DÜŞÜNCE Tarih

Adolf Hitler Gerçekten Öldü Mü?

Adolf Hitler, eşi Eva Braun ile Lider Sığınağı’ndaki özel odalarında intihar etti. Daha doğrusu intihar ettiği söyleniyor. Çünkü gerçekten öldürüldüğü hala kanıtlanabilmiş değil.

Rus araştırmacılar, Adolf Hitler’in ve eşi Eva Braun’un yanmış vücutlarını bulduklarını ve dişlerinden kimliklerini saptadıklarını açıkladılar. Halılara sarılmış cesetler, bombaların neden olduğu bir çukura yerleştirilip yakılmıştı. Fakat deliller çok yetersizdi. Adolf Hitler’in ve eşi Eva Braun’un kesin olarak ölmüş olduğu kabul edilemedi.

Öyle ki Stalin dahi bu delillere inanmıyordu. Ona göre Hitler ölmemişti, ortadan kaybolmuştu.

İddia 1: Hitler, intihardan hemen önce sığınaktaki generallere “Cesedimi Rusların eline asla vermemelisiniz, beni Moskova’ya heykel yaparlar” dedi. Nisan 1945’te, Eva Braun siyanür içti, Hitler ise Eva ile eş zamanlı olarak sağ şakağına ateş etti. SS generalleri, cesetleri bombaların neden olduğu bir çukura yerleştirip yaktı.

İddia 2: SS’lere göre herkes ölebilirdi ama Hitler ölmemeliydi. Yakın gelecekte tekrardan Nazi birliğinin oluşturulması için Hitler’in canlı olmasına ihtiyaç vardı. Nisan 1945’te Hitler, eşi Eva Braun ile Lider Sığınağı’nda bulunan özel odalarındaki koltuğun ardında yer alan tünel girişinden SS’ler eşliğinde kaçarak izini kaybettirdi.

İddia 3: Nisan 1945’te Berlin’den kaçtıktan sonra; 17 Ağustos 1945 yılında, U-977 numaralı denizaltı ile Arjantin’in Mar Del Plata şehrine geldi ve burada 90 yaşında hayatını kaybetti.

İddia 4: Adı saklanan bir SS subayı tarafından ortaya atılan bir diğer iddia ise Hitler’in, ME-109 tipi dönemin en gelişmiş tek kişilik avcı uçağıyla Berlin’den İspanya’ya doğru uçmasıydı. Uçuş esnasında Hitler’in kullandığı ME-109, bir yolcu uçağına eşlik ediyordu. Bu iddianın mümkün olup olamayacağı ABD Hava Kuvvetleri yetkililerine soruldu. Gelen cevap ne evet ne de hayırdı. Aynı soru ünlü SS generali Otto Skorzeny’e de soruldu. Onun cevabı ise “Bu imkânsız bir şey, bizim ME-109 uçaklarımız bu kadar uzun menzilli değil. Üstelik savaşı kaybetmiştik” oldu.

İddia 5: Amerika’daki bir esir kampında tutulan George Albrecht adlı bir Alman, Hitler’in nereye saklandığını bildiğini ve kamuoyuna açıklamak istediğini ABD hükümetine iletti. 1941 yılında ünlü bir Nazi liderinin, bir parti üyesiyle yaptığı konuşmaya kulak misafiri olduğunu iddia eden Albrecht, Hitler’in Almanya’nın Rodenbach bölgesinde özel bir birlik oluşturduğunu söyledi. Bu birliğe, çok gizli bir radyo istasyonunun eşlik ettiğini de söyleyen Albrecht, birliğin bir yeraltı mağarasında saklandığını da ekledi. Albrecht’in iddiasından sonra bölge karış karış arandı fakat hiçbir şey bulunamadı.

İddia 6: 1945’te Norman Stinemann, Vincent de Pascal’a bir mektup yazdı. Mektupta; Arjantin hükümetinin iş birliği ile Nazilerin, Arjantin’de dünyanın en büyük endüstriyel alanının oluşturduğundan bahsediyordu. Bu alanda sonsuz menzilli roketler üretildiğini iddia eden Stinemann, Hitler’in bu roketlerle ABD’yi ve Rusya’yı vurmak istediğini söyledi. Hitler, Alman bir iş adamına ait olan dev bir çiftliğin altında oluşturduğu yeraltı üssünde yaşıyordu. Bu üs, Buenos Aires’in 450-500 mil yakınındaydı.

Bu mektup, Vincent de Pascal tarafından FBI’a yollandı. Dönemin FBI Başkanı Hoover’ın mektup üzerine yaptığı açıklamada, Hitler’in Arjantin’de bulunduğuna dair bir kanıtın olmadığı söylendi.

İddia 7: Güçlü iddialardan bir diğeri de ABD’nin Alman asıllı 34. Başkanı General Eisenhower’dan geldi. 8 Ekim 1945’te “Stars and Stripes” adlı dergi ile yaptığı röportajda Hitler’in hala hayatta olabileceğini söyledi.

İddia 8: 1947 yılında, eski bir SS subayı olan Werner Eckers, Berlin-ABD Bölgesi Askeri Valisi General Clay’e bir mektup yazdı. Eski SS subayının söylediğine göre Hitler, Lider’ Sığınağı’ndan kaçarken bir kolunu kaybetmişti fakat bir şekilde Almanya’dan çıkmayı başarmıştı. Ortalık sakinleşince yeniden Almanya’ya geri dönmüş ve kendini toplayana kadar sessiz kalmayı tercih etmişti.

Eckers, bu süre boyunca Hitler’in yanında bulunduğunu ve 17 sayfalık bir deklarasyonun, Hitler tarafından kendisine ezberletildiğini söyledi. SS birliklerinin hala daha canlı ve yeraltında organize olduğunu anlatan 17 sayfalık bildirimin tamamı ABD Başkanı Truman’a yazılmıştı. 12 maddesi ise şu şekildeydi:

  1. Bütün Nazi liderlerinin yargılanması hemen durdurulacak.
  2. 1 Nisan 1933’den beri üye olan Nazi Partisi, SA, SS ve Gestapo mensupları affedilecek.
  3. Aynı af; ordu, polis ve güvenlik güçlerini de kapsayacak.
  4. Oder-Niesse hattı, sınır olmayacak ve toprak talepleri reddedilecek.
  5. Alman halkının ihtiyacı olan yiyecekler ve diğer malzemeler hemen sağlanacak ve Almanlar, Bolşeviklere teslim olmaya zorlanmayacak.
  6. Eski SA ve SS mensupları, Bolşeviklere karşı bir güç oluşturmak için toplanacak.
  7. Esir kamplarında toplanan Nazi görevlileri hemen serbest bırakılacak.
  8. Nazi konsantrasyon kampları nedeniyle suçlanan görevliler, müttefikler tarafından mahkeme edilmeyecek, sivil mahkemelere devredilecek.
  9. Özel mahkemelerde, sadece Almanya’ya ihanet eden Von Papen, Schact ve Von Seydlitz gibi isimler yargılanacak.
  10. Yahudiler başta olmak üzere bütün yabancılar Almanya’yı derhal terk edecek.
  11. Başka ülkelerde esir tutulan Alman askerlerinin tamamı derhal serbest bırakılacak.
  12. Eski Alman kolonileri geri verilecek, buralara Alman göçmenler yollanacak ve Alman halkının Almanya dışına göçü kısıtlanmayacak.

İddia 9: Mayıs 1945’te Rusların kurduğu Strausberg Kampı’nda Hitler’in SS koruması Otto Günsche, yeraltı hastanelerinin ünlü cerrahı Dr. General Walter Schreiber ile karşılaştı. Günsche, daha önce Hitler’in cesedini gördüğünü ve yakılmasında görevli olduğunu kamuoyuna açıklamıştı fakat Schreiber’a anlattıkları farklıydı. Schreiber’a Hitler’i ölü olarak görmediğini ve gerçeği bilmediğini söyledi.

İddia 10: Otto Günsche gibi kamuoyuna Hitler’in cesedini gördüğünü ve yakılmasında görevli olduğunu açıklayan bir diğer kişi de Hitler’in özel uşağı olan Heinz Linge’di. Dr. General Walter Schreiber ile Strausberg Kampı’nın farklı bölümlerinde kalan Linge, Schreiber’ın özel çabası ile aynı bölümde buluşmayı başardı. Gizemi çözmek üzere Linge’in ağzını yoklayan Schreiber’ın aldığı cevap, halılara sarılmış iki cesedin sığınağın dışına taşınıp yakıldığıydı. İçerisinde kimin olduğunu, yani gerçeği Linge de bilmiyordu.

Referanslar:

[1] Adolf Hitler ve Adolf Hitler’in eseri Kavgam,

[2] Aytunç Altındal ve Aytunç Altındal’ın başta Bilinmeyen Hitler olmak üzere bütün eserleri,

[3] Ata Nirun ve Ata Nirun’un başta Adolf’un Kavgası olmak üzere bütün eserleridir.

Telif hakkı düşen ve kamu malı haline gelen Kavgam dışında hiçbir eserin bir kısmı ya da özeti dahil hiçbir bölümü kullanılmamıştır. Sadece geçmiş gözlemlerden esinlenilmiştir.

Kavgam’dan: Savaşta Yaralandım

Uluslararası Dinleme ve Şifreleme Savaşları

Burak Bahar

Yönetim Bilişim Sistemleri Uzmanı
Karadeniz Teknik Üniversitesi
İstatistik ve Bilgisayar Bilimleri YL

Yorumla

Yorum yazmak için buraya tıklayın...