DÜŞÜNCE

Türkiye’nin Modernleşmesi Ve Türk Yurdu Dergisi

Türk Yurdu dergisi

Türk Yurdu; Türk Ocaklarının Fikirlerini Neşreder

Kurtuluş savaşının kazanılması ile birlikte Mustafa Kemal ve arkadaşları yeni bir devlet kurarak altıyüz senelik Osmanlı devletini yıktılar. Bu yeni Türkiye devletinin kurulmasıyla beraber Mustafa Kemal, Türk ulusunun muassır medeniyet düzeyinin çok uzağında kaldığını ve bu durumun değişmesi gerektiğini öngörmüştür. Bu nedenle toplumun sosyal, kültürel ve ekonomik düzenini kökünden değiştiren bir takım devrimler yapmıştır. Bu devrimlerin Türkiyenin modernleşmesi açısından büyük öneme sahip olduğu gerçeği göz ardı edilemez.

1. Amaç:

Bu araştırmanın amacı, birinci dünya savaşı öncesinde yayın hayatına başlayan ve 1931 yılına dek yayımlanmayı sürdüren Türk Yurdu dergisinin kurtuluş savaşı sonrasında yeni Türkiye devletinin modernleşmesi ile ilgili çalışmalarını incelemektir. Bu araştırma çerçevesinde cumhuriyetin tesis edilmesi ile beraber uygulamaya konan Atatürk devrimlerinin yayılması ve uygulanması konusunda Türk Yurdu dergisinin (1912 – 1931) yaptığı çalışmalar da incelenecektir.

2. Türk Yurdu Dergisi

Türk Yurdu dergisi ilk olarak 31 Ağustos 1911 yılında kurulan Türk Yurdu Derneği’nin yayın organı olarak ortaya çıkmıştır. Daha sonraları bu dergi Türk Ocakları’nın yayın organı haline gelmiştir. Bazı kesintilere rağmen Türk Yurdu dergisi bugün varlığını devam ettirmektedir. Cumhuriyetten daha eski olan bu dergi yayın hayatı boyunca hem Cumhuriyet tarihine hem Türkiye’nin modernleşmesine şekil vermiş yayın araçlardan birisidir.

Türk yurdu yazarları
Türk Yurdu

3. Türk Yurdu Dergisi Türkiye’nin modernleşmesi konusuna hangi açıdan yaklaşmıştır?

Türk Yurdu Dergisi Türkiye’nin modernleşmesi konusunda Batı’yı örnek alan bir düşünce içerisindedir fakat yazarlar arasında farklı görüşler de ortaya konmuştur. Derginin başlangıç yazısını (Cumhuriyet dönemi) yazan Hamdullah Suphi Tanrıöver derginin amaçlarını şöyle belirtmiştir;

“Türk Yurdu, yeni Türkiye’ye istinadgâh olan fikirleri takviye ve neşir edecektir. Kuvvetli fikir cereyanlarına istinad etmeyen, halk tabakalarının kalbine girmeyen, müdir ve mürşit olan münevver gençliğin vicdanında aşkla karış bir itikada inkılâp etmeyen ıslahat, kanunlar, teşebbüsler, menfi kuvvetlerin bir sadmesiyle harap olmak tehlikesine maruzdur, Bunun için Türk Yurdu, Türk Milletini geri çekmek isteyen, bütün irticalara karşı hayatî fikirlerin bir içtihad vasıtası olarak çıkıyor…

Türk Yurdu, garp medeniyetini benimseyen ve bütün kurtuluş çarelerini, o medeniyetin bize intikalinde görenlerin, Türk milletini garp milletleri ailesine sokmak isteyenlerin, bir telkin vasıtasıdır.”1

Yusuf Akçura batı medeniyetinin doğrudan alınması gerektiğini savunmuştur. Türk Yurdu dergisindeki 1912 tarihli bir yazısında şu sözleri kullanmıştır;

Avrupalılardan demiryolu köprüsü ve havada uçma makinası yapmayı öğrenelim ama, Avrupalılarca düşünmek usulünü zinhar talim etmeyelim mezhebine benim bir türlü aklım ermez. Zeppelin ve Bleriot’a çırak olmak istiyorsak Kant ve Kont(A.Compte)’un da şakirdi olmak mecburiyetindeyiz.”2

Ziya Gökalp ise 1913 yılında yayınlanan bir yazısında;

“Avrupalılar gibi dritnavtlar, oto mobiller, tayyareler yaparak kullanabilmek demektir, muasırlaşmak şekilce ve maişetçe Avrupalılara benzemek değildir.”3

diyerek farklı düşündüğünü belirtmiştir.

Ahmet Ağaoğlu ise 1923 yılında yayınlanan “Üç Medeniyet” başlıklı yazısında medeniyeti şöyle tanımlamıştır; “Avrupa medeniyeti başka medeniyetlere galebe çalmış ise yalnız ulûmu ve fünunu ile değil bütün heyet-i umumiyesiyle, bütün anâsırı ile bütün noksanları ve faziletleri ile çalmıştır. Binaenaleyh seylaba karşı yine onun vasıtasıyle muhafaza-i hayat etmek isteyenler onu olduğu gibi kabul etmelidirler. Yoksa parça parça kısım kısım iktibaslar hiçbir netice vermez. Garp hayatı, heyet-i umumiyesiyle bizim hayatımızın heyet-i umumiyesine galebe çalmıştır. Binaenaleyh kurtulmak, yaşamak, idame-i mevcudiyet etmek istiyorsak, hayatımızın heyet-i umumiyesi ile yalnız libasımız, bazı müesseselerimizle değil kafamız, kalbimiz, tarz-ı telâkkimiz, zihniyetimiz itibariyle de ona uymalıyız. Bunun haricinde halâs yoktur.”Makalelerden de anlaşıldığı üzere batı medeniyetini her anlamda Türkiye coğrafyasına taşımak ve yaymak Türk Yurdu dergisinin hedeflerinden birisi olmuştur. Modernleşme ile ilgili bir çok yazı yayınlayan Türk Yurdu dergisi ülkenin her tarafında yapılan konferans, konser, müsamere, tiyatro, sinema, eğitim kursu gibi bir çok etkinliği okuyucularına duyurmuş ve katılımcı sayısının artmasına yardımcı olmuştur.

Ayrıca ilim ve sanat konularında yerli ve yabancı eserlere Türk Yurdu Dergisinde yer verilmiştir. Yayınların yanında yerli ve yabancı kitaplar basılarak okuyuculara hediye edilmiştir.

4. Türk Yurdu Dergisi’nin Atatürk İnkılaplarına katkıları nelerdir?

Türk Yurdu Dergisi yayınladığı makaleler ile Atatürk devrimlerine katkıda bulunmuştur. Türk inklabının fikri temelinin oluşumunda etkili olmuştur. Dergide yayınlanan yazılarda Atatürk inklaplarının nedenleri açıklanmı ve desteklenmiştir. Ziya Gökalp 1912 yılında yayınladığı yazısında;

“Lisanımızı mana itibariyle muasırlaştırmak, ıstılah cihetiyle İslâmlaştırmak lâzım olduğu gibi sarf ve imlâ hususlarında Türkleştirmek de labüttür.”5

diyerek dilde sadeleşmenin önemine vurgu yapmıştır. Özellikle kadın hakları ile ilgili Türk Yurdu dergisinde 1911 – 1930 yılları arasında otuzbir adet yazı yayınlanmıştır. Türk Yurdu dergisinde yayınlanmış harf inklabı ile ilgili bir yazı;

“Aziz Kardeşlerimiz,

Lisanımıza büyük bir inkişaf verecek ve Türk’ün her sahada tecelli eden kudretini lisan sahasında da gösterecek olan yeni harflerimizin her sınıf halkımız tarafından süratle öğrenilmesi hepimiz için bir mefkure olmalıdır….

….Asırlardan beri Arap harflerinin müşkülât ve esareti altında inkişaf edemeyen dilimiz aynı zamanda öğrenilmesi güç bir lisan haline gelmiştir. Yeni harfler sayesinde lisanımız süratle tamin edecek ve okumak yazmak bilmeyenler kısa bir zamanda bu saadete nail olacaklardır. Gazimizin sözlerini daima hatırımızda tutmalıyız. “Yeni Türk harflerini çabuk öğrenmelidir. Her vatandaşa, kadına, erkeğe, hamala, sandalcıya öğretiniz. Bunu vatanperverlik vazifesi biliniz. Bu vazifeyi yaparken düşününüz ki bir milletin, bir heyet-i içtimaîyenin yüzde onu, yirmisi okuma yazma bilir, yüzde sekseni, doksanı bilmezse, bu ayıptır.

…. Milletimiz yazısıyla, kafasıyla bütün âlem-i medeniyetin yanında olduğunu gösterecektir. “6

Görüldüğü üzere özellikle harf inkılabı ile ilgili oldukça destekleyici bir tutum sergilenmiştir. Türk Yurdu dergisi ile memleketin her köşesine inkılaplara uyulması çağrısı yapılmıştır. Ayrıca yeni harflerin öğretilmesi için açılan kurslar ile ilgili yazılar yayımlanmıştır.

5. Sounç:

23 Nisan 1923’te Cumhuriyetin ilan edilmesi ile beraber Türkiye kendisine kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği bir hedef belirledi. Bu hedef muassır medeniyet seviyesinin üzerine çıkmaktır. Medeniyet düşüncesine farklı yaklaşımlar geliştirildi. Batılılaşmanın medeni olmanın bir şartı olup olmadığı sorgulandı. Fakat Türk Yurdu Dergisi medenileşmeyi Batıda görmüş ve yeni Türkiye devletinin yönünün batıya dönük olması gerektiği gerçeğini benimsemiştir. Bu alanda çalışmalar yapmış ve batılı milletlerin seviyesine çıkmak için onları örnek almayı tercih etmiştir. Cumhuriyet dönemi başlangıç konuşmasında bu konu çok net olarak belirtilmiştir.

Mustafa Kemal Atatürk’ün inkılaplarını birer batılılaşma hamlesi olarak görmüşler ve inkılaplara hizmet etmek için çalışmışlardır. Kadın hakları, yeni Türk abece’sinin kabulü ve Türk dilinin sadeleştirilmesi ile ilgili makaleler yayınlamışlardır. Özellikle okuyucuların yeni Türk abecesini öğrenmelerini sağlamak amacıyla onları memleket genelinde açılmış olan kurslara gitmeye teşvik etmişlerdir. Okur yazar oranının artmasına katkıda bulunmuşlardır. Kurtuluş Savaşının kazanılmasının yeterli olmadığını, gerçek kurtuluşun ancak ve ancak iktisadi, ilmi ve kültürel kalkınma yolu ile olabileceği fikrini benimsemiş ve bu fikri yaymaya çalışmışlardır.

Kaynakça
1. Hamdullah Suphi Tanrıöver “Başlangıç” Türk Yurdu.1 (15 Mart – 1339), 1-2.s
2. Türk Yurdu. 2. c. 727.s
3. Türk Yurdu. III, 11 (Mart 1329), 336.s
4. Ahmet Ağaoğlu “Üç medeniyet” Türk Yurdu. 1 (15 Mart 1339), 14-22.s
5. Ziya Gökalp, “Türkleşmek İslâmlaşmak, Muasırlaşmak\ Türk Yurdu. 12 (21 Mart 1329), 367-370 ; 15 (2 Mayıs 1329), 480-484.s
6. Türk Yurdu. 202 (Ağustos 1928), 46.s Maarif Vekâleti’nin yeni harf- ler hakkında Maarif Müdürlüklerine gönderdiği tamim.

Türk Yurdu Dergisi, Cilt:1

Türk Yurdu Dergisi, Cilt:2

Türk Yurdu Dergisi, Cilt:3

Türk Yurdu Dergisi, Cilt: 12

Türk Yurdu Dergisi, Cilt: 15

Türk Yurdu Dergisi, Cilt: 202