Canlı Bilimi

İnsanoğlunun Doğadaki Söz Hakkı: Yapay Seçilim

yapay seçilim1

Yapay seçilim (artifical selection) Darwin’in 1859 yılında çıkardığı kitabı “Türlerin Kökeni”nde geçen evrim mekanizmalarından biridir. Bilimsel bir dille anlatıldığında ve adı evrim mekanizması olarak anıldığında bize çok yabancı bir kavram olarak geliyor olabilir. Ama bu insanların yıllardır istemli veya istemsiz olarak kullandığı bir mekanizmadır. Öncelikle bilimsel temelinden bahsedip ondan sonra günlük hayattan basit örneklerle, zihnimizde, günlük hayattaki dile yakın bir tanım oluşturmaya çalışacağız.

Yapay seçilim en basit ifadesiyle doğa üzerindeki yetkilerimizden biridir. İnsanların organizmalarda belirli özellikleri seçip bu özelliğe sahip canlıları kontrollü bir şekilde yetiştirerek istedikleri özelliğin nesiller boyu devamını sağlaması işlemidir. Farklı bir ifadeyle bilinçli bir şekilde hangi canlının üreyeceğine karar verme işlemidir. Peki bu yetkimizin sınırları ne? Bu sınırları Charles Darwin Türlerin Kökeni adlı kitabında belirtiyor: “İnsan seçerken yalnızca doğanın kendisine verdiği küçük ölçüdeki değişimlerle iş görebilir.” Bu demektir ki herhangi bir kuşu alıp “bundan tavus kuşu yapacağım” diyemeyiz. Yalnızca doğanın bize sunduğu ölçülerde daha tüylü bir kuş türünün devamlılığını sağlayabiliriz. Eğer organizmalarda nesiller içinde bu yönde bir gelişme olursa bizim yetki alanımız genişler.

Yapay seçilimin tanımını ve genel hatlarını öğrendik. Peki ya bu mekanizmanın günlük hayattaki örnekleri hakkında ne söyleyebiliriz? Charles Darwin’den bir alıntıyı hatırlayıp örnekleri irdeleyelim. “Seçilim süreci yavaş olabilir; ancak insanın, yapay seçilimin gücünü kullanması halinde, olası değişimlerin herhangi bir sınırını göremiyorum.” Romalılardan bu yana kullanılan bu mekanizma günümüzdeki canlı çeşitliliğine büyük katkı sağlamıştır. İlerde insanoğlunun bu gücü kullanarak neler yapabileceği ise tahmin edilemiyor.

İlk vereceğimiz örnek büyükbaş hayvanlar. Büyükbaş hayvanlar yıllardır en başta etlerinden ve sütlerinden faydalandığımız canlılar. Eğer çevrenizde hayvancılıkla uğraşan varsa damızlık kelimesinin manasını biliyorsunuzdur. Damızlık, yalnızca döl almak amacıyla yetiştirilen nitelikli hayvan veya bitki demek. Bu yapay seçilim için verebileceğimiz en iyi örnektir. Detaylandırmak gerekirse 5 ineğinizin olduğunu farz edin. Bu ineklerden aldığınız günlük süt miktarları ise 20-20-20-10-40 litre. 10 litre süt veren hayvanın bakımı ve beslenmesi için verdiğiniz para sütten aldığınız paradan daha fazla olduğu için muhtemelen onu beslemeyeceksiniz ve üremesine de izin vermeyeceksiniz. Zira kendi soyundan gelen türler de muhtemelen az süt verecek. Bu yüzden 10 litre süt veren hayvandan kurtulup 50 litre süt veren hayvanı damızlığa ayıracaksınız. Çünkü onun soyundan gelen diğer hayvanların da aynı özelliğe sahip olacağını değerlendiriyorsunuz. Burada unutmamanız gereken nokta bu işlemin hemen 3-4 soyda sonuç vermeyeceği ve asla kesin olmadığı. Bu yapılan işlemi ikinci paragrafta anlattığımız tanım çerçevesinde değerlendirirsek bu tanıma tamamen uyduğunu görürüz.

Kapsamlı olarak verdiğimiz bu örnekten sonra kısaca diğer örneklere de bakalım. Koşu atlarının yetiştirilmesi, evcil köpek türlerinin yetiştirilmesi (burada kıstas insanoğlunun göz zevki), özel amaçlı güvercinlerin yetiştirilmesi, teosinte adındaki yabani bitkiden sadece iri tanelilerin seçilerek mısırın üretilmesi, yapay seçilimin insanoğluna sunduğu bu gücün sonucudur.

Bu yazımızda yapay seçilimin ‘insan’ tarafından yalnızca ‘hayvanlara ve bitkilere’ uygulandığından bahsettik. Peki ya insanlar bu gücü kendi üzerinde kullanmayı denemişler midir? Yoksa sadece kendilerine fayda sağlayacak ve göz zevklerine hitap edecek hayvan-bitki soyları yetiştirmede mi kullanmışlardır? Yapay seçilim mükemmel bir insan soyunun yetiştirilmesinde kullanılmış mıdır? Bu soruların yanıtını bir sonraki yazımızda tarihten örneklerle sunacağız.

Kamer Elciyar

Kuleli Askeri Lisesi mezunuyum. Gazi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği öğrencisiyim. Yaşamayı, bilimi, sanatı ve Dünya'yı açıklamamı sağlayan her şeyi seviyorum.

Yorumla

Yorum yazmak için buraya tıklayın...