

*Tabletlerde yer alan boşanma belgelerinde mal paylaşımı, miras ve nafaka konularına değiniliyor. Evli bir çiftin boşanması durumunda, evin her ikisinin olduğu, öldükleri zaman evlerinin çocuklarına kalacağı gibi bilgiler bulunuyor.

*Günümüzde de boşanmaların en önemli sorunları arasında gösterilen ‘nafaka’, o yıllarda ‘hukuk çerçevesinde’ işleniyor.

*Eşlerinden boşanan kadınların ileride geçim sorunu yaşamaması için ‘nafaka’ aldığı bilgisi tabletlerde yer alıyor.

*Bir çiftin boşanma belgesinde, erkeğin kadına ekonomik yardım sağlayacağı sözünün verilmesi, kadın erkek eşitliğinin o yıllarda da varlığını gösteriyor.

*Günümüzde Anadolu’nun bazı yörelerinde yaygın olan, kocası ölen kadının kayınpederi veya kayınbiraderi ile evlendirilmesi geleneğinin o yıllarda var olduğuna dair hiçbir iz olmaması ise eski Anadolu’nun hukuksal gücünü ortaya koyuyor.

*Miras konusunda ise, ‘çocukların anne ve babalarına bakma yükümlülüğü olduğu ve mirasın anca anne ve baba öldükten sonra paylaşılabileceği’ bilgileri yer alıyor.

*Miras yüzünden çıkan kardeş kavgalarıyla ilgili hukuksal düzenlemeler mahkemeye taşınıyor. Durum, o dönemin hukuksal gücünü ortaya koyuyor.

Ana Tanrıça Kibele’nin vatanı Anadolu, binlerce yıl önce o günkü dünyanın eşitlik ve adalet sembolü haline gelmişti; dileriz ki bu güzellik binlerce yıl sonra bizler tarafından da sürdürülebilir…

Sergen Çirkin

Sergen Çirkin

Yorumla

Yorum yazmak için buraya tıklayın...

Arşivler

Sosyal Medyada Bilimdili