Canlı Bilimi

Evrim Hakkında Yanlış Bildiklerimiz – 1

Günümüzde en tartışmalı bilimsel konulardan biri şüphesiz evrim teorisidir ve bu tartışmaların birçoğu bilimsellikten uzak bir zeminde gerçekleşmektedir. Bunun birçok sebebi vardır fakat bu yazıda evrim teorisinin yanlış öğrenilmesi/öğretilmesi/yorumlanması odağında bu tartışmaları bir nebze olsun bilimsel bir zemine çekmeye çalışacağım. Zira gelen eleştirilerin birçoğu evrim teorisine değil, insanların evrim teorisi adını verdikleri ve gerçekten öyle sandıkları içi yanlışlarla dolu safsataya yöneliktir.

“Evrim teorisi canlılığın kökeni hakkında ne diyor?”

Evrim teorisinin odak noktası canlılığın kökeni değil bu canlılığın evrimi, değişimi, çeşitlenmesidir. Dolayısıyla evrim teorisi canlılığın kökeni hakkında hiçbir şey iddia etmiyor. Canlılığın kökeni için abiyogenez teorisi gibi teorileri incelemek gerekir.

“Evrimsel süreç içinde canlılar mükemmel olmaya doğru gidiyor.”

Doğal seçilim evrim mekanizmalarından biridir ve bulundukları çevreye uyum sağlayan canlıların yaşama şanslarının diğer canlılara göre daha yüksek olması ve hayatta kalmalarını sağlayan bu özelliklerini yeni kuşaklara aktarmalarıdır. Bu tanım basit ve doğru bir tanımdır fakat yalnızca bu tanımdan çıkarım yaparsak evrimsel sürecin canlıları mükemmelleştirmeye doğru götürdüğü düşüncesine kapılabiliriz. Fakat bu durum böyle değildir. Doğal seçilim canlıların bulundukları ortama mükemmel bir şekilde uymalarını sağlamaz, yalnızca ‘hayatta kalacak kadar’ uyum sağlarlar. Diğer yandan evrimin tek mekanizması doğal seçilim değildir.  Mutasyon, genetik sürüklenme gibi büyük canlı gruplarının kötü etkilenebileceği mekanizmalar da vardır. Dolayısıyla canlılardaki değişim sadece iyi yönde olmayabilir. En önemlisi ise bir ortamda canlıya fayda sağlayacak bir özellik başka bir ortamda onun ölümüne bile sebep olabilecekken mükemmel kelimesinin anlamsızlığıdır. Bu nedenlerin hepsi bizi evrimin bir merdiven olarak değil ağaç olarak tasvir edilebileceği sonucuna çıkarıyor.

“Tek bir organizma da hayatı süresince evrim geçiriyor.”

Bu kesinlikle yanlış bir ifadedir. Evrim hakkındaki en temel tanımlarda bile değişimlerin popülasyonlarda olduğu ve evrim kelimesinin nesiller içindeki bu değişim sürecini ifade ettiğini görebiliriz.

“İnsanlar evrim geçirmiyor.”

Evrim, canlıların hayatta kalmak ve üremek için çevreye uyum sağlama sürecidir. Bunlar ve bunlar gibi ölçütler insan da dâhil her canlı türü için geçerlidir. Fakat insanlar teknoloji sayesinde çevresini kendine göre şekillendirebiliyor ve aynı zamanda biyolojik bir evrimsel sürece gerek kalmadan hayatta kalmayı başarabiliyor. Bu durum insanlığın kendini doğal seçilimin dışına çıkardığını düşündürebilir fakat evrim insan türü üzerinde de devam etmektedir.

“Doğal seçilim canlılara ihtiyacı olan şeyleri verir.”

Doğal seçilim dediğimiz şey düşünebilen ve karar alabilen bir varlık değildir. Doğal seçilim bir popülasyonda genetik çeşitlilik sonucu ortaya çıkan bir durumdur. Bu genetik çeşitlilik ise rastgele mutasyonlar ile olur. Eğer bu mutasyonlardan bazıları canlının bulunduğu durumda yaşamasına ve üremesine yardım ediyorsa ve bu haliyle diğer canlılara göre daha avantajlı oluyorsa o canlılar bu avantajı yavrularına aktarır. Böylece doğal seçilim gerçekleşmiş olur. Eğer yeterli genetik çeşitlilik yoksa doğal seçilim gerçekleşmez. Başka bir mekanizma ile hayatta kalamıyorsa o tür yok olabilir. Bu durumu örneklendirmek gerekirse kilitli bir kapı olduğunu ve elinizde onlarca anahtar olduğunu düşünün. Anahtarları tek tek denersiniz ve kapıyı açan anahtarı ayırıp diğerlerini atarsınız. Genetik çeşitlilikte de doğaya uyum sağlayanlar ayrılır diğerleri ölür.

“Popülasyonlarda en güçlü, en sağlıklı, en hızlı ve en büyük olan canlılar hayatta kalır.”

Doğada en iyi uyum sağlayanın hayatta kaldığı kuralındaki uyum sağlayan canlı terimi evrimsel terminolojide biraz daha farklıdır. Güçlü, sağlıklı, hızlı veya büyük olmakla alakası yoktur. Eğer iki canlıdan biri genlerini yavrularına aktarmakta daha başarılıysa o türün diğerine göre hayatta kalma şansı yüksektir. Diğer canlının güçlü, sağlıklı, hızlı ve büyük olması bu durumda önemini yitirir.

“Birçok bilim insanı Darwin’in fikirlerini reddetti ve Darwin’in fikirleri artık bilim dünyasında kabul görmüyor.”

Darwin’in bu teoriyi ortaya attığı zamanlardaki bilimsel gelişmişliğimiz ve mevcut durumumuz karşılaştırıldığında tamamen aynı olmayacağını kestirmek zor olmasa gerek. Darwin’in bulunduğu şartlarda yaptığı bazı çıkarımların yanlış olduğu bilinmektedir. Fakat bunu da yine bilim insanları yapmıştır. Teorilerin genişlemesi, değişmesi ve çürütülmesi gibi şeyler bilimin içinde olan şeylerdir. Zaten aksi durumda durağan ve dogmatik bir şeyden bahsediyor oluruz ve bilimin temel dinamiklerine aykırı bir yaklaşım içinde oluruz. Bu noktada karıştırılmaması gereken şey şu ki, günümüzdeki bilim insanlarının araştırdığı, tartıştığı teori Darwin’in evrim teorisi değildir. Evet, Darwin ortaya atmıştır ama Darwin’den sonra çok şey eklenmiş, çıkarılmıştır.

“Evrim yalnızca bir teoridir.”

Teori kelimesinin bilim dünyasındaki anlamı günlük hayatta kullandığımızdan tamamen farklıdır. Bilim dünyasında kullanılan teori kelimesinin anlamının ne ‘olmadığını’ irdeleyelim.

  • Teori, hipotez, kanun kelimeleri arasında bir hiyerarşi yoktur.
  • Dolayısıyla teoriler henüz kanıtlanmamış kanunlar değildir.
  • Teoriler yanlışlanabilir fakat bu, yalnızca bilimsel kanıtlarla olur ve teorilerin bilimsel olguları açıklamada yetersiz oluşundan değil bilimin dogmatik olmayışından kaynaklanır.
  • Bir gerçekliği açıklayan herhangi bir teori bilim insanlarının tahminleri değildir.
  • Teoriler hiçbir zaman kanun olmayacak.

Teorilerin ne ‘olduğunu’ öğrenmek içinse bu bağlantıya gidebilirsiniz.

“Evrim tamamen rastgele bir süreçtir.”

Evrimde rastgele olan ve olmayan birçok şey vardır. Tamamıyla iki kategoriden birine koymak mümkün değildir. Örneğin doğal seçilimde uyumlu olanın hayatta kalması kuralı vardır. Hayatta kalan canlının hangisi olduğu rastgele bir süreç değildir. Fakat doğal seçilime sebep olan genetik çeşitlilik ise mutasyonlardan kaynaklanır. Yani rastgele bir süreçten. Çünkü mutasyonlar herhangi bir sorunun çözümü olarak gerçekleşen süreçler değildir.