<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kutadgu bilig arşivleri &#060; Bilimdili.com</title>
	<atom:link href="https://bilimdili.com/tag/kutadgu-bilig/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://bilimdili.com/tag/kutadgu-bilig/</link>
	<description>Türkçe Bilim</description>
	<lastBuildDate>Sun, 06 Dec 2020 21:47:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.3</generator>

<image>
	<url>https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2018/09/cropped-turuncu-favicon-32x32.png</url>
	<title>kutadgu bilig arşivleri &#060; Bilimdili.com</title>
	<link>https://bilimdili.com/tag/kutadgu-bilig/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kutadgu Bilig&#8217;de Kün Togdı(Töre) ve  Ay Toldı (Kut)</title>
		<link>https://bilimdili.com/toplum/dil/kutadgu-biligde-kun-togditore-ve-ay-toldi-kut/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[bilimdili]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Oct 2016 15:59:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dil]]></category>
		<category><![CDATA[Kün Togdı(Töre)]]></category>
		<category><![CDATA[Kut]]></category>
		<category><![CDATA[kutadgu bilig]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://bilimdili.com/?p=3615</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kün Togdı=Töre Gün togdu kelimesi parlak güneş (dolun güneş) demektir. Güneşin tabii yapısına benzetilen törenin yerine konulmuştur. Gün togdu=hakan=töre=güneş sembolleri içinde değerlendirilir (350.b.-355.b) Gün togdu ifadelerindeki güneş=töre benzetmesi; “benim tabiatımda ona benzer, adalet ile doludur ve hiç bir vakit eksilmez” “ikincisi güneş doğar ve bu dünya aydılanır; aydınlığım bütün halka eriştirir, kendinden bir şey eksilmez” [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/toplum/dil/kutadgu-biligde-kun-togditore-ve-ay-toldi-kut/">Kutadgu Bilig&#8217;de Kün Togdı(Töre) ve  Ay Toldı (Kut)</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;"><u>Kün Togdı=Töre</u></span></strong></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Gün togdu kelimesi parlak güneş (dolun güneş) demektir. Güneşin tabii yapısına benzetilen törenin yerine konulmuştur. Gün togdu=hakan=töre=güneş sembolleri içinde değerlendirilir (350.b.-355.b) Gün togdu ifadelerindeki güneş=töre benzetmesi; “benim tabiatımda ona benzer, adalet ile doludur ve hiç bir vakit eksilmez” “ikincisi güneş doğar ve bu dünya aydılanır; aydınlığım bütün halka eriştirir, kendinden bir şey eksilmez” “üçüncüsü bu güneş doğunca, yere sıcaklık gelir o zaman binlerce renkli çiçekler açılır” “benim bu törem hangi memlekete erişirse, o memleket baştan başa kayalık dahi olsa, hep düzene girer” (826.b.-830.b.). Törenin fonksiyonunda “memleketde bir kimse bir gece aç kalırsa, onu Tanrı sana soracaktır gözünü aç” (5163.b.-5166.b.) “bak, benim tabiatım yana yatmaz adildir; eğer doğru eğrilirse (koni eğri bolsa) kıyamet kopar” </span></p>
<p><script async src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script><br />
<ins class="adsbygoogle" style="display: block; text-align: center;" data-ad-layout="in-article" data-ad-format="fluid" data-ad-client="ca-pub-4400190213946169" data-ad-slot="8225914581"></ins><br />
<script>
     (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Gün togdu’nun şahsında sembolleşen töre daha ziyade “kanun” olarak değerlendirilmiştir. Halbuki sadace kanun anlamına gelmediği çeşitli beyitlerde görülmektedir.”Nizam, düzen” anlamlarıda töreyi karşılamaya yeterli olmamaktadır. Orhun abidelerinde “itmek” kelimesi “düzen” olarak geçmektedir. “Kanun” “yasa” anlamını K.B.’de “öngdi” kelimeside karşılar:</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Ajun öngdisi bu telimde beru</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Isız edgu erter nece yıllara</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">(Bu dünyanm çok eski bir kanunudur; kötülük veya iyilik ne kadar uzun sürerse sürsün bir gün geçer) (6344.b).</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Töre (törü) kelimesinin Ahlâk prensibi anlamına geldiği de unutulmamalıdır. Onun bu yönü ele alındığında Gün togdu’nun şahsındaki törenin bir diğer anlamı Ahlâk felsefesi açısında değerli olacaktır. Örf, adet, yasa. Ahlâk vb. zengin anlamlar içinde töre hem normativ hem de analitikdir.</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">16-17. y.y. halk şairimiz Pir Sultan:</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">“Pir Sultanım katı yüksek uçarsın</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Selamsız, sabahsız gelir geçersin</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Aşk-u muhabbetden niçin kaçarsın</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Böylemidir ilinizin türesi.” derken törenin çeşitli anlamını mısralarında vurgulamaktadır . Töre kelimesi (törü), Tanrı ‘nın törütgen sıfatıylada ilgilidir. Tanrı törütgendir (1242-1243.b.). Törümek: “türemek, meydana gelmek”, törütmek ise: türetmek, yaratmak (Halık=törütgen) demekdir. ” Tanrı kadirdir (ogan), adildir (köni), gerçek töreyi koyan O’dur”. “Törü”‘yü “Törütgen Tengri” koymaktadır. Bu ifadeler Törü ve Tanrı arasındaki ilişkiyi anlatmaktadır.</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">“Ajunka apa inmişinde berü</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Ukuşluk uru keldi edgü törü”</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">(Adem’in dünya ya indiğinden beri iyi töre daima anlayışlı insanlar tarafından vaz’edilmiştir) (219.b.). Bu beyitde iyi töre vurgulanmaktadır. Beylerde töre koyarlar ama iyi töre koymak ancak ilgili beylerin harcıdır (252.b.). “Gönlün tamamen inandığı kimseyi kendine ayna edin; kendini görebilmek için onu daima karşında bulundur (5618.b.). Gün togdu akıl ve irfanı kendine ayna edinir. Ögdülmüşe (akıl) karşı “sen benim parlak güneşimsin ben şimdi kusurlarımı senin sayende görüyorum” (5616.b.). Odgurmuşa (irfan) karşı “bana öğüt ve nasihat ver, ona göre hareket edeyim; sözün saadet getirsin ve ben gerçekten ruhumu tasviye edeyim” (5117.b.). Bu sözlerde törenin zamanla analiz edilerek değişebileceğini göstermektedir. Töre’deki bu değişkenlik onu meta-etik kavramına yaklaştırmaktadır. Bu törenin normativ etik yargılan yanında, daha eleştirel, çözümleyici yönünü de gösterir.</span></p>
<p><strong><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;"><u> Ay Toldı</u> = <u>Kut</u></span></strong></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Aydoldı, KB.’de Kut’un semboldür. Aydoldı eserde halktan birisi olan Küsemiş (özleyiş-talep) vasıtasıyla Gündoğdu’nun, huzuruna ulaşır (KB.502.b.). Kut ile Töre’nin özleyiş tarafından birleştirmesi’de dikkat çekicidir.</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Gündoğdu kendisine “Sen kimsin adın nedir, nereden geliyorsun, memleketin neresidir (KB.583) deyince Ay-doldı; “Benim adımı ve tabiatımı bögü’ler aya benzetirier. Bundan dolayı bilgili kişi bana Aydoldı adını vermiştir” der (KB 748. b).</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Kut, Töre’nin (Gündoğdı-hükümdar) veziridir. Saadet (mutluluk), devlet, uğur, baht, talih anlamlarına gelmektedir (DLT,KB.).</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Ay’a benzetilmesi yönüyle; “Ay doğarken küçüktür, giderek büyür, yükselir; dolunay olunca dünyayı aydınlatır ve dünya halkı ondan ışık alır (KB:731-732.b.).</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">“Ay gibi daima yer değiştirir, ne yapsan bir yere ısınamaz” (KB743.b.). “Kut’un tabiatı karasızdır, gelince emniyet hissine kapılmak yanlıştır”</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">(KB.666.b.).</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">“Kut, aslında göç atı gibidir, göçer gider; onu bulunduğu yerde tutan kök alçak gönüllülüktür” (KB.745.b.). Kut aynı zamanda Tanrı ihsanıdır. Kut’un yükselten Tanrı ‘dır.</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">“Törünttüg mini sen kötürdüng kutun</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Yazuklug kulung men tapugsuz otun”</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">(Beni yarattm ve Kut’unu yükselttin; ben senin günahkar asi bir kulunum</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">(KB.1258.b.).</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">“Bayat kimke kılsa inayet basat</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Anınğ boldı ajun boh birdi kut”</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">(Tanrı kime inayet ve yardım ederse, dünya onun olur ve o Kut’a kavuşur)(KB.6192.b.).</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Kut, kötülük, yıpranmışlık ve eskilikten kaçar (KB.685 .).</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Kut’a vurmak isteyen kendisi vurulur, onu ezmek kendini ezmektir (KB.678-679.b.) ifadesi Kut’un insandaki “asli cevher” olduğunu anlatır bir nevi insanın otonom kudretir (Türkolog G.Doerfer)(16).</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Kut’un vasfi, tabiatı hizmet etmek, şiarı adalettir (Könilük)(KB 589-</span><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">590.b.).</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Aydoldı, Güntogduya (Kut, Töre’ye)</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">“Sen herkesin hizmetine layıksın; layık olana hizmet edilirse Kut kapısı açıhr (KB 945. b.). Töre’ye hizmet. Kut kazanma sebebidir.</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">“Bu Kut’a inanma; elinden gelirse iyilik et; bil ki. Kut bugün sende ise yarın başkasındadır”</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Kut kavramını sadece mutluluk sekimde düşündüğümüzde ödemonist bir karekter KB’de görülür. Eski Türkler’de “Kutlug devleti” (Saadet devleti. Mübarek devlet) gibi anlamlara gelir. Fakat sadece mutluluk (saadet) anlamıyla değerlendiremediğimiz için Kut’da ilahi lütuf söz konusudur (favour), iyi kader (good fate)dir. Salt talih ve raslantı (Fortune) değildir, Çince’den Türkçe’ye çevrilmiş eski Türk kitaplarında ise Kut, Çince (fu) ve (chi-hsiang) sözleri ile karşılanmıştır,</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Kut’u güçlendirmek için Kutlug Kut denmiştir. “Ne kutlu bir Kut, o er için iyi adı” (Ne kutlu kut ol erke edgü adı)(KB456,b,), Ululuk bulma, (Kut gelirse, insanı kutadur)(KB,682.b,) söz konusudur.</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Kutluluğu: Alplik (Yiğitlik), Erdem (fazilet) ve bilgi destekler, Ayrıca Kutluluk doğuştan gelen değil hizmetle gelen bir unvandır ,</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">“Ey devlet sahibi sen Kut’unun devamını istersen, onu devamı müddetince sen de iyilik etmekde devam et”</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">“Sana beylik ve büyüklük erişirse, bu devlet içinde saç ve sakalının ağarması için kendini küçük tut ve mütevazı ol” (KB,549-552,b,), “Kut, güler yüzlü ve tatlı dilli olanı sever, ona gelir” (KB,6095,b,),</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Kut’u yerinde tutan vasıflar için şunlar söylenir: “Ay-toldı dedi:</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Beni bulan kimse mütevazı tabiatlı, alçak gönüllü ve tatlı dilli olmalıdır. Kendini gözetmeli ve hiç bir zaman ifrata gitmemeli, kötü ve çirkin işlere yaklaşmamalıdır.</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Toplanmış olan malı yerine sarfetmeli, hayatını, işini tavır ve hareketini düzenlemelidir.</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Kendinden büyüğe saygı göstermeli, kendinden küçüğe rıfk ve şefkatle muamele etmelidir.</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Kibir ve gururu ile başkalarını incitmemeli, kendisini küçüklerin eğlence ve tahakkümüne bırakmamalıdır (KB.702-707.b.).”</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Kut sözü Orta Asya’dan Anadolu’ya gelirken Kut-kıv şekline dönüşmüştür. Kıvanmak, kıvatmak gibi, hatta DLT’da kuw=kut, saadet anlamına gelir. Dede Korkut’ta kıvanayım. Yunus Emre’de “kıvanur” ifadeleri yer almaktadır.</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Türk edebiyatmın zengin örneklerinde kullanılan kut, kutlu mübarek (ulvi) anlamında şiirlerimizde görülmektedir.</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">“Gideriz simurga biz divaneler</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Kutlu olsun baykuşa viraneler” (Man.Ty. XIV. yy).</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">“Gelin görün bu düğünü kutlu edin ayu günü</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Tanrı yüzü bir görünür konur anı devlet bunu (Velet XIII-XIVy.y.).</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">“Kut kavramı töre, hakan ve Tanrı ile de içiçedir.”</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Gündogdı (töre), Odgurmış’a (irfan’a)</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Manga öt eng bir tutunsu özüm</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Kutadsu sözüng çın süzülsü özüm (KB.5117.b.)</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">“Bana öğüt ve nasihat ver, ona göre hareket edeyim; sözün (beni kutlulandırsın) ve ben gerçekten ruhumu tasfiye edeyim” diyor. İrfan özelliği, Odgurmış’ın hakimiyetini sağlamaktadır. Onda hikmet ve Tanrı bilgisi vardır. Töre’nin irfan vasıtasıyla özünü temizlemesi ve bu temizlenmenin “kutlanmak” manasını taşıması, Kutadgu Bilig’de geçen “iyi töre-kötü” ikiliğimde açığa kavuşturmaktadır. İrfan, kötü töreyi böylece “süzmekte”, kutlamakta, yani onu asıl vadisine döndürmektedir. “Kutlu Töre” “iyi töredir”.</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Yazan:Hilmi Özden </span></p>
<div class="mks_toggle">
            <div class="mks_toggle_heading">Kaynakça<i class="fa fa-plus"></i><i class="fa fa-minus"></i></div>
                <div class="mks_toggle_content">
<p>BANARLI, N. S. :Resimli Türk Edebiyati Tarihi, 3,230-240, Devlet Kitablan,(1971)</p>
<p>BAŞER, S.: Kutadgu Biligde Kut ve Töre, Kültür Bakanlığı Yayınlan, Ankara, (1990)</p>
<p>BAŞER, S. : Kutadgu Bilig’de Kut ve Töre’den Sevgi Toplumuna, Seyran Yayınlan, İstanbul, (1995)</p>
<p>YUSUF, H.H. . Kutadgu Bilig (Çev : R.R. ARAT), I. Cilt, 3. Baskı,Türk Dil Kurumu Yayınlan, Ankara, (1991)</p>
</div>
            </div>
<p style="text-align: justify; line-height: 150%; background: white; vertical-align: baseline; margin: 0cm 0cm 10.0pt 0cm;">
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/toplum/dil/kutadgu-biligde-kun-togditore-ve-ay-toldi-kut/">Kutadgu Bilig&#8217;de Kün Togdı(Töre) ve  Ay Toldı (Kut)</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yusuf Has Hacib (1017-1077) ve Kutadgu Bilig</title>
		<link>https://bilimdili.com/toplum/dil/yusuf-has-hacib-1017-1077-ve-kutadgu-bilig/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[bilimdili]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Oct 2016 08:11:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dil]]></category>
		<category><![CDATA[kutadgu bilig]]></category>
		<category><![CDATA[YUSUF HAS HACİB (1017-1077)]]></category>
		<category><![CDATA[Жусуп Баласагын]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://bilimdili.com/?p=3294</guid>

					<description><![CDATA[<p>İslâmi Türk edebiyatını (eseri elimize geçebilen) ilk yazarı Yusuf Has Hacib’dir. Yusuf MS. XI. asır başlarında Türkistan’da Balasagun şehrinde doğmuştur. Bu şehir Karahanlılar devrinin sayılı medeniyet merkezlerindendi. Yusuf Has Hacib, iyi tahsil görmüş, bilgiye kıymet veren, iyi düşünen, iyi yazan, aydın bir ilim, fikir ve sanat adamıydı. 1069-1070 yıllarında Yusuf, Doğu Karahanlılar Devletinin hükümet merkezi [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/toplum/dil/yusuf-has-hacib-1017-1077-ve-kutadgu-bilig/">Yusuf Has Hacib (1017-1077) ve Kutadgu Bilig</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">İslâmi Türk edebiyatını (eseri elimize geçebilen) ilk yazarı Yusuf Has Hacib’dir. Yusuf MS. XI. asır başlarında Türkistan’da Balasagun şehrinde doğmuştur. Bu şehir Karahanlılar devrinin sayılı medeniyet merkezlerindendi. Yusuf Has Hacib, iyi tahsil görmüş, bilgiye kıymet veren, iyi düşünen, iyi yazan, aydın bir ilim, fikir ve sanat adamıydı. 1069-1070 yıllarında Yusuf, Doğu Karahanlılar Devletinin hükümet merkezi Kaşgar’da bulunuyordu. Balasagunda yazmaya başladığı eserini, üzerinde onsekiz ay çalışarak, Kaşgar’da tamamlamış ve 1070 yılında Karahanlı hükümdarlarından Tabgaç Buğra Karahan’a sunmuştur. Aydın hükümdar, bu eseri takdirle karşılamış ve mükafat olarak Has Hacib’lik (baş danışmanlık) rütbesini vermiştir.</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Kutadgu Bilig, “kutlu, mesut, mutlu olma bilgisi” insana her iki dünyada, tam manası ile, saadete ermek için takip edilecek yolu gösteren bir eserdir. Bir birine çok sıkı bir şekilde bağlı bulunan fert, cemiyet ve devlet hayatının ideal bir şekilde tanzim edilmesinde gerekli olan zihniyet, bilgi ve faziletlerin nelerden ibaret olduğunu gösterir. “Yusuf, bu eseri ile insan hayatının manasını tahlil ve onun cemiyet, dolayısı ile devlet içindeki vazifelerini tayin eden bir felsefe, bir hayat felsefesi sistemi kurmuştur”.</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Kutadgu Bilig’in yazılışında karşılıklı konuşma tarzı kullanılmıştır. Bu konuşmalarla maddi ve manevi saadet yolları araştırılırken dört temel şahıs eserde konuşturulur (5,6,13,14). Bunlar, adaleti, saadeti, aklı, kanaat ve akıbeti temsil eden şahsiyetlerdir. Bunlardan; Töre=adalet, Gündoğdu isimli bir hükümdardır. Kut=saadet, Ay-Toldu adında bir vezirdir. Öke=Akıl, Ögdülmüş adında Ay-Toldu’nun oğlu olan sonraki vezirdir. İrfan=Kanaat ve akıbet, Odgurmuş adında bir zahitdir. Ögdülmüş’ün akrabasıdır. Bunlardan başka eserde Ay-Toldu’nun Hacib ile buluşmasını temin eden Küsemiş, huzura kabulü sağlayan Hacib, arada hizmet gören oğlan, haber getiren Yumuş’cu ve zahidin yanında çalışan Kumaru’da az olmakla beraber bulunan şahsiyetlerdir. Küsemiş arzu ve özlemi. Kumara vasiyet (miras-öğüt)’i temsil eder.</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Eserde Töre’nin, Güneş (Gündoğdu )ile, Kut’un Ay (Ay-Toldu) ile temsil edildiği görülmektedir. Ayın ışığını güneşten aldığını bilen Yusuf, Töre’nin güneş gibi ışık kaynağı olduğunu belirtir. “Töre’nin tabiatı güneş gibidir, küçülmez daima bir ve bütündür, parlaklığı aynıdır. Parlaklığını adaletten alır (KB.2789.b)”. “Tabiatı, alimler tarafından aya benzetilen Kut” (KB.730,b,) ise ışığını Töre’den alır, görünür hale gelmesini Töre’ye borçludur. Eserde Gündoğdu, en çok aklı temsil eden Ögdülmüş ile konuşmaktadır, Ögdülmüş; Ay-Toldu’nun oğludur; aslı, soyu ile Ay-Toldu’ya mensuptur. Odgurmuş da Ögdülmüş’ün yakın akrabasıdır. Görüldüğü gibi insanlarla sembolleştirilmiş kavramlar eserde bir hayat felsefesini anlatmaktadır.</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Kut kazanma bilgisi olan Kutadgu Bilig, bir bakıma baştan sona Töre’nin (yasa-ahlâk) zuhur tarzı, hükümleri ve dayandığı temel prensipleri anlatan bir eser hüviyetindedir. Eserde devamlı sorulan, soran Töre istediği cevapları; Kut, akıl ve irfandan alır. Akıl ve irfan eserde Kut’dan gelmektedir. Töre’nin tanımlanmasını ise akıl ve irfan yapmaktadır. KB.’de Ahlâki değerler, hukuk, devlet, sosyal ve ekonomik hayata ait kavramlar görülmektedir. Devleti yöneten insanların erdemli (faziletli) kişilerden seçilmiş olması gerekliliği eserde dikkat çekmektedir. Böylece bir çeşit yeteneklilerin (meritokrasi) yönetimi diyebileceğimiz modelde görülmektedir.</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Orhun Yazıtlanndaki Bilge Kaan, Bilge Vezir Tonyokuk imajı da eski Türklerde yönetenlerin vasıflarını özetlemesi açısından kayda değerdir. Tonyokuk Anıtlarında; Türk Hakanının millet yolunda “gece uyumadan, gündüz oturmadan” çalışması gerekir . Kutadgu Bilig’de de “hükümdarlıkda esas olan millete hizmet idi” “hizmet etmekle kul bey olur” denmektedir.</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Türk dünyasının kültürel birliğinin de şahidi olan Kutadgu Bilig’in bir nüshası, yazıldığı tarihden 400 yıl geçtikden sonra Batı Türk Devleti olan Osmanlılardan Fatih Sultan Mehmet Han’a 1474′ de sunulmuştur. Kutadgu Bilig’i Anadoluya getiren Fenerizade Kadı Ali, Anadolu’dan ilim tahsili için gittiği Türkistan’ın Herat, Buhara ve Semerkand şehirlerinde ilmini tamamladıkdan sonra İstanbula dönmüş ve Bursa Medresesine, Müderrislikle görevlendirilmişti. Fenerizade Kadı Ali, Tokat’da bulunan Kutadgu Bilig’in İstanbula getirilmesini sağlamış ve eser Fatih’in önde gelen yöneticilerinden Şeyhzade Abdurrezzak Bahş’ıya teslim edilmiştir.</span></p>
<p><strong><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;"><u>Kutadsu Bilig’in yapısı ve içindekiler:</u></span></strong></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Kutadgu Bilig mesnevi şekli ile yazılmış manzum bir eserdir. Eserin sonunda kaside şeklinde söylenmiş, 124 beyit tutarında üç parça ve metin içinde yeri geldikçe söylenmiş 173 dörtlük vardır. Tamamı 6645 beyittir. Sonradan ilave edildiği düşünülen 77 beyit bu sayıya dahil değildir.</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Kutadgu Bilig, önce Tanrı övgüsünde bir münacatla başlar. Sonra Peygamber’in medhini söyler. Bunu dört sahabenin övgüsü takip eder. Dördüncü bölümde, parlak bahar mevsimi’nin ve hükümdar Buğra Han’ın tasviri ve medhi vardır.</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Bundan sonra yedi yıldız ve on iki burç hakkında; bilgi’ye, akıl’a dair, dilin meziyeti, kusuru, faydası ve zararı hakkında bahisler sıralanır.</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Kitap yazarının, kendinden sonrakilere bir söz bırakmak emelinden, iyilik etmenin faydalarından, bilgi ve aklın meziyetlerinden, kitabın adından, içindeki timsâli şahsiyetlerden bahsedildikten sonra, asıl vak’aya geçilir.</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Gündoğdu isimli, bilgili, faziletli, âdil bir hükümdar vardır. Ay-Told’ı adında, fâzıl ve zeki bir adam, uzaktan medhini işittiği hükümdar Gündoğdu’nun hizmetinde bulunmak ister. Bir yolunu bularak onun veziri olur. Sözü, sohbeti, aklı ve bilgisi hükümdar tarafından çok beğenilen ve sevilen bu adamla hükümdar arasında hayat, devlet ve idare problemlerine ait bahisler konuşulur; saadet, adalet, söz ve sözün faydası gibi mevzular üzerinde durulur. Söz arasında Ay-Told’ının saadet, Gündoğdu’nun da adalet olduğu anlaşılır. Fakat her saadet gibi Ay-Told’ının da ömrü uzun olamaz. Vezir, hastalanır ve ölür. Ölümden önce, oğlu Ögdülmüş’e öğütler verir: “Allah’a inan; onun emirlerine uy; iyi ve doğru ol !” gibi öğütlerini sebepleri ve hikmetleriyle birlikte söyler. Hükümdara da bir vasiyetname bırakarak devleti ve halkı nasıl ve ne türlü bir adaletle idare edeceği hakkında bilgiler verir,</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">O, bir çok iyilikler edip servetini fakirlere dağıtıp bu dünyadan gidince, hükümdar, bu ölçüde asil ve fazıl, ikinci bir insanın yine onun neslinden geleceği düşüncesiyle bu sefer aynı hizmete Ay-Told’ının oğlu Öğdülmiş’i çağırır.</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Onunla sohbetler tertipler: Akıl hakkında, bilgi hakkında, gönül zevki, göz zevki, bağlılık, adalet, cömertlik ve siyaset hakkında konuşurlar. “Hükümdarın çevresindeki insanların iyi veya kötü olması hükümdara bağlıdır. Hükümdarlar kötü olmadıkça yanlarında kötü kimseler toplanamaz” gibi hükümlere varırlar. Bir hükümdarın veziri, kumandam, ulu hacibi ne türlü insanlar olmalıdır ? Elçi, kapıcı, katip, hazinadar hatta aşçı başı, içkici başı gibi vazifeliler kimlerden olmalıdır ? gibi, hep devlet ve idare işlerine ait bahisler konuşurlar.</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Hükümdar:</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">“-Ey Ögdülmüş ! Seni bulmak bana bir Tanrı lütfudur. Zulme mani olmam, mülkte adaleti kurmam ve her türlü iyilik için sen sebep oldun. Fakat sen de teksin. Bir gün seni de kaybedebilirim. Halbuki memleket işlerinde faydalı olacak insanlara ihtiyacım var, böyle birini nasıl bulurum ? diye danışır, Ögdülmüş de Odgurmış adlı, çok bilgili ve hakim bir akrabası olduğunu ve onun hükümdara büyük faydası olacağını söyler.</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Ancak Odgurmış, dünya heves ve gösterişlerinden sıyrılmış, kendini ebedi alem’in ve büyük akibet’in cazibesine vermiş, olgun bir zahid olmuştur.</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Bu sebeple Odgurmış’la Ögdülmiş ve hükümdar arasında bazen yüzyüze bazen mektuplaşarak din ve dünya münazaraları yapılır. Odgurmış dünya nimeti istemez. Eserin bu bölümü İslâm imanının, İslâm tefekkürünün hatta İslâm tasavvufunun derin bilgi, inanış ve düşünüş unsurlarıyla işlenir. Anlaşılır ki dünyanın din adamına da dünya adamına da ihtiyacı vardır. Her iki sınıf insanda vazifelerini kavrayıp iyi davranırlarsa insanların hem dünya hem ahiret saadetleri temin edilmiş olur.</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Bu arada yine muaşeret adabına, terbiyeye dair görüşler yapılır. Hizmet erbabına, halka, alim, şair, hekim, efsuncu ve müneccimlere nasıl davranılacağı mevzularıyla; çiftçiler, hayvan yetiştirenler, başka sanatçılar ve fakirler üzerinde konuşulur; her birine nasıl davranmak gerektiği düşünülür. Nasıl evlenilecek ? Çocuklar nasıl terbiye edilecek ? Bunlar görüşülür.</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Neticede hükümdar, Odgurmış’ın dünya işlerine karışmayıp kendi köşesinde ibadetle meşgul oluşundaki hikmeti anlar ve onu haklı bulur. Çünkü hükümdarda “Hiç şüphe yok ki ebedi dünya bize doğru yaklaşmaktadır” inancındadır. Odgurmış hükümdara, onun hükümdarlık vazifeleri ve milletine karşı muameleleri hakkında baştan sona medeni, vicdani, insani duygular, öyle bilgiler ve düşüncelerle dolu öğütler verir. </span><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Hükümdarla Ögdülmiş, Odgurmış’ın dünya bakımından hakim, ahiret bakımından ruhani şahsiyeti karşısında onsuz yapamayacaklarını anlayarak onu tekrar aradıkları zaman ise, Odgurmış’ın büyük akıbet’e ulaştığını öğrenirler.</span></p>
<p><em><strong><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Yazan: Hilmi Özden </span></strong></em></p>
<p><strong><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Kaynakça </span></strong></p>
<p style="text-align: justify; line-height: 150%; background: white; vertical-align: baseline; margin: 0cm 0cm 10.0pt 0cm;"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">ARAT, R.R. : Kutadgu Bilig ve Türklük Bilgisi, Türk Kültürü, 98,2-22, (1970)</span></p>
<p style="text-align: justify; line-height: 150%; background: white; vertical-align: baseline; margin: 0cm 0cm 10.0pt 0cm;"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">BANARLI, N. S. :Resimli Türk Edebiyati Tarihi, 3,230-240, Devlet Kitablan,(1971)</span></p>
<p style="text-align: justify; line-height: 150%; background: white; vertical-align: baseline; margin: 0cm 0cm 10.0pt 0cm;"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">BAŞER, S.: Kutadgu Biligde Kut ve Töre, Kültür Bakanlığı Yayınlan, Ankara, (1990)</span></p>
<p style="text-align: justify; line-height: 150%; background: white; vertical-align: baseline; margin: 0cm 0cm 10.0pt 0cm;"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">YUSUF, H.H. . Kutadgu Bilig (Çev : R.R. ARAT), 2. Baskı, II. Cilt, Türk Tanh Kurumu, Ankara, (1974)</span></p>
<p style="text-align: justify; line-height: 150%; background: white; vertical-align: baseline; margin: 0cm 0cm 10.0pt 0cm;"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">ERGİN. M.: Orhun Abideleri, 3. Basb, Boğaziçi Yayınlan, İstanbul, (1975)</span></p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/toplum/dil/yusuf-has-hacib-1017-1077-ve-kutadgu-bilig/">Yusuf Has Hacib (1017-1077) ve Kutadgu Bilig</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Berk &#8211; Berke Sözlerinin Anlamları</title>
		<link>https://bilimdili.com/toplum/dil/berk-adinin-anlami/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Berkcan Yalçın]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 08 Oct 2016 10:07:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dil]]></category>
		<category><![CDATA[anlam]]></category>
		<category><![CDATA[berk]]></category>
		<category><![CDATA[berk ismi anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[berkcan]]></category>
		<category><![CDATA[berke]]></category>
		<category><![CDATA[erkek ismi]]></category>
		<category><![CDATA[kutadgu bilig]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe isim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://bilimdili.com/?p=2775</guid>

					<description><![CDATA[<p>En çok 80&#8217;li yılların sonu ve 90&#8217;lı yılların başında doğan erkek çocuklarına verilen adlar olan Berk, Berke, Berkay, Berkcan ve Berksan gibi değişkenlik gösteren &#8220;Berk&#8221; sözü bazı çevrelerce yabancı görülmüş ya da şaka konusu olmuştur. Peki bu sözün anlamını hiç duyduk mu? Bu sözü günlük hayatta neredeyse hiç kullanmaz duruma gelmişiz; ya birinin isminden ya [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/toplum/dil/berk-adinin-anlami/">Berk &#8211; Berke Sözlerinin Anlamları</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">En çok 80&#8217;li yılların sonu ve 90&#8217;lı yılların başında doğan erkek çocuklarına verilen adlar olan Berk, Berke, Berkay, Berkcan ve Berksan gibi değişkenlik gösteren &#8220;Berk&#8221; sözü bazı çevrelerce yabancı görülmüş ya da şaka konusu olmuştur. Peki bu sözün anlamını hiç duyduk mu?</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Bu sözü günlük hayatta neredeyse hiç kullanmaz duruma gelmişiz; ya birinin isminden ya da erkek çocuğa bir isim ararken bu söze ancak rastlarız. Bu adın anlamını öğrenmek isteyenler Berk adının sahibine soruyu yönelttiğinde genellikle net bir yanıt alamaz. Çünkü adın sahibi bile bu adın ne anlama geldiğinden pek az bilgisi vardır. Bu bilgi eksikliğinden Berk sözünün anlamı &#8220;şimşek&#8221; ya da Farsça benzerliği (bkz. برگ berğ) &#8220;yaprak&#8221; olarak zihinlerde kalmış görülüyor.</span></p>
<p><strong><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Geçmişte &#8220;Berk&#8221; Sözü</span></strong></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Moğolların Gizli Tarihi olarak bilinen kitapta da tarihçi ve dilcilerin karşına çıkan, asıl şekli &#8220;<strong>bek</strong>&#8221; olan &#8220;berk&#8221; sözü Türkçeden <strong>Moğolcaya</strong> geçmiş ve &#8220;<strong>berhe</strong>&#8221; olarak yazılmıştır. Bu sözün karşılığı &#8220;zor saldırılan, çok kuvvetli&#8221; olarak açıklanır. <strong>Tıva</strong> Türkçesinde bulunan &#8220;<strong>berge</strong>&#8221; kelimesi ise <strong>Moğolcadan</strong> gelmektedir. Bu söz Kazak Türkçesi, Kırgız Türkçesi gibi diğer Türk lehçelerinde &#8220;berik&#8221; bazılarında ise &#8220;berk&#8221; ya da &#8220;r&#8221; sesi yutularak &#8220;bek&#8221; olarak söylenir; sanıyorum berik söylemi Anadolu&#8217;da da geçerlidir ki zira ben küçükken annemin zaman zaman bana türkü kıvamında <em>&#8220;oy berik berik yar ben sana kurban berik&#8221;</em> seslendiğini çok net hatırlarım. VIII. yüzyılda Eski Uygur Mani inancı kitabında da &#8220;berk&#8221; sözü görülmektedir. XI. yüzyılda ise Kaşgarlı&#8217;nın Divanü Lügati&#8217;t Türk (Büyük Türk Sözlüğü) kitabında ise berk &#8220;güçlü, kuvvetli&#8221; anlamında olduğu yazılıdır. </span></p>
<p><em>Yusuf Has Hacib&#8217;in Kutadgu Bilig kitabında:</em></p>
<div class="mks_col ">
<div class="mks_one_half "><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">İdi yakşı aymış azığlığ kür er, azığlığ eren <strong>berk</strong> tügünler yazar</span></div>
<div class="mks_one_half "><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">cesur ve yiğit er çok yerinde söylemiş; cesur insan sıkı düğümler çözer</span></div>
</div>
<p>&nbsp;</p>
<div class="mks_col ">
<div class="mks_one_half "><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Uluğluk bile bul üküş ilke erk,</span><br />
<span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">bu erk birle beglik ulı bolsu <strong>berk</strong></span></div>
<div class="mks_one_half "><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Ululuk ile bir çok ellere erk ol; bu erk ile birlikte sağlam ol.</span></div>
</div>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">gibi örnekler vardır. </span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;"><strong>Bekle</strong>&#8211; eylemi ile <strong>bek/berk</strong> &#8220;katı, güçlü, zor&#8221; aynı köke sahiptir. </span></p>
<p><em><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">VIII. yy Uygur Mani inancı kitabesinde </span></em></p>
<div class="mks_col ">
<div class="mks_one_half "><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">kuduğ için <strong>bek</strong>ledi</span></div>
<div class="mks_one_half "><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">kuyunun başını bekledi</span></div>
</div>
<p><em><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">XI. yy Divanü Lügat&#8217;it Türk&#8217;te:</span></em></p>
<div class="mks_col ">
<div class="mks_one_half "><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">ol kapuyın <strong>bek</strong>ledi</span></div>
<div class="mks_one_half "><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">kapının başını bekledi [korudu]</span></div>
</div>
<p><em><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;"> Kutadgu Bilig&#8217;de:</span></em></p>
<div class="mks_col ">
<div class="mks_one_half "><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">bilig birle <strong>bek</strong>le bu bolmış üdüg</span></div>
<div class="mks_one_half "><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">bilgi ile koru bu [eline geçen] zamanı</span></div>
</div>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">örneklerinde gördüğümüz üzere bek-berk eylem olarak &#8220;koruma&#8221;, &#8220;başını bekleme&#8221; gibi anlamlara sahiptir. </span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;"><strong>Tarihi Kişilikler</strong></span></p>
<figure id="attachment_2777" aria-describedby="caption-attachment-2777" style="width: 200px" class="wp-caption alignright"><a class="herald-popup-img" href="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2016/10/Берке.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-2777 size-full" src="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2016/10/Берке.jpg" alt="%d0%b1%d0%b5%d1%80%d0%ba%d0%b5" width="200" height="300" /></a><figcaption id="caption-attachment-2777" class="wp-caption-text"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Altınordu hanı Berk Han</span></figcaption></figure>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Berk sözü bir ad olarak yalnızca cumhuriyet dönemimizde ortaya çıkmamıştır. Tarihte &#8220;<strong>Berk</strong>&#8221; adını taşıyan iki kağan vardır. Bu kağanlardan birisi Altınorda hanı <strong>Berk Han</strong>&#8216;dır. <strong>Borçigin</strong> ailesine mensup; <strong>Çingis Han</strong>&#8216;ın birinci derece torunu ve <strong>Batu Han</strong>&#8216;ın kardeşi olan Berk Han 1240&#8217;lı yılların başında Müslümanlığı kabul ederek Moğol boylarının İslam çatısı altına girmesini sağlamıştır. Bunun yanısıra Selçuklu hanı <strong>Aleaddin Keykubat</strong>&#8216;ın kızı Melike Hatun ile evlenerek Selçuklu damadı olmuş ve bu evlilikten doğan kızları Mısır&#8217;da hüküm sürmüş <strong>Kıpçak-Memlük Devleti</strong>&#8216;nin sultanı <strong>Baybars</strong> ile evlenmiştir. Baybars&#8217;ın da bu evlilikten olan erkek çocuğa dedesinin Berk adı verilmiştir. Baybars ölümünden kısa süre önce halefi olarak oğlu Berk&#8217;i ilan etmiş, böylelikle Baybars&#8217;ın ölümünden sonra &#8220;<strong>Berk</strong>&#8221; adında bir hükümdar daha tarihte yerini almıştır.</span></p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/toplum/dil/berk-adinin-anlami/">Berk &#8211; Berke Sözlerinin Anlamları</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
