<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Avrupa Birliği arşivleri &#060; Bilimdili.com</title>
	<atom:link href="https://bilimdili.com/tag/avrupa-birligi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://bilimdili.com/tag/avrupa-birligi/</link>
	<description>Türkçe Bilim</description>
	<lastBuildDate>Tue, 06 Dec 2022 18:27:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.3</generator>

<image>
	<url>https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2018/09/cropped-turuncu-favicon-32x32.png</url>
	<title>Avrupa Birliği arşivleri &#060; Bilimdili.com</title>
	<link>https://bilimdili.com/tag/avrupa-birligi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Avrupa Birliği&#8217;nin Yeni Kilit Ortağı Kazakistan</title>
		<link>https://bilimdili.com/dusunce/avrupa-birliginin-yeni-kilit-ortagi-kazakistan/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Soysal]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Dec 2022 18:27:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DÜŞÜNCE]]></category>
		<category><![CDATA[TOPLUM]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Birliği ve Orta Asya]]></category>
		<category><![CDATA[kazakistan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bilimdili.com/?p=21434</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ukrayna ve Rusya arasında savaş sürerken  Avrupa ile Orta Asya arasında büyük bir yakınlaşmaya yol açmıştır. Gerçekten de dünyanın bu bölgesine olan ilgi giderek artıyor. Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel&#8217;in Kazakistan ve Özbekistan ziyareti, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron&#8217;un 29-30 Kasım tarihlerinde mevkidaşı Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev&#8217;i Elysee Sarayı&#8217;nda ağırlaması, 27 Ekim 2022 tarihinde Astana&#8217;da gerçekleşen Avrupa [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/dusunce/avrupa-birliginin-yeni-kilit-ortagi-kazakistan/">Avrupa Birliği&#8217;nin Yeni Kilit Ortağı Kazakistan</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Ukrayna ve Rusya arasında savaş sürerken  Avrupa ile Orta Asya arasında büyük bir yakınlaşmaya yol açmıştır. Gerçekten de dünyanın bu bölgesine olan ilgi giderek artıyor. Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel&#8217;in Kazakistan ve Özbekistan ziyareti, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron&#8217;un 29-30 Kasım tarihlerinde mevkidaşı Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev&#8217;i Elysee Sarayı&#8217;nda ağırlaması, 27 Ekim 2022 tarihinde Astana&#8217;da gerçekleşen Avrupa Birliği-Orta Asya Zirvesi, Orta Asya ve Avrupa Birliği arasındaki Global Gateway projesi vb. dolayısıyla şu soru sorulmayı hak ediyor: Avrupa&#8217;nın Orta Asya&#8217;ya ve özellikle Kazakistan&#8217;a artan ilgisi nasıl açıklanabilir?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Rusya ve Ukrayna arasında olduğu gibi jeopolitik krizler karşısında ülkeler Rusya&#8217;ya olan bağımlılıklarını ve jeopolitik ve ekonomik krizlere karşı kırılganlıklarını azaltmak için başka anlaşmalar yapmaya çalışıyorlar. Dahası, bu on yılda gezegenimiz ekonomik güçlerde bir değişimle karşı karşıya. Artık birkaç güç kutbunun yönettiği bir Dünya ile karşı karşıya değiliz. Aksine, Kazakistan da dahil olmak üzere yeni ülkeler güç haline geliyor ve uluslararası ölçekte ağırlık taşımaya başlıyor. Elbette Fransa ve genel olarak Avrupa Birliği bu ülkeyle ikili anlaşmaları arttırmaya çalışıyor ve bu 2022&#8217;nin sonuna doğru daha da yoğunlaşacak. Bu ülkeye yönelik artan ilgiyi anlamaya çalışalım.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Eski bir Sovyet cumhuriyeti olan Kazakistan, Orta Asya&#8217;da, Rusya&#8217;nın güneyinde, Çin&#8217;in batısında ve Özbekistan&#8217;ın kuzeyinde yer alan bir ülkedir. Yüzölçümü bakımından dünyanın en büyük 9. ülkesidir. Bu ülke, dünyanın büyük güçlerinin kavşağında yer aldığı için çok stratejik bir konuma sahiptir. Yukarıda da belirtildiği gibi, Rusya kuzeyde, Çin&#8217;i Avrupa&#8217;ya bağlayan ve Hindistan&#8217;ı Rusya&#8217;ya bağlayan İpek Yolu üzerindedir. Fransız-Alman ARTE programının Orta Asya: Dünyaların Kavşağında adlı bir program yapması boşuna değildir. Stratejik konum açısından Kazakistan önemli bir yere sahiptir. Bölgede hem Rusya (7600 km ortak) hem de Çin ile sınırı olan tek ülkedir. Stratejik konumu Çin, Rusya, Türkiye gibi büyük güçlerin yanı sıra Avrupa Birliği&#8217;ni de cezp etmektedir. Ancak, diğer güçler için çekici olan sadece coğrafi konumu değildir. Bu nedenle, ekonomik açıdan bakıldığında, Kazakistan&#8217;ın Avrupa ve Çin arasındaki mal akışında artan bir rol oynamayı amaçladığı göz önüne alındığında, enerji, ulaşım ve belki de altyapı alanında anlaşmalar yoğunlaşıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kazakistan Cumhurbaşkanı Kassym-Jomart Tokayev, Paris ve Avrupa&#8217;nın Rus, Çin ya da Amerikan etkilerine bırakmak istemediği son derece stratejik bir bölge olan bu Orta Asya ülkesi ile Fransa arasındaki bağları güçlendirmek amacıyla 29 Kasım Salı ve 30 Kasım Çarşamba günü Paris&#8217;i ziyaret etti. Elysée, ziyaretin &#8220;</span><i><span style="font-weight: 400;">çok siyasi ve stratejik bir hedefi olacağını</span></i><span style="font-weight: 400;">&#8221; söylendi. &#8220;</span><i><span style="font-weight: 400;">İlişkimizi pekiştirmek, Orta Asya ülkeleri için de zor bir bağlamda diyaloğumuzu güçlendirmek</span></i><span style="font-weight: 400;">&#8221; söz konusu diye belirtildi. Üstelik bu ziyaret, bölgedeki bir başka devlet başkanı olan Özbekistan Cumhurbaşkanı Şavkat Mirzioev&#8217;in ziyaretinin üzerinden bir hafta geçmeden gerçekleşiyor (Euractiv). Kazakistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Roman Vasilenko şunları söyledi: &#8220;</span><i><span style="font-weight: 400;">Rusya&#8217;dan uzaklaşmamız söz konusu değil ama aynı zamanda Batı ile ilişkilerimizi geliştirmek istiyoruz&#8221;</span></i><span style="font-weight: 400;"> (Barluet, A. 2022, lefigaro.fr).</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Paris&#8217;te &#8220;</span><i><span style="font-weight: 400;">birkaç ticari anlaşmanın imzalanmasını bekliyoruz</span></i><span style="font-weight: 400;">&#8221; diyen Kazak kaynak, Alstom&#8217;un Astana&#8217;daki lokomotif fabrikasının hızlandırılmasına yönelik bir anlaşmadan ya da ülkenin güneyindeki bir fotovoltaik tesis için başka bir anlaşmadan söz etti. Dolayısıyla Avrupa Birliği&#8217;nin Kazakistan&#8217;a ve genel olarak Orta Asya&#8217;ya olan ilgisinin artmakta olduğu açıktır.  Özetle, Macron ve Tokayev arasındaki görüşmede iki cumhurbaşkanı Kazakistan Cumhuriyeti ile Avrupa Birliği arasındaki Geliştirilmiş Ortaklık ve İşbirliği Anlaşmasının uygulanmasında yakın işbirliğini sürdürmeye hazır olduklarını ifade ettiler. Bu bağlamda, 27 Ekim 2022 tarihinde Astana&#8217;da ilk Avrupa Birliği-Orta Asya Zirvesi&#8217;nin düzenlenmesini memnuniyetle karşıladılar.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"> Orta Asya&#8217;nın gözde bir bölge olduğunu her yerde okuyabiliyoruz. Nitekim Fransız televizyon kanalı France 24&#8217;te şöyle bir program yapıldı: &#8220;Orta Asya, imrenilen bir bölge&#8221; (l&#8217;Asie centrale, une région si convoitée). Orta Asya uzmanı Michael Levystone, France 24&#8217;te yaptığı konuşmada &#8220;</span><i><span style="font-weight: 400;">Kazakistan&#8217;ın keşfedilmesini bekleyen devasa doğal kaynaklara sahip olduğunu</span></i><span style="font-weight: 400;">&#8221; söyledi. Levystone, &#8220;</span><i><span style="font-weight: 400;">Kazakistan&#8217;ın 1994&#8217;ten bu yana Rusya ve Çin haricinde uluslararası ortaklıkları yeniden dengelemek için çok yönlü bir diplomasi politikası yürüttüğünü</span></i><span style="font-weight: 400;">&#8221; de sözlerine ekledi. Kazakistan&#8217;ın Rusya ve Çin&#8217;in Orta Asya&#8217;daki en önemli ekonomik ortağı olduğunu unutmayalım. Kazakistan Rusya&#8217;nın Orta Asya&#8217;ya açılan kapısıdır. Orta Asya uzmanı Levystone&#8217;un da belirttiği gibi, Kazakistan&#8217;ın tek ortakları Rusya ve Çin değil. Hollanda da ülkenin önde gelen ticaret ortağıdır (ARTE). Kazakistan, Fransa&#8217;nın başlıca uranyum ve ham petrol tedarikçilerinden biridir (Fransa ve Kazakistan arasında 30 Kasım 2022 tarihli ortak bildiri, Viepublique.fr üzerinden).</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"> Yukarıdaki paragraflarda da belirtildiği üzere Kazakistan doğal kaynaklarıyla dikkat çekmektedir. Ülke doğal kaynaklarla doludur. Petrol, doğal gaz, kömür, metaller, uranyum (dünya rezervlerinin %40&#8217;ı) bakımından zengindir. Ülke, ARTE programının gösterdiği gibi bölge ekonomisinin ağır topu ve bölge ekonomisinin ⅔&#8217;ünü elinde tutuyor. ARTE programı, Orta Asya: Dünyaların Kavşağında, Kazakistan&#8217;ın ortaklıklarda bir büyüme yaşadığına ve herkesle iyi geçinerek anlaşmalarını arttırdığına işaret ediyor. Aslında, zenginliğini Moskova, Pekin, Avrupa Birliği (ülkenin ilk ticari ortağı), Türkiye ve aynı zamanda ABD&#8217;ye sattığı için gerçek bir çok boyutlu diplomasi ile karşı karşıyayız. Bu nedenle ülke nükleer, fotovoltaik, nadir kaynaklar, altyapı açısından büyük bir zenginliktir. Bu nedenle büyük güçler tarafından büyük bir ilgiyle izleniyor. Bu yüzden Kazakistan, Fransa ve Avrupa ile bağlantı faktörlerini çoğaltmayı amaçlamaktadır. Örnek olarak Fransız lefigaro.fr gazetesinin başlığını &#8220;</span><b>Kazakistan ve Fransa ortaklıklarını yeniden başlatmak istiyo</b><span style="font-weight: 400;">r&#8221; şeklinde okuyabiliriz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu bağlamda Konopelko, A. (2018) bilgiler sunmaktadır: &#8220;</span><i><span style="font-weight: 400;">Avrupa Birliği bir bütün olarak Kazakistan&#8217;daki ilk yabancı yatırımcıdır ve Kazakistan&#8217;daki toplam brüt doğrudan yabancı yatırımın (FDI) yarısından fazlası Avrupa Birliği ülkelerinden gelmiştir</span></i><span style="font-weight: 400;">&#8220;.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">2014 yılında Kazakistan&#8217;ın Avrupa Birliği ile toplam ticareti 30 milyar Avro&#8217;yu (52 milyar ABD Dolarını) aşmıştır. 2015 yılında ikili ticaret 8 milyar Avro azalarak 22 milyar Avro&#8217;yu aştı. Avrupa Birliği Kazakistan ile 10 milyar Avroluk bir ticaret açığı kaydetmiştir. 2016 yılında AB-Kazakistan ticareti yaklaşık 18 milyar Avro&#8217;ya ulaşmıştır. Kazakistan&#8217;ın Avrupa Birliği&#8217;ne yaptığı toplam ihracatın %84,8&#8217;ini mineral (petrol) ürünleri oluşturmaktadır. 2015 yılında Avrupa Birliği&#8217;nin toplam Kazak ihracatı içindeki payı %46.7&#8217;nin üzerinde gerçekleşirken, AB&#8217;nin toplam Kazak ticaretindeki payı %33.8&#8217;e ulaşmıştır (Avrupa Komisyonu Ticaret Genel Müdürlüğü 2016).</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Konopelko, A. (2018) &#8220;</span><i><span style="font-weight: 400;">AB yatırımlarının üçte ikisi doğal kaynakların (özellikle petrol, gaz ve metaller) araştırılması ve çıkarılmasına yöneliktir. Kuşkusuz, enerji sektörü Kazakistan ve Avrupa Birliği arasındaki ikili ilişkilerde çok önemli bir rol oynamaktadır</span></i><span style="font-weight: 400;">&#8220;.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ifri&#8217;de çalışan ve Orta Asya konusunda uzmanlaşmış Fransız araştırmacı Michael Levystone AFP&#8217;ye yaptığı açıklamada &#8220;</span><i><span style="font-weight: 400;">Rus hidrokarbonları ambargo altındayken Avrupalıların Orta Asya&#8217;ya olan ilgisi enerji kaynakları (&#8230;) ve Çin ile AB arasındaki ulaşım koridorlarıdır</span></i><span style="font-weight: 400;">&#8221; diye özetledi. Öte yandan, &#8220;</span><i><span style="font-weight: 400;">Rus ekonomisine yönelik yaptırımlar Orta Asya ülkelerini uluslararası sahnedeki ortaklıklarını çeşitlendirmeye teşvik ediyor</span></i><span style="font-weight: 400;">&#8221; diye ekledi. Kazakistan gerçekten de her düzeyde imrenilen bir ülke.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Alstom Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO&#8217;su Henri Poupart-Lafarge şunları söyledi: &#8220;</span><i><span style="font-weight: 400;">Kazakistan&#8217;ın coğrafi konumu, doğrudan yabancı yatırımlar için cazip iklimi ve mobilite çözümlerine yönelik artan talep, Kazakistan&#8217;ın sadece bölgede bir transit merkezi olması için değil, aynı zamanda kendisini rekabetçi bir sanayi üssü olarak konumlandırması için de doğru ortamı yaratıyor</span></i><span style="font-weight: 400;">&#8221; (Railway technology.com).</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Son olarak, Kazakistan aynı zamanda Avrupa için çok önemli bir enerji ortağıdır. Kazakistan, Rusya ve Norveç&#8217;in ardından AB&#8217;nin OPEC (Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü) dışı üçüncü büyük enerji tedarikçisi konumundadır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Avrupa Komisyonu eski Başkanı Jose Manuel Barroso, Kazakistan&#8217;ın AB için önemli ve güvenilir bir enerji ortağı olduğunu ve yeni ikili Ortaklık ve İşbirliği Anlaşması&#8217;nın enerji sektöründe karşılıklı işbirliğini geliştireceğini ve DTÖ ve Enerji Şartı Anlaşması taahhütlerinin ötesine geçeceğini teyit etmiştir (Barroso 2014).</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">EURACTIV&#8217;e konuşan bir Kazak kaynak &#8220;</span><i><span style="font-weight: 400;">Avrupa&#8217;da enerji güvenliğine ilişkin mevcut belirsizlikler ışığında, örneğin Kazakistan güvenilir ve itimat edilir bir enerji ortağı olarak rol oynamaya devam etmeye kararlıdır</span></i><span style="font-weight: 400;">&#8221; dedi. Kaynak, önemli bir uranyum ihracatçısı olan ülkenin bir nükleer enerji santrali inşa etmek istemesi nedeniyle nükleer alanda da görüşmelerin beklendiğini söyledi. İklim krizi karşısında dünyanın yeşil enerji dönüşümü ve iklim hedeflerine ulaşmak için çözümlere yöneldiğinden bahsetmeye bile gerek yok. Bu bağlamda Avrupa Birliği, Kazakistan&#8217;dan başlayarak gelişmekte olan ülkelerle hidrojen ve temiz teknolojiler konusunda ortaklıklar kurmak için çalışıyor (Romano, V. 2022, EURACTIV).</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">7 Kasım Pazartesi günü Mısır&#8217;da düzenlenen COP27 konferansında Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen, Kazakistan Başbakanı Alikhan Smailov ile iki taraf arasında &#8220;stratejik ortaklık&#8221; kuran bir mutabakat zaptı imzaladı (Avrupa Komisyonu).</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen şunları söyledi: &#8220;</span><i><span style="font-weight: 400;">Güvenli ve sürdürülebilir hammadde, rafine malzeme ve yenilenebilir hidrojen tedariki, özellikle fosil yakıtlara olan bağımlılığımızdan uzaklaşırken ekonomilerimiz için yeni ve daha temiz bir temel oluşturmaya yardımcı olacak kilit bir katmandır. Kazakistan ile kurulan bu ortaklık, Küresel Geçit Stratejisi ve REPowerEU Planının hedefleri doğrultusunda daha yeşil ve daha dirençli bir geleceğe yönelik ortak taahhütlerimiz konusunda Avrupa&#8217;nın ortak ülkelerle birlikte çalışma kararlılığını göstermektedir. Kazakistan Başbakanı Smailov&#8217;a çabaları için teşekkür ediyor ve işbirliğimizi sabırsızlıkla bekliyorum</span></i><span style="font-weight: 400;">.&#8221;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sonuç olarak Kazakistan, kaynaklar açısından zengin bir ülke ve Rusya, Çin ve Avrupa gibi küresel devler için kilit bir ortak. Avrupa ve Rusya arasında yükselen tansiyon karşısında Kazakistan, Avrupa Birliği için bir tür yeni partner haline gelmekte ve Avrupa Birliği&#8217;nin uluslararası ortaklarını çoğaltmasına olanak sağlamaktadır. Ülkeyi Avrupa ve Asya arasında büyüyen bir bölgesel güç haline getiren stratejik konumundan bahsetmeye bile gerek yok. </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: right;"><i><span style="font-weight: 400;">Yazar: Derya Soysal</span></i></p>
<p><span style="font-weight: 400;">KAYNAKLAR</span></p>
<p><span style="font-size: 12pt;"><span style="font-weight: 400;">Asie centrale : à la croisée des mondes &#8211; Le Dessous des cartes | ARTE,   </span><a href="https://www.youtube.com/watch?v=aDu0XQK6kBA"><span style="font-weight: 400;">https://www.youtube.com/watch?v=aDu0XQK6kBA</span></a><span style="font-weight: 400;"> </span></span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"> Barluet, A. (2022) Le Kazakhstan et la France veulent relancer leur partenariat” online via </span><a href="https://www.lefigaro.fr/conjoncture/le-kazakhstan-et-la-france-veulent-relancer-leur-partenariat-20221128"><span style="font-weight: 400;">https://www.lefigaro.fr/conjoncture/le-kazakhstan-et-la-france-veulent-relancer-leur-partenariat-20221128</span></a><span style="font-weight: 400;"> </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Barroso JM (2014) Statement by President Barroso following his meeting with Mr Nursultan Nazarbayev, President of Kazakhstan.</span><a href="http://europa.eu/rapid/press-release_SPEECH-14-675_en.htm"> <span style="font-weight: 400;">http://europa.eu/rapid/press-release_SPEECH-14-675_en.htm</span></a><span style="font-weight: 400;">. Accessed 14 July 2015</span><a href="https://link.springer.com/article/10.1007/s10308-017-0480-7#ref-link-section-d2972075e584"><span style="font-weight: 400;">Return to ref 2014 in article</span></a></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Communiqué conjoint entre la France et le Kazakhstan sur les relations entre les deux pays, le 30 novembre 2022, online via </span><a href="https://www.vie-publique.fr/discours/287388-presidence-de-la-republique-30112022-france-kazakhstan"><span style="font-weight: 400;">https://www.vie-publique.fr/discours/287388-presidence-de-la-republique-30112022-france-kazakhstan</span></a><span style="font-weight: 400;"> </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">COP27: European Union concludes a strategic partnership with Kazakhstan on raw materials, batteries and renewable hydrogen, online via  </span><a href="https://ec.europa.eu/commission/presscorner/detail/en/IP_22_6585"><span style="font-weight: 400;">https://ec.europa.eu/commission/presscorner/detail/en/IP_22_6585</span></a><span style="font-weight: 400;"> </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Euractov; </span><b>Emmanuel Macron accueille le président Kazakh Tokaiev et pousse l’Europe en Asie centrale,</b><span style="font-weight: 400;"> online via</span><b> </b></p>
<p><a href="https://www.euractiv.fr/section/l-europe-dans-le-monde/news/emmanuel-macron-accueille-le-president-kazakh-tokaiev-et-pousse-leurope-en-asie-centrale/"><span style="font-weight: 400;">https://www.euractiv.fr/section/l-europe-dans-le-monde/news/emmanuel-macron-accueille-le-president-kazakh-tokaiev-et-pousse-leurope-en-asie-centrale/</span></a><span style="font-weight: 400;"> </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">European Commission. Directorate-General for Trade (2016) European Union, Trade in goods with Kazakhstan.</span><a href="http://trade.ec.europa.eu/doclib/docs/2006/september/tradoc_113406.pdf"> <span style="font-weight: 400;">http://trade.ec.europa.eu/doclib/docs/2006/september/tradoc_113406.pdf</span></a><span style="font-weight: 400;">. Accessed 2 Apr 2017</span><a href="https://link.springer.com/article/10.1007/s10308-017-0480-7#ref-link-section-d2972075e537"><span style="font-weight: 400;">Return to ref 2016 in article</span></a></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kembayev, Z. (2016). Partnership between the European Union and the Republic of Kazakhstan: Problems and perspectives. </span><i><span style="font-weight: 400;">European Foreign Affairs Review</span></i><span style="font-weight: 400;">, </span><i><span style="font-weight: 400;">21</span></i><span style="font-weight: 400;">(2).</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Konopelko, A. (2018). Eurasian Economic Union: a challenge for EU policy towards Kazakhstan. </span><i><span style="font-weight: 400;">Asia Europe Journal</span></i><span style="font-weight: 400;">, </span><i><span style="font-weight: 400;">16</span></i><span style="font-weight: 400;">(1), 1-17.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">L&#8217;Asie centrale, une région si convoitée FRANCE 24, online via  </span><a href="https://www.youtube.com/watch?v=nQK71TNbDrw"><span style="font-weight: 400;">https://www.youtube.com/watch?v=nQK71TNbDrw</span></a><span style="font-weight: 400;"> </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Railwaytechnology.com, Alstom and Kazakhstan partner to boost local rolling stock production, online via</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"> ,  </span><a href="https://www.railway-technology.com/news/alstom-kazakhstan-rolling-stock-production/"><span style="font-weight: 400;">https://www.railway-technology.com/news/alstom-kazakhstan-rolling-stock-production/</span></a><span style="font-weight: 400;"> </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Romano, V. 2022, Un « partenariat stratégique » entre UE et Kazakhstan sur l’hydrogène vert et les matières premières, via Euractiv, online </span><a href="https://www.euractiv.fr/section/energie/news/un-partenariat-strategique-entre-ue-et-kazakhstan-sur-lhydrogene-vert-et-les-matieres-premieres/"><span style="font-weight: 400;">https://www.euractiv.fr/section/energie/news/un-partenariat-strategique-entre-ue-et-kazakhstan-sur-lhydrogene-vert-et-les-matieres-premieres/</span></a></p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/dusunce/avrupa-birliginin-yeni-kilit-ortagi-kazakistan/">Avrupa Birliği&#8217;nin Yeni Kilit Ortağı Kazakistan</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Erasmus Mundus&#8217;la Yurt Dışında Burslu Yüksek Lisans Eğitimi Alma Şansı</title>
		<link>https://bilimdili.com/duyuru/erasmus-mundusla-yurt-disinda-burslu-yuksek-lisans-egitimi-alma-sansi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[bilimdili]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 31 Mar 2021 14:28:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyurular]]></category>
		<category><![CDATA[TOPLUM]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[Burslu]]></category>
		<category><![CDATA[Erasmus Mundus]]></category>
		<category><![CDATA[Yüksek Lisans Eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[Yurt Dışı]]></category>
		<category><![CDATA[Yurt dışı busları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bilimdili.com/?p=19546</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bilimdili Derneği&#8217;mizin gençlik çalışanı İlhama GASIMZADE tarafından &#8220;Erasmus Mundus&#8217;la yurt dışında Ortak Yüksek Lisans Eğitimi&#8221; konusunda seminer yapılacaktır. Seminer 7 Nisan tarihinde saat 21:00 &#8216;da Zoom üzerinden yapılacaktır. Seminerde neler öğreneceksiniz: Erasmus Mundus Ortak Yüksek Lisans (EMJMD) nedir? Burs imkanları nelerdir? EMJMD programının avantları; EMJMD&#8217;ye başvurma şartları ve gerekli belgeler; EMJMD&#8217;ye başvuru adımları; Motivasyon mektubunda dikkat edilmesi [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/duyuru/erasmus-mundusla-yurt-disinda-burslu-yuksek-lisans-egitimi-alma-sansi/">Erasmus Mundus&#8217;la Yurt Dışında Burslu Yüksek Lisans Eğitimi Alma Şansı</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bilimdili Derneği&#8217;mizin gençlik çalışanı İlhama GASIMZADE tarafından &#8220;Erasmus Mundus&#8217;la yurt dışında Ortak Yüksek Lisans Eğitimi&#8221; konusunda seminer yapılacaktır. Seminer 7 Nisan tarihinde saat 21:00 &#8216;da Zoom üzerinden yapılacaktır.</p>
<div>Seminerde neler öğreneceksiniz:</div>
<div>Erasmus Mundus Ortak Yüksek Lisans (EMJMD) nedir? Burs imkanları nelerdir?</div>
<div>EMJMD programının avantları;</div>
<div>EMJMD&#8217;ye başvurma şartları ve gerekli belgeler;</div>
<div>EMJMD&#8217;ye başvuru adımları;</div>
<div>Motivasyon mektubunda dikkat edilmesi gereken hususlar;</div>
<div>EMJMD bursunu kazanan gencin şahsi tecrübesi;</div>
<div>Soru cevap kısmı olacaktır.</div>
<div></div>
<div>Seminerimize katılmak ücretsizdir.  Aşağıdaki kısa formu doldurarak kayıt olabilirsiniz. Toplantının bağlantısı e-postanıza gönderilecektir.</div>
<div></div>
<div>[contact-form-7]</div>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/duyuru/erasmus-mundusla-yurt-disinda-burslu-yuksek-lisans-egitimi-alma-sansi/">Erasmus Mundus&#8217;la Yurt Dışında Burslu Yüksek Lisans Eğitimi Alma Şansı</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doğu Akdeniz&#8217;de Dengeler Savaşı (Doç. Dr. Gökçe Yükselen Peler)</title>
		<link>https://bilimdili.com/dusunce/dogu-akdenizde-dengeler-savasi-doc-dr-gokce-yukselen-peler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gökçe Yükselen Peler]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Jun 2019 18:28:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DÜŞÜNCE]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[boru hattı]]></category>
		<category><![CDATA[Doğu Akdeniz]]></category>
		<category><![CDATA[Fransa]]></category>
		<category><![CDATA[Gaz]]></category>
		<category><![CDATA[ittifaklar]]></category>
		<category><![CDATA[Kıbrıs]]></category>
		<category><![CDATA[Kıbrıs Rum Yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[kktc]]></category>
		<category><![CDATA[mısır]]></category>
		<category><![CDATA[petrol]]></category>
		<category><![CDATA[Terör]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bilimdili.com/?p=15290</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tarafımız Net Olmalı Herkesin büyük bir merak ve endişe ile izlediği üzere Doğu Akdeniz’de sular her geçen gün daha fazla ısınmaktadır. Dünyanın her yerinde olduğu gibi, Doğu Akdeniz’de de, mesele fosil yakıtlar olarak da bilinen hidrokarbon, petrol ve doğal gaz gibi doğal enerji kaynakları söz konusu olunca dünyanın bütün emperyalist güçleri ve piyonları bu bölgeye [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/dusunce/dogu-akdenizde-dengeler-savasi-doc-dr-gokce-yukselen-peler/">Doğu Akdeniz&#8217;de Dengeler Savaşı (Doç. Dr. Gökçe Yükselen Peler)</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tarafımız Net Olmalı</strong></p>
<p>Herkesin büyük bir merak ve endişe ile izlediği üzere Doğu Akdeniz’de sular her geçen gün daha fazla ısınmaktadır. Dünyanın her yerinde olduğu gibi, Doğu Akdeniz’de de, mesele fosil yakıtlar olarak da bilinen hidrokarbon, petrol ve doğal gaz gibi doğal enerji kaynakları söz konusu olunca dünyanın bütün emperyalist güçleri ve piyonları bu bölgeye üşüştüler. Kimler yok ki… Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık, Fransa ve Rusya Federasyonu gibi emperyalist güçler; Mısır, Lübnan ve İsrail gibi bölge ülkeleri… Fransa ve Güney Kıbrıs işin içerisinde olunca ister istemez Avrupa Birliği de işin içine girmektedir. En son Malta’da gerçekleştirilen Akdeniz’e Kıyısı Olan Avrupa Birliği Ülkeleri Zirvesi’nde yapılan açıklamalar, Avrupa Birliği’nin bu meseledeki duruşunu bir kez daha çok açık bir şekilde ortaya koymuştur. Bütün ülkelerin kendi ajandaları olmakla birlikte, Rusya Federasyonu hariç, meseleye yakından uzaktan ilgi gösteren ülkelerin tamamının birleştiği bir konu var. O da Türkiye’yi bu işten uzak tutmak.</p>
<p>Mesele, şu anda sadece Kıbrıs etrafındaki kaynaklar meselesi şeklinde basında büyük bir yer bulsa da aslında Kıbrıs etrafındaki kaynaklar, büyük oyunun sadece bir parçasını teşkil etmektedir. Esas büyük plan Kerkük petrolünü oluşturulacak terör koridoru ile Suriye’nin kuzeyinden getirip Doğu Akdeniz gazı ile birleştirmek ve Kıbrıs üzerinden Yunanistan’a taşıyarak Avrupa’ya ulaştırmak, böylece de Türkiye’yi sistemin dışında bırakmaktı. ABD ve sahadaki maşası olan terör örgütünün Deyrezzor’da inatla savaşı sürdürmesi, bu bölgede bulunan petrol ve doğal gaz kaynaklarının da bu hatta eklenmesinin planlandığını düşündürmektedir. Yani oyun sadece Kıbrıs gazı üzerine kurulu değil, belki de bütün Orta ve Yakın Doğu kaynaklarını içeren bir planla karşı karşıyayız. Ancak Rusya’nın ve Suriye Rejim Güçleri’nin şimdilik Deyrezzor’daki oyunu bozduğu anlaşılıyor. Suriye’nin kuzeyindeki terör koridoru ise Türkiye’nin kararlılığı ile işlevliğini kaybetmiştir. Önce Fırat Kalkanı Harekâtı ile bu koridor engellenmeye çalışılmış, sonra terör örgütünün daha güneyden, Rakka üzerinden yeni bir koridor oluşturma girişimine karşılık da Zeytin Dalı Harekâtı yapılmıştır. Bu harekât neticesinde, bir taraftan on yıllarca terör örgütünün insan kaynağı olmuş olan Afrin örgütün elinden çekilip alınmış, diğer taraftan hem koridorun denize ulaştırılma olasılığı şimdilik ortadan kaldırılmış oldu hem de istikrarsızlaştırılıp plana dâhil edilmek istenen Hatay ili güvenlik altına alınmış oldu. Kıbrıs Türk toplumunun bazı sektörleri arasında büyük bir infiale sebep olan Afrika gazetesinin Zeytin Dalı Harekâtı kapsamında yaptığı yayınları da bu meyanda değerlendirmek gerekir. Türkiye oyunu bozarken malum mihraklar tarafından Kıbrıs’ta cezalandırılmak istenmiş ve Türkiye’nin aleyhinde ileriye yönelik menfi bir kamuoyu oluşturulamaya çalışılmıştır. Türkiye basınında ve bilhassa sosyal medyada sık sık Suriyeli göçmenlerle ilgili ortaya atılan olumsuz söylemler de bu konuya koşut olarak değerlendirilmelidir. Batılı odakların Astana Süreci’ne yaklaşımlarının hep soğuk olmasının sebebinin de bununla ilgili olduğu düşünülebilir. Bu süreç sonrasında İdlib’de ortaya çıkan durum, terör örgütünün Afrin’in güneyinden denize ulaşma ihtimalini de ortadan kaldırmıştır. Türkiye, Afrin ve İdlib ile hem terör koridorunun önünü kesmiş hem de Hatay ilini doğudan ve güneyden emniyet altına almıştır. Artık terör koridorunun denize ulaşma olasılığının olduğu tek bölge Lazkiye – Tartus hattıdır ki şu anda bu bölge Suriye Rejimi ve Rusya Federasyonu’nun kontrolü altındadır. Zaman zaman Suriye’nin kuzeyinde ortaya çıkan rejim – terör örgütü işbirliğinden, bu konuda Esad rejimine güvenilemeyeceği anlaşılmaktadır. Ancak Rusya’nın şu anda Türkiye ile olan işbirliği ve Doğu Akdeniz’deki diğer çıkarları, bu durumda bir sigorta görevi görmektedir. Bu yüzden umumi olarak uluslararası platformlarda ve bilhassa Suriye’de Türkiye’nin Rusya ile olan işbirliğinin bozulmaması Türkiye için hayati öneme sahiptir. S-400 füzeleri etrafında cereyan eden tartışmalar da doğrudan bu mesele ile ilgilidir. Bu füzeler, Türkiye’nin askerî alanda Türkiye’nin Batı blokundan bağımsızlaşmasının bir timsalidir ve bu füzeler etrafında cereyan eden tartışmalar ve takip eden tehditler, Batı’nın asla Türkiye’yi eşit bir müttefik olarak görmek istemediğinin çok açık bir ifadesidir. ABD başta olmak üzere, bütün Batı, istedikleri zaman boynu çekilebilecek, her alanda Batı’ya muhtaç bir Türkiye görmek arzusundadır.</p>
<p>Tekrar Doğu Akdeniz ve Kıbrıs çevresine dönülecek olursa aslında meselenin sadece münhasır ekonomik alan ve bu alanda bulunan doğal kaynaklar olmadığı çok açık bir şekilde görülmektedir. Güney Kıbrıs’ın çıkarları etrafında yapılan bütün açıklamalar, aslında sadece büyük oyunu kamufle etmek için koparılan bir yaygaradan ibarettir. Güney Kıbrıs’ı yönetenler ise bir taraftan ekonomik olarak zaten batmış olan ülkelerini kurtarmak, diğer taraftan da dünyanın sözde efendilerini Türkiye’ye karşı yanlarına almak için bu plana seve seve gönüllü bir şekilde alet olmaktadırlar. Güney Kıbrıs’ı yönetenler kendilerine verilen ödevleri çok iyi yapmaktadırlar. Bölgede Türkiye ile sorunlu olan herkesle işbirliği içerisindedirler. Görünüşte Müslüman Kardeşler örgütüne olan yakınlığı ve desteği sebebiyle, Türkiye’ye sadece mesafeli olmayıp düşmanca tavırlar içerisinde olan Sisi Mısır’ı, bu konu ile ilgili olarak şu anda Güney Kıbrıs’ın en büyük müttefiklerinden biri konumundadır. Bu arada, bütün dünyada demokrasi havariliği iddiasında olan ABD ve diğer Batılı güçlerin Mısır’ın seçilmiş hükümetini askerî darbe ile devirip başa geçen Sisi’yi Mısır’ın meşru lideri olarak tanımakta tereddüt etmediklerini akılda tutmakta fayda var. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin bölgedeki bir diğer yakın işbirlikçisi, Mavi Marmara olayından beri Filistin meselesi sebebiyle Türkiye ile arasında soğuk rüzgârlar esen İsrail’dir. İsrail bir taraftan Suriye’deki iç savaştan faydalanıp topraklarını genişletmeye çalışırken bir taraftan Kudüs meselesinde cesur adımlar atmakta, diğer taraftan ise aradaki gerginlikten faydalanarak Akdeniz’de Türkiye aleyhindeki oluşumların içinde yer almaktadır. Suriye’nin kuzeyinde oluşturulmaya çalışılan terör koridoru örneğinde olduğu gibi, İsrail’in bu adımlarının ardında da ABD’nin olduğunu görmek için çok geniş bir bakış açısına sahip olmaya gerek yok. ABD artarda önce Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıdı, sonra da yıllardır İsrail işgali altında olan Suriye’nin Golan Tepeleri’ni İsrail toprağı olarak tanıdığını açıkladı. Bu durumda, Doğu Akdeniz’de Güney Kıbrıs Rum Yönetimi etrafında örülen ittifakların kimin tarafından organize edildiğini tahmin etmek için müneccim olmaya gerek yok. Başta bu organize işler içerisinde yer alan Lübnan’ın Türkiye’nin diplomatik girişimleri neticesinde geri adım attığını da unutmamak gerekir. Aslında Lübnan’ın durumu, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne bir ders olmalı. Zira müttefiklik ilişkisi içerisinde olduğu ülkelerin kendi iç dengelerinin değişmesi durumunda veya Türkiye’nin uluslararası platformlarda yapması muhtemel girişimler neticesinde, aynı 1974’te olduğu gibi, Türkiye ile baş başa kalma olasılığı her zaman mevcuttur. Bunun da Rumlar açısından nelere mal olabileceği sır değil.</p>
<p>Fransa’nın durumu üzerinde bilhassa durmakta fayda var. Ermeni meselesi ve PKK örneklerinde olduğu gibi, Fransa’nın Türkiye aleyhindeki oluşumları destekleme konusunda ananevi bir eğilime sahip olduğu aşikâr. Ancak geçmişte bu tavrını “diplomatik” sınırlar içerisinde ortaya koyan Fransa’nın son zamanlarda Türkiye aleyhtarlığını çok yüksek bir sesle yürüttüğü görülmektedir. Bu tavrı, Suriye’nin kuzeyinden Kıbrıs’a kadar uzanan sahada gözlemlemek mümkün. Türkiye’nin kararlı tavrı neticesinde, ABD başta olmak üzere Menbiç’ten çekilen Batılı güçlerin yerine Fransa’nın gelip yerleştiği görülmektedir. Kıbrıs etrafındaki doğal kaynaklar meselesinde de Fransa’nın ön saflarda yer alması rastlantı olamaz. Bir taraftan Fransız petrol şirketi Total çeşitli anlaşmalar imzalayarak bölgeye yerleşirken diğer taraftan Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile savunma işbirliği imzalanarak Fransız ordusu Kıbrıs’a yerleşmiştir. Öyle anlaşılıyor ki doğrudan çatışma yerine birtakım yaptırımlar aracılığıyla Türkiye ile mücadele etmeyi tercih eden ABD, ön safta yer alma ödevini Fransa’ya vermiştir. Nitekim Malta’daki zirvede, Türkiye’ye karşı yöneltilen tehditkâr açıklamaların bizzat Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un ağzında ifade bulması bunu tasdikler niteliktedir.</p>
<p>Suriye – Kıbrıs hattında cereyan eden bu olayları, son zamanlarda Umman Körfezinde meydana gelen endişe verici gelişmelerden bağımsız düşünmemek gerekir. Trump, ABD’nin başına geçtiği günden itibaren İran ile olan gelişmeleri kasıtlı bir şekilde kötüleştirmiştir. Önce uranyum zenginleştirmesi konusunda İran ile olan anlaşmalara son vermiş, ardından her fırsatta İran’ı savaş ile tehdit etmeye başlamıştır. En son da Umman Körfezinde tankerlerin vurulması konusunda İran’ı suçlayarak yine İran’ı savaşla tehdit etmiştir. İran, aslında aynı Türkiye gibi, gerek Irak’ta gerekse Suriye’de ABD planlarına boyun eğmemenin bedelini ödüyor. Zira İran, Irak’ta ABD güdümündeki Şiileri ABD’nin elinden çekip almış, Suriye’de ise rejim ve Rusya’nın yanında yer alarak doğrudan oyunbozanlık yapmıştır. Bu sebeple doğal olarak ABD İran’ı cezalandırmak için can atmaktadır. Umman Körfezinde vurulan tankerler konusunda ABD tarafından İran’ın suçlanması beklendik bir durum aslında. Zira ABD’yi yönetenlerin, aynı Saddam’ın olmayan kitle imha silahları gibi, saldırmayı kafaya koydukları ülkelere mesnetsiz iftiralar atmak gibi bir alışkanlıklarının olduğunu artık bütün dünya bilmektedir.</p>
<p>Peki, bu sorunlar yumağı içerisinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Kıbrıs Türklerinin yeri nedir? Her şeyden önce KKTC’yi tanıyan tek ülke Türkiye olduğu için, yukarıda zikredilen bütün aktörler içerisinde KKTC’yi muhatap alan tek ülke de Türkiye’dir. Türkiye, hem KKTC ile yaptığı ikili anlaşmalardan doğan haklarla hem de kıta sahanlığı gibi doğrudan sahip olduğu haklar neticesinde kararlı bir şekilde sahada yer almaktadır. Fatih sondaj gemisi Türk donanması eşliğinde Kıbrıs açıklarında faaliyet göstermekte ve yakında Yavuz sondaj gemisinin de Fatih’e katılacağını Türk yetkililer beyan etmektedir. Elbette, bu siyasi ve ekonomik sebeplerin yanında Türkiye’nin on yıllardır Kıbrıs’ta aktör olmasının bir sebebi daha var. O da Kıbrıs Türklerinin varlığı ve bu varlıkla ilintili olarak mevcudiyetini koruyan tarihî haklar. Şüphesiz KKTC’yi tanımayan ülkeler, Türkiye’yi Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin haklarına tecavüz etmekle suçlamaktadırlar. Ancak 1963-74 yılları arasında adada cereyan eden olaylar, 1974 sonrası ambargolar, Rumların tek başına AB’ye alınması, Annan Referandumu vs. gibi örneklerin defalarca tasdik ettiği üzere, konu Kıbrıs Türkleri olunca dürüst olamadıkları bilinen bu ülkelerin suçlamalarının hiçbir önemi yoktur. Kıbrıs etrafındaki gelişmelerin geldiği nokta, hem Türkiye hem de KKTC için hayat memat meselesidir. Bu gerçek sebebiyledir ki çeşitli toplum mühendisliği faaliyetleri neticesinde Kıbrıs Türkleri ile Türkiye’nin arasının açılması için birçok plan uygulanmaya konulmuş ve konulmaya devam edilecektir. Kıbrıs Türk toplumu içerisinde birtakım şahısların ve STK’ların sürekli AB tarafından pohpohlanması, Zeytin Dalı Harekâtı esnasında Afrika gazetesi merkezli meydana gelen olaylar ve başarısızlıkla sonuçlanan Kıbrıs Türklerini Güney Kıbrıs Rum seçimlerinin içine çekme girişimi hep bu bağlamda değerlendirilmelidir. Tam da bu süreçte KKTC hükümetinin değişerek Türkiye ile ilişkiler konusunda daha net ve millî eğilimleri daha güçlü bir hükümetin başa geçmiş olması gayet isabetli olmuştur. Zira yukarıda da zikredildiği üzere hem KKTC hem de Türkiye açsısından hayati hassasiyet içeren bir zaman dilimine girilmiştir. Olaylar ne Annan Referandumu ne Mont Pelerin süreci ne de Guterres Planı zamanında olduğu gibi demokratik tercih teraneleri ile sulandırılabilecek bir şekilde cereyan etmektedir. KKTC ve Türkiye karşısında çok geniş ve çok güçlü bir ittifak oluşmuştur ve bu ittifak her iki Türk devletinin de varlığına kastetmektedir.</p>
<p>Hükümetin değişmesinin yanında, Kıbrıs Türk tarafında birtakım başka olumlu gelişmelerin daha gözlemlendiğini ifade etmek gerekir. Geçmişte KKTC’nin Türkiye ile olan ilişkileri konusunda çok da sıcak veya istekli olmayan bazı Kıbrıs Türk siyasetçilerinin bu konuda KKTC ve Türkiye’nin ortak çıkarları yönünde tavır koydukları görülmektedir ki bu oldukça sevindirici ve umut verici bir durumudur. Ancak her şeye rağmen, Kıbrıs Türk toplumu içerisinde hâlâ KKTC – Türkiye dayanışmasından taraf tavır koyamayan bazı kesimlerin olduğu da gözden kaçmamaktadır. Kimsenin ikircikli davranma lüksüne sahip olduğu bir devirde değiliz. Herkes açık bir şekilde bilmelidir ki siyasi görüş veya tercihleri her ne olursa olsun millî tavır ortaya koyamayanların kolayca çizginin karşı tarafında kalabileceği gelişmeler yaşıyoruz. O yüzden toplumun bütün sektörleriyle birlikte tavrımızın net olması gerekmektedir. Yoksa sonuçların bedelini kimse ödeyemez…</p>
<p>Bu makale http://www.kibrishakikat.com&#8217;da 17 Haziran 2019 tarihinde yayınlanmıştır.  </p>

<p>The post <a href="https://bilimdili.com/dusunce/dogu-akdenizde-dengeler-savasi-doc-dr-gokce-yukselen-peler/">Doğu Akdeniz&#8217;de Dengeler Savaşı (Doç. Dr. Gökçe Yükselen Peler)</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
