Tarih

Entellektüel Yönleri İle Kazım Karabekir Paşa

kazim-karabekir

Kazım Karabekir denilince aklımıza sert mizaçlı, asker kıyafetli, savaşçı bir insan gelir. Tabi bunun sebebi Karabekir’in askerlik özelliğinin ön planda tutulmasıdır. Ya da okullarda bize sadece Karabekir’in bu yönünün anlatılmasıdır. Ama Kazım Karabekir sadece askeri bir kişilik değil, onun az bilinen birçok özelliği vardır. Çok okuyan çok yazan, resim yapan, müzisyen bir kişiliğe sahip, birçok yabancı dili son derece iyi şekilde konuşan, satranç oynayan, el işlerinde becerikli, çeviri yapan, şiir yazan ve yaşamı boyunca her yaşadığı olayı zamanı zamanına not tutan bir insandır. Eğitim hayatında da oldukça başarılı olan Paşa, mezun olduğu okulların çoğundan birincilikle mezun olma başarısını göstermiştir. Bizde bu yazımızda sizlere Karabekir’in eğitim hayatı ve entelektüel kişiliği hakkında bilgi vermeye çalışacağız.

1882 yılında İstanbul’da doğan Karabekir, eğitim hayatına oldukça küçük bir yaşta başlamış, 1885 yılında kendisinden 3 yaş büyük abisi Hulusi Bey ile birlikte büyükannesinin tavsiyesi üzerine ilerde zorluk olmasın düşüncesi ile, Zeyrek camiine bitişik bir salondan ibaret olan mektebte eğitim hayatına başlamıştır. Kendisi gibi asker olan babası Mehmet Emin Bey’in çeşitli yerlerde görev yapması dolayısı ile Van, Harput ve son olarak Mekke’de eğitim görmüştür. Babasının ölümü ile birlikte ailesiyle İstanbul’a dönen Karabekir, 1894 senesinde İstanbul’da Fatih Askeri Rüştiyesine başlar. Bu okuldan oldukça başarılı bir şekilde mezun olur. Daha sonra 1896-1899 yılları arasında Kuleli Askeri İdadisinde öğrenimini sürdürmüş bu okulun birinci ve ikinci sınıflarını birincilikle bitirmişse de üçüncü sınıfta jimnastik ve akaidi diniye derslerinden birkaç puanının kırılması üzerine ikincilikle mezun olmuştur. Bu ikincilik üzerine Karabekir şu dizeleri yazmıştır;

Umduğumuz çıkmadı ise etmeyiz biz de fütur; İki sene zahmetin çek, bir sene rahat otur[1]

Karabekir ile ilgili yazılan bazı muhtelif eserlerde kendisinin tüm öğrenim görmüş olduğu okulları birincilikle bitirdiği yazsa da bu büyük bir yanılgıdır. Görüldüğü üzere Karabekir, İdadiyi ikincilikle bitirmiştir. Tabi oldukça başarılı bir eğitim hayatı geçiren bir öğrencinin bir yılı ikincilikle bitirmesi oldukça normal bir durumdur. Kuleli Askeri İdadisinden mezun olduktan sonra 1 Mart 1316 (1900) tarihinde Harbiye Mektebine başlamıştır. Bu mektebe 1602 apolet numaralı öğrenci olarak başlayan Karabekir 1902 yılında Harbiye’yi de Piyade Mülazımı (Teğmen) olarak birincilikle bitirmiştir. Bunun üzerine Erkan-ı Harp (Kurmay) sınıfına ayrılmıştır. Üç yılı ise Erkan-ı Harp Mektebinde geçirmiştir. Bu okulda Milli Mücadele döneminde beraber mücadele edeceği Kazım Özalp, Nuri Conker, Seyfi Güngören gibi kişilerle aynı sınıfta okumuştur.[2] İsmet İnönü ise Karabekir’in bir alt sınıfında okumaktadır. Kazım Paşa, Erkan-ı Harbiyeden de 5 Kasım 1905 tarihinde birincilikle mezun olmuştur. Bu sebeple Altın Maarif Madalyası ile ödüllendirilmiştir.[3] Görüldüğü üzere Karabekir eğitim hayatında oldukça başarılı bir dönem geçirmiştir.

Karabekir’in en büyük özelliklerinden biri yabancı dillere olan merakıdır. Fransızca, Almanca, Arapça, Rusça, Bulgarca ve Kürtçe dillerini konuşabilmektedir. Babasının tayini sebebi ile Van’a geldiği zaman satıcı kadınlardan Kürtçeyi öğrendiğini söyleyen Karabekir, Ermenice dilini ise hoşlanmadığı için öğrenmediğini anlatmaktadır.[4] Karabekir, Arapçayı Mekke’de bulunduğu sırada öğrenmiştir. Fransızcayı Rüştiye ve Kuleli Askeri İdadisinde öğrenen Karabekir, bu dili de Arapça gibi iyi bir şekilde konuşmaktadır. Rusça dersine Harbiye Mektebinde başlamıştır. Ayrıca Bulgarcayı da anlayabiliyordu.[5] Kazım Paşa Almancayı da iyi derecede konuşabiliyordu.[6]

Karabekir’in bir özelliği de yapmış olduğu çeviri ve tercümelerdir. Balkan Savaşları sırasında Edirne’nin düşmesi sebebiyle, Şükrü Paşa ile birlikte Bulgarlarca esir edilmiştir. Bulgaristan’da bulunduğu sırada Bulgarcasını geliştiren Paşa, burada bulunduğu dönem içerisinde ‘’Plevne’’ isimli eseri Bulgarcadan Türkçeye tercüme etmiştir.[7] Ayrıca Fransızcadan ‘’Çoban ile Kral’’, isimli bir şiiri tercüme ederek, haftalık ‘’Çocuklar’’ dergisine gönderen Karabekir aynı zamanda İyi şiir yazabiliyordu. Şiirlerini ise ‘’Benlik’’ isimli eserinde toplamıştır. Çocuklar için ‘’Hareket Oyunları’’ ve ‘’Duygularım’’ isimli iki manzum eser yazmıştır.[8] Çocuklar için kaleme aldığı ‘’Şarklı İbret’’ ise tiyatro oyunudur. Karabekir, ‘’Türk Yılmaz’’ ve ‘’Ya İstiklal, Ya Ölüm’’ gibi başarılı marşlar yazmıştır.  Bu marşlar milli bilincin gelişmesi adına oldukça önemlidir. İstiklal Marşı için düzenlenen yarışmaya da katılmıştır. Milli bilinci geliştirmek adına yazdığı Türk Yılmaz şiiri oldukça önemlidir.

Türk Yılmaz

Cihan-Harbi yangınından, bağrı-yanık Vatan’a
Türk’ü boğmak maksadıyla, girdi düşman askeri,
Kan ve yangın başlamıştır; ırz ve namus kalmıyor;
Tehlikeye düştü vatan, yas içinde her yeri.
Kahraman halk! Kalk, silahlan! Ahd ü peymân Tanrı’ya
Vur! Ve haykır! Türklük ölmez, Türk de yılmaz, ileri!

Çelik gibi kollu, tunçtan ayaklı
Türk hiç yılar mı, Türk hiç yılar mı?
Türk yılmaz, Türk yılmaz!
Cihân yıkılsa, Türk yılmaz!

Göksü imanlı, temiz vicdanlı
Türk hiç yılar mı, Türk hiç yılar mı?
Türk yılmaz, Türk yılmaz!
Cihân yıkılsa, Türk yılmaz!

Düşmana salsa, tek bile kalsa
Türk hiç yılar mı, Türk hiç yılar mı?
Türk yılmaz, Türk yılmaz!
Cihân yıkılsa, Türk yılmaz!

Karabekir, el işlerine ve müzik konusuna da meraklı bir insan olarak bilinmektedir. Kanun çalmaya merak saran Paşa, bir kanun yaparak evde çalmayı denemiş, ayrıca bir tavuk kümesi yaptığını anlatmaktadır.[9] Birçok şarkıyı ezbere bilen Karabekir’in gür ve güzel bir sesi vardı. Keman çalmaya da merakı olan Paşa, bir keman alarak teyzesinin oğlu Hüsnü Bey yardımı ile keman çalmaya başlamıştır.[10]  Askerlik konusunda oldukça başarılı olan Paşa, askerlerini düşünen ve onlara destek veren bir komutan olarak bilinmektedir. Askerlerinin morallerini yüksek tutmak adına savaş yıllarında orkestra kurdurmuştur.[11]

Kazım Karabekir’in hünerleri bunlarla sınırlı değildir. Resim çizme yeteneği de üst düzeydedir. Suluboya, karakalem çalışmaları yapmış, kroki çizme konusunda da ustalaşmıştır. Erkan-ı Harpte okuduğu dönemlerde ise satranca merak sarmış ve bu konuda da ustalaşarak, kendisinden daha önce satranç öğrenen kişileri yenme başarısını göstermiştir. Karabekir, müzik ve edebiyata küçüklüğünden beri tutkun olduğunu söylemektedir. En sevdiği derslerin ise matematik, edebiyat ve tarih olduğunu anlatarak, birinci olmasında bu derslerden aldığı kuvvetin etkili olduğunu anlatmaktadır.[12]

Karabekir tarihçi bir kişiliğe de sahiptir. ‘’Kürt Meselesi’’, ‘’Ermeni Dosyası’’, ‘’İstiklal Harbine Nasıl Girdik?’’ gibi eserlerde Rus, Ermeni ve Türk tarihi ile ilgili önemli bilgiler vermektedir. Bu eserlerden ise onun iyi bir tarih araştırıcısı olduğu anlaşılmaktadır. Yaşadığı dönemde ki tüm olayları ise çok iyi bir şekilde not tutarak, gelecek nesillere aktarmıştır.  Tuttuğu notlardan ve günlüklerinden ise‘’Günlükler, Hayatım, İstiklal Harbimiz, İttihat ve Terakki Cemiyeti…’’ gibi eserler ortaya çıkmıştır. Kendisinin yazdığı bu eserler özellikle Cumhuriyet tarihi adına önemli birer eser olmuşlardır.

Karabekir hayatının her anında kendini geliştirmesini bilmiş, Bulgaristan’da esir bulunduğu dönmede bile, Bulgarcasını geliştirmiş ve konferanslar vermiştir. Döneminin aydın şahsiyetleri içinde yerini alan Kazım Karabekir, lider bir kişiliğe de sahiptir. Milli Mücadele de Doğu da başarılı bir şekilde savaşmış, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu kadroları arasında ki yerini almıştır. Genç Türkiye’nin ilk muhalefet partisi olan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasında genel başkanlık yapması, İnönü Döneminde Meclis Başkanlığı yapması kendisinin lider bir kişiliğe sahip olduğunu göstermektedir. Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde ise İttihat ve Terakki Cemiyetinde Enver Paşa ile yaptığı çalışmalar, Osmanlı Devleti içerisinde ise paşalık görevleri önemlidir. İlber Ortaylı Karabekir’i bildiği lisanlar, tarih, coğrafya bilgisi ve musikide ki ustalığı ile göze çarpan bir aydın olarak tanımlamaktadır.[13]

Yazan: Zeynel Abidin Polat

Dipçe ve Kaynakça
  1. Fahrettin Kırzıoğlu, Kazım Karabekir, Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara, 1991.
  2. İlber Ortaylı; Defterimden Portreler Tarihten ve Günümüzden; Timaş Yayınları, İstanbul, 2014.
  3. İnsan ve Asker Kazım Karabekir, Editör, Raşit Çavaş, Metinler: Pınar Feyzioğlu Akkoyunlu, Yapı Kredi Yayınları, 2. Baskı, İstanbul, 2009.
  4. Kazım Karabekir, Bulgaristan Esareti ve Hatıralar-Notlar, Yayına Hazırlayan, Ömer Hakan Özalp, Emre Yayınları, 1. Baskı, İstanbul.
  5. Kazım Karabekir, Hayatım, Emre Yayınları.
  6. Kazım Karabekir, İttihat ve Terakki Cemiyeti, Yapı Kredi Yayınları, İstanbul, 2011.

[1] Kazım Karabekir. Hayatım, Emre Yayınları, İstanbul, 1995  s.184

[2] Fahrettin Kırzıoğlu, Kazım Karabekir, Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara, 1991  s.9

[3] İnsan ve Asker Kazım Karabekir, Editör, Raşit Çavaş, Metinler: Pınar Feyzioğlu Akkoyunlu, Yapı Kredi Yayınları, 2. Baskı, İstanbul, 2009, s. 17

[4] Karabekir, Hayatım, s.s. 55-56

[5] Kırzıoğlu, Kazım Karabekir, s.12

[6] a.g.e. s.13

[7] Kazım Karabekir, Bulgaristan Esareti ve Hatıralar-Notlar, Yayına Hazırlayan, Ömer Hakan Özalp, Emre Yayınları, 1. Baskı, İstanbul, 2003, s.25-26

[8]Kazım Karabekir, ttihat ve Terakki Cemiyeti, Yapı Kredi Yayınları, İstanbul, 2011 s. 130

[9] Kazım Karabekir. Hayatım, s. 155

[10] a.g.e. .s.238-239

[11] İnsan ve Asker Kazım Karabekir, s. 9

[12] Karabekir, Bulgaristan Esareti VE Hatıralar-Notlar, s.103

[13]İlber Ortaylı; Defterimden Portreler Tarihten ve Günümüzden; Timaş Yayınları, İstanbul, 2014, s. 101

 

 

 

bilimdili

Yorumla

Yorum yazmak için buraya tıklayın...