DÜŞÜNCE Matematik

Matematik Bilimi İçin En Uygun Dil Hangisi?

İstanbul'daki bir okulda Türk öğrenciler. Türk dili bazı matematik kavramlarını ifade etmede İngilizceden daha başarılıdır. (kaynak: GETTY IMAGES/AGENCE FRANCE-PRESSE)

Çince, Japonca, Korece ve Türkçe; sayıları ifade etmek için daha basit kelimeler kullanıyor ve küçük çocukların sayı saymayı ve aritmetiği öğrenmelerini kolaylaştırıyor. Ayrıca bu diller İngilizceye kıyasla  matematik kavramlarını daha net ifade ediyor.

Tinbilimciler (psikolog)ve eğitimciler çocuklara matematiksel beceriyi kazandırma sürecinde dildeki yetersizliğe dikkat çektiler ve aslında bu konuya olan ilgi gün geçtikçe artmakta.

Yeping Li ve Notvestırn (Northwestern) Üniversitesinde toplumsal siyaset alanında ve eğitim fakültesinde fahri profesör, A-M (A&M) Üniversitesinde Çin matematiği eğitimi ve öğretimi alanında bir profesör olan Kerın Füsın (Karen Fuson) Amerika’da yıllarca özellikle Çince ve İngilizce arasındaki farkları incelemişti. İngilizcede iki düzineden fazla rakam varken Çincedeki rakam sayısı yalnızca dokuzdu.

İşler ‘’11’’ sayısına gelindiğinde karışıyor. İngilizcede her bir rakam için ayrı birer kelime varken Çince (ayrıca Korece, Japonca ve diğerlerinde) ilk onlar basamağı söyleniyor olmak üzere‘’on-bir’’ şeklinde tercüme edilebilecek kelimeler var. Bu sayma sisteminin 10’un katlarına dayalı olması durumunu daha açık bir hale getirdiği gibi sayı değerini –yani sayının her basamağının konumsal değerini- anlamayı kolaylaştırıyor.

Araştırma, 10 üstü İngilizce sayı kelimelerinin konumsal değerleri yeterince açık bir şekilde tanımlayamadığını ve ‘’17’’ gibi onlu sayı ifadelerinin tersten okunmasının çocukların ‘’17’’ ve ‘’71’’ gibi sayıların okunuşlarını karıştırmalarının kolaylaştırdığını gösterdi. Ayrıca, toplama ve çıkarma işlemi yapılırken matematiği İngilizce öğrenen çocuklar iki basamaklı sayıların onlar ve birlerden meydana geldiğini anlamakta zorluk çekiyor ve hata yapmaktan kaçınmak onlar için zor bir hale geliyor.

Ana-atalarınca temel hesaplamaları ve saymayı öğrenen Çinli küçükler anaokuluna başladıklarında Amerikalı yaşıtlarından daha önde oluyorlar. 2008’de Karnigi Melın (Carnegie Mellon) Üniversitesindeki araştırmacılar tarafından 29’u Çinli, 24’ü Amerikalı anaokulu öğrencileri üzerinde gerçekleştirilen çalışmaya göre sayıları büyüklüğüne göre sıralama konusunda da Çinli anaokullular bir ya da iki yıl öndeler-ki bu onların ana-atalarından öğrendikleri bir şey değil.

Matematik biliminde bir kavram diğerine önayak olur. Bu açıdan bakınca iyi temeller atılmasının çok gerekli olduğunu anlıyoruz. Amerikalı öğrenciler liseye başlayana kadar 65 milletten öğrencilerin arasında uluslar arası kazanım sınavlarında 35. gelirken Çinli ve Koreli öğrenciler bu konuda dünyada ilk sırada geliyorlar.

Yaşları 3 ve 41/2 arasında değişen Odıvalı (Ottawa) Kanadalı öğrenciler ile İstanbullu 88 Türk çocuğunun karşılaştırıldığı 2014 tarihli çalışmada İngilizcenin olumsuz etkisi ortaya konmuştu. Türk öğrenciler sayı sayarken Kanadalı öğrencilerden daha az yardıma ihtiyaç duydular. Odıva, Enteriyo’daki (Ontario) Karlıtın (Karleton) Üniversitesindeki Biliş Bilimi Enstitü’sünün başkanı olan En Lafevra (Anne Lefevre) tarafınca yürütülen çalışmaya göre Türk öğrencilerin içinde sayılı masa oyunlarının olduğu laboratuarlarda biraz alıştırma yaptıktan sonra sayı sayma becerilerinin geliştiği görüldü. Dr. Lafevra Türk öğrencilerin ana dillerinde sayı sayma konusunda diğerlerine kıyasla daha çabuk ustalaşmış olduklarını söyledi.

Dr. Lafevra ana-ataların uşaklarına sayıları nasıl erkenden öğreteceklerini araştıran gitgide büyümekte olan araştırmacıların bir parçası. Doktor Hanım, 183 çocuk ve ana-atasının içinde bulunduğu 2014’te Deneyli Çocuk Psikolojisi Gazetesi’nde bir araştırma gerçekleştirdi. O, bu araştırma sayesinde sayıları tanımayı, basamakları söylemeyi ve basit toplama çıkarma işlemlerini ana-atalarından öğrenen uşakların sayma ve sayıları karşılaştırma gibi anaokulu faaliyetlerinde daha başarılı olmaya yatkınlıkların olduğunu göstermiş oldu.

Belirli bir usulde oynandığı takdirde masa oyunları, İngilizce konuşan çocukların iye olduğu birtakım olumsuzlukları dengeleyebilir. Bastın (Boston) Üniversitesinde Gelişimsel ve Uygulamalı Tinbilimi bölümünde araştırma görevlisi olan Elida Laski tarafından yürütülen 2014 tarihli bir araştırmada küçükler 1’den 100’e kadar sayıların 10’lu gruplar halinde düz bir sırayla yazılmış olduğu masa oyununu oynadılar. Sayıların 10’lu gruplanışı öğrencilerin sayı sistemlerinin onlar üzerine dayalı olduğunu görmelerine yardımcı oldu.

Bir mukavva ya da kağıda çizilen bir oyunu bir anaokulluyla birkaç kez oynamak onun sayı sayma becerisini geliştirebilir. Dr. Laski ‘’Bu yol bir çalışma kağıdını doldurmaktan daha eğlenceli ve en az onun kadar faydalı’’ diyor.

Matematik öğretmeni Endrüv Sıteydıl (Andrew Stadel) kendinin matematiğe olan ilgisini oğluna aktarmayı istiyordu. Moşın Met (Motion Math) tarafından hazırlanan ‘’Aç Gupi’’ adındaki video oyunu daha iki yaşındayken Petrik’in (Patric) ilgisini çekti. Bu oyunda oyuncular benekleri baloncuklara sürükleyip bununla balıkları doyuruyorlar. Petrik şimdi oyunun daha büyük çocuklar için olan ‘’Aç Balık’’ adındaki devamını oynuyor ve istenen miktarı elde etmek için sayıların nasıl toplanıp ne sonuçlar vereceğini merak ediyor.  Hata yaptığında aldığı ceza çok büyük değil böylece cesareti kırılmamış oluyor, diyor Sıteydıl Bey.

Bu tür video oyunları zihinsel enerjiyi serbest bıraktırarak hesap yapmada olan yetkinliği artırıyor. Hareketlendirilmiş bir eğitim materyali üreticisi, BıreynPOP (BrainPOP) tarafından sunulan GeymUp (GameUp) adlı eğitici bir oyun tasarısının başkan vekili olan Elisın Levi (Allisyn Levy), ‘’ Tiçli (Teachly) tarafından hazırlanan Addimal Maceralar oyunu problemi çözmek için birden fazla yol olduğunu göstererek toplama işlemi yapmak için farklı yöntemler öğretiyor.’’ dedi.

Kaynak: The Wall Street Journal, The Best Language For Math, Sue Shellenbarger

Çeviri: Melike Sönmez

Melike Sönmez

Hacettepeli dilbilimci adayı, bilimdili.com çevirmeni

Yorumla

Yorum yazmak için buraya tıklayın...

Arşivler

Sosyal Medyada Bilimdili