ARKEOLOJİ & TARİH DÜŞÜNCE Tarih

Osmanlı’nın Yönetici Sınıf Yetiştiren Okulu: Enderun Mektebi

Osmanlı Sarayı, Enderun ve Birun olmak üzere iki kısımdan oluşmaktadır. Enderun, Farsça olarak iç kısım, dâhil anlamına gelmektedir. Padişahların özel hayatlarını geçirdiği bir yer olan Enderun, aynı zamanda devlete yönetici yetiştirildiği bir mekteptir.[1] Enderun Mektebi, askeri ve idari yönetici kısmın yetiştirildiği bir eğitim kurumudur. Bu eğitim kurumunun amacı, Osmanlı Bürokrasisine yönetici insan gücünü yetiştirmektir.[2] Enderun Mektebi’nin ne zaman kurulduğuna dair iki görüş bulunmaktadır. İlk görüş, mektebin II. Murad zamanında kurulduğu, ikinci görüş ise Fatih zamanında kurulduğudur. Yapılan araştırmalar sonunda mektebin II. Murad zamanında kurulduğu, asıl işlerliğini ise Fatih zamanında kazandığı sonucuna varılmıştır.[3] Enderun Mektebi’nin II. Murad zamanında Edirne Sarayı’nda kurulduğu kabul görülmektedir.[4] Topkapı Sarayı’ndaki Enderun Mektebi’nin ise Edirne Şehzade Okulu’ndan örnek alındığı ihtimaldir.[5]

  1. Enderun Mektebi’nin Öğrenci Kaynağı ve Devşirme Usulü

Osmanlı Devleti kurulmadan önce Anadolu’da büyük izler bırakan Anadolu Selçuklu Devleti, devlet teşkilat yapısının büyük bir bölümünü Büyük Selçuklu Devleti’nden almıştır. Bundan dolayı Osmanlı Devlet’inin devlet teşkilatı Selçuklulardan izler taşımaktaydı. Bu izlerden biride gulam sistemiydi. Ancak Osmanlı Devleti, bu sistemi doğrudan doğruya almaktan ziyade, sistemi kendi çağına ve ihtiyaçlarına göre yeniden sistemleştirmiştir. Osmanlı Devleti’nde bu yeni sistem, kul sistemi olarak geçmiştir.[6]

Kuruluş amacının Osmanlı Bürokrasisine yönetici insan gücü yetiştirmek olan Enderun Mektebi’nin insan ihtiyacı devşirme sistemiyle sağlanmıştır.[7] Kelime manası toplamak olan devşirme sistemi, Yıldırım Bayezid döneminden beri uygulana gelmiştir. Devşirme sistemi, Osmanlı Devleti’nin yönetici ve asker ihtiyacının karşılanması için Hristiyan tebaadan erkek çocuklarının zeki, sağlıklı ve düzgün olanlarının İstanbul’a getirilmesi ve sıkı bir eğitimden geçirilmesiyle kabiliyetlerine göre devlet kademlerine istihdam edilmesidir.[8] Toplanan çocuklar, yeniçeri ocağına ve devlet kademelerine yetiştirilmek üzere saraya alınmaktaydı. Daha sonra ise buradan terfi edilerek devlet hizmetine girerlerdi.[9] Ayrıca Enderun Mektebi, burada eğitim alan öğrencilere sadrazamlık makamına kadar yükselebilme imkânı vermekteydi.

Şekil 1: Küçük yaşta Osmanlı Devleti’nin yönetimi ve ordusu için devşirilmek üzere ailelerinden alınan çocuklar. (Topkapı Sarayı)

Devşirme sistemi için belli bir zaman dilimi belirlenmemiş ve devşirmenin ihtiyaç olundukça yapılması uygun görülmüştür. Devşirme, ihtiyaca göre üç, beş ve yedi yılda bir yapılmaktaydı. Kapıkulu ocaklarının oğlan ihtiyacı Yeniçeri Ağası tarafından belirlenerek Divanı-ı Hümayuna bildirilirdi. Divandan çıkacak karar sonucunda 8-20 yaş aralığındaki gençler devşirilirdi. Bu sistemden sorumlu en yetkili kişi Yeniçeri Ağasıydı.[10] Devşirme memuruna verilen fermanda hangi bölgeden ne kadar çocuk devşirileceği belirtilmekteydi. Devşirilecek çocukların özellikleri belirlenmiş olup zeki, papazoğulları, annesiz ve babasız çocuklar, Hristiyan ailelerin asil çocukları, iki çocuğu olan ailenin sadece bir çocuğu devşirilmekteydi. Tek çocuğu olan aileden ise çocuk devşirilmezdi.

Devşirme sistemi, ilk zamanlarda Rumeli Bölgesinde uygulanırken, zaman içinde Anadolu’daki Hristiyan tebaa da uygulamaya alınmıştır.[11]

  1. Eğitim Ve Öğretim

2.1. Odalar Sistemi

Osmanlı İmparatorluğu’nun, Klasik döneminde Enderun Mektebi’nin bel kemiğini oluşturan devşirme sistemi ile İstanbul’a gelen gençler, bir kez daha elemeye tabi tutulmaktaydı. Devşirilenler arasında daha iyi gözükenler eğitim görmek için İbrahim Paşa Sarayı, Edirne Sarayı, Galata Sarayı gibi hazırlık saraylarına gönderilmekteydi. Bu hazırlık saraylarında eğitim gören gençlere Acemi oğlanları denilmekteydi. Bu saraylarda 5-7 yıl arasında eğitim gören acemi oğlanlar, ikinci bir elemeye tabi tutulmaktaydı. Bu elemeden çıkan üstün zekâlılar, Topkapı Sarayı’nda bulunan Enderun Mektebi’nde eğitim görmeye başlarlardı.[12] Diğerleri ise çeşitli askeri birliklere gönderilmekteydi. Enderun Mektebi’nde eğitim gören öğrencilere Enderunlular veya İçoğlanları denilmekteydi.

Enderun Mektebi, imparatorluğun içinde var olan eğitim kurumları arasında en yüksek derecelilerden biriydi. Bundan dolayı sıkı elemelerden geçerek buraya gelen öğrenciler, sıkı bir disiplinle pratik ve teorik eğitim alırken bir yandan da mesleki faaliyetlerle askeri ve sanatsal yeteneklerini geliştirmekteydi.

Enderun Mektebi, hiyerarşik bir düzen çerçevesinde altı odadan meydana gelmekteydi. Eğitimler, Büyük ve Küçük Odalar, Doğancı Koğuşu, Seferli Odası, Kiler Odası, Hazine Odası ve Has Oda’da verilmekteydi.[13] Odalarda sıkı bir disiplin ve itaat hâkimdi. Her odada iç oğlanlarının isim ve yevmiyelerini gösteren bir maaş defteri bulunmaktaydı. Yevmiyeleri tıpkı ulufe gibi üç ayda bir verilmekteydi. Aynı zamanda elbise, iç çamaşırı, ayakkabı gibi kişisel eşyaları saray tarafından temin edilmekteydi.[14]

Osmanlı İmparatorluğu’nun bürokrasisine pek çok devlet adamının yetiştirildiği Enderun Mektep odalarında, iç oğlan sayılarına göre danışma niteliğinde kıdemli lalalar bulunmaktaydı. Danışman niteliğinde olan bu lalalar, iç oğlanları eğitim konularında sık sık sınavlardan geçirmekteydi.[15] Odalar birinci derecede Odabaşına, ikinci derecede Kethüda’ya bağlıydı. Her odada kâtip, imam, üç müezzin, hazineci ve kütüphane memuru bulunmaktaydı. Odaların büyüklüğüne ve derecelerine bağlı olarak öğrenci lalalarının sayısı değişmekteydi. Her oda on gruba bölünmüş ve her grubun başında görevlerini uygulayan bir lala bulunmaktaydı.[16]

Enderun Mektebi’nin eğitim süresi sıkı bir disiplinle devam etmekteydi. İç oğlanlarının eğitim ve günlük yaşamlarında sıkı kurallar hâkimdi. İç oğlanlarının gece uyumaları, sabah kalkmaları, yemek yemeleri, dinlenme ve eğitim zamanları belliydi. Bu zamanlar dışında başka bir işle uğraşmaları mümkün değildi. Başka bir değişle iç oğlanları, Enderun Mektebi’nde eğitim aldıkları müddetçe bir manastır yaşamı sürdürmekteydi.[17]

2.1.1. Büyük Ve Küçük Odalar

Enderun Mektebi’nin ilk iki basamağını oluşturmaktaydı. Bu odalar, Babüssaade’nin sağ ve sol taraflarında yer almaktadır. Büyük ve küçük odalarda, Edirne, Galata ve İbrahim Paşa gibi hazırlık saraylarından gelen iç oğlanlar, İslami Bilgiler yanında Türkçe, Farsça ve Arapça gibi dil eğitimleri almaktaydı. Bu eğitimlerin yanı sıra vücutlarını geliştirecek güreş, koşu, atlama ve ok çekme gibi dersler de verilmekteydi.[18] Büyük ve küçük odaların doğrudan padişah hizmetine yönelik bir görevleri bulunmamaktaydı. Dolayısıyla bu odalar sadece hazırlık okullarında iç oğlanlara verilen eğitimin devamı niteliğindeydi.[19] Bu odaların öğrenci sayıları yıllara göre değişmiştir. 17. Yüzyıl ortalarında bu odalardaki öğrenci sayısı altı yüz olmakla birlikte bunların dört yüzü büyük odaya mensup öğrencilerdi.[20]

Enderun Mektebi’ndeki odalarda statü farkı kıyafetler sayesinde anlaşılmaktaydı. İç oğlanlar, kaftanlı ve dolamalı olarak iki sınıftan oluşmaktaydı. Büyük ve küçük odalarda eğitim gören iç oğlanlara, dolama giydikleri için dolamalı, diğer odalarda eğitim gören iç oğlanlara ise kaftan giydikleri için kaftanlı ismi verilmiştir.[21]

2.1.2. Doğancılar Koğuşu (Hane-i Bâzyân)

Doğancılar Koğuşu’nun bir diğer adı da Hane-i Bâzyân’dır. Padişahlara ait olan şahin ve doğan gibi kuşları yetiştirmek ve beslemek gibi görevlerin yanı sıra padişahların av hizmetlerini yapmakla görevli bir odaydı. Fatih zamanında koğuş, Bölük Şahinciyan-ı Enderun ismiyle ve zamanla Cemaat-ı Doğancıyan ve Doğancılar Koğuşu gibi adlarla anılmıştır. Genel olarak kırk kişilik gruptan oluşan koğuşun üst amiri Doğancıbaşı’dır.[22] Doğancılar, padişahlara ait olan doğan ve şahin gibi hayvanları besleyerek eğitilmesinden sorumluydu. Doğancıbaşı padişah ile birlikte ava gider ve av sırasında şahin ve doğanları uçururdu.

Doğancılar Koğuşu, Seferli Odası’nın kurulmasından sonra hiyerarşi sırasında 5. Sıraya kadar düşmüştür. Ancak padişahların ava düşkünlüğü sebebiyle varlığını sürdürmeye devam etmiştir.[23] IV. Mehmed döneminde 1675 yılında kaldırılmasıyla birlikte bu koğuş hakkında bahsedilmemektedir.[24]

2.1.3. Seferli Odası

Seferli Odası’nın bir diğer ismi de Hane-i Seferli’dir. Bu oda ilk defa 1635 yılında IV. Murad zamanında kurulmuştur. Büyük ve Küçük Odalarla Doğancılar Koğuşu’ndan hiyerarşi bakımından yüksektir. Bu odaya savaşçılar anlamında Seferli denilmiştir. Ancak daha sonra bu oda sanat mektebine dönüşmüştür.[25] Tezhip, deri işleri, musiki, oyma, dokuma ve kakma gibi meslek çalışmaları o dada yapılmaya başlanmıştır. Bu odadan pek çok bestekâr ve şairler çıkmıştır. Seferli Odası’na bağlı ve bitişiğinde bulunan mehterhane ve meşkhane de müzik eğitimi verilmekteydi.

Seferli Odası’nda yüz iç oğlanı eğitim görür ve bu odadan çıktıklarında sipahi bölüklerine gönderilmekteydi.[26] Bu odanın ağaları Büyük ve Küçük Odaların ağası olan Saray Kâhyasıdır. Oda 1831 yılında kaldırılmış ve buradaki öğrenciler Kiler ve Hazine Odalarına gönderilmiştir.

2.1.4. Kilerci Odası

Kilerci Odası, Fatih Sultan Mehmed döneminde kurulmuştur. Bu odada eğitim gören iç oğlanlar, ilim öğrenmelerinin yanında sarayın yiyecek ve içeceklerini hazırlama ve muhafaza etmesiyle görevlidir. Aynı zamanda padişahlara yemek servisi yapmak, sarayın ve mescitlerin mumlarının teminini sağlamak bu odanın görevlerindendi. Kilerci Odası’nın başında Serkilârî-i hâssa adında bir amir bulunmaktaydı. Bu oda hiyerarşi bakımından Seferli Odası’ndan yüksektir.[27] Kilerci Odası’nda yaklaşık otuz öğrenci eğitim görmekte ve bu odadan çıkan öğrenciler Kapıkulu süvari bölüğüne gönderilirdi.[28]

2.1.5. Hazine Odası

Hazine Odası Fatih Sultan Mehmed tarafından kurulmuş, Yavuz Sultan Selim zamanında daha da gelişerek teşkilatlanmıştır.[29] Kilerci Odası’ndan derece olarak yüksek olan Hazine Odası’nın görevlileri Hazinedarbaşı ve Hazine Kethüdası’dır. Hazinedarbaşı Enderun hazinesinden sorumlu iken Hazine Kethüdası ise iç hazineden sorumludur. Hazine Odası’nın saray hazinesinin kaydını tutmak ve korunmasını sağlamak gibi önemli görevleri bulunmaktaydı. Bu oda da altmış kadar iç oğlanı eğitim görmekteydi.[30] Hazinedarbaşı saray görevlileri içinde en nüfuzlu kişilerden biriydi. Hazinedarbaşı’nın Enderun hazinesinin kaydını tutma ve muhafaza etme görevinin dışında savaşlarda her daim padişahın yanında bulunmak, Cuma namazlarına giderken padişaha eşlik etmek gibi görevleri vardı. Bu görevlerin yanında sarayda sayıları yaklaşık iki bine varan ve ehl-i hiref olarak anılan sanatkârlardan sorumluydu. Bu odadan çıkan iç oğlanlar kapıkulu süvari bölüğüne, çaşnigirlik ve müteferrikalık görevlerine girerlerdi.[31]

2.1.6. Has Oda

Has Oda, Fatih Sultan Mehmed zamanında kurulmuş önemli bir odadır. Enderun Mektebi’nin en yüksek dereceli odası olan Has Oda, eğitimin en kıdemli bölümüdür.[32] Bu odada en iyi eğitimi alan öğrenciler idare konusunda çok sıkı bir eğitimle yetişmekteydi. Has Oda’da eğitim gören öğrenci sayısı kırk kadardı. Bu odanın görevleri Hırka-i Saadet Dairesi’ni ve Mukaddes Emanetleri korumak ve temizliğini sağlamaktı. Aynı zamanda bu odada devamlı olarak Kuran-ı Kerim okumak bu odanın görevlerindendi.[33] Has Oda’nın dört zabiti bulunmaktaydı. Bunlar; Hasodabaşı, rikabdar, silahtar ve çuhadardır. Bu dört zabitin en yüksek dereceli amiri Hasodabaşı’dır. Çünkü Hasodabaşı’nın padişahın huzuruna çıkma yetkisi Fatih Kanunnamesinde belirtilmişti.

Hasodabaşı, padişahın sürekli yanında bulunur ve hususi işlerinde yardımcı olmakla görevliydi. Hasodabaşı’ndan sonra gelen Silahdar Ağa, padişahın kılıcını, yayını ve okunu taşımakla görevliydi. Çuhadar Ağa, Alay zamanları padişahın arkasında bulunur ve padişahın kaftanlarını, kürklerini taşır ve bakımlarını yapardı. Rikabdar Ağa ise padişahın ayakkabılarından sorumluydu. Ayakkabıların temizliğini yapar ve giyinmesine yardımcı olurdu.[34] Başçavuş, sır kâtibi, kahvecibaşı, sarıkçıbaşı, Hünkâr müezzini gibi padişah hizmetinde olanlar Has Odadaki öğrencilerden seçilmekteydi. Has odadan çıkma olduğu zaman bunlar derecelerine göre önemli devlet görevlerine getirilmekteydi.[35]

  1. Enderun Mektebi’nde Yetişmiş Önemli Devlet Adamları

Devşirme sistemini başarıyla uygulayan Osmanlı Devleti’nde devşirme sistemiyle Enderun Mektebi’nde yetişmiş yetmiş dokuz Osmanlı Sadrazamı vardır. Bunlardan ilki Enderun Mektebi’nde eğitim alan Fatih Sultan Mehmed’in sadrazamı Hırvat kökenli Şehid Mahmud Paşa’dır. Enderun Mektebi’nde eğitim alarak sadrazam olanların sonuncusu ise Kıbrıslı Mehmed Emin Paşa’dır. Bu sadrazamların dışında 15. ve 17. Yüzyıllarda sadrazamlık makamına gelen pek çok sadrazam bulunmaktadır. Bunların içinde en meşhurları; Makbul İbrahim Paşa, Damat Rüstem Paşa, Gedik Ahmed Paşa, Sokullu Mehmed Paşa, Lala Mehmed Paşa, Kemankeş Mustafa Paşa, Ferhad Paşa, Kara Ahmed Paşa, Melek Ahmed Paşa, Tarhuncu Ahmed Paşa, Cigalazade Sinan Paşa, Köprülü Mehmed Paşa’dır. Bunların dışında sarayda başka görevlerde bulunarak sadrazam olan on dokuz sadrazam daha vardır.[36]

Dipnotlar
[1] Halil İnalcık, Osmanlı İmparatorluğu Klasik Çağ (1300-1600), Yapı Kredi Yayınları, İstanbul, s.86.

[2] Sümeyye Büşra Güneşdoğdu-Sarıtaş, ”Osmanlı Enderun Mektebi ve Alman Oryantalistler Josep Von Hammer, Johann Wilhem Zinkeisen ve Josef Matuz’un Enderun Mektebi Hakkındaki Görüşleri”, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, Konya, 2020, s.21.

[3] Ülker Akkutay, Enderun Mektebi, Gazi Üniversitesi Yayınları, Ankara, 1984, s.26.

[4] Mustafa Alkan, “Enderun-i Hümayun”, Osmanlı Teşkilat Tarihi El-Kitabı, ed. Tufan Gündüz, Grafik Yayınları, Ankara, s.64.

[5] Akkutay, Enderun Mektebi, s.61.

[6] Muhammed Enes Simit, “Klasik Bir Eğitim Kurumu Olarak Enderun Mektebi ve Yenileşme Bağlamında Kapatılış Süreci”, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2019, s.35.

[7] Mehmet Yavuz, “Klasik ve Modern Dönem Yönetici Yetiştirme Sistemlerinin İncelenmesi: Kurumlar Ve Kişiler”, Atatürk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi, C.31, S.2, s.434.

[8] Abdullah Demir, “Osmanlı Devleti’nde Devşirme Sistemi”, Uluslararası Sosyal Bilimler Dergisi, C.1, S.1, s.21.

[9] Akkutay, Enderun Mektebi, s.35-39.

[10] Abdülkadir Özcan, “Devşirme”,  https://islamansiklopedisi.org.tr/devsirme (12.12.2020).

[11] Mehmet Yavuz, a.g.m. , s.435.

[12] Mehmet Ali Ünal, Osmanlı Müesseseleri Tarihi, Fakülte Kitabevi, Isparta, 1997, s.22.

[13] Mehmet İpşirli, “Enderun”, https://islamansiklopedisi.org.tr/enderun (16.12.2020).

[14] Turgut Karakuş, “16. Yüzyıl Osmanlı Devlet Yönetiminde Enderun Saray Mektebi’nin Yeri ve Yönetim Sistemi Üzerindeki Etkisi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul, 2014, s.44-45.

[15] Akkutay, Enderun Mektebi, s.137.

[16] Akkutay, Enderun Mektebi, s.190.

[17] Halil İnalcık, a.g.e. , s. 85.

[18] Mehmet İpşirli, a.g.m.

[19] Mehmet Yavuz, a.g.m. , s.437.

[20] Akkutay, Enderun Mektebi, s.86.

[21] Muhammed Enes Simit, “Kapatılış Sürecinde Enderun-ı Hümayun ve Enderun Mektebi”, VAKANÜVİS-Uluslararası Tarih Araştırmaları Dergisi, 2019, s.328.

[22] Abdulcelil Işık-Engin Güneş, “Türk Tarihinde Özel Yeteneklilerin Eğitimi: Osmanlı Enderun Mektebi”, Üstün Zekâlılar Eğitimi ve Yaratıcılık Dergisi, 2017, s.7.

[23] Batuhan İsmail Kıran, “Osmanlı Saray Teşkilatında Doğancı Koğuşu”, Anadolu Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, Eskişehir, 2014, s.35.

[24] Mustafa Alkan, “Enderun-i Hümayun”, s.66.

[25] Muhammed Mustafa Ünlü, “Enderun ve Sanat Eğitimi”, Ankara Kültür, Sanat ve Edebiyat Dergisi, C.6, S.14, 2018, s.147.

[26] Mehmet İpşirli, a.g.m.

[27] Abdulcelil Işık-Engin Güneş, “Osmanlı Enderun Mektebi”, s.8.

[28] Mehmet İpşirli, a.g.m.

[29] Turgut Karakuş, a.g.t. , s.49.

[30] Mehmet Ali Ünal, a.g.e. , s.22.

[31] Mehmet İpşirli, a.g.m.

[32] Akkutay, Enderun Mektebi, s.104.

[33] Mustafa Gündüz, “Osmanlıyı Yönetenler Mektebi”, Yedikıta, S.105, 2017, s.31.

[34] Mehmet İpşirli, a.g.m.

[35] Mustafa Gündüz, “Osmanlıyı Yönetenler Mektebi”, s.33.

bilimdili

Yorumla

Yorum yazmak için buraya tıklayın...