Bilgisayar Canlı Bilimi

Bilimde Önemli Buluş; DNA’ya Görüntü Yüklendi

Harvard Üniversitesi’ndeki bilim adamları, CRISPR-Cas adlı gen düzenleme tekniğini kullanarak bir görüntünün piksellerine karşılık gelen bilgileri canlı bakterilerin genomuna işleyebildi.

Soldaki resim orijinal görüntüdür, sağdaki ise kodlamadan sonra DNA’nın bakterilerden ayrıştırılması ve dizilendirilmesinden sonra oluşturulmuştur.

Bu hafta bilimadamları ilginç bir şeyler ortaya koydu: Gen düzenleme tekniği CRISPR’yi kullanarak E. Coli DNA’sına bir dizi resim ve bir GIF kodlandı. Bilimadamları, aslında görüntüleri ve temel bilgi parçalarını yıllardır bakterilere dönüştürebiliyordu. Ancak bir filmi kodlamak, büyük bir depolama alanının yükseltilmesini gerektiriyor. Araştırmacılar bu gelişmenin gelecekte insanların erişemeyecekleri yerlerden bilgileri yakalayan minik vidyo kameralar olarak bakterilerin kullanılmasına olanak tanıdığını söylüyor.

Harvard Üniversitesi’nde sinirbilimci ve bu araştırmanın kurucusu Set Şipmın (Seth Shipman), “Bu sistemin nihai olarak, zaten sahip olduğumuz bilgileri kodlamak için değil, hücrelerin dışarı çıkıp erişemediğimiz bilgileri toplaması için istiyoruz. Onların veri toplayıp sonra da genomlarında depolamalarını sağlayabilirsek, tamamen yeni bilgi türlerine erişebiliriz” dedi.

Yaşam için genetik kodları taşıyan moleküler bileşenlerden oluşan DNA verileri depolamak için mükemmel bir araçtır. Şipmın ve ekibi CRISPR-cas adı verilen nispeten yeni bir gen düzenleme tekniğini kullandı. E. Coli bakterisinin DNA’sına bilgi eklemek için iki protein kullanıyorlar. Ekledikleri bilgiler nükleotidler (DNA’nın yapı taşları) (A, G, C, T) biçimindeydi. Dizilenip okunduğunda tüm kod her görüntünün tek tek piksellerine veya bir vidyo sırasındaki her kareye karşılık geliyor. Çalışmaları bugün Nature dergisinde yayınlandı.

Çalışmanın başarısı birçok nedenden ötürü dikkat çekicidir. Birincisi, bilim insanlarının CRISPR-Cas sisteminin nasıl çalıştığını ve nasıl uygulandığını iyi anlamış olduklarını gösteriyor. Ancak aynı zamanda, belirli bir süreyi izleyen verileri kodlayıp yükleyebildiğimizi ve okuyabildiğimizi de gösteriyor. Tıpkı bir film kamerasının bize sadece olanları değil, ne kadar sürede geçtiğini söyleyebilmesi gibi.

Nature'da Yayınlanan Makale

Arşivler