Evren

“Soğuk Leke” Paralel Evrenleri Kanıtlıyor Mu?

Yeni ortaya konan teoriye göre, 13,8 milyar yıl önce evrenimizle çarpışan başka bir evren uzayı yerçekimiyle çarpıttı ve bu da uzayda Soğuk Leke adı verilen kalıcı yara izini bıraktı.

Uzayın ıssız karanlığında, evrende yalnız başına bir şey olduğumuzu hayal etmek zordur. Ama bir an için, yalnız olmadığımızı, aslında kendimizin sonsuz sürümlerini içeren sonsuz sayıda paralel evrenden biri olduğunu düşünün.
Bir evrende ABD başkanı olabilirken, bir başkasında jelatinden yapılmış olabilirsiniz. Bu, ‘çoklu evren’ teorisidir ve yeni bir çalışma, uzaydaki gizemli bir “Soğuk Leke”nin evrenimizin yalnızca sonsuz bir gerçek dizesinden biri olduğunu kanıtlayabileceğini keşfetti.

Bazılarımız yüzünde ben olan insanları estetik bulur. Yaşadığımız evrenin de büyük bir beni var. Astrofizikçilerin Soğuk Leke dediği bölgeyi, evreni doğuran büyük patlamadan kalan ilk ışığın projeksiyonu olan kozmik mikrodalga artalan ışıması (CMB) haritasında dev bir mavi nokta olarak görüyoruz.

Soğuk Leke 1 milyar 800 milyar ışık yılı çapında ve bebek evrenin ısı haritası olan CMB üzerinde, civardan 0,00015 santigrat daha soğuk bir nokta olarak görünüyor. Yeni teoriye göre, 13,8 milyar yıl önce evrenimizle çarpışan başka bir evren uzayı yerçekimiyle çarpıttı ve bu da uzayda Soğuk Leke adı verilen kalıcı yara izini bıraktı.

Soğuk Leke’nin temsili bir resmi.

Çoklu Evren Kanıtı

2004 yılında CMB haritasına bakan bir grup fizikçi Soğuk Leke’nin başka evrenlerin (çoklu evren) varlığını gösterdiğini öne sürdü. Ancak, diğer fizikçiler bunun büyük patlama sırasında gerçekleşen rastgele kuantum salınımlarından kaynaklanan doğal bir sıcaklık farkı olduğunu düşündüler. Bilim insanları, evrenin genel radyasyonunu ölçerken çevresinden yaklaşık 0.00015 dereceye (0.00027 derece Fahrenheit) kadar daha soğuk olduğunu tespit ettikleri bu lekeyi keşfetti ve bu anomali hakkındaki tartışmalar bitmek bilmedi.

Sonuçta elde kesin kanıt olmadığı için çoklu evren teorisi rafa kaldırıldı; ama teoriye gönül veren bilim insanları CMB haritasını Planck uzay teleskopunun 2013’te sağladığı verileri tamamlayan ek gözlemlerle yeniden analiz ettiler ve Soğuk Leke’yi canlandırdılar.

Bu kez haritadaki süper boşluğu sadece rastlantısal enerji salınımlarıyla açıklamak imkansız görünüyor. Peki gerçekten de yaşadığımız evrenle çarpışan başka bir evrenle ilgili iz bulduk mu? Görünüşe bakılırsa evet.

Arada 10 Bin Galaksi Fark Var

Eskiden astronomlar Soğuk Leke adı verilen süper boşluğun çevreden daha az madde, yani daha az sayıda galaksi içerdiği için soğuk olduğunu düşünüyordu. Öyle ki Soğuk Leke ile dış uzay arasında birim hacim başına 10 bin galaksi fark vardı.

Ancak hikaye bununla sınırlı kalmıyordu. Fizikçiler aynı zamanda süper boşluğun tek parça halinde olduğunu varsayıyordu. Oysa Planck verisini tamamlayan gözlemler Soğuk Leke’nin daha küçük boşluklardan oluştuğunu gösteriyor.

Buna göre Soğuk Leke’nin içinde, uzaya sudaki hava kabarcıkları gibi dağılan küçük boşluklar var ve bu boşluklar dış uzaydan daha az sayıda galaksi içeriyor. İngiliz astronomlar Soğuk Leke’nin işte bu yüzden başka bir evrenin izi olduğunu düşünüyor ve bunu yalnızca CMB üzerindeki sıcaklık farklarıyla açıklanamayacağını söylüyor.

Durham Üniversitesi’nde gökbilimci olan araştırmanın ortak yazarı Tom Shanks, Leke’nin [parçacık fiziğinin] standart modeli ile açıklanan olası bir dalgalanmadan kaynaklandığını tamamen elemine edemiyoruz.” diyor: “Fakat, bu cevap değilse, o zaman daha egzotik açıklamalar var. Bunlardan belki de en heyecan verici olanı, Soğuk Leke’nin evrenimizle başka bir kabarcık evreninin çarpışmasıyla oluşmasıdır. Eğer daha da ayrıntılı bir analiz bunun olabileceğini ispat edebilirse, Soğuk Leke, çoklu evrenin ilk kanıtı olarak kullanılabilir.”

Eğer doğruysa, Soğuk Leke, evrenimizin sonsuz sayıda gerçekliğe sahip sonsuz sayıda paralel evren içerdiği ortaya konulabilir.

Astronom Dr. Stuart Clarke, Guardian’a yazdığı makalede “Bu sayısız alemler, duyularımızın doğrudan algılayamayacağı çok yüksek sayıda boyutlarla yan yana duruyor. Her alternatif evren gerçekliğin kendi farklı versiyonunu taşır.” diyor.

CMB ışıması ve Soğuk Leke’nin ortaya çıkışı

Nerede Bu Leke?

Soğuk Leke bizden 3 milyar ışık yılı uzakta bulunuyor ve 1,8 milyar ışık yılı çapıyla evrende bugüne dek bulunan en büyük yapıyı, yani en büyük gökcismini oluşturuyor.

Sonuçta evren 1 milyar ışık yılından daha büyük ölçeklerde eşbiçimli bir yapı sergiliyor ve uzaktan bakınca her yönde benzer görünüyor. Öyle ki evrenimiz uzaktan bakıldığı zaman galaksiler ve karanlık madde düğümlerinden oluşan dev bir kılcal damar ağına benziyor.

Evrendeki büyük Soğuk Leke’yi evrenin doğumundan kalma ilk ışığın projeksiyonu olan kozmik mikrodalga artalan ışıması üzerinde dev bir mavi nokta olarak bulabilirsiniz. Harita üzerinde bugün var olan Andromeda galaksisi ile uydumuz Ay’ın da izleri bulunuyor.

Peki Nasıl Oluştu?

Evrenin doğumu sırasında bizimle çarpışan bir evren, güçlü yerçekimi etkisiyle uzayı bir yandan kendine doğru çekti (tıpkı birinin yanağını çeker gibi) ve ilgili bölgedeki madde yoğunluğunun azalmasına yol açtı.

Tabii Soğuk Leke oluşurken galaksiler henüz ortaya çıkmamıştı; ama bebek evrendeki sıcaklık farkları (CMB üzerinde gördüğünüz renkli noktalar) gelecekteki galaksilerin nüvesi oldu. Bu bağlamda komşu evrenden etkilenen boşluktaki madde yoğunluğu azaldı.

Gerçi Soğuk Leke’nin ortaya çıkmasından bu yana 13 milyar yıldan uzun bir süre geçti; ama bu sürede dış uzaydan gelip boşluğun içine giren elektromanyetik dalgalar (ışık, ısı, radyo dalgaları vb.) daha fazla enerji kaybetti ve evrenin aradan geçen zamanda genişlemesiyle birlikte kırmızıya kaydı.

Bugün de uzayda Soğuk Leke’ye bakınca daha az galaksi içerdiğini görüyoruz; fakat bunu göstermek için CMB ışımasına kısaca göz atmak gerekiyor.

İlk Işık

13,8 milyar önceki artalan ışıması haritasından (sağ üst) günümüze galaksi projeksiyonu (sol alt). Üstte normal evren, altta Soğuk Leke.

Evrenimiz ilk başta çok sıcak, yoğun ve parlaktı. Işık vardı; ama sürekli çevredeki atomlara çarpıp yeninden yayınlandığı için uzay ışığı geçirmiyordu, yani karanlıktı. Ancak, yaklaşık 380 bin yıl önce uzay ışığın boşlukta yayılacağı kadar genişledi. Böylece büyük patlama anındaki ışık parlaması uzaya yayıldı.

Bugün evrenin doğumundan kalan ışığı CMB olarak görüyoruz ve evren aradan 13,8 milyar yılda büyük ölçüde genişlediği için CMB ışımasının da aşırı ölçüde kırmızıya kaydığını fark ediyoruz. Aradan geçen zamanda ilk ışığın dalga boyu o kadar uzadı ki bırakın termal radyasyonu, mikrodalga radyasyonuna dönüştü.
Bugün CMB ışıması evrenin her yerine eşit ölçüde dağılmış bulunuyor ve ortalama sıcaklığı yaklaşık -270 derece olarak ölçülüyor. Bu da hiçbir yıldız ve gökcisminin olmadığı uzay boşluğunun mutlak sıfırdan sadece 2,73 derece daha sıcak olması anlamına geliyor.
Evrenin büyük patlamadan bu yana neredeyse tümüyle soğumuş olması nedeniyle Soğuk Leke de civardan yalnızca 0,00015 santigrat daha soğuk. Yine de bu küçük fark lekenin içiyle dışı arasında birim hacim başına 10 bin galaksilik bir fark oluşturmaya yetiyor.

Komşu Evren

İngiliz Kraliyet Astronomi Derneği bünyesinde çalışmalarını sürdüren ve çoklu evren fikrini yeniden canlandıran Durham ve ekibi, İngiltere-Avustralya Teleskopu’nu kullanarak her seferinde 300 galaksiyi gözlemledi ve toplam 7000 galaksiyi inceleyerek bunları Planck verileriyle karşılaştırdı.

İngiliz araştırma ekibinden Ruari Mackenzie konuyu şöyle açıklıyor: “Soğuk Leke’nin başka evrenin yerçekimi etkisiyle oluştuğunu düşünüyoruz, ama işimiz çok zor ve daha yeni başlıyor; çünkü yaptığımız gözlemler çoklu evren için hangi kozmoloji modellerini kullanabileceğimizi kesin şekilde sınırlayan hassas veriler içeriyor.”

Evren 1 milyar ışık yılından büyük ölçeklerde her yönde birbirine benzeyen kılcal damarlı bir yapı sergiliyor. Kılcal damarların üzerinde milyonlarca galaksi var. Bilgisayar simülasyonunda mavi alan CMB ışıması. Yakın yüz ise günümüz ve prizmanın içinde geriye gittikçe aslında geçmişe gidiyoruz.

Kısacası Soğuk Leke’yi standart büyük patlama modeliyle açıklayamadığımız gibi, standart çoklu evren teorileriyle de açıklayamıyoruz. Bunun için bize daha radikal kozmoloji teorileri gerekiyor. Oysa bunlar parçacık fiziği gibi alanlarda fizik yasalarıyla uyuşmazlıklar gösterebiliyor.

Hata Payı

Bu tür durumlarda bilim insanların yeni teorileri reddetmesinin en büyük nedeni hata payıdır: Kısacası yaptığınız gözlemler büyük olasılıkla hatalı olabilir diyerek işin içinden çıkıyorlar. Ancak, bu kez durum farklı görünüyor.

Ne de olsa hata payını hesaba katsak bile Soğuk Leke denilen şeyin büyük patlamadan sonra rastlantısal olarak ortaya çıkma ihtimali sadece yüzde 2! Demek ki ya yeni bir fizik keşfedeceğiz veya karanlık madde ile karanlık enerji teorilerimizi gözden geçirerek yeni bir evren modeli tasarlayacağız.

Soğuk Leke evrenin doğumu sırasında bize çarpan komşu bir evren yüzünden ortaya çıkmış olabilir. Buna çoklu evren teorisi diyoruz. İçinde sonsuz sayıda veya sonsuza yakın evren olabilir. Bu evrenler boşluğa birbiriyle pek temas etmeyen sabun köpükleri gibi dağılmış bulunuyor.

Paralel Evrenler

Özetle uzaydaki en büyük gökcismi olan ve teknik açıdan süper boşluk sınıfına giren Soğuk Leke büyük olasılıkla evrenimiz ile dev bir balona benzeyen başka bir köpük evrenin çarpışması sonucunda ortaya çıktı.

Öyleyse bu gelişmenin başka dünyalarda farklı hayatlar süren alternatif kopyalarınızın yaşadığı paralel evrenler teorisiyle ne ilgisi var? Peki Soğuk Leke bize çarpan bir evrenle oluştuysa Dünyamıza en yakın komşu evren ne kadar uzakta bulunuyor? Bütün bu soruların cevapları için sizin de uzayda yolculuğa çıkmanız gerekiyor.

 

 

Kaynaklar
dailymail, telegraph, sözcü, topragizbiz

Arşivler