TOPLUM

“Darısı Başına” Deyimi Nereden Geliyor?

Metin İPEK

Günlük hayatta sıkça kullanılan deyimlerin nasıl oluştuğuna, nereden geldiğine yönelik sorular modern hayatın hızlı zaman algısı içinde araştırılması ertelenen konular arasındadır. İnsanlığın ilk çağlardan beri evren ve yaratılışla ilgili cevaplar aradığı mitolojinin, modern çağda yok olduğu düşüncesi yerine aslında sadece şekil değiştirerek günlük hayatta farkında olarak ya da olmayarak sürekli karşılaştığımız bir alan olması gerçeği karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmada düğünlerde sıkça kullanılan Darısı başına deyiminin, Türk mitolojisindeki anlamı ve günümüzde kullanımı hakkında bilgi verilecektir. Deyimden hareketle Şamanizm’de kansız kurban olan saçı saçma geleneğinde geçmişteki kullanılan darı ve buğdayın günümüzdeki dönüşümü örnekleriyle açıklanacaktır.

Darısı başına deyimi, Deyimler Sözlüğü ‘nde: “Dilerim ki bu güzel duruma sen de kavuşasın.” (Bütün dostlar kavuşsunlar) şeklinde açıklanmaktadır.

Deyim, Türk mitolojisinde ise “saçı geleneği” ile açıklanmaktadır. Bunun nedeni ise saçı geleneğinde saçılan nesnelerin başında darının gelmesidir. Saçı geleneği halkımızca, düğünlerde damat tarafından gelinin başına serpilmesi gelenek haline gelmiş olan para, buğday, çiçek, kuru yemiş gibi şeylerdir anlamına gelmektedir. Saçıdan amaç, kötü ruhları memnun ederek onların yeni evlilere zarar vermesini engellemek ve kötülükleri uzaklaştırmaktır. Günümüzde ritüel işlevi yoktur, âdet olarak sürdürülmektedir.

Darısı başına deyiminin ilişkilendirildiği saçı bir çeşit kansız kurbandır. Eski Türklerin Şamanizm inancında kötülüklerden korunmak için Tanrı’ya kurban sunulurdu. Bu kurbanlar iki çeşide ayrılmaktaydı: Bunlar kanlı kurbanlar ve kansız kurbanlar. Kanlı kurban, Tanrı’ya sunulan bir hayvanın kesilmesi ile kan akıtılması şeklindedir. Kanlı kurbanlar, Türklerin İslamiyet’i kabulünden sonra da İslamiyet çatısı altında “Kurban bayramı” şekline dönüşerek her yıl gerçekleşen bir ritüel halini almıştır. Kansız kurbanlar ise ritüel olarak varlığını sürdüremese de sözlü ve yazılı edebiyatın dayandığı mitolojik kökenlerde ve günümüz düğünlerinde, eğlencelerinde şekil değiştirerek karşımıza çıkmaktadır. Kansız kurbanların bir türü de saçıdır. Bu dini terim bütün Türk boylarında ortaktır. Moğollar’da saçu olarak geçmektedir. Kanlı kurbanlara tayılga yahut hayılga dendiği gibi saçıya da saçılga yahut çaçılga denir. Göçebe Türk boylarında süt, kımız, yağ, bulgur karıştırılmış süt saçı olarak kullanılan şeylerdir. Öz itibariyle saçı, olağanüstü güçlere sahip olduğuna inanılan ruhlara sunulan ve onlar adına onların rızasını ve yardımını kazanmak için dağıtılan cansız nesnelere verilen bir isim, bir cins şaman kurbanıdır.

Türk geleneğine göre gelin güveyi eve gelince avluda para, şeker, buğday, darı vb. saçı serpilir. Gelinin başına atılan bu saçıyı düğüne katılanlar ve özellikle çocuklar kapışır. Buradaki para serveti, şeker ağız tadı, buğday ve darı da nimeti simgeler. Saçı olarak para ve şeker bulamayanlar ve fakir olanlar, yalnızca darı serperlermiş. Bu deyim de bu âdetin yadigârıdır.

Modern yaşamdaki düğün törenleri, spor müsabakaları ve eğlencelerde serpilen, küçük yuvarlak pul biçiminde kesilmiş renkli kağıt parçacıklarından oluşan konfeti ya da evlilik tekliflerinde erkeğin, kızın başına gül yaprakları saçması da bir saçı olarak ifade edilebilir. Darısı başına deyimindeki “darı” saçmayı günümüz konfeti geleneğine benzetebiliriz. Eskilerin bir tür konfeti geleneği, ancak sanıldığı gibi gelinle damada değil, damat tarafından katılımcılara atılırmış.

Darısı başına deyimindeki darı kelimesinin zamanla anlamsal olarak içi boşaltılmış, darı saçma, geleneğin yaşatıldığı dönemdeki yapı ve işlevinden uzaklaşmıştır. Buna rağmen halk tarafından kullanılmaya devam etmektedir. Bu durum mitolojinin günümüzde ölmediğini aksine günlük dilde, düşüncede, gelenekte, edebiyatta farkında olarak ya da olmayarak yaşamaya devam ettiğinin göstergesidir.

Metin İPEK – Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü

KAYNAKÇA

Aksoy, Ömer Asım. Deyimler Sözlüğü -2. İnkılap Kitabevi, İstanbul: 2014.

Artun, Erman. Tekirdağ Halk Kültüründe Geçiş Dönemleri Doğum-Evlenme-Ölüm. Türk Dünyası İncelemeleri Dergisi, 9-10, İstanbul : 1998 s. 85-107.

Bayat, Fuzuli. Mitolojiye Giriş. Ötüken Yayınları, İstanbul: 2010.

Bayat, Fuzuli. Türk Mitolojik Sistemi. Ötüken Yayınları, İstanbul : 2011

Bekki, Selahattin. Türk Mitolojisi’nde Kurban. Akademik Araştırmalar, yıl 1, sayı 3, 1996 s. 16-28.

Çoruhlu, Yaşar. Türk Mitolojisinin Ana Hatları. Kabalcı Yayınevi, İstanbul: 2010.

Kafesoğlu, İbrahim. Harzemşahlar Devleti Tarihi. TTK Yayınları, Ankara : 1956.

Kestelli, Raif Necdet. Resimli Türkçe Kamus. TDK Yayınları, Ankara: 2004.

Kurtoğlu, Orhan. Klasik Türk Şiirinde Saçı Geleneği. Milli Folklor Dergisi, yıl 21, sayı 81. 2009 s. 89- 99.

İnan, Abdulkadir. Tarihte ve Bugün Şamanizm. TTK Yayınları, Ankara: 1995.

Oğuz, M. Öcal. Çağdaş Kentte Bir Yeniden Canlandırma Örneği: Çiğdem Günü. Milli Folklor Dergisi, yıl 26, sayı 101. 2014 s. 25- 39.

Öztürk, Mürsel çev. İbn-i Bibi. El Evamirü’l-Ala’iyye Fi’l Umuri’l- Ala’iyye (Selçuk-Name) Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara: 1998.

Pakalın, Mehmet Zeki. Osmanlı Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü. MEB Yayınları, İstanbul: 1993.

Taneri, Aydın. Türk Devlet Geleneği. MEB Yayınları, İstanbul: 1997.

Yaşa, Recep. Selçuklularda Saçı Geleneği Türk Dünyası Tarih Dergisi, 2003 s. 41-43.

Reklamlar