Arkeoloji Tarih

Taş Rabat

Taş Rabat, Türkistan’ın en eski mimari eserlerinden birisidir. Kırgızistan’ın Narin İlinde Çatır Gölü ile Torugart Geçidi’nin kuzeyinde ve Koşoy Korgon harabelerinin güneyinde, At-Başı İlçesi sınırları içinde  Kara Koyun vadisinin derinliklerinde, Eski Türkistan mimari eserlerinden biri olan Taş Rabat bulunur. Bölge halkı bu yapıyı Taş Üy yani taş ev olarak da adlandırmaktadır.

Büyük İpek Yolunda Çin’den gelen kervanlara dinlenme, ibadet etme ve kar fırtınalarından korunma olanağı sağlamıştır. Kervansarayın yapılış tarihi tam olarak bilinmemektedir. Taş Rabat Kervansarayının bir baba ve oğul tarafından yaptırıldığını söyleyen bir efsane vardır. Bölgede yapılan araştırmalar sonucunda Taş Rabat’ın 10. Yüzyılda yapılmış olduğunu sezdiren kazıbilimsel kanıtlar bulunmaktadır. Biliminsanları Türkistan’da Türk şehirciliğinin en hızlı gelişme safhasının Türk Hakanlığı (Karahanlı Devleti ) döneminde olduğu konusunda araştırmacılar hem fikirdir. ( Hunkan 2015: 66)

Yapı, küçük güzel bir vadiyi ortalama 15 kilometre geçtikten sonra, Tanrı Dağları eteğindeki yamacına yerleşir. Bu binanın kuruluş planlaması güneşten tam olarak faydalanılmasını sağlar. Eski Türklerde, “Güneş doğunun sembolü idi”. Türk halklarında güneşin doğuş yönünün kutsal addedilmesi ve iktidarın kaynağının doğudan geldiği anlayışına binaen boz üylerin yani çadırların giriş kapısı da doğuya dönük olur. Bu bağlamda Taş Rabat’ın yapılışında da bu eski Türk anlayışının etkili olduğu düşünülebilir. (Buyar 2014/14: 114)

Ana kubbeli bölüm, yaklaşık 30-34 tane bölümden oluşmaktadır.Kutbenin iç mimarisi boz üylerdeki (otağ) yapıyla örtüşmektedir.Ana Kubbenin etrafı küçük kubbeli odalarla çevrilidir, ayrıca bir de mutfak vardır.

Taş Rabat ile ilgili ilk çağdaş bilgileri meşhur bilgin Çokan Valihanov verir. 1859 yılında Kaşgar dönüşünde Taş Rabat güzergâhını kullanan Valihanov, 18 Mart 1859 tarihli Kaşgar Günlüğünde, Doğu’da, büyük yollar üzerinde seyahat edenlerin barınması için kurulan yerlere genel itibari ile rabat (ribat) dendiğini ve bu gibi yerlerin Allah rızası için yaptırıldığını ifade eder. Buhara hanlarından Abdullah Han’ın bu tarz hayratlar yaptırmasından dolayı Taş Rabat’ı da onun yaptırdığının söylendiğini belirtir. Taş Rabat’ın, genel bir tasvirini yapar. Dağlı Kırgızların kışın binanın odalarına koyun sürülerini yerleştirdiklerini ifade eder. Binanın iç ve dış cephelerinin sıvalı olduğu, bilhassa iç duvarlardaki sıvaların üzerinde motifli süslemelerin ve Arapça yazıların bulunduğunu anlatır. Ayrıca binanın kabaca bir de plânını çizer ( Valihanov 1985: 27-28).

İpek Yolu’nun Çüy vadisine uzanan kolu üzerinde tüccarların, elçilerin ve seyyahların kısa süreli konakladıkları, gerekli zamanlarda da askerî birliklerin geçici olarak kullandığı bir mimarî yapı olduğu söylenebilir.Türk sanatının nadide eserlerinden birisi olan Taş Rabat tüm ihtişamıyla görülmeyi ve araştırılmayı bekliyor.

 

Kaynaklar

Buyar, CENGİZ, KIRGIZİSTAN’DA EFSANE İLE GERÇEK ARASINDA KALAN BİR TARİHÎ ESER: TAŞ RABAT, Gazi Türkiyat, Bahar 2014/14: 105-126.

 PANTUSOV, N. N. (1916), Taş-Rabat, Konstantinopol.

  Hunkan, Ö.SONER, İPEK YOLUNUN MUHAFIZLARI, Otorite kitap, İstanbul, 2015.