Dil

Antik Mısır’da İlk Dilbilim Çalışmaları

İnsan türünün belki de en büyük başarısı olarak adlandırabileceğimiz “dil” olgusunun çok yakın bir zamanda, 75.000-100.000 yıl önce ortaya çıktığı varsayılıyor. Dilin doğuştan gelen bir yeti mi yoksa sonradan öğrenilebilen bir yeti mi olduğu üzerine hala tartışmaların sürdüğünü söylemek mümkündür. Ünlü dilbilimci/ düşünür N. Chomsky dilin doğuştan gelen bir yeti olduğunu iddia ediyor.Dilin gizemi bugün nasıl ilgimizi çekiyorsa geçmişte de gelişmiş toplumların ilgisini çekmiştir.

“Acaba dil nasıl doğmuştur, dünyada en eski dil hangisidir?” diye başlayan bu araştırmalar insanlığın her zaman odak noktası olmuştur.

Dil üzerine yapılan çalışmaların bilinen en eski örnekleri Antik Mısır’dan Eski Hint’e ve  Eski Yunan’a kadar uzanır. Dilin doğuşu ve yayılışıyla ilgili ilk araştırmalar Antik Mısır da ortaya çıkmıştır. Dilbilimin de ilk çalışmaları bu dönemde ortaya konulmuştur.

Dünya da konuşulan dillerin en eskisinin hangisi olduğu konusunda  I.Ö. VII. yüzyılda Mısır hükümdarı PSAMMETlK tarafından bir deney yapıldığı nakledilmektedir. Ünlü Tarihçi HERADOT’un kaydettiğine göre, Mısır hükümdarı Psammetik yeni doğmuş iki çocuğu, yanlarında hiçbir söz söyletmeden büyüttürmüş, 3 yıl sonra çocukların ilk sözcüğü duyulmuş:Bekos”. Sonra bu sözcük araştırılmış ve Frigya dilinde “ekmek” anlamına geldiği bulunmuş.

Mısır Hükümdarı Psammetik’in yaptığı bu deney, ilk dilbilim çalışması olarak tarihe geçmiştir. Bugünkü bilgilerimize göre, hiçbir söz duymamış bir çocuğun konuşmasına olanak yoktur. Ancak bu gibi efsaneler bize dilin  doğuşu ve yayılışı konusunun yüzyıllar öncesinden bu yana insanlığın ilgisini çektiğini göstermektedir.

Kaynak:

Doğan Aksan, DİLBİLİM TARİHİNE BİR BAKIŞ, Her Yönüyle Dil Ana Çizgileriyle Dilbilim, TDK Yay. :439, Ankara, 1995