<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>fizik arşivleri &#060; Bilimdili.com</title>
	<atom:link href="https://bilimdili.com/tag/fizik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://bilimdili.com/tag/fizik/</link>
	<description>Türkçe Bilim</description>
	<lastBuildDate>Mon, 23 Aug 2021 18:59:09 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.3</generator>

<image>
	<url>https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2018/09/cropped-turuncu-favicon-32x32.png</url>
	<title>fizik arşivleri &#060; Bilimdili.com</title>
	<link>https://bilimdili.com/tag/fizik/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kuantum Mekaniksel Davranış</title>
		<link>https://bilimdili.com/madde-enerji/fizik/kuantum-mekaniksel-davranis/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nuhibe Türkdal]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Aug 2021 18:59:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Fizik]]></category>
		<category><![CDATA[fizik]]></category>
		<category><![CDATA[ışık]]></category>
		<category><![CDATA[kuantum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bilimdili.com/?p=20258</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kuantum mekaniksel davranışı anlamak için öncelikle ışığın davranışına bakabiliriz. Önceleri ışığın yağmur gibi, tüfekten atılan bir mermi gibi, bir parçacık, tanecikler sağanağına benzer şekilde davrandığı varsayılıyordu. Daha ileri araştırmalar sonucu bunun doğru olmadığı, ışığın gerçekte dalga gibi, örneğin sudaki dalgalar gibi davrandığı ortaya çıktı. Sonra, 20.yüzyılda yeni araştırmalar, ışığın birçok yönden parçacık gibi davrandığı fotoelektrik [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/madde-enerji/fizik/kuantum-mekaniksel-davranis/">Kuantum Mekaniksel Davranış</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kuantum mekaniksel davranışı anlamak için öncelikle ışığın davranışına bakabiliriz. Önceleri ışığın yağmur gibi, tüfekten atılan bir mermi gibi, bir parçacık, tanecikler sağanağına benzer şekilde davrandığı varsayılıyordu. Daha ileri araştırmalar sonucu bunun doğru olmadığı, ışığın gerçekte dalga gibi, örneğin sudaki dalgalar gibi davrandığı ortaya çıktı. Sonra, 20.yüzyılda yeni araştırmalar, ışığın birçok yönden parçacık gibi davrandığı fotoelektrik etkilerle ispatlandı. Bu durum ışığın parçacık mı? dalga mı? sorularını akıllara getirdi. Işığın kendine özgü, bazı durumlarda(fotoelektrik, compton gibi) parçaçık, bazı durumlarda ise(kırınım, polarizasyon gibi) dalga gibi davrandığı ortaya çıktı. Teknik olarak bu duruma kuantum mekaniksel davranış biçimi denilebilir.</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/madde-enerji/fizik/kuantum-mekaniksel-davranis/">Kuantum Mekaniksel Davranış</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kuantum Bilgisayarları Uzaydan Gelen Yüksek Enerjili Parçacıklar Tarafından Yok Edilebilir Mi?</title>
		<link>https://bilimdili.com/uzay/kuantum-bilgisayarlari-uzaydan-gelen-yuksek-enerjili-parcaciklar-tarafindan-yok-edilebilir-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[I.74827372]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 12 Sep 2020 14:04:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilgisayar]]></category>
		<category><![CDATA[Fizik]]></category>
		<category><![CDATA[UZAY]]></category>
		<category><![CDATA[bilgisayar]]></category>
		<category><![CDATA[fizik]]></category>
		<category><![CDATA[kuantum]]></category>
		<category><![CDATA[kuantum hesaplama]]></category>
		<category><![CDATA[uzay]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bilimdili.com/?p=18151</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uzaydan gelen radyasyon, kuantum bilgisayarları için büyük bir sorun olabilir mi? Kozmik ışınları kırılgan iç çalışmaları bozup hesaplama türlerini sınırlayabilir mi? Kuantum bilgisayarları, kuantum bilgilerini depolamak ve işlemek için kullanılan kuantum bitlerinden (kübitlerden) oluşur. Kübitleri tasarlarken en önemli faktörlerden biri, bir kübitin belirli bir durumda kalabileceği tutarlılık süresidir. Washington eyaletindeki Pacific Northwest Ulusal Laboratuvarı&#8217;ndan (PNNL) [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/uzay/kuantum-bilgisayarlari-uzaydan-gelen-yuksek-enerjili-parcaciklar-tarafindan-yok-edilebilir-mi/">Kuantum Bilgisayarları Uzaydan Gelen Yüksek Enerjili Parçacıklar Tarafından Yok Edilebilir Mi?</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Uzaydan gelen radyasyon, kuantum bilgisayarları için büyük bir sorun olabilir mi? Kozmik ışınları kırılgan iç çalışmaları bozup hesaplama türlerini sınırlayabilir mi?</strong></p>
<p>Kuantum bilgisayarları, kuantum bilgilerini depolamak ve işlemek için kullanılan kuantum bitlerinden (kübitlerden) oluşur. Kübitleri tasarlarken en önemli faktörlerden biri, bir kübitin belirli bir durumda kalabileceği tutarlılık süresidir.</p>
<p>Washington eyaletindeki Pacific Northwest Ulusal Laboratuvarı&#8217;ndan (PNNL) Brent VanDevender, &#8220;Ne kadar uzun süre sahip olursanız, o kadar çok hesaplama yapabilirsiniz, daha karmaşık hesaplamalar ve bu hesaplamalar o kadar güvenilir olur&#8221; diyor. &#8220;Birkaç milisaniye bile genel amaçlı kuantum hesaplama yapmak için yeterince uzun değil.&#8221;</p>
<p>Brent VanDevender ve meslektaşları, çevredeki radyasyonun süper iletkenlere dayalı bir tür kübitin tutarlılık süresini etkilediğini test etmek için iki kübit kullandı. Süper iletkenler, yükü taşımak için elektron çiftleri kullanır, ancak önceki deneyler, bu çiftlerin beklenenden çok daha sık bölündüğünü ve bu da tutarlılık süresini düşürdüğünü göstermiştir.</p>
<p>Araştırmacılar, hem her tür malzemede doğal olarak meydana gelen nükleer bozulma olaylarından hem de her şeye nüfuz eden kozmik ışınlardan kaynaklanan arka plan radyasyonunun, tüm bu ekstra kırık elektron çiftlerini açıklayabildiğini buldular.</p>
<p>Radyasyonun kuantum bilgisayarlar için henüz bir sorun olmadığını, çünkü daha yaygın olan başka gürültü kaynakları olduğunu söylüyorlar. Ancak kuantum bilgisayarlar önümüzdeki on yılda daha iyi hale geldikçe sınırlayıcı bir faktör olabilir. Radyasyonun bir kısmı bilgisayarın etrafına kurşun veya beton bir kalkan kullanılarak veya fizikçilerin kozmik ışınlara duyarlı diğer deneylerde yaptığı gibi yeraltına yerleştirilerek durdurulabilir.</p>
<p>VanDevender, kuantum bilişim daha yaygın hale gelecekse, tüm bilgisayarları yeraltına yerleştirme fikri &#8220;gülünç olmaya başlar ve diğer türden kübitler için bir argüman haline gelir&#8221; diyor. Bunun yerine, o ve meslektaşları, tutarlılıklarını kaybetmeden birkaç kırık elektron çiftini tolere edebilen kübitler yapmak için çalışıyorlar.</p>
<p>Bunun, karanlık madde parçacıkları veya nötrinoların neden olduğu radyasyonu arayan dedektörlere sahip diğer fizik deneyleri için şaşırtıcı bir faydası olabilir. Bunlar genellikle kırık elektron çiftlerine karşı yüksek hassasiyet gerektirir. Çalışmada çalışan PNNL&#8217;den Ben Loer, &#8220;Bu kırık çiftlere daha az duyarlı olan bir kübit tasarlayabilirseniz, neredeyse kesinlikle daha hassas bir fizik detektörü tasarlayabilirsiniz&#8221; diyor.</p>
<p><a href="https://www.newscientist.com/"><strong>Kaynak</strong></a></p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/uzay/kuantum-bilgisayarlari-uzaydan-gelen-yuksek-enerjili-parcaciklar-tarafindan-yok-edilebilir-mi/">Kuantum Bilgisayarları Uzaydan Gelen Yüksek Enerjili Parçacıklar Tarafından Yok Edilebilir Mi?</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nanoteknolojinin Doğuşu</title>
		<link>https://bilimdili.com/teknoloji/nanoteknolojinin-dogusu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nuhibe Türkdal]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Jun 2020 09:17:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[fizik]]></category>
		<category><![CDATA[nanoteknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bilimdili.com/?p=17315</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160; Nano sözcüğü Yunanca “cüce”den geliyor. Nanoteknoloji atom ve moleküller boyutunda yapılan bilim ve teknoloji faaliyeti anlamına geliyor. Nano sözcük olarak, milyarda bir anlamına gelir. Bir nanometre (nm) metrenin milyarda birine eşittir. Örneğin bir saç telinin çapı 100000 nm olduğunu söylersek daha rahat anlaşılabilir. Peki neden nano boyut ? Bir malzemenin  boyutu küçüldükçe çalışma hızı [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/teknoloji/nanoteknolojinin-dogusu/">Nanoteknolojinin Doğuşu</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Nano</strong> sözcüğü Yunanca “cüce”den geliyor. Nanoteknoloji atom ve moleküller boyutunda yapılan bilim ve teknoloji faaliyeti anlamına geliyor.</p>
<p>Nano sözcük olarak, milyarda bir anlamına gelir. Bir nanometre (nm) metrenin milyarda birine eşittir. Örneğin bir saç telinin çapı 100000 nm olduğunu söylersek daha rahat anlaşılabilir.</p>
<p>Peki neden nano boyut ?</p>
<p>Bir malzemenin  boyutu küçüldükçe çalışma hızı artıyor ve o malzeme yeni özellikler kazanıyor. Malzemenin fiziksel özellikleri fazı ve enerji spektrumunun kesikli yapısı daha belirgin hale geliyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a class="herald-popup-img" href="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2020/06/nano-malzeme.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-17317 aligncenter" src="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2020/06/nano-malzeme-300x127.jpg" alt="" width="442" height="187" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2020/06/nano-malzeme-300x127.jpg 300w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2020/06/nano-malzeme.jpg 462w" sizes="(max-width: 442px) 100vw, 442px" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/teknoloji/nanoteknolojinin-dogusu/">Nanoteknolojinin Doğuşu</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk Bilim Adamının Önemli Keşfi: 100 Yıllık Fizik Sorunu Çözüme Kavuşturuldu</title>
		<link>https://bilimdili.com/madde-enerji/fizik/turk-bilim-adaminin-onemli-kesfi-100-yillik-fizik-sorunu-cozume-kavusturuldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[bilimdili]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Jun 2017 18:59:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Fizik]]></category>
		<category><![CDATA[fizik]]></category>
		<category><![CDATA[frekans yönlendirici sistemler]]></category>
		<category><![CDATA[hatice altuğ]]></category>
		<category><![CDATA[önemli keşif]]></category>
		<category><![CDATA[rezonant]]></category>
		<category><![CDATA[türk bilim adanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://bilimdili.com/?p=8554</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk bilim adamı Hatice Altuğ ve meslektaşı Kosmas Çakmakidis (Tsakmakidis) frekans yönlendirici sistemlerde sanıldığından daha çok miktarda elektromanyetik enerji depolanabildiğini keşfettiler. Rezonant ve frekans yönlendirici sistemlerin,  kapsamlı bir bant genişliği muhafaza ederken uzun bir süre enerji depolayabildiklerine ulaşıldı. Bu büyük keşif, mühendislik ve fizik alanlarında büyük etkiler oluşturabilir. Telekomunikasyon ve optik bulma sistemlerinden genişbantlı enerji [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/madde-enerji/fizik/turk-bilim-adaminin-onemli-kesfi-100-yillik-fizik-sorunu-cozume-kavusturuldu/">Türk Bilim Adamının Önemli Keşfi: 100 Yıllık Fizik Sorunu Çözüme Kavuşturuldu</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: helvetica,arial,sans-serif; font-size: 12pt;">Türk bilim adamı Hatice Altuğ ve meslektaşı Kosmas Çakmakidis (Tsakmakidis) frekans yönlendirici sistemlerde sanıldığından daha çok miktarda elektromanyetik enerji depolanabildiğini keşfettiler. Rezonant ve frekans yönlendirici sistemlerin,  kapsamlı bir bant genişliği muhafaza ederken uzun bir süre enerji depolayabildiklerine ulaşıldı.</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica,arial,sans-serif; font-size: 12pt;">Bu büyük keşif, mühendislik ve fizik alanlarında büyük etkiler oluşturabilir. Telekomunikasyon ve optik bulma sistemlerinden genişbantlı enerji derimine kadar birçok örnekle söz konusu keşif sayesinde hayata geçirilebilineceklerin sayısı neredeyse sonsuza yakındır.</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica,arial,sans-serif; font-size: 12pt;">Rezonant ve frekans yönlendirici sistemlerin yaptığı şey özetle enerjiyi geçici bir süre için elektromanyetik dalgalar biçiminde depolamak ve sonra serbest bırakmak. 100 yıldan fazladır dalganın depolanabileceği süre uzunluğunun dalganın bant genişliğiyle orantılı olduğu düşünülüyordu. Yani bu büyük miktarlardaki verilerin rezonantta ya da frekans yönlendirici sistemlerde uzun bir süre depolanamaması demekti. Çünkü bantgenişliğinin artması, depolama süresini azaltıyor ve depolama kalitesini düşürüyordu. Şimdiye dek 1914’te K. S. Cansın (Johnson) tarafından geliştirilen bu yasaya sadık kalınıyordu. Fizikçiler ve mühendisler rezonant sistemlerini hep bu kavrama uyarak geliştirmişlerdi.</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica,arial,sans-serif; font-size: 12pt;">Araştırmacılar manyetik alana yaklaştırıldığında dalgayı durdurup uzun bir süre depolanmasına imkan verip büyük miktarlarda enerji birikmesini sağlayan bir malzeme olan manyetooptikten yapılmış hibrit bir frekans yönlendirici sistem kullanmayı akıl ettiler.</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica,arial,sans-serif; font-size: 12pt;">Faydalanmış oldukları bu tür sistemlerle bantgenişliğinin büyüklüğünü korurken dalgayı uzunca bir süre depolamanın mümkün olduğunu gösterdiler.</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica,arial,sans-serif; font-size: 12pt;">Hatice Altuğ bu önemli keşfin öncülerinden biri olarak omuzlarımızı kabartmıştır.</span></p>
<p><em>Bilimdili.com</em></p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/madde-enerji/fizik/turk-bilim-adaminin-onemli-kesfi-100-yillik-fizik-sorunu-cozume-kavusturuldu/">Türk Bilim Adamının Önemli Keşfi: 100 Yıllık Fizik Sorunu Çözüme Kavuşturuldu</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fizikte Harika Bir Klon Oluşturmak İmkansız Mı?</title>
		<link>https://bilimdili.com/madde-enerji/fizik/fizikte-harika-bir-klon-olusturmak-imkansiz-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[bilimdili]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 May 2017 12:29:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Fizik]]></category>
		<category><![CDATA[fizik]]></category>
		<category><![CDATA[klon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://bilimdili.com/?p=8061</guid>

					<description><![CDATA[<p>MinutePhysics, gerçek klonlamanın imkansızlığını araştırıyor. Bir organizmanın genetik kopyalarını oluşturmak mümkün olsa da, kuantum seviyesine kadar gerçek bir kopyasını oluşturmak fiziksel olarak imkansızdır. Fizkite Klonlama Yok Mu? 1996&#8217;da koyun Dolly klonlanana kadar canlı klonlama bir bilimkurgu ögesi olarak görülüyordu. Bununla birlikte, biyolojide klonlama, fizikte klonlama ile aynı değildir. Biyolojide klonlama oldukça zor ancak fizikte klonlama çok daha [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/madde-enerji/fizik/fizikte-harika-bir-klon-olusturmak-imkansiz-mi/">Fizikte Harika Bir Klon Oluşturmak İmkansız Mı?</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.youtube.com/channel/UCUHW94eEFW7hkUMVaZz4eDg">MinutePhysics</a>, gerçek klonlamanın imkansızlığını araştırıyor. Bir organizmanın genetik kopyalarını oluşturmak mümkün olsa da, kuantum seviyesine kadar gerçek bir kopyasını oluşturmak fiziksel olarak imkansızdır.</p>
<h2>Fizkite Klonlama Yok Mu?</h2>
<p>1996&#8217;da koyun Dolly klonlanana kadar canlı klonlama bir bilimkurgu ögesi olarak görülüyordu. Bununla birlikte, biyolojide klonlama, fizikte klonlama ile aynı değildir. Biyolojide klonlama oldukça zor ancak fizikte klonlama çok daha zor hatta imkansız olduğu kanıtlanmıştır.</p>
<p>YouTube kanalı MinutePhysics&#8217;ten bir video, kusursuz kopyaların neden mümkün olmadığını kuantum fiziğinin detaylarıyla açıklıyor. Yalnız vidyonun ingilizce olduğunu belirtelim.</p>
<p><iframe title="The No Cloning Theorem" width="1320" height="743" src="https://www.youtube.com/embed/owPC60Ue0BE?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p>Sunucunun vidyoda açıkladığı gibi, nesnelerin kopyalanabilirliği matematiksel olarak kanıtlandığı halde kuantum seviyesinde özdeş olan mükemmel bir klon yapmak imkansızdır. Tabi bunu açıklayan matematik son derece karmaşıktır, kuantum mekaniği ile ilgili olan her şey gibi.</p>
<p>Video, Örvin Şirödinger&#8217;in (Erwin Schrodinger) kedisini göz önüne alarak (bir dereceye kadar) bu karmaşık matematiğini basitleştiriyor. Matematiğin temelinde, kuantum mekaniğinde, süperpozisyon denilen bir kavram ele alınmaktadır. Bu, Şirödinger&#8217;in düşünce deneyinde incelenen kavramdır. Basitçe açıklarsak; patlamış veya patlamamış barut (veya zehir, anlatılana bağlı olarak) bulunan bir kutudaki kedi ele alınıyor. Kutu içerisini gözlemlemeden kedinin öldüğünü (barut patladı) ya da canlı olup olmadığını (barut bozulmamış halini) bilmek imkansızdır. Bu yüzden kutunun içine bakana kadar kedinin hem ölü hem de canlı olduğu varsayılır.  Detaylı bilgi için vidyoyu izlemenizi tavsiye ediyoruz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<div class="mks_toggle">
            <div class="mks_toggle_heading">Kaynak<i class="fa fa-plus"></i><i class="fa fa-minus"></i></div>
                <div class="mks_toggle_content">futurism.com</div>
            </div>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/madde-enerji/fizik/fizikte-harika-bir-klon-olusturmak-imkansiz-mi/">Fizikte Harika Bir Klon Oluşturmak İmkansız Mı?</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir Elektronun Ömrü 66000 Yotta Yıl</title>
		<link>https://bilimdili.com/madde-enerji/fizik/bir-elektronun-omru-66000-yotta-yil/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Gözcüsü]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 18 Sep 2016 18:09:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Fizik]]></category>
		<category><![CDATA[Kimya]]></category>
		<category><![CDATA[elektron]]></category>
		<category><![CDATA[fizik]]></category>
		<category><![CDATA[kimya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://bilimdili.com/?p=1746</guid>

					<description><![CDATA[<p>Elektronun ömrüne dair yapılan en iyi ölçüme göre muhtemelen bir elektronun ömrü 66 bin yotta yılı yani 6,6×1028 yıl kadar. Bu değer, evrenin günümüzdeki yaşının 5 kentilyon katına denk gelmektedir. Bu oldukça ilginç sonuca ulaşan bilim insanları aslında İtalya’daki Borexino deneyinde elektronun bir fotona ve bir nötrinoya bozulduğuna dair kanıt arıyorlardı. Eğer böyle bir kanıt [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/madde-enerji/fizik/bir-elektronun-omru-66000-yotta-yil/">Bir Elektronun Ömrü 66000 Yotta Yıl</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="padding-left: 30px;"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Elektronun ömrüne dair yapılan en iyi ölçüme göre muhtemelen bir elektronun ömrü 66 bin yotta yılı yani 6,6×10<sup>28</sup> yıl kadar. Bu değer, evrenin günümüzdeki yaşının 5 kentilyon katına denk gelmektedir. Bu oldukça ilginç sonuca ulaşan bilim insanları aslında İtalya’daki Borexino deneyinde elektronun bir fotona ve bir nötrinoya bozulduğuna dair kanıt arıyorlardı. Eğer böyle bir kanıt bulmuş olsaydılar, elektrik yükünün korunumu ihlal edilmiş olacaktı. Diğer taraftan da, Standart Model’in ötesindeki keşfedilmemiş fiziğe doğru bir adım daha atılmış olacaktı. Ancak, henüz buna yönelik bir gelişme yok. Buna rağmen, şimdiye kadar olan çalışmalarında bir elektronun ömrünün evrenin günümüzdeki yaşından çok ama çok daha fazla bir ömre sahip olduğunu buldular.</span></p>
<p style="padding-left: 30px;"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Elektron atom altı parçacığı negatif elektrik yükü taşıyan en az kütleli bir parçacıktır. Eğer elektron bozulabiliyor olsaydı, enerji korunumunun nötrinolar gibi daha düşük kütleli parçacıkların üretiminde de yer alacağı anlamına gelirdi. Ancak, elektrondan daha düşük kütleli tüm parçacıklar herhangi bir elektrik yüküne sahip değildir. Böylece elektronun yükü herhangi bir hipotetik bozulma süreci sırasında “sıfır”lanmalıdır. Bu da parçacık fiziğinin Standart Modeli’nin bir parçası olan “<strong>yük korunumu</strong>” ilkesini ihlal etmiş olur. Bunun sonucunda, elektron asla bozulamayacağı için temel bir parçacık olarak göz önünde bulundurulur. Öte yandan, Standart Model fiziğin tüm yönlerini yeterince açıklamıyor ve bundan dolayı elektronun bozunduğunun keşfedilmesi doğanın yeni ve iyileştirilmiş bir modelinin geliştirilmesinde fizikçilere yardımcı olabilir.</span><br />
<span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;"> Elektronun bozulması ile ilgili bu son araştırma öncelikle nötrinoları incelemek için tasarlanan Borexino dedektörü kullanılarak yapıldı. İtalya’da Gran Sasso Ulusal Laboratuvarı’nda bulunan bu dedektör kozmik ışınlardan korunmak için bir dağın altında derin bir yerde inşa edilmiştir. 2212 fotorafçı tarafından izlenen 300 tonluk bir organik sıvıdan oluşmaktadır.</span></p>
<p style="padding-left: 30px;"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Borexino dedektöründeki bu organik sıvı içinde yaklaşık 10<sup>32</sup> elektron bulundurmaktadır. Bu sıvı içerisinde herhangi bir elektron bozunmasının görülmemiş olması gerçeği araştırmacılara elektronun ortalama ömrünün en küçük değerini tahmin etmesini sağladı. Araştırmacılar bu en küçük ömrün önceki en düşük sınır olan 4,6×10<sup>26</sup> yıldan 100 kat daha fazla yani 6,6×10<sup>28</sup> yıl olduğunu buldular. Bu önceki en düşük değer de yine Borexino tesisinde elde edilmişti. 1998 yılında günümüzdeki güncel deneyin öncülü olan bir deney sırasında bulunmuştu.</span></p>
<p style="padding-left: 30px;"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Diğer taraftan, yük parite simetrisi daha önce kaon atom altı parçacıkların bozunmalarının gözlenmesi ile ihlal edildiği deneysel olarak keşfedilmişti. Dolayısıyla elektronların da bir gün bozulabildiği keşfedilebilir. Bu neden önemli? Çünkü yük parite simetrisinin ihlal edilmesi/bozulması evrende anti maddeden çok neden maddenin daha fazla olduğuna dair bizim güncel anlayışımızda önemli bir role sahiptir.</span></p>
<p style="padding-left: 30px;"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Kaynak :<em>physicsworld</em></span></p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/madde-enerji/fizik/bir-elektronun-omru-66000-yotta-yil/">Bir Elektronun Ömrü 66000 Yotta Yıl</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
