<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>JÖN TÜRKLER arşivleri &#060; Bilimdili.com</title>
	<atom:link href="https://bilimdili.com/tag/jon-turkler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://bilimdili.com/tag/jon-turkler/</link>
	<description>Türkçe Bilim</description>
	<lastBuildDate>Sun, 26 Nov 2023 17:18:53 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.3</generator>

<image>
	<url>https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2018/09/cropped-turuncu-favicon-32x32.png</url>
	<title>JÖN TÜRKLER arşivleri &#060; Bilimdili.com</title>
	<link>https://bilimdili.com/tag/jon-turkler/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>TANZİMAT DÖNEMİNDE MUHALİF BASIN: YENİ OSMANLILAR MATBUATI</title>
		<link>https://bilimdili.com/arkeotarih/tarih-tarih/tanzimat-doneminde-muhalif-basin-yeni-osmanlilar-matbuati/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İdris Kılıçaslan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 26 Nov 2023 17:18:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[basiret]]></category>
		<category><![CDATA[basiret gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[genç osmanlılar]]></category>
		<category><![CDATA[hürriyet gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[ibret]]></category>
		<category><![CDATA[ibret gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[JÖN TÜRKLER]]></category>
		<category><![CDATA[muhalif basın]]></category>
		<category><![CDATA[muhbir]]></category>
		<category><![CDATA[muhbir gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[tanzimar matbuatı]]></category>
		<category><![CDATA[tanzimat]]></category>
		<category><![CDATA[tanzimat muhalif basını]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bilimdili.com/?p=22160</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yeni Osmanlılar 1865-1876 yılları arasında Osmanlı aydınlarının idareye karşı oluşturduğu muhalif topluluk olarak adlandırılabilir. Tanzimat devrinde (1839-1876) Osmanlı Devleti’nin bütünüyle yeniden yapılanması gerektiğini düşünen bir topluluktur ve bunun için muhalefet eden ilk topluluk olmuşlardır. Bu aydın sınıfının siyasi alanda en fazla istediği yapılanma Avrupa tarzında bir meşruti parlamenter sistem kurmaktır. Anayasa ilan etmek ve bir [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/arkeotarih/tarih-tarih/tanzimat-doneminde-muhalif-basin-yeni-osmanlilar-matbuati/">TANZİMAT DÖNEMİNDE MUHALİF BASIN: YENİ OSMANLILAR MATBUATI</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Yeni Osmanlılar 1865-1876 yılları arasında Osmanlı aydınlarının idareye karşı oluşturduğu muhalif topluluk olarak adlandırılabilir. Tanzimat devrinde (1839-1876) Osmanlı Devleti’nin bütünüyle yeniden yapılanması gerektiğini düşünen bir topluluktur ve bunun için muhalefet eden ilk topluluk olmuşlardır. Bu aydın sınıfının siyasi alanda en fazla istediği yapılanma Avrupa tarzında bir meşruti parlamenter sistem kurmaktır. Anayasa ilan etmek ve bir parlamento açmak Yeni Osmanlıların ortak idealidir ancak genel olarak bu topluluk üyelerinin fikirleri birbiriyle örtüşmemekte, çok fazla ayrı düştükleri noktalar bulunmaktadır. Kaynak ve belge olmaması sebebiyle Yeni Osmanlılar Cemiyeti’nin ne zaman kurulduğu net değildir. Ebüzziya Tevfik cemiyetin kuruluşunu çelişkili olarak, farklı yerlerde 1865 ve 1867 yılını zikretmiştir. Cemiyetin kurucuları olarak Sağır Ahmed Beyzâde Mehmed Bey ve arkadaşları Menâpîrzâde Nûri ve Kayazâde Reşad beyler gösterilmektedir. Yeni Osmanlılar Cemiyeti mensupları muhalif olmalarından dolayı Paris, Londra ve Cenevre gibi Avrupa şehirlerinde gazete çıkarmak yoluyla faaliyette bulunmuşlardır. Avrupa’da bulunmalarını mümkün kılan ve gazete çıkarmak için gerekli kaynağı; yapılan bir değişiklikle Mısır’daki veraset hakkı elinden alınan (1866), buna karşılık Hidiv İsmail Paşa’nın kendisine büyük bir tazminat ödediği kardeşi Mustafa Fâzıl Paşa’dır.<a href="#_ftn1" name="_ftnref1">[1]</a></p>
<p><strong>Muhbir Gazetesi</strong></p>
<p style="text-align: justify;">               Muhbir gazetesi yayın hayatına 1 Ocak 1867 tarihinde, haftada üç kez yayınlanmak üzere İstanbul’da başlamıştır. Sahibi Diyarbakırlı Filip Efendi’dir. Gazeteyi çıkarmak için Ali Suavi’nin şöhretinden de yararlanmak isteyen Filip Efendi, Ali Suavi’ye muharrirlik teklif etmiştir. Bu teklifi kabul eden Ali Suavi ilk sayıdan itibaren Muhbir gazetesinde yazı yazmış, gazete Londra’da çıkmaya başlayınca ise sahibi olmuştur. Hüseyin Çelik’e göre “Ali Suâvi gazeteyi yalnız haber veren bir vasıta değil okuyucusunu uyandıran, bilgi kazandıran bir mektep olarak görür.”<a href="#_ftn2" name="_ftnref2">[2]</a> Bundan dolayı olacak ki yazıları genellikle eğitim sorunları, müfredat, eğitim metotları, fen derslerinin ihmalindeki yanlışlık, eğitim sistemi ile ilgilidir.</p>
<figure id="attachment_22162" aria-describedby="caption-attachment-22162" style="width: 566px" class="wp-caption alignleft"><a class="herald-popup-img" href="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2023/11/yeni-osmanlilar-cemiyeti-1.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-22162" src="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2023/11/yeni-osmanlilar-cemiyeti-1.jpg" alt="" width="566" height="443" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2023/11/yeni-osmanlilar-cemiyeti-1.jpg 748w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2023/11/yeni-osmanlilar-cemiyeti-1-300x235.jpg 300w" sizes="(max-width: 566px) 100vw, 566px" /></a><figcaption id="caption-attachment-22162" class="wp-caption-text">Muhbir Gazetesi</figcaption></figure>
<p style="text-align: justify;">               Ali Suavi eğitim konularında başka dış politika ile ilgili yazılar da yazmıştır. Fakat Bab-ı Ali bu yazılardan hoşlanmadığı için Muhbir gazetesi 32. Sayısından sonra bir ay kapatma cezası almıştır. Ali Suavi de Kastamonu’ya sürülmüştür.<a href="#_ftn3" name="_ftnref3">[3]</a> Kapatma ve sürgün cezasından sonra 1867 yılı Temmuz ayında Ali Suavi, Namık Kemal, Ziya Bey ve Agâh Bey birlikte Londra’ya gittiler. Çünkü yurtdışındayken Türkiye’deki haksızlıklarla daha iyi mücadele edebileceğini düşünmektedir. İlk sayısında <em>“Muhbir doğru söylemek yasak olmayan bir memleket bulur, yine çıkar”</em> cümlesiyle bu düşüncelerini açıkça yansıtıyorlardı. Ali Suavi’nin yanındaki diğer isimler de çok önemlidir fakat Muhbir gazetesine damga vuran isim Ali Suavi’dir. Suavi, Mustafa Fazıl Paşa’nın desteğini alarak Muhbir gazetesini 31 Ağustos 1867 tarihinden itibaren Londra’da çıkarmaya başlamıştır. Haftada bir kez yayınlanan gazete 3 Kasım 1868’e kadar 50 sayı yayımlanmıştır. Namık Kemal ve Ziya Bey, Ali Suavi ile anlaşamadıkları için 23 Mayıs 1868’de Muhbir gazetesinden ayrılmışlardır.</p>
<p style="text-align: justify;">               Ali Suavi, İstanbul’da yazı yazmaya başlamasından itibaren Türk dili ile ilgili yazılar da kaleme almıştır: Dilde sadelik, imla sorunu, din-dil münasebeti, Türk dilinin üstünlükleri, resmi dil konusu, kavramlar konusu, edebiyat konusu, tiyatro konusu gibi başlıklar altında toplanabilecek yazıları vardır.<a href="#_ftn4" name="_ftnref4">[4]</a></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Hürriyet Gazetesi</strong></p>
<p style="text-align: justify;">               Hürriyet gazetesi Namık Kemal ve Ziya Bey’in 23 Mayıs 1868’de Muhbir gazetesinden ayrılmalarından sonra Mustafa Fazıl Paşa’nın desteği ile 29 Haziran 1868’de Londra’da çıkmaya başlamıştır. Gazetenin ilk 63 sayısında Namık Kemal’in etkisi vardır. 64. sayıdan itibaren Mısır Hidiv’i İsmail Paşa’nın adamı olan Arif Bey gazeteyi 100. ve son sayısına kadar çıkarmıştır. Haftada bir kez yayınlanan Hürriyet gazetesinin 89-100. sayıları Cenevre’de çıkarılmıştır.<a href="#_ftn5" name="_ftnref5">[5]</a></p>
<p style="text-align: justify;">               Namık Kemal yazılarında genel olarak toplumsal yaşam, hukuk, idare, ekonomi ve siyasi meselelerden bahsetmiştir. Fransız İhtilalinden çok etkilendiği belli olan Namık Kemal yazılarında hürriyete vurgu yapmış ve “insan hür doğar” fikrini benimsemiştir. Meşrutiyet fikrini de savunmuş ve bunu İslamiyet’e dönmek olarak ifade etmiştir.<a href="#_ftn6" name="_ftnref6">[6]</a> Kanunlar cemiyet nizamının anahtarıdır. Vatanın kalkınması içinse sık sık kapitülasyonlar konusuna değinmiştir. Milli ve içtimai yükseliş için aile terbiyesinin öneminden bahsetmiştir. Milliyetçilik anlayışı Osmanlılık çerçevesi içindedir ancak yazılarında Türk unsuruna olan yakınlığı hissedilebilir. İlerlemek ve kalkınmak için Avrupa medeniyetinin örnek alınması gerektiğini düşünür.<a href="#_ftn7" name="_ftnref7">[7]</a></p>
<p style="text-align: justify;">               Hürriyet gazetesinin amaçları ana hatlarıyla şunlardır;</p>
<p style="text-align: justify;">               1.Yönetime meşveret usulünü hâkim kılmak.</p>
<p style="text-align: justify;">               2.Vezirlerin icraatları dolayısıyla sorumlu tutulması.</p>
<p style="text-align: justify;">               3.İsrafın ve dış borcun önlenmesiyle, maliyenin ıslahı.</p>
<p style="text-align: justify;">               4.Eğitim seferberliği ile halkın cehaletten kurtarılması.</p>
<p style="text-align: justify;">               5.Maksatlı bir şekilde sefalete itilen ulemanın durumuna çare bulunması.</p>
<p style="text-align: justify;">               6.Misyonerlerin faaliyetlerine karşı Müslümanların dinlerine sahip çıkması gerektiği.</p>
<p style="text-align: justify;">               7.Şeriatın temel prensiplerinden taviz verilmemesi.</p>
<p style="text-align: justify;">               8.Körü körüne taklitçiliğin terk edilmesi.</p>
<p style="text-align: justify;">               9.Özellikle devlet kurumlarında dalkavukluktan vazgeçilmesi, yazışmalarda insan onuruna yakışmayan ifadelerin yer almaması.</p>
<p style="text-align: justify;">               10.Dil ve edebiyatta kolaylığın hâkim kılınması, faydanın ön plana çıkarılması.</p>
<p style="text-align: justify;">               Yeni Osmanlıların sözcüsü niteliğinde olan Hürriyet gazetesinde Ziya Paşa’nın da yazıları yayınlanmıştır. Ziya Paşa, devlet rejimi, ekonomi, dış politika, eğitim, dil, edebiyat ve dini konularda yazılar yazmıştır. Yazılarında meşvereti savunmuştur yani meşrutiyet taraftarıdır. Osmanlı ekonomisinin Batılı devletlerle rekabet edebilmesi için çok iyi bir bütçe hazırlanmasını, sanayi kollarının desteklenmesini, adil bir vergi sisteminin oluşturulması gerektiğini düşünür. Ezbercilikten kaçınan kaliteli ve akılcı bir eğitim sistemi uygulanmalıdır. Milli dili savunur, Divan edebiyatı yerine Halk edebiyatını tercih eder.<a href="#_ftn8" name="_ftnref8">[8]</a></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İbret Gazetesi</strong></p>
<p style="text-align: justify;">               İbret gazetesi ilk olarak Aleksan Sarrafyan tarafından 1 Aralık 1869 tarihinde Kevkeb-i Şarki (Doğu Yıldızı) adıyla günlük olarak yayınlanmaya başlamıştır. 16 Haziran 1870’de ise İbret adıyla pazartesi ve Perşembe günleri olarak haftada iki kez yayınlanmaya başlamıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">               26 Nisan 1871 tarihinden itibaren Sarrafyan, İbret gazetesini İskender Bey’e kiralamış ve haftalık olarak yayınlanmaya başlamıştır. İskender Bey, İbret’i “kötü adetleri istihza edip, mazarratını güldürücü bahislerle ahaliye göstermek” amacıyla mizah gazetesi olarak yayınlamıştır. 29 Ocak 1872’de yayını durmuştur. 7 Şubat 1872’de Ahmet Mithat tarafından haftada beş gün yayınlanmaya başlamıştır. Ancak gazete hükümet tarafından kapatılmış ve Ahmet Mithat bir ay süreyle gazete çıkarmaktan men edilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">               13 Haziran 1872’de Namık Kemal İbret’i Sarrafyan’dan kiralayarak tekrar yayınlamaya başlamıştır. Bu tarihten sonra İbret, Namık Kemal’in muhalif yazılarından dolayı üç kez kapatılmıştır. Üçüncü ve son kez 1 Nisan 1873’te Vatan Yahut Silistre eserinin sahnelenmesinden sonra bir daha çıkmamak üzere kapatılmış ve 9 Nisan 1873’te Namık Kemal ve diğer çalışanları sürgün edilmiştir. Namık Kemal Kıbrıs’a, Ebüzziya Tevfik Rodos’a, Nuri ve İsmail Hakkı (Bereketzade) Beyler Akka’ya sürgün edilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">               İbret gazetesi çıkmaya başladığı tarihten itibaren sürekli muhalif yayın yapmış ve bunu açıkça dile getirmiştir. Gazetenin yazar kadrosu bunu vatana hizmet olarak gördüğünü belirtmiştir.<a href="#_ftn9" name="_ftnref9">[9]</a> İbret gazetesinin bu kadar fazla el değiştirmesi yani kiralanması dönemin koşulları ile doğrudan alakalıdır. Çünkü yeni bir gazete çıkarmak için resmi izin almak çok zordu. Zaptiye Nezareti genel olarak yeni gazete başvurularını reddediyordu. Bu sebeple daha önce izin verilmiş olan gazeteler farklı kişilere kiralanarak kullanılıyordu. Yeni gazete çıkarma başvurularından sonuç alamayan yazar kadrosu bu yüzden İbret’i kiralamıştı. İbret’i Yeni Osmanlı neşriyatından ayıran bir yönü de yurt dışında değil, İstanbul’da basılmasıdır. Gazetenin başyazarlığını Namık Kemal, sorumlu yazı işleri müdürlüğünü Kayazade Reşat, yardımcılıklarını Ebüzziya Tevfik ve Menapirizade Nuri Beyler üstlenmiştir. Namık Kemal’in yazıları başta olmak üzere gazetede yayınlanan her yazı yönetimin tepkisini çekmiştir. Süleyman Nazif’e göre İbret gazetesindeki yazıların muhalefet olarak şiddeti Hürriyet gazetesindeki yazılardan bile daha fazladır.<a href="#_ftn10" name="_ftnref10">[10]</a></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Basiret Gazetesi</strong></p>
<p style="text-align: justify;">               23 Ocak 1870’te Basiretçi Ali Bey tarafından haftada beş gün yayınlanmak üzere çıkmaya başlamıştır. Gazetenin çıkış amacı çeşitli ilmi gelişmelerden ve politikadan söz etmek, halkın eğitimi, kalkınma, sanayileşme, çağdaş medeniyete ulaşma yolundaki gayretlere ışık tutmak, hürriyet, insaniyet ve eşitlik anlayışını geliştirmek olduğu kadar ülke içindeki ve dışındaki olayları haber vermek, çeşitli haberleri halka duyurmaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">               Basiret gazetesi 1870-1871 yılında Fransa-Prusya savaşında alman taraftarı yayın yaptığı için Bismarck tarafından Almanya’ya davet edildi. Ali Efendi’ye para yardımı yapıldı ve modern bir baskı makinesi hediye edildi. Ali Efendi bu yıllarda Hidiv İsmail paşadan da yardım aldı. Bu sebeple Mısır lehine ve hatta Mısır’ın Osmanlı Devleti’nden ayrılması gerektiğine dair yazılar yayınladı. Rusya’da yaşayan Müslüman Türklerin mücadelesini ve haklarını korumak için etkili yazılar yazdı.<a href="#_ftn11" name="_ftnref11">[11]</a> Basiret gazetesi bundan başka Osmanlı bünyesindeki azınlıkların bağımsızlık ve Osmanlı idaresinden ayrılma isteklerinin önüne geçmek ve Osmanlı birliğini sağlamak için çeşitli yazılar yayınlamıştır. İngiliz ve Rus emperyalizmine karşı ittihad-ı Germen fikrini ve ittihad-ı İslam fikrini de desteklemiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">               Basiret gazetesi hükümetle arasını iyi tutmaya çalışmış fakat yine de hükümet tarafından pek çok kez kapatılmıştır. Basiretçi Ali Efendi, Suphi Paşazâde Âyetullah Bey, Polonyalı mühtedi bir subay olan Ferik Suphi Celâleddin Paşa, Hayreddin takma adıyla yazılar yazan Polonyalı mülteci Karski ile adliye mektupçusu Hâlet Bey, Ahmed Midhat Efendi, Süleyman Âsaf, Mustafa Âsım, Mehmed Tevfik, Ali Suâvi ve Nâmık Kemal gazetenin yazarları arasındadır.<a href="#_ftn12" name="_ftnref12">[12]</a></p>
<p style="text-align: justify;">               Basiret gazetesi Çırağan vakasından bir gün önce, bu hadisenin elebaşısı olarak görünen Ali Suavi’nin bir makalesini yayınlanacağını neşrettiği için Basiretçi Ali Bey 20 Mayıs 1878’de tutuklandı ve diğer suçlularla Kudüs’e sürgün edildi. Böylece Basiret gazetesinin 8 yıllık yayın hayatı da son bulmuş oldu.<a href="#_ftn13" name="_ftnref13">[13]</a> 6 yıl sonra bir daha gazetecilik yapmamak şartıyla affedildi ve İstanbul’a dönemsine izin verildi (1884).</p>
<hr />
<p><strong>KAYNAKLAR</strong></p>
<p><strong>Kitap ve Makaleler</strong></p>
<p>BEYDİLLİ, Kemal, “Yeni Osmanlılar Cemiyeti”, <strong>TDV İslâm Ansiklopedisi,</strong> C.43, ss.430-433.</p>
<p>ÇELİK, Hüseyin, , “Hürriyet”, <strong>TDV İslam Ansiklopedisi,</strong> C.18, ss.505-507.</p>
<p>_____________, “Muhbir”, <strong>TDV İslam Ansiklopedisi</strong><em>,</em> C.31, ss.32-34.</p>
<p>DUMAN, Haluk Harun, “Tanzimat Döneminde Basın (1828-1875)”, <strong>Türk Basın Tarihi,</strong> Anadolu Üniversitesi Yayınları, Eskişehir 2014.</p>
<p>EBÜZZİYA, Ziyad, “Ali Efendi, Basiretçi”, <strong>TDV İslam Ansiklopedisi, </strong>C.2, s.388-389.</p>
<p>GÜZ, Nurettin; BAYHAN, Gamze, “İlk Muhalif Gazete Olarak İbret”, <strong>Abant Kültürel Araştırmalar Dergisi,</strong> C.1, S.1, ss.1-15.</p>
<p>SAĞLAM, Nuri . &#8220;XIX. Yüzyıl Osmanlı Siyasi Hayatında Basiret Gazetesi Üzerine&#8221;, <strong>İlmî Araştırmalar: Dil, Edebiyat, Tarih İncelemeleri,</strong> Ocak 2014, ss.183-190.</p>
<p>UÇMAN, Abdullah, “Tanzimat’tan Sonra Edebiyat ve Siyaset: Namık Kemal ve Ziya Paşa Örneği”, <strong>Türkiyat Mecmuası,</strong> C.24, ss.113-128.</p>
<p>YAZICI, Nesimi, “İbret”, <strong>TDV İslam Ansiklopedisi, </strong>C.21, ss.368-370.</p>
<p>YERLİKAYA, İlhan, “Basiret”, <strong>TDV İslam Ansiklopedisi, </strong>C.5, ss.103-105.</p>
<hr />
<p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a> Kemal Beydilli, <em>“Yeni Osmanlılar Cemiyeti”</em>, <strong>TDV İslâm Ansiklopedisi,</strong> C.43, s.430-433; Ayrıca bkz. <a href="https://islamansiklopedisi.org.tr/yeni-osmanlilar-cemiyeti">https://islamansiklopedisi.org.tr/yeni-osmanlilar-cemiyeti</a>, 10.11.2018, 21.41.</p>
<p><a href="#_ftnref2" name="_ftn2">[2]</a> Hüseyin Çelik, <em>“Muhbir”,</em> <strong>TDV İslam Ansiklopedisi</strong><em>,</em> C.31, s.32-34; Ayrıca bkz. <a href="https://islamansiklopedisi.org.tr/muhbir">https://islamansiklopedisi.org.tr/muhbir</a>, 24.11.2018, 11.25.</p>
<p><a href="#_ftnref3" name="_ftn3">[3]</a> Haluk Harun Duman, <em>“Tanzimat Döneminde Basın (1828-1875)”</em>, <strong>Türk Basın Tarihi,</strong> Anadolu Üniversitesi Yayınları, Eskişehir 2014, s.42.</p>
<p><a href="#_ftnref4" name="_ftn4">[4]</a> Duman, <strong>a.g.e.,</strong> s.42-45.</p>
<p><a href="#_ftnref5" name="_ftn5">[5]</a> Hüseyin Çelik, <em>“Hürriyet”</em>, <strong>TDV İslam Ansiklopedisi, </strong>C.18, s.505-507; Ayrıca bkz: <a href="https://islamansiklopedisi.org.tr/hurriyet--gazete">https://islamansiklopedisi.org.tr/hurriyet&#8211;gazete</a>, 24.11.2018, 12.27.</p>
<p><a href="#_ftnref6" name="_ftn6">[6]</a> Abdullah Uçman, <em>“Tanzimat’tan Sonra Edebiyat ve Siyaset: Namık Kemal ve Ziya Paşa Örneği”,</em> <strong>Türkiyat Mecmuası,</strong> C.24, s.117.</p>
<p><a href="#_ftnref7" name="_ftn7">[7]</a> Duman, <strong>a.g.e.,</strong> s.46.</p>
<p><a href="#_ftnref8" name="_ftn8">[8]</a> Duman, <strong>a.g.e.,</strong> s.47-48.</p>
<p><a href="#_ftnref9" name="_ftn9">[9]</a> Nurettin Güz ve Gamze Bayhan, <em>“İlk Muhalif Gazete Olarak İbret”,</em> <strong>Abant Kültürel Araştırmalar Dergisi,</strong> C.1, S.1, s.8-9.</p>
<p><a href="#_ftnref10" name="_ftn10">[10]</a> Nesimi Yazıcı, <em>“İbret”,</em> <strong>TDV İslam Ansiklopedisi, </strong>C.21, s.368-370; Ayrıca bkz: <a href="https://islamansiklopedisi.org.tr/ibret--gazete">https://islamansiklopedisi.org.tr/ibret&#8211;gazete</a>, 24.11.2018, 18.45.</p>
<p><a href="#_ftnref11" name="_ftn11">[11]</a> Ziyad Ebüzziya, <em>“Ali Efendi, Basiretçi”,</em> <strong>TDV İslam Ansiklopedisi, </strong>C.2, s.388-389; Ayrıca bkz: <a href="https://islamansiklopedisi.org.tr/ali-efendi-basiretci">https://islamansiklopedisi.org.tr/ali-efendi-basiretci</a>, 24.11.2018, 20.12.</p>
<p><a href="#_ftnref12" name="_ftn12">[12]</a> İlhan Yerlikaya, <em>“Basiret”,</em> <strong>TDV İslam Ansiklopedisi, </strong>C.5, s.103-105; Ayrıca bkz: <a href="https://islamansiklopedisi.org.tr/basiret--gazete">https://islamansiklopedisi.org.tr/basiret&#8211;gazete</a>, 24.11.2018, 20.05.</p>
<p><a href="#_ftnref13" name="_ftn13">[13]</a> Nuri Sağlam, <em>&#8220;XIX. Yüzyıl Osmanlı Siyasi Hayatında Basiret Gazetesi Üzerine&#8221;, </em><strong>İlmî Araştırmalar: Dil, Edebiyat, Tarih İncelemeleri,</strong> Ocak 2014, s.184.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/arkeotarih/tarih-tarih/tanzimat-doneminde-muhalif-basin-yeni-osmanlilar-matbuati/">TANZİMAT DÖNEMİNDE MUHALİF BASIN: YENİ OSMANLILAR MATBUATI</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İngiliz ve Amerikan Basınında  Mustafâ Kemâl Paşa ve 1919</title>
		<link>https://bilimdili.com/arkeotarih/tarih-tarih/ingiliz-ve-amerikan-basininda-mustafa-kemal-pasa-ve-1919/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kutlu Altay Kocaova]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 May 2020 08:49:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[19 mayıs]]></category>
		<category><![CDATA[1919]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk’ün Samsun’a çıkışını]]></category>
		<category><![CDATA[İngiliz ve Amerikan Basını]]></category>
		<category><![CDATA[JÖN TÜRKLER]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafâ Kemâl Paşa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bilimdili.com/?p=17109</guid>

					<description><![CDATA[<p>GİRİŞ Bu yıl, Atatürk’ün Samsun’a çıkışını ve 19 Mayıs’ı farklı bir şekilde anmak ve kutlamak istedim. Bu amaçla İngiliz ve Amerikan basınında Mustafâ Kemâl Paşa’ya dâir 1919 yılında yapılan haberleri incelemek istedim. Bir hafta boyunca, her gün bir haber olacak şekilde de paylaştım. Yâni tam yedi haber paylaşmış oldum. İlk olarak dönemin İngiliz basınını incelemek [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/arkeotarih/tarih-tarih/ingiliz-ve-amerikan-basininda-mustafa-kemal-pasa-ve-1919/">İngiliz ve Amerikan Basınında  Mustafâ Kemâl Paşa ve 1919</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>GİRİŞ</strong></p>
<p>Bu yıl, Atatürk’ün Samsun’a çıkışını ve 19 Mayıs’ı farklı bir şekilde anmak ve kutlamak istedim. Bu amaçla İngiliz ve Amerikan basınında Mustafâ Kemâl Paşa’ya dâir 1919 yılında yapılan haberleri incelemek istedim. Bir hafta boyunca, her gün bir haber olacak şekilde de paylaştım. Yâni tam yedi haber paylaşmış oldum.</p>
<p>İlk olarak dönemin İngiliz basınını incelemek istedim ve The Times gazetesinin arşivini<a href="#_ftn1" name="_ftnref1">[1]</a> inceledim. The Times gazetesinin arşivi, inanılmaz derecede zengin. 1 Ocak 1785’ten 1 Ocak 1985’e kadar olan 200 yıllık geçmişi orada saklı ve erişime açık. Herhangi bir ücret ya da üyelik istemiyorlar. Dolayısıyla çok güzel bir şey. Bununla birlikte Guardian, Manchester Times gibi döneme dâir gazeteleri de inceledim. Sonunda ilk üçü için The Times gazetesine yer vermeye karar verdim ve The Times gazetesinin 22 Eylül, 2 Ekim ve 13 Ekim 1919 târihli nüshâlarındaki haberleri ele aldım.</p>
<p>Amerikan basınını incelemek ise çok daha kolay oldu. Sanırım bu konuda en rahat erişebilen, Amerikan basınıdır. Çünkü “Kongre Kütübhânesi”nin (Library of Congress) “Chronicling America &#8211; Historic American Newspapers”<a href="#_ftn2" name="_ftnref2">[2]</a> (Amerikan Kroniği – Târihî Amerikan Gazeteleri) başlıklı bölümünde 1789’dan 1963’e kadar olan bütün Amerikan gazeteleri yer almaktadır. 1919 yılına âid Mustafâ Kemâl Paşa’nın adının geçtiği 88 haberin içinden de haberin içeriğine göre seçim yaptım ve New York gazetesi olan The Evening World’ün 30 Eylül 1919 târihli nüshâsındaki, Montana gazetesi olan Great Falls Daily Tribune’ün 14 Ekim 1919 târihli nüshâsındaki, Nevada gazetesi olan Tonopah Daily Bonanza’nın 7 Ekim 1919 târihli nüshâsındaki, Virginia gazetesi olan Richmond Times-Dispatch’in 7 Kasım 1919 târihli nüshâsını esâs aldım.</p>
<p>Bu gazetelerdeki haberlerin genel olarak Erzurûm ve Sivas kongreleri, Dâmâd Ferid hükûmetinin düşüşü, Ali Rızâ Paşa hükûmetinin kuruluşu ve Konya’nın kurtarılması üzerine olduğunu söyleyebiliriz. Hepsinde Mustafâ Kemâl Paşa için “Türk millîyetçi lider”, başında bulunduğu hareket için de “millîyetçi hareket” denmesi anlamlıdır. Bu arada Amerikan basınının Sadrâzâm Ali Rızâ Paşa’nın adını yanlış yazdığı (General Alipiza Şa gibi&#8230;) epey örnek gördüm. Üstelik bu yanlışlıklar yerel Amerikan gazetelerinden kaynaklanmıyor. Tam tersine büyük bir haber ajansı olan Associated Press gibi kuruluşlardan kaynaklanıyor. Bu da bize, İstanbul hükûmetinin ne kadar ciddiye alındığını göstermektedir. Ayrıca Amerikan basınında Ermenî vurgusunun fazlalığı dikkât çekiyor. Meselâ Erzurûm için “Ermenistan’daki Erzurûm” diyorlar. Öyle ki, târihinden (1923) dolayı burada yer vermediğim bir haritada, Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz’i hâlâ Ermenistan olarak gösteriyorlardı.</p>
<p>Gazetelerin görüntüsünün altında, haberlerin Türkçelerine yer verdim. Böylece okuyucu, hem haberi anlayabilir; hem de olası bir hat’âm varsa, bana iletebilir. Haberlerin Türkçe kısımlarında herhangi bir yorum yapmadım. Hattâ yoruma dönüşmemesi, nesnellikten uzaklaşmama adına sözlük çevirisini de tercih ettiğim oldu. Meselâ Constantinople’ü İstanbul yerine Konstantinopolis olarak yazmayı uygun gördüm. Sâdece iki yerde, kimlerin kasd edildiğini belirtmek için köşeli parantez içinde gösterdim.</p>
<p>Umarım dönemi araştıranlara, târihçilere ve genç târihçi adaylarına bu çalışmam bir fayda sağlayabilir. Bir kişi için bile kaynak görevi görürse, benim adıma büyük bir mutluluk olacaktır.</p>
<p style="text-align: left;">            Esenlikler&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a class="herald-popup-img" href="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2020/05/1.png"><img decoding="async" class="wp-image-17110 alignleft" src="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2020/05/1.png" alt="" width="350" height="682" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2020/05/1.png 493w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2020/05/1-154x300.png 154w" sizes="(max-width: 350px) 100vw, 350px" /></a></p>
<p>JÖN TÜRKLER YENİDEN İKTİDARDA</p>
<p>Yeni kabinenin gerçek yöneticileri.</p>
<p>(Kendi muhabirimizden.)</p>
<p>Konstantinopolis, 6 Ekim (gecikmeli)</p>
<p>Yeni Hükümet, kompozisyonunu onayladığı anlaşılan Mustafâ Kemâl Paşa ile sürekli telgraf iletişimi içerisindedir.</p>
<p>Türk Basınının büyük kısmı, özellikle Cemiyet yanlısı bölüm, &#8220;kahramanları&#8221; Mustafâ Kemâl Paşa ve Millîyetçi örgütlerinin zaferi olarak Dâmâd Ferid Paşa&#8217;nın düşüşünü kutladı. Olanların, İttihâd ve Terakkî Cemiyeti’nin iktidara dönüşü ile eşdeğer olduğunu gösteren başka birçok gösterge var.</p>
<p>Bu, Hükümetin bütün olarak karşılanabileceği İtilaf makamlarının taleplerine yönelik tutumunda bir değişikliği içerebilir.</p>
<p style="text-align: center;">* * *</p>
<p>Mustafâ Kemâl Paşa, son zamanlarda Anadolu&#8217;nun birçok kesiminde iktidârı gasb eden Millîyetçi bir liderdir. Bu harekette, ülkelerini mahvettikten sonra Konstantinopolis&#8217;teki iktidardan uzaklaştırılmış olan Jön Türkler veyâ İttihâd ve Terakkî Fırkası ile ittifak kurdu.</p>
<p>Temmûz ayında Mustafâ Kemâl, haydûdları bastırmak için Samsun ve Trabzon’a gönderildi ve Bakanlar Kurulu&#8217;nun emirlerine uymayı reddettiği için yasadışı ilân edildi. Bunun üzerine Doğu illerinde iktidarı ele geçirdi ve Millîyetçiler, Mustafâ Kemâl, Konstantinopolis’teki İzmid’e 40 mil kadar hâkimiyetini kurana kadar birbiri ardında bir vilâyeti ele geçirmek için yarıştılar.</p>
<p><em>(The Times, Londra, s.11, 13 Ekim 1919)</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a class="herald-popup-img" href="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2020/05/2.png"><img decoding="async" class="wp-image-17111 alignleft" src="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2020/05/2.png" alt="" width="349" height="663" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2020/05/2.png 412w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2020/05/2-158x300.png 158w" sizes="(max-width: 349px) 100vw, 349px" /></a></p>
<p>ÂSÎ BİR ŞEF</p>
<p>MUSTAFÂ KEMÂL&#8217;İN TEHDİTİ.</p>
<p>(MUHÂBİRİMİZDEN.)</p>
<p>CONSTANTINOPLE, SEPT. 27.</p>
<p>Amerikalı bir kaynaktan gelen bilgiye göre, Mustafâ Kemâl ve millî teşkilâtın diğer şefleri, Doğu Anadolu ve İç Anadolu’nun büyük bölümünden vergi ve bir miktar asker topluyor. Ayrıca büyük bir Türk birliğini ve Ruslardan ele geçirdikleri silâh ve mühimmatları batıya doğru taşıyorlar. Azerbaycan Hükûmeti ile siyâsî bir anlaşmaya girdikleri ve Merkezî Hükûmet&#8217;in onlara karşı düşmanca bir tutum sergilemesi halinde Konstantinopolis&#8217;in gıda arzını kesmekle tehdit ettikleri söyleniyor.</p>
<p>Hareket, İzmir ve Aydın’daki Yunan işgâlinin Konstantinopolis&#8217;teki Merkezî Hükûmete  yöneltileceğini öngörüyor. Ancak bazı yerlerde Sultan&#8217;ın değişmesinin başlıca amaçlarından biri olduğu ileri sürülüyor.</p>
<p>Konya bölgesinin millî teşkilâta geçtiğine ve iç kısımdaki demiryollarına daha fazla zarar verildiğine inanmak için bir neden var. Öte yandan Enver&#8217;in amcası Halil Paşa, Mustafâ Kemâl&#8217;in takipçileri tarafından müttefik olarak görülmüyor ve şimdi Türk çevrelerinde Ankara&#8217;nın batısındaki  bağımsız bir eşkıyâ grubunun başında olduğu bildiriliyor.</p>
<p><em>(The Times, Londra, s.7, 2 Ekim 1919)</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a class="herald-popup-img" href="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2020/05/3.png"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-17112 alignleft" src="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2020/05/3.png" alt="" width="350" height="361" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2020/05/3.png 471w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2020/05/3-291x300.png 291w" sizes="auto, (max-width: 350px) 100vw, 350px" /></a>BİR ANADOLU CUMHURİYETİ.</p>
<p>MUSTAFÂ KEMÂL&#8217;İN TEHDİTİ.</p>
<p>(MUHÂBİRİMİZDEN.)</p>
<p>CONSTANTINOPLE, 18 Eylül (Gecikmeli).</p>
<p>Mustafâ Kemâl Paşa&#8217;nın himâyesinde Sivas&#8217;ta 13 Eylül&#8217;de düzenlenen bir &#8220;Millî Kongre&#8221;, Ferid Paşa Kabinesi&#8217;nin, Türk bakış açısıyla, İzmir çevresinin Yunan işgâlinden sorumlu olduğunu ilân etti. Yunanistan ile Türkiye arasında resmen savaş ilân edilmediği için işgâlin mütâreke koşullarına aykırı olduğu belirtildi.</p>
<p>Kongre, hükûmetin Millîyetçiler lehine derhâl istifâsını talep etti ve iyi bilgilendirilmiş Türk kaynaklı raporlara göre, talep reddedilirse bağımsız bir Anadolu Cumhûriyeti ilan etmek için Başkan olarak Mustafâ Kemâl&#8217;i bildirdi.</p>
<p><em>(The Times, Londra, s.9, 22 Eylül 1919)</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a class="herald-popup-img" href="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2020/05/4.png"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-17113 alignleft" src="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2020/05/4.png" alt="" width="353" height="749" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2020/05/4.png 353w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2020/05/4-141x300.png 141w" sizes="auto, (max-width: 353px) 100vw, 353px" /></a>AYRILIKÇI TÜRK, KÜÇÜK ASYA’DA [ANADOLU, K.A.K.] KAZANDI.</p>
<p>Mustafâ Kemâl, tutuklama emri verilmesine rağmen Konya’yı ele geçirmeyi başardı.</p>
<p>Konstantinopolis, 30 Eylül &#8211; Son zamanlarda Küçük Asya&#8217;da ayrılıkçı bir hükümet kuran Millîyetçi Lider Mustafâ Kemâl Paşa&#8217;nın birlikleri Güney Küçük Asya&#8217;da Konya şehrini işgâl etti ve yetkilileri kovdu.</p>
<p style="text-align: center;">&#8212;&#8211;</p>
<p>Daha önce gönderilenler, Mustafâ Kemâl’in ayrılıkçı parlamentosunun, hükûmeti Ermenistan’daki Erzurûm’da toplanmaya çağırdığını ve birliklerinin İzmir ve Erzurûm civârındaki hareketlerini bildirdi. 45,000 nüfûslu bir şehir olan ve Küçük Asya’nın en tarafsız idârî merkezlerinden biri olan Konya’yı ele geçirmeye yetecek kadar askerî güçlerinin olduğu, şimdiye kadar belirtilmemiştir.</p>
<p>Konstantinopolis Hükûmeti tarafından Mustafâ Kemal ve arkadaşları hakkında tutuklama kararı verildi. Ancak bunların yerine getirilmesi imkansızdır.</p>
<p><em>(The Evening World, New York, s.8, 30 Eylül 1919)</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a class="herald-popup-img" href="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2020/05/5.png"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-17114 alignleft" src="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2020/05/5.png" alt="" width="351" height="257" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2020/05/5.png 577w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2020/05/5-300x220.png 300w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2020/05/5-74x55.png 74w" sizes="auto, (max-width: 351px) 100vw, 351px" /></a></p>
<p>ESKİ TÜRK BAŞKENTİ KEMÂL PAŞA’NIN MİLLÎYETÇİLİĞİNE GEÇİYOR.</p>
<p>Atina, 13 Ekim &#8211; (Havas) &#8211; Konstantinopolis&#8217;ten gelen bir haber, Türk sultânının eski başkentinin ve Konstantinopolis&#8217;e sadece 90 km uzaklıktaki Bursa’nın millîyetçi hareketi kabul ettiğini belirtiyor. Konstantinopolis&#8217;in yanında Avrupa Türkiyesi&#8217;nin en önemli şehri olan Edirne’de de milliyetçiler, fazlasıyla güçleniyor.</p>
<p>Millîyetçi bir Türk hükûmetinin kurulması hareketi, Küçük Asya&#8217;nın kuzeybatısındaki Erzurûm&#8217;da Mustafâ Kemâl Paşa tarafından başlatılan büyük adımlarla yayılmaya devam ediyor.</p>
<p>Mustafâ Kemâl, etkisini Küçük Asya üzerinden dışarıya doğru genişlettikten ve Konya’yı ele geçirdikten sonra, Türk hükûmetine istifa etmek için bir ültimatom yayınlayacak ve mevcûd hükûmetin düşmesine neden olacak kadar güçlü olduğunu hissetti.</p>
<p>Konstantinopolis&#8217;te yetkililer [İ’tilâf devletleri] olmasına rağmen, yeni bir kabineyi kurmayı başardılar, hükûmet şimdi Konya’dan demiryolu boyunca Küçük Asya&#8217;nın en önemli şehirlerinden biri olan Bursa’ya kadar süren hareketin yayılmasını engelleyemedi. Burası, Türk başkentinin Küçük Asya&#8217;nın büyük kısmı ile iletişimine hâkimdir.</p>
<p>Mustafâ Kemâl&#8217;in Türkiye&#8217;deki [İ’tilâf devletleri] güçlerin kontrolünden uzakta, yeni bir hükûmet kuracak millîyetçi bir kongreye delege gönderme çağrısı, Edirne&#8217;de de duyuldu ve büyük bir kale gibi sıkışmış Konstantinopolis&#8217;i reddetmeye karar verdiler. İkincisi, görünüşe göre eski Türk imparatorluğu, Konstantinopolis ve Boğaz’ı çevreleyen çok küçük bir kısmı kontrol edebiliyor.</p>
<p><em>(Great Falls Daily Tribune, Montana, s.2, 14 Ekim 1919)</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a class="herald-popup-img" href="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2020/05/6.png"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-17115 alignleft" src="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2020/05/6.png" alt="" width="268" height="507" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2020/05/6.png 268w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2020/05/6-159x300.png 159w" sizes="auto, (max-width: 268px) 100vw, 268px" /></a></p>
<p>TÜRKLERİN İTALYANLARDAN ELE GEÇİRDİKLERİNİ TÂKİB EDİN</p>
<p>Associated Prees’ten:</p>
<p>PARİS, 7 Ekim &#8211; Yeni Türk sadrâzâmı General Alipiza Sha [Ali Rızâ Paşa], Konstantinopolis&#8217;ten bildirildiğine göre, son zamanlarda askerleri, stratjik bir şehir olan Konya’daki birliklerin [İtalyan] durumunu kötüleştiren Türk millî lideri Mustafâ Kemâl ile görüşmelere başladı.</p>
<p>Kemâl’in komutasındaki Türk millîyetçi birliklerinin 300.000&#8217;den fazla olduğu söyleniyor. D&#8217;Annunzio, Fiume&#8217;yi ele geçirdiğinde de Dalmaçya&#8217;da benzeri bir kriz ortaya çıkmıştı. Ancak Küçük Asya’daki durumunun büyük ölçüde çöktüğü görülüyor.</p>
<p><em>(Tonopah Daily Bonanza, Tonopah, Nevada, s.1, 7 Ekim 1919)</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a class="herald-popup-img" href="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2020/05/7.png"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-17116 alignleft" src="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2020/05/7.png" alt="" width="354" height="546" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2020/05/7.png 354w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2020/05/7-195x300.png 195w" sizes="auto, (max-width: 354px) 100vw, 354px" /></a></p>
<p>TÜRKİYE’NİN İÇ ÇATIŞMANIN EŞİĞİNDE OLDUĞU BELİRTİLDİ.</p>
<p>Hükûmet ve Millîyetçi Parti Anlaşmazlıklarından Dolayı Savaşmak Üzereler.</p>
<p>(Associated Press tarafından.)</p>
<p>Paris, 6 Kasım. &#8211; Konstantinopolis&#8217;teki Türk hükûmeti ile Mustafâ Kemâl Paşa başkanlığındaki millîyetçi güçler arasında düşmânlık olasılığı, Atina&#8217;dan buraya gönderilen bir haberde belirtiliyor.</p>
<p>Mustafâ Kemâl Paşa&#8217;nın inatçı tavrının Konstantinopolis hükûmetini millîyetçilere karşı düşmân olmaya zorlayacağının belirtildiği mesajda, &#8220;Güvenilir kaynaklardan toplanan bilgilerden kaynaklanıyor&#8221; yazıyor.</p>
<p>Ancak Müslümân nüfûs arasında millîyetçi makamların erkeklerden talep ettiği askerlik hizmeti konusunda kayda değer miktarda anlaşmazlık olduğu bildiriliyor. Bu birlikler arasında çok sayıda firar gerçekleştiği söyleniyor.</p>
<p><em>(Richmond Times-Dispatch, Richmond, Virginia, s. 6, 7 Kasım 1919)</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: right;">KUTLU ALTAY KOCAOVA</p>
<p style="text-align: right;">18 Mayıs 2020</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a><a href="https://www.thetimes.co.uk/archive/">     https://www.thetimes.co.uk/archive/</a>  (Erişim târihi: 18.05.2020)</p>
<p><a href="#_ftnref2" name="_ftn2">[2]</a><a href="https://chroniclingamerica.loc.gov/">     https://chroniclingamerica.loc.gov/</a>   (Erişim târihi: 18.05.2020)</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/arkeotarih/tarih-tarih/ingiliz-ve-amerikan-basininda-mustafa-kemal-pasa-ve-1919/">İngiliz ve Amerikan Basınında  Mustafâ Kemâl Paşa ve 1919</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
