<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kapitalizm arşivleri &#060; Bilimdili.com</title>
	<atom:link href="https://bilimdili.com/tag/kapitalizm/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://bilimdili.com/tag/kapitalizm/</link>
	<description>Türkçe Bilim</description>
	<lastBuildDate>Sat, 05 Dec 2020 14:00:44 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.3</generator>

<image>
	<url>https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2018/09/cropped-turuncu-favicon-32x32.png</url>
	<title>kapitalizm arşivleri &#060; Bilimdili.com</title>
	<link>https://bilimdili.com/tag/kapitalizm/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Karakter Aşınması &#8211; Yeni Kapitalizmde İşin Kişilik Üzerine Etkileri</title>
		<link>https://bilimdili.com/toplum/sosyoloji/karakter-asinmasi-yeni-kapitalizmde-isin-kisilik-uzerine-etkileri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İdris Kılıçaslan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Nov 2017 11:14:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[çalışanlar]]></category>
		<category><![CDATA[iş]]></category>
		<category><![CDATA[iş bölümü]]></category>
		<category><![CDATA[işçiler]]></category>
		<category><![CDATA[işin kişilik üzerinde etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[kapitalizm]]></category>
		<category><![CDATA[karakter aşınması]]></category>
		<category><![CDATA[kariyer]]></category>
		<category><![CDATA[mesleki kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[uzun vade yok]]></category>
		<category><![CDATA[yeni kapitalizm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://bilimdili.com/?p=10590</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uzun Vade Yok! Yeni kapitalizmde kullanılan bu slogan ile kariyer anlayışı tamamen değişmiştir. Çalışanlar önceden en fazla bir ya da iki kes iş değiştirerek, yaşamı boyunca aynı şirkette yavaş yavaş yükselerek kariyer yapıyordu. Artık insanlar sık sık iş değiştiriyorlar. Çalıştığı kuruma bağlılık ve aidiyet hisseden çalışanın yerini, her an başka fırsat gözleyen ve yeni denizlere [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/toplum/sosyoloji/karakter-asinmasi-yeni-kapitalizmde-isin-kisilik-uzerine-etkileri/">Karakter Aşınması &#8211; Yeni Kapitalizmde İşin Kişilik Üzerine Etkileri</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>Uzun Vade Yok!</em></strong></p>
<p>Yeni kapitalizmde kullanılan bu slogan ile kariyer anlayışı tamamen değişmiştir. Çalışanlar önceden en fazla bir ya da iki kes iş değiştirerek, yaşamı boyunca aynı şirkette yavaş yavaş yükselerek kariyer yapıyordu. Artık insanlar sık sık iş değiştiriyorlar. Çalıştığı kuruma bağlılık ve aidiyet hisseden çalışanın yerini, her an başka fırsat gözleyen ve yeni denizlere yelken açma isteği olan, aidiyet hissetmeyen çalışan tipi almıştır. Buna paralel olarak da pek çok büyük şirket elinden geldiğince küçülmeye gitmiş ve işlerini, kısa süreli sözleşmelerle çalışan küçük firmalara ve bireylere aktarmışlardır. Yani çalıştığı yere aidiyet duygusuyla bağlı ve işinden ayrılmayı düşünmeyen sadık işçinin yerini, aidiyet duygusu hissetmeyen kısa süreli çalışan ya da dönemlik-sözleşmeli çalışanlar almıştır.</p>
<p>“Uzun vade yok” sloganı aynı zamanda güveni, sadakati ve karşılıklı bağlılığı da aşındıran bir olgudur. Bu anlayışa göre iş yapma tarzlarının, ürün dizaynlarının, rakip firmayla ilgili verilerin, sermaye ekipmanlarının ve her türlü bilginin hızla değiştiği bir ekonomide belirli bir kuruma sadık kalmak hapsolmak demektir. Güncek sorunlarla baş etme noktasında da yüzeysel işbirliklerine girmek, sadakat ve liyakati dikkate alan davranışlardan daha etkili olmaktadır.</p>
<p>“Uzun vade yok” sloganı aile ilişkilerine aktarıldığında ise “bırak git”, “kendini adama”, “fedakarlıkta bulunma” manalarına gelir. Yeni kapitalist sistemin patronları karşılarında en ufak bir “birlik”, “birliktelik” görmek istemez, onlar karşılarında hiçbir kökü olmayan bireyler görmek isterler.</p>
<p><strong><em>İş Bölümü Anlayışının İlerlemesi</em></strong></p>
<p>İş bölümü genel bir tabi ile “bir işçinin belirli bir rutinde tek bir işi yapmasıdır” Örnek verilecek olursa; bir saat ustası saatin tüm parçalarını kendisi üretir, kendisi montajını yapar ve kendisi saat üretirdi. Ancak iş bölümü anlayışına göre çalışan fabrikalarda bir işçi sadece saatin camını, başka bir işçi mekanik aksamı, başka bir işçi de montajını yapar. Yani tek bir kişi saat üretmez. Ancak iş bölümüne göre organize edilen bir topluluk rutin olarak aynı işi yaparak pek çok saat üretir. Tek tek olarak ele alındıklarında ise hiçbir kıymetleri yoktur.</p>
<p>İş bölümünün ilerlemesiyle birlikte, emeğiyle geçinen insanların çoğunun işi bir dizi çok basit işlemle, hatta bir veya iki işlemle sınırlı hale gelir. Bütün hayatı birkaç basit işlemi gerçekleştirmekle geçen adam son derece aptal ve cahil hale gelir. İşbölümü esasına göre çalışan işçi “aptal ve cahil” bir yaratığa dönüşür; yaptığı işin tekrara dayalı doğası onu pasifleştirir. Bu nedenlerden dolayı, endüstriyel rutin, insan karakterinin bütün derinliğini yok etme tehlikesi barındırır.</p>
<p><strong><em>Mesleki Kimlik ve Başarı</em></strong></p>
<p>Yeni kapitalist sistemde insanların mesleki kimlikleri son derece zayıftır. Bir kişiyi hem fırıncı, hem kunduracı, hem tezgahtar, hem de garson olarak görmeniz mümkün. Çünkü artık mesleki olarak da bir aidiyet hissedilmiyor. Bu işleri yapan insanlar genel olarak kendilerinin yaptığı bu işi geçici olarak görüyor. Aslında hangi işi yapmak istedikleri sorulduğunda ise net bir cevap veremiyorlar. Makineleşme sayesinde pek çok insan pek çok farklı işte çalışabiliyor. Çünkü artık kullanıcı dostu makineler çok fazla. Hayatında hiç ekmek yapmamış birisi bile bir fırına işçi olarak girip çalışabiliyor. Çünkü ekmek yapma işinin her aşamasında kullanılan elektronik küçük ekranları olan, hamuru yoğuran, şekil veren ve zamanı geldiğinde fırından çıkarılması için uyaran sistemler mevcut. İnsanlar artık sadece birkaç tuşa basıp, biraz bilgisayar kullanabiliyorlarsa daha önce hiç fikri olmadıkları bir işte bile çalışabiliyorlar.</p>
<p>Yeni kapitalist sistemde işçi ve beyaz yakalıların çoğuna göre başarılı insanlar, tehlikelerden kaçınıp topu başkalarına atmayı bilen insanlardır. Başarı, zarardan kaçınmakta gizlidir. Hiçbir şeyin üzerine yapışmasına izin vermemek başarının anahtarıdır. Çalışanlar sürekli olarak işten atılma korkusu yaşıyor, sürekli sınandığını hissediyor fakat iyi mi yoksa kötü mü not aldığını bilemiyor. Bu da sürekli insanların kendisini tehlikede, güvensiz hissetmesidir. Sürekli bu duyguya maruz kalan insanlar da kendini hiçbir zaman güvende ve huzurlu hissedemez. Sürekli baştan başlamak, her gün kendini tekrar kanıtlamak zorunda olmak insanları duygusal olarak yoruyor. Sürekli kendini risk altında hissetmek insan karakterini aşındırıyor.</p>
<p>Bu sebeplerden dolayı insanlar işlerine zayıf ya da yüzeysel bağlar ile bağlanıyorlar ya da hiçbir mesleki kimlik hissetmiyorlar. Kendisini bir mesleğe ve bir kuruma bağlı hissetmeyen insanlar sürekli limanda oturup yeni fırsatlar bekliyorlar. Çıkacakları yolculukta ise terfi veya ücret artışı gibi olumlu gelişmelere rastlamayı umuyorlar. Aslında insan bu arayış ile karşısına güzel bir şey çıkacağı umuduyla yaşıyor.</p>
<p>Yaşlı ve deneyimli işçiler, yeni işe başlayan işçilere kıyasla kendi üstlerini daha fazla eleştirirler. Bunu yapmalarının ardında, kurumun bütününe karşı sadakat hissetmeleri yatar. Oysa genç çalışanlar yukarıdan gelen hatalı emirlere daha kolayca göz yumar. Sorun yaşadıklarında da, içeride kalıp mücadele etmek yerine, işi bırakma eğilimindedirler. Yani “çıkış”ı tercih ederler.</p>
<p>İş endişesi her yere nüfuz ediyor, kişinin özsaygısını azaltıyor, aileleri bölüyor ve işyerlerinin kimyasını değiştiriyor. İnsanlar uzun süreli insani ilişkilerin ve kalıcı hedeflerin yokluğunu hissediyor. Bu sistemin getirdiği en büyük kötülük insanların sürekli tedirginlik hissetmesi ve kaygı duyması olarak karşımıza çıkıyor.</p>
<p><em><strong>Kitap Künyesi</strong></em></p>
<p>Adı: Karakter Aşınması &#8211; Yeni Kapitalizmde İşin Kişilik Üzerindeki Etkileri<br />
Yazar: Richard Sennett<br />
Çevirmen: Barış Yıldırım</p>
<figure id="attachment_10591" aria-describedby="caption-attachment-10591" style="width: 400px" class="wp-caption aligncenter"><a class="herald-popup-img" href="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/11/karakter-aşınması-kitabı.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-full wp-image-10591" src="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/11/karakter-aşınması-kitabı.jpg" alt="" width="400" height="600" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/11/karakter-aşınması-kitabı.jpg 400w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/11/karakter-aşınması-kitabı-200x300.jpg 200w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /></a><figcaption id="caption-attachment-10591" class="wp-caption-text">Karakter Aşınması</figcaption></figure>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/toplum/sosyoloji/karakter-asinmasi-yeni-kapitalizmde-isin-kisilik-uzerine-etkileri/">Karakter Aşınması &#8211; Yeni Kapitalizmde İşin Kişilik Üzerine Etkileri</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Liberterlik</title>
		<link>https://bilimdili.com/toplum/liberterlik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[bilimdili]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Dec 2016 13:44:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DÜŞÜNCE]]></category>
		<category><![CDATA[TOPLUM]]></category>
		<category><![CDATA[başlangıç edinimi]]></category>
		<category><![CDATA[kapitalizm]]></category>
		<category><![CDATA[liberterlik]]></category>
		<category><![CDATA[robert nozick]]></category>
		<category><![CDATA[serbest piyasa]]></category>
		<category><![CDATA[Wilt Chamberlain]]></category>
		<category><![CDATA[yetkilenme kuramı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://bilimdili.com/?p=4805</guid>

					<description><![CDATA[<p>Liberterler serbest piyasayı savunur fakat eşitlik için yeniden dağıtımı sağlamak amacıyla vergilendirme yapılmasına karşı çıkarlar. Serbest piyasa doğuştan adildir. Kapitalizmin üretkenliğinin ve toplumsal zenginliği arttırmanın en faydalı yolu olduğu görüşündedirler. Ayrıca bazıları, kapitalizmi tiranlığa izin vermeyeceği için savunur. Çünkü hükümetlerin ekonomik işlemleri çok fazla denetlemesi hayatımızı da denetlemesine yol açar. Liberterlere göre hükümetin verimliliği arttırmak [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/toplum/liberterlik/">Liberterlik</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="justify"><span style="color: #00000a; font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Liberterler serbest piyasayı savunur fakat eşitlik için yeniden dağıtımı sağlamak amacıyla vergilendirme yapılmasına karşı çıkarlar. Serbest piyasa doğuştan adildir. Kapitalizmin üretkenliğinin ve toplumsal zenginliği arttırmanın en faydalı yolu olduğu görüşündedirler. Ayrıca bazıları, kapitalizmi tiranlığa izin vermeyeceği için savunur. Çünkü hükümetlerin ekonomik işlemleri çok fazla denetlemesi hayatımızı da denetlemesine yol açar. Liberterlere göre hükümetin verimliliği arttırmak için bile olsa piyasaya karışma hakkı yoktur.</span></p>
<p align="justify"><span style="color: #00000a; font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;"><b>Nozick’in Yetkilenme Kuramı</b></span></p>
<figure id="attachment_4806" aria-describedby="caption-attachment-4806" style="width: 409px" class="wp-caption alignright"><a class="herald-popup-img" href="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2016/12/robert-nozick.jpg"><img decoding="async" class="wp-image-4806" src="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2016/12/robert-nozick-300x257.jpg" width="409" height="350" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2016/12/robert-nozick-300x257.jpg 300w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2016/12/robert-nozick.jpg 525w" sizes="(max-width: 409px) 100vw, 409px" /></a><figcaption id="caption-attachment-4806" class="wp-caption-text">Robert Nozick</figcaption></figure>
<p align="justify"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;"><b></b><span style="color: #00000a;">Bu kurama göre herkesin şu anda sahip olduğu mallarda hakkı vardır ve adil bir dağılım serbest değiş tokuşla ortaya çıkacak bir dağılımdır. Bu dağılım sonrası hükümetin herhangi bir sebeple birinin isteğine aykırı biçimde vergilendirmesi adil olmayacaktır. Tek meşru vergilendirme ise değiş tokuş serbestliğini korumak için oluşturulacak güvenlik ve adalet sistemine yönelik olandır. Nozick’in yetkilenme kuramının üç temel ilkesi şunlardır:</span></span></p>
<ul>
<li>
<p align="justify"><span style="color: #00000a; font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Aktarım ilkesi: Sahip olunan her şeyi serbest olarak aktarmak.</span></p>
</li>
<li>
<p align="justify"><span style="color: #00000a; font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Kazanımın başlangıçta adil olması ilkesi: İnsanların birinci ilkeye göre aktarabilecekler<wbr />i şeylere başta nasıl adilce sahip olabilecekleri düzenler.</span></p>
</li>
<li>
<p align="justify"><span style="color: #00000a; font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Adaletsizliğin düzeltilmesi ilkesi: Adaletsiz biçimde edinilen ya da aktarılan şeylerin nasıl ele alınacağını belirler.</span></p>
</li>
</ul>
<p align="justify"><span style="color: #00000a; font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Nozick’e göre dağılım tercihlere duyarlıdır fakat Rawls ve Dworkin’de olduğu gibi yeteneklere duyarsız değildir. Yani liberal siyasi ve sosyal eşitlikçiler doğuştan engelli bir kişinin dezavantajlı durumu için vergilendirmeyi savunur fakat Nozick’e göre bu adaletsizliktir. Çünkü insanların sahip oldukları şeylerde hak sahibi olduğunu söyler. Yani kişi zorla veya herhangi bir yolsuzluk yoluyla sahip olmadığı bir şey üzerinde hak sahibidir ve bunu istediği şekilde kullanma hakkına sahiptir.</span></p>
<p align="justify"><span style="color: #00000a; font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;"><b>Sezgici Tez: Wilt Chamberlain Örneği</b></span></p>
<figure id="attachment_4807" aria-describedby="caption-attachment-4807" style="width: 421px" class="wp-caption alignright"><a class="herald-popup-img" href="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2016/12/Wilt-Chamberlain.jpg"><img decoding="async" class=" wp-image-4807" src="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2016/12/Wilt-Chamberlain-300x225.jpg" alt="" width="421" height="316" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2016/12/Wilt-Chamberlain-300x225.jpg 300w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2016/12/Wilt-Chamberlain-768x576.jpg 768w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2016/12/Wilt-Chamberlain-600x450.jpg 600w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2016/12/Wilt-Chamberlain-74x55.jpg 74w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2016/12/Wilt-Chamberlain-111x83.jpg 111w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2016/12/Wilt-Chamberlain-215x161.jpg 215w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2016/12/Wilt-Chamberlain.jpg 790w" sizes="(max-width: 421px) 100vw, 421px" /></a><figcaption id="caption-attachment-4807" class="wp-caption-text">Wilt Chamberlain</figcaption></figure>
<p align="justify"><span style="color: #00000a; font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Nozick’in aktarım ilkesine göre bir şey meşru yolla elde edilmişse kişi onun üzerinde mutlak hak sahibidir ve bu durum eşitsizlik ortaya çıkarsa bile onu istediği gibi kullanabilir. Yeteneklere duyarlı olduğu için kişi eğer yeteneklerinden dolayı bir şeyi kazanmışsa onun hakkıdır. Örnek olarak, D1 adını verdiği bir kaynak dağılımı kabul ediliyor ve bunda herkesin eşit payı olduğu varsayılıyor. Wilt Chamberlain adlı basketbol oyuncusunu bütün takımların istediğini ve bir takımla imzaladığı sözleşmede takımın sahasında her oynadığı maçta satılan biletten 25 sent alacağı maddesi olduğunu söyler. İnsanlar Chamberlain’i izlemek için maçlara giderler ve verdikleri bilet parasındaki onun payını hak ettiğini düşünüyorlar. Bir sezon boyunca 1 milyon kişinin maçlara gittiği ve Chamberlain’in 250.000 dolar kazandığı varsayılır. Ortaya yeni bir dağılım çıkar ve bu dağılıma D2 adını verir. Bu yeni dağılım diğer insanlarla Chamberlain arasında eşitsizlik yaratmıştır fakat Nozick’e göre bu eşitsizlik değildir. Çünkü insanlar bu parayı isteyerek vermişler ve serbest bir değiş tokuş gerçekleşmiştir. Bu yüzden ortaya çıkan bu yeni dağılım adildir. Nozick bu dağılımın sezgilerimize daha uygun olduğunu söyler. Bu örneğe getirilen eleştiri ise koşulların eşitsizliğini adil bir biçimde ele alma sezgimizi göz ardı ettiği şeklindedir.</span></p>
<p align="justify"><span style="color: #00000a; font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;"><b>Kendi Üzerimizde Hak Sahibi Olma</b></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #00000a; font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Nozick’in kuramının temeli bireylerin hakları olduğu ve bunun hiç kimse tarafından herhangi bir şekilde çiğnenmemesi gerektiğidir. Çünkü haklar insanların birbirinden ayrı varlıklar olduğunu garanti altına alır. Nozick’e göre en önemli hak kişinin kendi üzerinde sahip olduğu haktır. Rawls ve Dworkin tarafından öne sürülen dezavantajlıları<wbr />n diğerleri ile eşit duruma getirilmesi önerisine karşı çıkar. Çünkü bu durum kişinin kendi kendine sahip olma düşüncesine aykırıdır. Eğer başkaları kişinin yeteneği üzerinde meşru hak isteğinde bulunabiliyorsa, bu yeteneklere sahip olduğu söylenmez.</span></p>
<p align="justify"><span style="color: #00000a; font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Kişi kendi gücüne sahipse bu güçlerini kullanarak elde ettiği şeylere de sahiptir. Fakat bu bir yönüyle yanlıştır. Örnek olarak kişi bir araziye sahipse gücünü kullanarak bu araziyi geliştirebilir fakat bu araziyi o kişi yaratmamıştır. O yüzden arazi üzerindeki hakkı sadece kendi gücünden kaynaklanmaz. Bu mal üzerindeki hakkı aktarım ilkesine uygun olarak başkasından ona geçmiş bir olmasından kaynaklanır.</span></p>
<p align="justify"><span style="color: #00000a; font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Burada başlangıçtaki edinim sorunu ortaya çıkar. Eğer başlangıçtaki edinim zorla olmuşsa bu edinim gayrimeşrudur ve hükümetin bu duruma el koyup yeniden dağıtım yapması normaldir. Eğer başlangıçta zorla edinilmiş şeyler meşru ise şu anda ona sahip olanın elinden zorla alınması da meşrudur. Nozick’in buna cevabı zora başvurularak edinilen şeyler gayrimeşru olduğu şeklindedir ve bu edinilen kaynakların bir seferlik olarak yeniden dağıtımla düzeltilmesini söyler. Peki, başlangıç edinimi nasıl olmalıdır? Bu sorunun cevabı ‘ortak topraklar trajedisinde’dir<wbr />. Buna göre toprağın ortak kullanımında kişinin toprağı geliştirmek için çaba harcamasını teşvik edecek bir şey yoktur. Çünkü kişi toprak için çalışıp çaba harcadığı zaman başkası gelip onun emeğini alıp gidebilir. Bu yüzden kişinin toprağa yönelik bir yatırım yapması onu diğerlerinden uzak tutması yoluyla gerçekleşir. Bu durum düşünüldüğünde toprağı kendi mülküne geçirmek önceki duruma göre her türlü faydalıdır. Çünkü önceki duruma göre toprak atıl durumda kalacak ve hiç kimse faydalanamayacak<wbr />tı. Başlangıç ediniminin meşruluğunu sınamak için başkalarının durumunu kötüleştirip kötüleştirmediği<wbr />ne bakılması gerektiğini söylerler. Nozick koyduğu koşula göre dünyanın büyük bölümünün hemen özel mülkiyete girdiğini söyler. Başlangıçtaki mülk edinme aktarım ilkesini de kapsadığı için kısa sürede etkin bir piyasa ortaya çıkar.</span></p>
<p align="justify"><span style="color: #00000a; font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Liberterler kendi kendine sahip olma hakkına saygılı olmanın karşılıklı yarar getirdiğini söylerler. İnsanlar doğal bir ahlaki statüden yoksundurlar ve kişinin yetenek ve sahip oldukları üzerinde sınırsız bir sözleşme hakkına sahip olması ve bu yeteneğini ve sahip olduklarını başkalarına karşı koruma gücüne bağlıdır. Liberterler bu güce herkesin sahip olduğunu ve insanların doğal olarak eşit olduğunu savunurlar.</span></p>
<p style="text-align: right;" align="justify">Tolga Havva</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/toplum/liberterlik/">Liberterlik</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İkinci El Zaman</title>
		<link>https://bilimdili.com/kitap/ikinci-el-zaman/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İdris Kılıçaslan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Nov 2016 16:54:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[homosovieticus]]></category>
		<category><![CDATA[ikinci el zaman]]></category>
		<category><![CDATA[kapitalizm]]></category>
		<category><![CDATA[kızıl insanın sonu]]></category>
		<category><![CDATA[komünizm]]></category>
		<category><![CDATA[komunizme nobel bakışı]]></category>
		<category><![CDATA[Rusya]]></category>
		<category><![CDATA[sosyalizm]]></category>
		<category><![CDATA[sovyet rusya]]></category>
		<category><![CDATA[sscb]]></category>
		<category><![CDATA[Svetlana Aleksiyeviç]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://bilimdili.com/?p=4395</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ninni yerine devrim şarkıları söylerdi annem. Şimdi de torunlarına söylüyor. "Sen aklını mı kaçırdın?" diyorum. "Başka şarkı bilmiyorum," diyor.</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/kitap/ikinci-el-zaman/">İkinci El Zaman</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;"><strong>Svetlana Aleksiyeviç</strong> tarafından yazılan &#8220;<strong>İkinci El Zaman</strong>&#8221; 2015 yılında Nobel Edebiyat Ödülüne layık görüldü. Rusçadan Türkçeye <strong>Sabri Gürses</strong> tarafından çevrildi ve Türkiye&#8217;deki baskısı <strong>KAFKA</strong>, Epsilon Yayıncılık tarafından 2016 yılının Eylül ayında yapıldı.</span></p>
<figure id="attachment_4397" aria-describedby="caption-attachment-4397" style="width: 400px" class="wp-caption alignright"><a class="herald-popup-img" href="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2016/11/images-1-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-4397" src="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2016/11/images-1-1.jpg" alt="İkinci El Zaman" width="400" height="623" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2016/11/images-1-1.jpg 307w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2016/11/images-1-1-193x300.jpg 193w" sizes="auto, (max-width: 400px) 100vw, 400px" /></a><figcaption id="caption-attachment-4397" class="wp-caption-text">İkinci El Zaman</figcaption></figure>
<p dir="ltr"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Eserde yirmi başlık altında ele alınan röportajlar var. Bu röportajlar aynı zamanda bir sözlü tarih çalışması. Çalışmanın ihtivası ise Sovyet Rusya&#8217;nın çöküşünü ele alıyor. S.S.C.B. çok büyük bir devletti ve çöküşü çok gürültülü oldu. Kitapta Sovyet Rusya&#8217;nın amacı neydi ama neler oldu? sorusunun cevabını bulabiliriz. Ya da Sovyet Rusya&#8217;nın söylemi neydi ama neler yapmıştı?</span></p>
<p dir="ltr"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;"><u>Komünizmin Amaçları Neydi? (NİYET)</u></span></p>
<p dir="ltr"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">-Yeni bir dünya düzeni kurup herkesi mutlu kılmak.</span></p>
<p dir="ltr"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">-Zengini ve fakiri olmayan adil bir yaşam.</span></p>
<p dir="ltr"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">-&#8220;Ben&#8221; değil, &#8220;biz&#8221; diyen toplum.</span></p>
<p dir="ltr"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">-Sınıfsız bir toplum</span></p>
<p dir="ltr"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Dünyaya kardeşlik getirecekti, tüm insanlar kardeşti. Fakat hepsi Rusça konuşmak zorundaydı.</span></p>
<p dir="ltr"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;"><u>Komünizm Ne Yaptı? (İCRAAT)</u></span></p>
<p dir="ltr"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">-İnsanları delirtti, tımarhaneler tıka basa doldu.</span></p>
<p dir="ltr"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">-Zorbalık ve zulüm.</span></p>
<p dir="ltr"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">-İnsani bir yönetim şeklini benimsemedi. İnsanlar baskı, korku ve tehditten bıkmıştı.</span></p>
<p dir="ltr"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">-Komünizm uygulayıcıya göre değişiyordu. Komünizm değil Stalinizm vardı.</span></p>
<p dir="ltr"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">-Sınırdan içeri incil geçirmek yasaklandı.</span></p>
<p dir="ltr"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">-Tuz dışında her şey karneye bağlandı.</span></p>
<p dir="ltr"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">-Komünizm insan yiyen bir canavar ya da insan öğüten bir makina halini aldı.</span></p>
<p dir="ltr"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">-İnsanlar aç kaldı. Açlıktan öldü.</span></p>
<p dir="ltr"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">-Herkese potansiyel şüpheli, hain, casus ya da karşıdevrimci gibiymiş gibi bakıldı. </span><br />
<span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">-İnsanlar çalışma kamplarında (ray döşeme, ağaç kesimi, yol-tünel yapımı) çok düşük standartlarda çalıştırıldı.</span></p>
<p dir="ltr"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">-Sürekli birileri tutuklandı, kurşuna dizildi. </span><br />
<span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">-Günümüzde dâhi Rusya&#8217;da yaşayan her bireyin bizzat yaşamasa da anne-baba ya da dede-nine&#8217;den kalma dehşet dolu bir hikayesi ve travması var. Bu kötü anıları unutmak, bir an olsun hissetmemek ve acı çekmemek isteyen, bu sebeple alkolik olan bir halk meydana geldi.</span></p>
<p dir="ltr"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">-KGB tarafından öldürülme korkusu salındı.</span></p>
<p dir="ltr"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">-İnsanlar adeta hiç bitmeyen bir dehşetin içindeydi.</span></p>
<p dir="ltr"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">-Dans etmek ve kızlara çiçek vermek burjuva adeti olduğu gerekçesiyle yasaklandı.</span></p>
<p dir="ltr"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">-Kiliseler yıkılıp yerine tuvalet yapıldı. Rahiplere bu tuvaletler temizletildi.</span></p>
<p dir="ltr"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">-İnsanları &#8220;demir yumruk&#8221; ile mutlu etmeye çalıştılar.</span></p>
<p dir="ltr"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">-Yahudiler dışlandı ve yok edilmeye çalışıldı.</span></p>
<p dir="ltr"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;"><u>İnsanlar Ne İstiyordu? (SIRADAN İNSANIN</u><u> BEKLENTİLERİ</u><u>)</u></span></p>
<p dir="ltr"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">-İnsanlar iyi yaşamak istiyordu</span></p>
<p dir="ltr"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">-Kot pantolon, salam, muz, video, parlak giysiler, sosis, lezzetli yemekler, peynir, et, tuvalet kağıdı, portakal, sabun, tuz, şeker, çizme, mont, yoğurt, bira, tencere, kap kacak istiyordu.</span></p>
<p dir="ltr"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">-Düzenli yaşamak istiyordu.</span></p>
<p dir="ltr"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">-Kaba saba, gri, askeri şeylere benzeyen eşyalar değil, renkli eşyalar istiyordu.</span></p>
<p dir="ltr"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">-Ölmek istemiyordu.</span></p>
<p dir="ltr"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">-Mutlu olmak istiyordu.</span></p>
<p dir="ltr"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">-Sevmek-sevilmek, evlenmek ve çocuk yapmak istiyordu.</span></p>
<p dir="ltr"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">-İnsanlar güzel evlerde yaşamak istiyordu.</span></p>
<p dir="ltr"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">-Kırık dökük yollar yerine otobanlar istiyordu.</span></p>
<p dir="ltr"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;"><u>Ne Oldu? (SONUÇ</u>)</span></p>
<p dir="ltr"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">-Yumuşak bir sosyalizm, insani bir sosyalizm isteyen halk vahşi kapitalizm ile uyandı.</span></p>
<p dir="ltr"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">-Hep düşmana saldırmak için hazırlanan Sovyet Rusya, savaş olmayınca çöktü.</span></p>
<p dir="ltr"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">-Komünizm insanları dinsel bir fanatizm ile harekete geçirdi. Sonra yordu ve hayal kırıklığına uğrattı.</span></p>
<p dir="ltr"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">-Komünizm Sovyet insanı için terörle eşdeğer manaya geldi.</span></p>
<p dir="ltr"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">-Sovyet Rusya yıkılınca ortaya çıkan otorite boşluğunu mafyalar doldurdu.</span></p>
<p dir="ltr"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Ve değinemediğimiz pek çok şey için bu kitabı okumanızı şiddetle öneririz.</span></p>
<p dir="ltr"><span style="font-size: 12pt;"><em><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Künye Bilgileri:<br />
Sayfa Sayısı: 528</span></em></span><br />
<span style="font-size: 12pt;"><em><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Baskı Yılı: 2016</span></em></span><br />
<span style="font-size: 12pt;"><em><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Dili: Türkçe</span></em></span><br />
<span style="font-size: 12pt;"><em><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Yayınevi: Kafka Yayınevi</span></em></span><br />
<span style="font-size: 12pt;"><em><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">ISBN: 9786054820382</span></em></span></p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/kitap/ikinci-el-zaman/">İkinci El Zaman</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
