DÜŞÜNCE

Ekonomi ve Ekonomi Faaliyetleri Işığında: “Sömürgecilik ve İnsan Manzaraları-1”

untitled-2

Ekonomi nedir?
Onlarca tanımı var olan terim benim tanımıma göre güncel konumda sınırlı kaynakların sınırsız insan ihtiyaçlarına cevap verebilmesini sağlamak amacı ile oluşturulmuş kısmi sosyo-mekanik sistemdir.
Sosyo-mekanik sitem nedir?
Doğal yollarla oluşmayıp kişilerin ya da var olan egemen gücün var olan temel kaynaklar ve bunlardan elde edilen yan ürünler yarı mamuller, ürün ve hizmetlerin üretim ve denetimini sağlamak sevk ve idaresini gerçekleştirmek amacı ile oluşturdukları temel sosyolojik düzene makine misali bir entegrasyon ile eklenmiş, sorgulanması pekte mümkün olmayan, kişilerin yani hangi millet yada topluluktan olursa olsun bireyin sorgulama gücünün üzerinde ve kalıplarla korunmuş olarak düzenlenen işlemler, düzenek ve sistemler bütünüdür.

Ekonomi faaliyetleri genel olarak bütün insanların azami temel ihtiyaçları üzerine kurgulanan sistem olmasına karşılık Dünya tarihi içinde her dönemde farklı sistemler öngörerek daha doğrusu yeniden kurgulanarak kendi çekirdeğini koruyan ama dış çeperine farklı kılıflar geçiren kısmi organik bir sistemdir. Organik olmasını sebebi kurgulayıcı olan kişi yada kişilerin oluşturduğu yapının temelde kurgulayıcıyı koruma faktöründen kaynaklanmaktadır.

Ekonomik faaliyetler; insanlık tarihinde evvela hakimiyet sahasının kontrolü ve yönlendirilmesi ile sahneye çıkar. Dolayısıyla ekonomi hakimiyeti altında, onun hakimiyet sahası içinde yapılan fiillerin kişilere olan fayda dağılımları ortaya koymuştur ki ekonomide ilk önce yöneten sistemler yada yöneticiyi tayin edenler büyük pay sahibidir. Onun ardı sıra yöneticiler, koruyucular, işleyenler ve tüm bu faaliyetlerden beslenenler olmak üzere piramidin en tepesinden aşağıya doğru azalan bir fayda grafiği ile insanların ihtiyaçlarını karşılama sitemi oluşmuştur.

Avcılık sonrasında tarım faaliyetleri, bunların meydana getirdiği ticaret sitemi değiş tokuş (takas sistemleri) organizasyonun büyümesinden sonra gerçekleşen para olarak adlandırılan ekonomik terimin ortaya çıkışı ile büyüyen ekonominin akabinde insanların temel ihtiyaçlarını karşılaması konusunda meşgul edilerek düşünme kabiliyetlerinin köreltilmesinde kullanılan bir sosyal silah olarak kullanılmıştır.

Avcılık dönemindeki evreler genel kabul görmüş insanlık tarihinin evreleri olduğu için bu sıra ile incelenmektedir. Avcılık döneminde hakimiyet sahasında avlanma ve geçim sağlama eylemlerinden avlanılan avdan av alanı sahibi emeği olmamasına rağmen pay almaktaydı. Sonraları bu dönem toprak sahiplerine dönüştü, tarımsal faaliyetler toprak sahiplerini ve işçileri ortaya çıkardı ve toprak sahipleri mülkiyet haklarına binaen emek harcamadan bir yol ile sahip oldukları topraklarda insanları işçi olarak çalıştırmak suretiyle üzerilerinden gelir elde ederek zenginleşme yoluna girdiler.

Dünyadaki kaynaklar tüm insanların kullanımı yerine toprak ya da para sahibi kişiler tarafından kullanılarak başka insanların emekleri üzerinden mal varlıklarını katlayarak çoğaltmaya devam ettiler. Bilimsel temellere göre IV. jeolojik zamandan bu yana yani buz devri sonralarına rastladığını tahmin ediliyor. Aynı düzen aktif işlerlik ile zaman içinde isim değiştirerek devam etmekte.

Peki zaman zaman bu alt-üst dağılımdan rahatsızlık duyan kimse baş kaldırmamış mı? Tabi ki başkaldırı her zaman olmuş. Ama insanlık hasletleri ileri demokrasi eşitlik kavramları ile insanlara ders verenler iş pay verme ve eşit bölüşme yada yapılan emeğe karşılık pay sahibi olma durumlarına yaşandığında kavgalar şiddet olayları can alma hatta dünya savaşlarının sebebi olan sıradan görünen sebeplerin arasında alan savaşlarına girişerek yine aynı fakir yada bu durumdan rahatsız insanları birbirine öldürterek düzene bir şekilde işlerlik sağlamayı başarmışlardır.

Coşkun Paksoy

1 Yorum

Yorum yazmak için buraya tıklayın...