Sosyoloji TOPLUM

1950’lerden Günümüze Kırdan Kente İç Göçün Belli Başlı Nedenleri ve Sonuçları

Giriş

Göç; genellikle yerleşmek amacıyla bir yerleşim yerinden bir başka yerleşim yerine, bir ülkeden başka bir ülkeye gitme eylemi şeklinde tanımlanır. Göçler coğrafi olarak iç göç ve dış göç; göçe karar verme açısından zorunlu göç ve gönüllü göç; göç eden insanların niteliklerine göre işgücü göçü ve beyin göçü olarak türlere ayrılmaktadır (Sarı, 2005).

Ülkemizde 1927-1950’li yılları arasında iç göç çok fazla yaşamamakla beraber, özellikle 1950’li sonrasında başlangıçta kırdan kente ve sonraları da kentten kente göç hareketleri hızlanmaya başlamıştır. 1927 yılında %75 olan kır nüfusu, 1950’de %75 ve 2009 yılında %32, 2013 yılında ise %27 olmuştur. Kırsal göç, tarımsal dönüşüm (ilkel tarımdan modern tarıma) ve ekonomik gelişmenin en genel sonuçlarından birisi olup, insanların tarımsal faaliyetlerden vazgeçip, kırsal bölgeleri terk etmeleri şeklinde ifade edilmektedir.

Nüfusu köyden ve tarımdan uzaklaştıran; makineleşme ile gizli işsizliğin artması, tarımsal gelirlerin azalması, toprakların parçalanması, nüfus artışı, köyün refah ve seviyesinin düşmesi, terör ve kan davası gibi etmenler köyün itici güçlerinden birkaçıdır. Bu itici güçler ile beraber, kentte iş, eğitim, sağlık olanaklarının kırsala göre daha fazla olması ve yaşam kalitesinin artacağına olan inanç gibi kentin çekici güçleri de devreye girince iç göç hızı artmaktadır. 1950’lerde nüfusunun dörtte üçü kırsal karakterli yörelerde yaşarken, yaklaşık 50 yıl içinde bu oran üçte bire gerilemiştir. (Sevinç, Kaya, Asoğlu ve Sevinç, 2014)

Göçün Nedenleri

Türkiye’de kırdan kente göçün nedenleri itici ve çekici güçler yaklaşımı çerçevesinde değerlendirilebilir (Sağlam, 2006). İtici nedenler olarak; tarıma yeni teknolojilerin girişi, toprak yetersizliği, toprakların miras yoluyla parçalanması, entansif tarıma geçiş, nüfusun artışı, coğrafi ve doğal koşulların yetersizliği, kırsalda altyapı yetersizliği, terör, kan davaları, geniş aile yapısı sıralanabilir. Kentlerin çekici nedenleri olarak, istihdam imkânlarının çeşitliliği, kamusal hizmetlere yakınlık (eğitim, sağlık, sosyal hizmetler vb.), kent yaşamının hareketliliği, geleneksellikten uzak oluşu ve sosyal yaşam imkânları gösterilebilir.

Tarımda makineleşme kırsal alanlarda eksik istihdam ve gizli işsizlik sorununu daha da pekiştirerek, fazla işgücünün emilememesine neden olmuştur. Bu nedenle kırsal alanda artmaya başlayan işsizlik, kamu olanaklarından yoksunluk, tarımsal üretkenlikte yetersizlik ve toprağı az olan köylülerin toprağını genişletememesi sonucu umut vaade eden kentlere yönelişler artmıştır. 1948-1956 yılları arasında uygulanan Marshall programı neticesinde Türkiye’deki traktör sayısı 800’den 44 bine ulaşmıştır. Bu durumda kırsal alanda işsizliğin artmasına sebep olan en önemli etkenlerden biridir (Özdemir, 2012).

Türkiye’nin özel şartları düşünüldüğünde göçü doğuran genel sebepleri şöyle sıralanabilir: (Öztürk ve Altuntepe, 2008)

  • Genel nüfus içinde genç yaş grubunun kalabalık oluşu.
  • Tarım kesiminde görülen açık ve gizli işsizlik ve yanlış tarım politikaları.
  • Eğitim durumunda ve hayat tarzında görülen iyileşme ve ilerleme (kişilerin eğitim seviyesi ve göç etme olasılığı arasında olumlu bir korelasyon vardır.)
  • Eğitim yolu ile meslek edinme.
  • Refahın artışı.
  • Ekilecek arazinin darlığı ve miras yoluyla toprağın parçalanması.
  • Tarımda makineleşme.
  • Kan davaları, can ve mal güvenliğinin zedelenmesi.
  • Geniş aile otoritesinden kurtulma eğilimi.
  • Ulaştırma ve haberleşme alanın genişlemesi ile kitle haberleşme araçlarının etkinliğinin artması.
  • Kır bölgelerinde değer hükümlerinde meydana gelen değişmeler.
  • Mevsimlik göçler.
  • Doğal afetler dolayısıyla mecburi yapılan göçler (deprem su baskını vb.)
  • Çocuklar için daha iyi bir öğrenim arzusu.
  • Siyasi sebepler, terör ve mezhepsel çekişmeler.

Göçün Sonuçları

Kırdan kente göç, sadece insan bedeninin fiziksel yer değişimi ile açıklanabilecek bir konu değildir. Bu yer değişimi beraberinde kültürün, gelenek ve göreneklerin ve en önemlisi sorunların da taşındığı bir hareketliliktir. 1950’li yıllardan önce kırsalın ve köylerin birikmiş ekonomik ve sosyal sorunları çözülmeden kentlere taşınmaya başlamıştır (Güreşçi, 2012)

Türkiye’de iç göçün artmasındaki önemli nedenlerden birini nüfus artışıyla birlikte kırın artık nüfusu besleyemez hale gelmesi ve tarımda makineleşmeyle birlikte köylünün topraktan kopmasıdır (Başel, 2007). Kentlere, kentin ekonomisinin talep ettiğinden daha fazla nüfusun göç etmesiyle, işsizlik, gecekondu, altyapı eksiklikleri, çevre kirliliği, arsa ve arazi spekülasyonu gibi sorunların yanı sıra, yeni bir kültürle karşılaşmanın yarattığı sarsıntılar, iç çatışmalar, bunalımlar ve bağımlılıklar gibi birey ve toplulukları derinden etkileyen sorunlar da ortaya çıkmaktadır. Bunlar kente göç edenleri, özellikle gençleri içlerine kapanmaya veya tam tersine radikal örgütlenmelere, bağımlılığa, yasadışı işlere ve suça yöneltmektedir (Özer, 2011).

Gerçekten kırdan kente yoğun ve düzensiz göçler, kentte tutunamayanların istismara da açık bir şekilde, şiddet ve suç eylemlerine katılmalarına neden olabilmektedir. Aynı şekilde anomik kentleşme, organize suç ve terör örgütlerinin artmasına neden olmaktadır. Zira organize suç ve terör örgütleri, geçiş halindeki toplumlarda ya da gelişmekte olan toplumlarda özellikle toplumsal eşitsizlik bulunan ortamlarda kendini hissettirmektedir. Çünkü kendini destekleyecek belli bir tabana ihtiyaçları vardır.

Köyden kente göçün sonuçları genel olarak iki yaklaşımla ele alınabilir.

1.Sorun olan sonuçlar

a.Köy-kent çatışmasının yarattığı kimlik sorunları (göç eden köylüyü ve kentliyi etkilemekte)
b.Kentlerde oluşan köylü varoşları ve bunların yarattığı çarpık kentleşme sorunları (göç eden köylüyü, kentliyi, kentsel yerel yöneticileri ve kamu görevlilerini etkilemekte)
c.Kentlerde kamu hizmetlerinin zorunlu paylaşımı (özellikle göç eden köylülerle kamu hizmetlerini paylaşmak zorunda kalan kentliler ve bu hizmetleri veren kamu görevlilerini önemli ölçüde etkilemektedir)
d.Köyde kalan köylülerin ve köylerin sorunları
e.Kentsel dokunun bozulması (tarihi, doğal, kültürel).

2.Sorun olmayan sonuçlar

a.Kentleşme sürecine uyum sağlama
b.Kentin ekonomik ve sosyal hayatına katkı sağlama (sanayide istihdam edilen köylüler, kentte talep yaratan köylüler)
c.Çocuklarını okutma, sosyal güvenceye sahip olma ve yaşam standartlarını iyileştirme (göç eden köylüler açısından)
d.Köylerin azalan nüfusu ile birlikte köyde kalanlar için yeni fırsatlar doğması
e.Köy ve çevresinin tarımsal nedenlerle bozulmasının azalması (aşırı otlatmaya bağlı yüzey erozyonu, tarla açma) (Güreşçi, 2012).

Kaynakça

Başel, H. 2007. Türkiye’de Nüfus Hareketlerinin ve İç Göçün Nedenleri, Sosyal Siyaset Konferansları Dergisi, S.53, 515-542.

Güreşçi, E. 2012. Türkiye’nin Köyden Kente Göç Sorunu, Gümüşhane Üniversitesi Sosyal Bilimler Elektronik Dergisi, S.6, 41-55.

Özdemir, H. 2012. Türkiye’de İç Göçler Üzerine Genel Bir Değerlendirme, Akademik Bakış Dergisi, S.30, 1-18.

Özer, A. 2011. Bağımlılığı Yaratan Sosyolojik Koşulların Göç Kentleşme(me) ve Organize Suç Bağlamında İrdelenmesi. URL: http://www.tohav.org/?bolum=dosya&no=44, )Erişim tarihi: 24 Aralık 2017).

Öztürk, M. ve Altuntepe, N. 2008. Türkiye’de Kentsel Alanlara Göç Edenlerin Kent ve Çalışma Hayatına Uyum Durumları: Bir Alan Araştırması. Journal of Yaşar University, 3(11): 1587-1625.

Sağlam, S. 2006. Türkiye’de İç Göç Olgusu ve Knetleşme, Türkiyat Araştırmaları Dergisi, S.5, 33-44.

Sarı, A. 2005. Türkiye’de İç Göç: Fiziksel, Sosyal ve Ekonomik Sonuçları, Sosyal Siyaset Konferansları Dergisi, S.50, 1-18.

Sevinç, G., Kaya, K., Asoğlu V. ve Sevinç, M. Reşit. 2014. Türkiye’de Kırdan Kente Göç ve Göçün Aile Üzerine Etkileri, 11. Ulusal Tarım Ekonomisi Kongresi, 3-5 Eylül 2014, Samsun, 396-403.

Reklamlar