Kitap

Radyo ve Televizyon Günleri (Olaylar, İnsanlar, Anılar)

Radyo ve Televizyon Günleri (Olaylar, İnsanlar, Anılar) - Faruk Yener - Remzi Kitabevi

Faruk Yener , Türkiye’deki radyo ve televizyon yayıncılığının ilk günlerinden başlayarak bu kurumlarda çalışmış bir radyocu. Yaklaşık 50 yıl emek verdiği radyo ve televizyon sektörünün Türkiyedeki oluşum ve gelişim aşamalarının içerisinde yer almış bir isim. Bu kitabında, Ankara Radyosu’na ilk adımını attığı 1940’lı yıllardan itibaren yaşadıklarını, radyo ve daha sonra televizyon yayıncılığının ilk günlerini, tandıdığı insanları, yaşadığı olayları, başarıları ve başarısızlıkları okurlarına aktarıyor.

“Radyo denilen mucize buluşun adını çok küçük yaşlarda duymuş, ne olduğunu da Mühürdar’da bir uzak akrabanın evinde görmüştüm. Anneannemin elimden tutup götürdüğü evin salonunda koca bir kara kutu, üzerinde bazı düğme ve göstergeler duruyor, kutuya bağlı sini benzeri koca bir gereç görünüyordu.”

Faruk Yener Kuzey Almanyada Kuzeybatı Alman Radyosu’nu ( Nordwest Deutsche Rundfunk) gezmeye gittiğinde dış ilişkiler müdürü ona şöyle bir nasihatte bulunuyor; “Size genç bir radyocu olduğunuz için birkaç söz söylememe izin verirsiniz sanırım. Bakın yayınlarınızda halkın dilek ve isteklerine çok dikkatle yanıt verin. Halk dünyanın her yöresinde daima niteliksizi ister. Çoğunluk böyle istiyor diye bu isteklere uymayın, siz her zaman nitelikliye yer verin.”

Okuyacağınız olaylar, çizilmeye çalışılmış portreler tümüyle gerçektir, içinde uzun yıllar yaşanmış bir evrenin getirdiği gözlemlerdir. Bu gözlemlerin tepkileri tanık olanlara üzüntü vermiş, politikanın ister istemez ağırlık taşıdığı, “haberleşme” gereksinmesinin şu veya bu biçimde sömürüldüğü bir ortamda mikrofon ve kameraya yansıyanların pek çoğu yozlaşmayla özdeşleşmiş bir sistemin ürün ve sonuçları olarak yargılanmıştır.

Yayın sorunları, bu işin ilk ve en önemli temsilcisi sayılan TRT tarafından yeterince ciddiye alınmamış, daha sonra yanlış görüş ve yorumlarla donatılmış yasaların ürünü olan özel radyo ve televizyon programları, radyo ve TV yayınlarını, verici antenlerini, cehalet ve görgüsüzlük kaynağı yapmıştır.

Türk radyo ve televizyonculuk tarihi için bir belgesel niteliğindeki bu kitabı okumanızı tavsiye ediyoruz.

 

Reklamlar