DÜŞÜNCE Tarih

Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşına Girişi – 3

aaaaosmanli
Karadeniz Olayı ve Osmanlı Devleti’nin savaşa girmesi

Osmanlı Devleti ile Almanya arasında yapılmış olan ittifak anlaşmasına göre Osmanlı Devleti’nin savaşa Almanya ile birlikte girmesi gerekiyordu. Ancak Almanya ve Osmanlı yöneticileri, savaşa girmek için ilan edilen seferberliğin tamamlanmasını beklemeyi kararlaştırmışlardır. Bununla birlikte savaşın gidişatı bu düşüncenin uygulanmasına fırsat vermemiştir. Almanların Marn yenilgisi ve Avusturya’nın Rusya karşısında uğradığı zorluklar, ittifak grubunda Osmanlı Devleti’nin bir an önce savaşa girmesi gerektiğine yönelik bir acelecilik yaratmıştır. Önceki kısımlarda bahsettiğimiz gibi Almanya, Osmanlı Devleti’ni savaşa sokmak için planını yapmış ve Goeben ile Breslau adlı gemilerinin İstanbul’a yollamıştır. Bu gemilerin Osmanlı idaresine girmesi ve gemilerin komutanı olan Alman Amiral Souchon’un Osmanlı Donanmasını başına getirilmesi ise Almanya’nın istediği zaman Osmanlı Donanmasını kullanarak Karadeniz’de Ruslara bir saldırı düzenlemesinin yolunu açmıştır ki bu hareket Osmanlı Devleti’ni savaşa sokmak demektir. O sıralarda Osmanlı Genelkurmay Başkan Vekili olan Bronzart, barış zamanında hazırladığı harekat planında Türk ordusunun iki sene harbe girmemesini tavsiye etmişti. Avrupa’da Harp başladıktan sonra ise aynı zat, hazırladığı sefer planında donanma ile Rus Donanmasına baskın yapmak suretiyle savaşa başlanmasını önemle göz önünde tutmuştu! Bu plan Alman ve Türk Başkomutanlıklarınca kabul edilmesine rağmen Osmanlı Hükümetinin plandan haberi yoktu. (Belen, 1964: 72)

Savaşa katılma konusunda Eylül 1914’den beri süren Almanya’nın ısrarları karşısında mali zorluklar öne sürülmüştür. Aynı zamanda bu zorluğu gidermek için 27 Eylül 1914’te bir kısım hükümet erkanı, Almanya’dan para bulmak imkanı üzerinde durmuşlardır. Sonuç olarak Alman elçi Vangenheim’a başvurmaya ve Berlin Elçisine yazmaya karar verildi. (Bayur, 1953: 191) Bu girişimler sonucunda Alman elçisi, savaş ilan edildiği takdirde 2 milyar altın kuruş yardım yapılacağını bildirmiş ve bu yardım da İstanbul’a ulaşmıştır.

Seferber olan ordunun mali zorluklar yüzünden terhisini sağlamak, dolayısıyla savaşa katılmak ihtimalini ortadan kaldırmak amacıyla Maliye Nazırı Cavit Bey ve onunla düşünce birliği içinde olanlar İngiltere ve Fransa’nın İstanbul’daki delegeleri, bütçede 14 milyon lira olarak hesaplanan Duyun-u Umumiye gelirleri ve parası içinde Osmanlı hazineleri lehinde kolaylık gösterilmesini önlemişlerdir. Ancak Cavit Bey’in girişimleri, Almanya’dan gelen yardım sebebiyle sonuçsuz kalmıştır.

Bu sırada Amiral Souchon, eğitim için Karadeniz’e çıkmakta ısrara devam etmiştir. Nitekim 12 Ekim 1914’de müsaade almadan filo halinde Karadeniz’e çıkmıştır. 18 Ekim’de tekrar çıkmış, geri dön emri verilmiştir. (ATESE, 1/1,D13, G2, Ds648)

Son olarak Amiral Souchon 27 Ekim 1914’te atış eğitimi için Karadeniz’e çıkacağını bildirmiştir. İsteğine “Talim için Karadeniz’e çıkabilirsiniz” karşılığı verilmiştir. Filo 26 Ekim akşamı Marmara’da atış talimi yaptıktan sonra 27 Ekim Salı sabahı Yavuz (Goeben), Midilli (Breslau), Hamidiye, Berk, Samsun, Peyk, Gayret, Muavenet, Taşoz, Samsun mayın gemisi ve Nilüfer mayın gemileri olmak üzere 11 parça ile Karadeniz’e çıkmıştır. (ATESE, 1/1, D13, G2, Ds648, 17No’lu harp ceridesi)

29 Ekim 1914 Saat:17:00 de donanma komutanlığından alınan telgrafta; “Prut Rus harp gemisi ile son sistem üç muhrip ve bir kömür gemisi düşmanca bir zihniyetle Boğaz önünde dolaşıyorlardı. Yavuz, mayın gemisini batırdı, kömür gemisini zapt etti ve bir muhribi ağır surette hasara uğrattı. 3 subay ve 72 er esir edildi. Yavuz, başarı ile Sivastopol’u bombardıman etti. Osmanlı torpidoları Kubaneç torpido çekerini (gambotunu) batırdı. Bilgi: Prut, 5000 ton büyüklüğünde 1000 den fazla mayın taşıyabilen bir mayın gemisidir. Bespekovani, 25 mil süratinde 5 torpil (tüp) kovanı ile 105.mm.lik 4 çabuk ateşli topa malik 1100 ton büyüklüğünde yeni sistem bir muhriptir” (ATESE, 1/1, D9, G3, Ds29)

Yine aynı gün saat 22:30’da donanma komutanlığından bir telgraf daha alındı: “Tahrip edilen Prut torpil gemisi 250 mürettebat ile 700 torpil taşımakta idi. 30 Ekim 1914 öğleden sonra İstanbul’a gelecek olan 3 subay ve 72 er, bir torpido vasıtasıyla kurtarıldı. Esirlerin söylediklerine göre Rus komutanı boğazdan çıkacak Osmanlı filosunu tahrip etmek maksadıyla geceleyin boğazın ağzı önünde torpil dökmek maksadında imiş. Midilli, evvelce bilgi verdikten sonra Novorosiski limanında 50 petrol sarnıcını, 14 nakliye gemisi ve birçok hububat deposunu yakmıştır. Berkisatvet, Novorosiski’nin telsiz-telgraf istasyonu tahrip etmiştir. Donanma K.”(ATESE, 1/1, D9,G3, Ds29)

Karadeniz olayı hakkında Amiral Souchon da ayrıntılı bir bilgi yollamıştır: “Rus filosu Osmanlı filosunun 27-28 Ekim günlerindeki tekmil harekatını takip ve muntazaman bütün eğitimlerini bozdu. Rus filosu bugün (28 Ekim) düşmanlığa başladı. Rus mayın gemisi Prut ve son sistem 3 muhrip ile bir kömür gemisi düşmanca fikirle Karadeniz boğazına doğru hareket ediyorlardı. Yavuz, mayın gemisini batırdı. Kömür gemisini ele geçirdi. Muhriplerden bir tanesini önemli bir surette hasara uğrattı. 72 er ile 3 subayı esir ve Sivastopol’u başarı ile bombardımana uğrattı. Batırılan mayın gemisinde 700 mayın ile 250 er vardı. Torpidolarımızla 72 er ve 3 subay kurtarıldı. Bu erler Ekim’in 30’unda İstanbul’da bulunacaklar. Esirlerin sorgularında, Rusların maksadının boğaza mayın dökerek donanmayı mahvetmek olduğu anlaşıldı. Midilli, Novorosiski’de 50 petrol deposu ile çeşitli buğday depolarını tahrip ve ulaştırmaya ayrılmış 14 taşıyıcı aracı batırmıştır. Berk, Novorosiski telsiz ve telgraf istasyonunu tahrip etmiş ve Gayret de bir Rus gambotunu torpilleyerek batırmıştır. Muavenet de bir torpido ile keza diğer bir Rus gambotunu önemli surette hasara uğratmıştır. Hasara uğrayan gambotun da batmış olduğu kuvvetle muhtemeldir. Gönüllü filosuna mensup bir Rus gemisi karaya oturdu. Odesa’da 5 petrol sarnıcı havaya uçurulduğu gibi 5 gemi de önemli surette hasara uğratıldı. Donanma K.” (ATESE, 1/1, D9, G3, Ds29)

Karadeniz’de gerçekleşen bu olay üzerine Enver Paşa tüm sahil komutanlıklarını denizden gelebilecek İtilaf devletleri saldırılarına karşı tedbirli olmaları konusunda uyarmış ve Ruslarla çarpışılması muhtemel doğu bölgesinde bulunan 3. Ordu komutanlığından bölgelerindeki yolların bir an evvel onarılmasını istemiştir.

30 Ekim saat 07:00 de Yavuz’dan: “Şimdiye kadar arz olunanlardan maada Nilüfer, Grandük Aleksandr ismindeki bir Rus gemisini batırdı. Filo gemileri düşman ile temas sağlamak üzere Karadeniz’e dağılmıştır. Gemilerden hiçbir hasar yoktur, düşman aramak üzere yakın yerlere dağılmıştır.” Şeklinde bir telgraf alınmıştır. (ATESE, 1/1, D13, G4, 10 numaralı harp ceridesi, Vesika no:12525)

31 Ekim 1914’te Osmanlı Devleti bir nota hazırlayarak Petersburg, Londra, Paris ve Roma büyükelçiliklerine bildirmiştir. Notanın özeti şu şekildedir:

“29 Ekim 1914’te Rus ve Osmanlı filoları arasında teessüfe şayan bir olay olmuş, Osmanlı filosu birinci komutanlığından Başkomutanlık Vekaletine gelen telgrafa göre, 27 ve 28 Ekim 1914 günleri Rus filosu, eğitim için Karadeniz’e çıkan Osmanlı Donanmasının harekatını takip ve talimlerini ihlal edecek gösterilerde bulunmuştur.

28 Ekim 1914 sabahı Barbaros ve Turgut, birkaç torpido ve muhriple birlikte İstanbul’a geri dönmüş, Yavuz ve Midilli ve bazı ufak gemiler Karadeniz’de eğitime devam etmişlerdir. 29 Ekim 1914 sabahı saat 07:40’ta sabit mayın taşıyan bir gemi ile bir kömür gemisi ve son sistem 3 muhrip boğaza doğru hızla giderken görülmüş, mayın dökmek istenildiğinden şüphe kalmamış, Osmanlı Donanması onlara karşı gitmiş, Ruslar Osmanlı gemilerinin en önde bulunanlarına ateş açmışlar ve müsademe başlamıştır. Mayın gemisi batmış, bir Rus muhribi harap olmuş ve kömür gemisi zaptedilmiştir. Batan gemiden 3 subay ve 72 er esir alınmıştır. Öbür Rus muhriplerinin Rus limanlarına doğru çekilmeleri üzerine takip edilmişlerdir. Rusların gafletle donanmamıza tecavüzü Rusya’nın düşmanlığına verilmiş, Sivastopol, Novorosiski, Odesa limanlarına kadar ilerlenilmiş, 1 incisi topa tutulmuş, 2 ncisinde 50 petrol deposu yakılmış, Odesa’da bir Rus kruvazörü batırılmış ve diğeri tahrip edilmiş ve bundan başka 5 gemi ile Rus gönüllü donanmasından bir kruvazör, 5 petrol deposu tahrip edilmiştir.

Olay esef vericidir. Fakat Ruslar sorumludur. Bir kısım donanmamızın geri döndüğü görülünce Ruslar, Karadeniz’de kalan kısmının yolunu tıkayıp onu ezmek istemişlerdir. Esirlerin itirafları da bunu gösteriyor. Bunda muvaffak olunsaydı İngilizlerin sakat iddiası veçhile içinde pek az eski mürettebatı bulunan Yavuz ve Midilli kruvazörlerimizin Alman gemileri sayılıp imhasında hak iddia edilebilecek ve onlar imha edilince biz de hakkımızı savunamayacak hale gelecektik.

Osmanlı hükümeti yine tarafsız kalmak ister. Muhasamatı izinsiz Rus kıyılarına kadar uzatmış olan donanmaya hemen Osmanlı sularına geri dönmesi lüzumu emredilmiştir.

Rus Hükümeti de Osmanlı Hükümetiyle dostluk ilişkilerini devam ettirmek istediğini mükerreren beyan etmiş olduğundan, mayın dökmek teşebbüsü, Karadeniz Rus donanması komutanının kişisel kusuru yüzünden doğmuş olacağından, iki komşu devlet arasında lüzumsuz muhasamat çıkarabilecek olan bu hareket dolayısıyla Rus Donanma Komutanı hakkında Rus Hükümetinin ceza işlemini çabuk yerine getireceğini Osmanlı Hükümeti ümit eder.

Durum aydınlanınca esirleri geri göndereceğiz.

Dışişleri Bakanına buna göre beyanatta bulunun.” (ATESE, 1/1, D9, G7, Ds58)

Karadeniz’deki çatışmadan sonraki ilk iki günde itilaf devletleri, Almanların ülkelerine dönmelerini istemişlerdi. 1 Kasım’da Rusya yine bunu istemekle beraber, bu yoldaki görüşmelerin başlamış olan savaşı durduramayacağını ileri sürmüştür. Rus Dışişleri Bakanı Sazanov, Osmanlı notasını aldıktan sonra Londra ve Bordo büyükelçiliklerine çektiği telgrafta, “Harp açma sorumluluğunun Rus Donamasına ait olduğunu kesin olarak inkar ederim. Artık görüşmeler zamanının geçmiş olmasından korkuyorum. Eğer Türkiye, Kara ve Deniz Kuvvetlerine mensup bütün Almanları geri göndereceğini bildirirse, kıyılarımıza yapılan alçakça saldırı dolayısıyla özür dilemek ve ödeme istemek imkanı ortaya çıkar.” demiştir. (Bayur, 1953: 257)

Osmanlı Hükümeti çarpışmalar devam ederken Almanları geri göndermeyi reddetmiş ve savaş başlamıştır. 1 Kasım 1914 itibarıyla İngiliz ve Fransız büyükelçileri de İstanbul’dan ayrılmışlar ve akabinde Osmanlı Devleti’ne savaş ilan etmişlerdir.

Sultan Reşat ve Kaiser II. Wilhelm
Sultan Reşat ve Kaiser II. Wilhelm

Kaynakça

A- Arşiv Belgeleri

Harp Tarihi Dairesi, Başkomutanlık Arşiv Belgeleri

Harp Tarihi Dairesi, Başkomutanlık Karargahı Harp Cerideleri

B- Yayınlanmış Belgeler

İnan, Arı “Enver Paşa’nın Özel Mektupları” İmge yayınevi, Ankara, 1997

Genelkurmay:

Akbay, Cemal “1. Dünya Harbinde Türk Harbi Cilt 1: Osmanlı İmparatorluğu’nun Siyasi Ve Askeri Hazırlıkları Ve Harbe Girişi” Genelkurmay Basımevi, Ankara, 1970

Belen, Fahri “Birinci Cihan Harbinde Türk Harbi” Genelkurmay Basımevi, Ankara, 1964

Genelkurmay, “Birinci Dünya Harbinde Türk Harbi: Kafkas Cephesi 3. Ordu Harekatı” Cilt 1-2, Genelkurmay Basımevi, Ankara, 1993

C- Makaleler ve kitaplar

Aydemir, Şevket Süreyya “Enver Paşa” Cilt 3, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1978

Bayur, Yusuf Hikmet “Türk İnkılap Tarihi” Cilt:2-3, Ankara, 1952-1953-1954

Bodger, Alan “Rusya Ve Osmanlı İmparatorluğu’nun Sonu” Osmanlı İmparatorluğu’nun Sonu Ve Büyük Güçler, İstanbul, 1999

Erarslan, Cezmi, “I. Dünya Savaşı ve Türkiye” Türkler, Cilt:13, Yeni Türkiye Yayınları, İstanbul, 1999

Ilgar, İhsan “Ali İhsan Sabis’in Bir Raporu Ve Bir Mektubu” Hayat Tarih Mecmuası, Sayı:5, Haziran 1969

Karal, Enver Ziya, “Büyük Osmanlı Tarihi”, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara, 1983

Ortaylı, İlber, “Osmanlı İmparatorluğu’nda Alman Nüfuzu” Timaş Yayınları, 2014

Öke, Mim Kemal- Mütercimler, Erol “Sultan Osman” İstanbul, 1991

Sabis, Ali İhsan “Harp Hatıralarım- Birinci Dünya Harbi” Cilt:1, İstanbul, 1991

Tepekaya, Muzaffer, “Osmanlı-Alman İlişkileri (1870-1914)” Türkler, Cilt:13, Yeni Türkiye Yayınları, İstanbul, 1999

Th Kraus- Döntz Karl, “Şanlı Yavuz Ve Midilli” Çev.Mehmet Çağrı,Güray Yalvaç, Demir Yayınları, İstanbul, 1974

Trumpener, Ulrich “Germany And The Ottoman Empire: 1914-1918” Princeton, N.J. 1968

D- Görseller

https://www.wikipedia.org/

Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşına Girişi – 1

Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşına Girişi – 2

Yıldırım Boyacı

Celal Bayar Üniversitesi Tarih Bölüm Mezunu, KYK Manisa İl Müdürlüğü Eğitim Sorumlusu
yildirimboyaci@bilimdili.com

Yorumla

Yorum yazmak için buraya tıklayın...