Kitap

Gençler İçin Batı Felsefesi

Atina Akademisi

luc ferryFelsefe olmazsa yaşadığımız dünyayla ilgili hiçbir şeyi anlayamayız

(Luc Ferry)

Gençler İçin Batı Felsefesi adlı bu kitap Luc Ferry tarafından yazılmıştır. Orijinal adı “Apprendre a Vivre Traite de Philosophie a L’usage des Seunes Generations” dur. İlk baskısı Türkiye İş Bankası Kültür Yayınlarından 2008 yılının nisan ayında çıkmıştır. Eser 2013 yılı eylül ayında dördüncü baskısını yapmıştır. Ferry, batı felsefesinin önde gelen isimlerinden olup, 2002-2004 yılları arasında Fransa’da Milli Eğitim Bakanlığı yapmıştır.

Fransızca aslından Devrim Çetinkasap tarafından çevrilmiştir. Yazarın çocukları olduğunu tahmin ettiğimiz Gabrielle, Louise ve Clara’ya ithaf edilen eser altı bölüm, 242 sayfadan oluşmaktadır.

Yazar bu eseri yazma sebebini şöyle açıklamaktadır: Qu’est-ce qu’une vie reussie adlı kitabımın yayınlanmasını takip eden aylarda, pek çok insan yolda önümü kesip, bana aşağı yukarı şunları söyledi: ‘Bir ara sizi kitaptan bahsederken dinledim… çok açık konuşuyordunuz, ama kitabı okumaya başladığımda hiçbir şey anlamadım…” Tespit doğrudandı,ama saldırgan değildi. Zaten bu yüzden beni o kadar üzdü ya! Bu soruna bir çözüm getirme sözü verdim kendime.

İşte bu sebeple yazar dost meclislerinde yaptığı sohbetleri kitaplaştırdı. Kitap aslında dost meclisinde yapılan sohbetlerin yazıya geçirilmiş hali olduğu için okuyucuya “sen” diye hitap ediyor. Ancak bu hitap kötü niyetten kaynaklanan bir laubalilik değil, aralarında senli benli konuşan kafadarlara özgü bir üslup olarak anlaşılmalıdır.

Yazar, okuyucuya kitabı okumaya başlamadan önce şu sözü veriyor: “Eğer beni dinleme zahmetine katlanırsan, felsefenin ne olduğunu gerçekten öğreneceksin. Hatta bu konuyla daha yakından ilgilenmeyi -örneğin, bahsedeceğim büyük düşünürleri daha derinlemesine okumayı- isteyip istemediğine karar verecek kadar net bir fikre sahip olacaksın.”

Felsefe nedir?

Felsefe basitçe, eleştirel ve özgür düşünme eğitimi, tutarlı bir düşünce yöntemi, sorgulamak ve şaşkınlık duymaktan beslenen bir düşünme sanatıdır.

İnsanın sonluluğu ve selamet meselesi

Bütün dinler, farklı biçimlerde, bize ebedi hayatı vaat etme yarışına girer; böylece dünya hayatında kaçınılmaz olarak ayrı düşeceğimiz -akraba, dost, kardeş, karı, koca, çocuk veya torun- sevdiklerimizle bir gün buluşacağımız konusunda bizi temin edebilirler. Eğer buna inanıyorsak ve imanımız da varsa, neden olmasın? Fakat ikna olmayanlar bu vaatlerin sahiciliğinden kuşkulananlar için sorun, olduğu gibi çözülmeden kalıyor elbette. İşte felsefenin, tabir yerindeyse, sözü devraldığı yer de burası.

Kurtarıcı bir Tanrı’ya inanmayı başaramayan filozof, dünyayı tanıyarak, kendini ve ötekileri aklımız elverdiğince anlayarak, kör inançla değil aydınlık bir bilinçle korkularımızı aşabileceğimizi düşünen kişidir. Başka bir deyişle, dinlerin kendilerini, bir başkasına, Tanrı’nın lütfuna bağlı “kurtuluş teorileri” olarak tanımlamaları gibi, biz de büyük felsefeleri, kendi kendimize, Tanrı’nın yardımı olmaksızın kurtulma teorileri olarak tanımlayabiliriz. İşte bu yüzden, örneğin Epikuros, felsefeyi “ruhun ilacı” olarak tanımlar, ilacın nihai amacı, “ölümün korkulacak bir şey olmadığı”nı anlatmaktır.

Hiç kuşkusuz insanlar, uzun zaman, kurtuluşu akıllarını işletmekle değil Tanrıların koruyuculuğunda aradılar. Fakat filozof, inananlara saygı duyar. İlla inananların yanıldığını, inançlarının saçma olduğunu iddia etmez; hele hele Tanrı’nın var olmadığı kesindir gibi bir iddiası asla olamaz. Filozof her şeyden önce, dünyaya gününü gün etmeye gelen turistler olmadığımızı düşünen kişidir.

Daha fazlası için kitabı okumanızı tavsiye ediyoruz.

Yorumla

Yorum yazmak için buraya tıklayın...