Tarih

Anahatlarıyla Osmanlı Devleti’nde Devşirme Sistemi

– Devşirme eminleri üç ya da beş yılda bir ücra köylere giderler.

– Ana kucağı çocuğu diye tabir edilen, henüz bir annenin ilgisine muhtaç olan çocuklar devşirilmez.

– Kızamık, su çiçeği, boğmaca gibi hastalıkları atlatmamış çocuklar devşirilmez.

– Devşirmeler prensip olarak okuma-yazma bilmeyen dağ köylerinden alınırlar.

– Şehir uşağı diye tabir edilen, şehirli çocuklar kabul edilmez. Çünkü arsız oldukları varsayılır.

– Bu sebeple şehirlerde yaşayan bazı etnik gruplar devşirme elitinin içine girememiştir. Bunun ırkçılıkla alakası yoktur.

– Özellikle Yahudi ve Ermeniler şehirlerde yaşadıklarıiçin devşirme sınıfına girememişlerdir.

– Ergenlik dönemini bitirmiş çocuklar devşirilmez.

– Devşirmeler ekseriyetle Hıristiyanlardan seçilir.

– Fakat duvarcılık ve marangozluk gibi önemli mesleklere yatkınlığı olan Müslüman çocuklar da devşirme olarak alınmıştır.

– Mimar Sinan bu sayede bir istihkam subayı olmuştur.

– Devşirilen çocukların fiziki özelliği, güzelliği ve en önemlisi zekası mühimdir.

– Bu yüzden Osmanlı İmparatorluğu’nu yönetenler boyları, posları ve akılları ile üstünlük sağlamıştır.

– Osmanlı saray erkanı o kadar güzel ve heybetlidir ki; bir Bektaşi fıkrasında bir dervişin “Ey Allahım, bir onun (padişahın) kullarına bak, bir de kendi kullarına, hiç utanmıyor musun?” dediği anlatılır.

– Devşirilip Enderun Mektebini bitirenlerin artık dili Türkçe, dini de İslam’dır.

– Bir Hıristiyan ruhban ailesinin devşirilen çocuğu olan ünlü Osmanlı Sadrazamı Sokullu Mehmet Paşa veya kendisinden evvelki Mahmut Paşa; hem dinlerini hem dillerini unutmuş, en alasından Türk dilinin ve İslam dininin mensubu olmuşlardır.

Kaynak
Prof. Dr. İlber Ortaylı, Lider ve Yetiştiği Ortam, Uluslararası Yönetim ve Askerlik Sempozyumu, 26-27 Mayıs 2005, Kara Harp Okulu, Ankara, ss.66-71

Reklamlar