<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>nanoteknoloji arşivleri &#060; Bilimdili.com</title>
	<atom:link href="https://bilimdili.com/tag/nanoteknoloji/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://bilimdili.com/tag/nanoteknoloji/</link>
	<description>Türkçe Bilim</description>
	<lastBuildDate>Fri, 12 Jun 2020 09:18:15 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.3</generator>

<image>
	<url>https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2018/09/cropped-turuncu-favicon-32x32.png</url>
	<title>nanoteknoloji arşivleri &#060; Bilimdili.com</title>
	<link>https://bilimdili.com/tag/nanoteknoloji/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Nanoteknolojinin Doğuşu</title>
		<link>https://bilimdili.com/teknoloji/nanoteknolojinin-dogusu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nuhibe Türkdal]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Jun 2020 09:17:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[fizik]]></category>
		<category><![CDATA[nanoteknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bilimdili.com/?p=17315</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160; Nano sözcüğü Yunanca “cüce”den geliyor. Nanoteknoloji atom ve moleküller boyutunda yapılan bilim ve teknoloji faaliyeti anlamına geliyor. Nano sözcük olarak, milyarda bir anlamına gelir. Bir nanometre (nm) metrenin milyarda birine eşittir. Örneğin bir saç telinin çapı 100000 nm olduğunu söylersek daha rahat anlaşılabilir. Peki neden nano boyut ? Bir malzemenin  boyutu küçüldükçe çalışma hızı [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/teknoloji/nanoteknolojinin-dogusu/">Nanoteknolojinin Doğuşu</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Nano</strong> sözcüğü Yunanca “cüce”den geliyor. Nanoteknoloji atom ve moleküller boyutunda yapılan bilim ve teknoloji faaliyeti anlamına geliyor.</p>
<p>Nano sözcük olarak, milyarda bir anlamına gelir. Bir nanometre (nm) metrenin milyarda birine eşittir. Örneğin bir saç telinin çapı 100000 nm olduğunu söylersek daha rahat anlaşılabilir.</p>
<p>Peki neden nano boyut ?</p>
<p>Bir malzemenin  boyutu küçüldükçe çalışma hızı artıyor ve o malzeme yeni özellikler kazanıyor. Malzemenin fiziksel özellikleri fazı ve enerji spektrumunun kesikli yapısı daha belirgin hale geliyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a class="herald-popup-img" href="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2020/06/nano-malzeme.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-17317 aligncenter" src="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2020/06/nano-malzeme-300x127.jpg" alt="" width="442" height="187" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2020/06/nano-malzeme-300x127.jpg 300w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2020/06/nano-malzeme.jpg 462w" sizes="(max-width: 442px) 100vw, 442px" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/teknoloji/nanoteknolojinin-dogusu/">Nanoteknolojinin Doğuşu</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Neden Yapay Zeka Üretemiyoruz?</title>
		<link>https://bilimdili.com/dusunce/neden-yapay-zeka-uretemiyoruz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Adem Işıkdere]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Oct 2016 17:24:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilgisayar]]></category>
		<category><![CDATA[DÜŞÜNCE]]></category>
		<category><![CDATA[Fizik]]></category>
		<category><![CDATA[alan turing]]></category>
		<category><![CDATA[gordon moore]]></category>
		<category><![CDATA[moore yasası]]></category>
		<category><![CDATA[moore yasasının çöküşü]]></category>
		<category><![CDATA[nanoteknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[neden teknoloji ilerlemiyor]]></category>
		<category><![CDATA[yapay oyun]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://bilimdili.com/?p=3538</guid>

					<description><![CDATA[<p>                Alan Turing makinaların düşünebileceğini ortaya attığında yapay zekanın olabilirliğinden bahsediyordu. Kendi adıyla yaptığı Turing makinaları ile bu konuda deneyler yaptı. Turing’in bu çalışmaları önce dev bilgisayarlara dönüştü, sonra masaların üstüne kondu, küçüldü dizüstü oldu ve şimdi ellerimizde bir oyuncak oldu.                 Apple’ın “Siri” adlı yapay zeka yongasıyla [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/dusunce/neden-yapay-zeka-uretemiyoruz/">Neden Yapay Zeka Üretemiyoruz?</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<figure id="attachment_3545" aria-describedby="caption-attachment-3545" style="width: 318px" class="wp-caption alignleft"><a class="herald-popup-img" href="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2016/10/Alan_Turing_Aged_16.jpg"><img decoding="async" class="wp-image-3545" src="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2016/10/Alan_Turing_Aged_16.jpg" alt="İngiliz Matematikçi, Bilgisayarbilimci ve Kriptolog " width="318" height="413" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2016/10/Alan_Turing_Aged_16.jpg 707w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2016/10/Alan_Turing_Aged_16-231x300.jpg 231w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2016/10/Alan_Turing_Aged_16-600x780.jpg 600w" sizes="(max-width: 318px) 100vw, 318px" /></a><figcaption id="caption-attachment-3545" class="wp-caption-text">İngiliz Matematikçi, Bilgisayarbilimci ve Kriptolog &#8211; Alan TURING</figcaption></figure>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">                Alan Turing makinaların düşünebileceğini ortaya attığında yapay zekanın olabilirliğinden bahsediyordu. Kendi adıyla yaptığı Turing makinaları ile bu konuda deneyler yaptı. Turing’in bu çalışmaları önce dev bilgisayarlara dönüştü, sonra masaların üstüne kondu, küçüldü dizüstü oldu ve şimdi ellerimizde bir oyuncak oldu.</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">                Apple’ın “Siri” adlı yapay zeka yongasıyla tanışmayan ya da konuşmayan neredeyse kalmadı. Bu küçük oyuncaklarla ve bilgisayarla hepimiz iyi zaman geçiriyoruz ve hayatımızdaki bir çok sorunu hızlıca çözebiliyoruz. Ancak Turing bundan söz etmiyordu. Ellerimizde oyuncak olmuş bir boş zaman aracı değildi yapılmak istenen. Bilim adamları yapay bir insan zekası istiyordu.</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">                Peki neden olmadı? Bugün neden yapamıyoruz ve niçin hala gelecekte olabilecek teknolojileri bekliyoruz? Teknolojimiz yeterince gelişmedi mi? Aslında bu soruların yanıtı moore yasasında gizli.</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;"><strong>Moore Yasası nedir?</strong></span></p>
<figure id="attachment_3542" aria-describedby="caption-attachment-3542" style="width: 414px" class="wp-caption alignright"><a class="herald-popup-img" href="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2016/10/mikroişlemci-640x360.jpg"><img decoding="async" class="wp-image-3542" src="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2016/10/mikroişlemci-640x360.jpg" alt="mikroislemci-640x360" width="414" height="233" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2016/10/mikroişlemci-640x360.jpg 640w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2016/10/mikroişlemci-640x360-300x168.jpg 300w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2016/10/mikroişlemci-640x360-600x338.jpg 600w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2016/10/mikroişlemci-640x360-470x264.jpg 470w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2016/10/mikroişlemci-640x360-215x120.jpg 215w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2016/10/mikroişlemci-640x360-414x232.jpg 414w" sizes="(max-width: 414px) 100vw, 414px" /></a><figcaption id="caption-attachment-3542" class="wp-caption-text">mikroişlemci &#8211; çipset &#8211; yonga</figcaption></figure>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Gordon Moore’un  19 Nisan 1965 tarihli “Electronics Magazine” dergisinde yayınlanan makalesinden yola çıkarak teknoloji tarihine kendi adıyla geçen yasadır.</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Moore yasasının temel mantığı şöyledir, mikroişlemciler (yongalar) içindeki transistör sayısı her onsekiz ayda bir kez iki katına çıkacaktır. (Gordon Moore 1975’te her iki yılda bir kez iki katına çıkacağını öne sürmüştür). Bu sayede işlem hızları ve sayıları da buna paralel olarak artacaktır.</span></p>
<div class="mks_toggle">
            <div class="mks_toggle_heading">Moore Yasası Grafiği<i class="fa fa-plus"></i><i class="fa fa-minus"></i></div>
                <div class="mks_toggle_content"><a class="herald-popup-img" href="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2016/10/Moore_Yasasi.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-3539" src="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2016/10/Moore_Yasasi.jpg" alt="moore_yasasi" width="400" height="343" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2016/10/Moore_Yasasi.jpg 400w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2016/10/Moore_Yasasi-300x257.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 400px) 100vw, 400px" /></a></div>
            </div>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;"><strong>Moore Yasasının Gelişimi</strong></span></p>
<figure id="attachment_3548" aria-describedby="caption-attachment-3548" style="width: 329px" class="wp-caption alignright"><a class="herald-popup-img" href="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2016/10/coloured-sem-of-surface-of-an-eprom-silicon-chip-power-and-syred.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-3548" src="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2016/10/coloured-sem-of-surface-of-an-eprom-silicon-chip-power-and-syred.jpg" alt="Silikon yonga üzerinde bir devre (Mikroskobik görünüm)" width="329" height="225" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2016/10/coloured-sem-of-surface-of-an-eprom-silicon-chip-power-and-syred.jpg 900w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2016/10/coloured-sem-of-surface-of-an-eprom-silicon-chip-power-and-syred-300x205.jpg 300w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2016/10/coloured-sem-of-surface-of-an-eprom-silicon-chip-power-and-syred-768x525.jpg 768w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2016/10/coloured-sem-of-surface-of-an-eprom-silicon-chip-power-and-syred-600x410.jpg 600w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2016/10/coloured-sem-of-surface-of-an-eprom-silicon-chip-power-and-syred-379x259.jpg 379w" sizes="auto, (max-width: 329px) 100vw, 329px" /></a><figcaption id="caption-attachment-3548" class="wp-caption-text">Silikon yonga üzerinde bir devre (Mikroskobik görünüm)</figcaption></figure>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Transistör sayısının iki katına çıkması tümleşik devrenin fiziksel boyutunun da dört katına çıkması anlamına gelmektedir. Bu durum hacimsel olarak devrenin büyük yerler kaplaması anlamına gelir. Bu yüzden silisyum yongalar kullanarak tümleşik devrelerin boyutları da küçültülmüştür. Silisyum yongalar üzerinde 65 Nanometre boyutuna kadar büyüklüklerde, yani 600 silisyum atomu boyutunda yapılar oluşturulabilmektedir. Basite indirgeyecek olursak eğer; bilgisayarlar her onsekiz ayda bir kez iki kat hızlanacak ve fiyatı artmayacaktır.</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;"><strong>Moore Yasasının Aşılmaz Duvarı</strong></span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Bugün kullandığımız yongalarda 20 silisyum atomu boyutuna kadar gelişme kaydedildi. Moore yasası bir elli yıl daha doğru kalırsa bilgisayarların insan beyninin sayısal işlem yapma gücünü aşacaklarını düşünmek akla uygundur. Bir kaç on yıl içinde bir kedi ya da köpek zekasında robotlar aramızda dolaşabilirler. Fakat bu gelişimin önünde artık bir fiziksel engel var.</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Tahminlere göre yakın gelecekte (5-7 yıl gibi) bilgisayarlarda kullanılan yongalar 5 atom boyutuna kadar inceltilebilecek ve bu seviyeye kadar moore yasası geçerliliğini koruyacak. Ancak 5 atoma gelindikten sonra Heisenberg’in belirsizlik ilkesi devreye girecek ve artık elektronların nerede olduğunu bilemeyecek duruma geleceğiz. Yani elektronlar, o muhteşem hızlı işlerimizi yürüten yongaların dışına sızacaklar ve kısa devre olacaklar. Gönderilen emirler bilgisayar tarafından anlaşılamayacak ve “bum”. Işıltılı teknoloji dünyası duvara toslar.</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;"><strong>Moore Yasasından Sonrası</strong></span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Aslında bu döneme şimdiden bir ad verildi. Teknoloji dünyası bu döneme “Silikon sonrası dönem” adını veriyor. Ancak silikon sonrası döneme ait netlik kazanmış bir teknolojik gidişat yok. Bu yüzden elimizdeki veriler ışığında söylenebilecek söz; yakında sert bir duvara çarpabileceğimiz ihtimalidir. Bilim adamları kuantum bilgisayarlar ve paralel işlemciler ya da dna ve optik bilgisayarlar gibi yeni teknolojiler üzerinde çalışıyor olsalarda henüz hiç bir somut üretim ortaya konmuş değildir.</span></p>
<figure id="attachment_3549" aria-describedby="caption-attachment-3549" style="width: 494px" class="wp-caption alignleft"><a class="herald-popup-img" href="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2016/10/DWave_128chip.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-3549" src="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2016/10/DWave_128chip.jpg" alt="Henüz somut bir kullanımı olmasa da, gelecekte alternatif olması beklenen Kuantum Yonga" width="494" height="341" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2016/10/DWave_128chip.jpg 1626w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2016/10/DWave_128chip-300x207.jpg 300w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2016/10/DWave_128chip-768x530.jpg 768w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2016/10/DWave_128chip-1024x707.jpg 1024w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2016/10/DWave_128chip-600x414.jpg 600w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2016/10/DWave_128chip-990x683.jpg 990w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2016/10/DWave_128chip-1320x911.jpg 1320w" sizes="auto, (max-width: 494px) 100vw, 494px" /></a><figcaption id="caption-attachment-3549" class="wp-caption-text">Henüz somut bir kullanımı olmasa da, gelecekte alternatif olması beklenen Kuantum Yonga</figcaption></figure>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">İnsanoğlu’nun şimdilik yetisini aşan bu durumdan ötürü büyük teknoloji firmalarında gelişimsel bir yavaşlama söz konusudur. Moore yasası çöküşünün farkında olan şirketler yeni bir keşif yapılana kadar zaman kazanmaya çalışmaktadır. Çünkü her yıl aynı hıza sahip ürünler çıkarmak bir süre sonra insanlar için anlamsız hale gelecektir. Bunu deneyimlemek isterseniz son 5 yıl içinde çıkan akıllı telefonları gözden geçirebilirsiniz. Sizce gerçekten işlem hızları ikiye mi katlandı? Yoksa sadece daha iyi bir görüntüsü mü var? Bunu test etmek için bilim adamı olmaya gerek yok. Aslında tüm insanlar her seferinde daha zeki olanı arıyor.</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 12pt;">Sonuç olarak; Turing’in hayalleri Moore Yasası geçerli olduğu sürece olası bir fikirdi. Eğer işlemcilerimiz, yonga teknolojimiz katlanmaya devam etseydi, bir yapay zeka gücüne ulaşmak görebileceğimiz bir gelecekteydi. Ancak Turing’in hayalleri başka bir keşfin baharına kaldı.</span></p>
<div class="mks_toggle">
            <div class="mks_toggle_heading">Kaynakça<i class="fa fa-plus"></i><i class="fa fa-minus"></i></div>
                <div class="mks_toggle_content">
<ul>
<li>Gelecek 50 Yıl &#8211; 21. YY İlk Yarısında Hayat ve Bilim &#8211; John Brockman (Çeviri: Nurettin El Hüseyni &#8211; NTV Yayınları) &#8211; (Richard Dawkins &#8211; Moore Yasası Çocuğu)</li>
<li>Forbes &#8211; Life After Moore&#8217;s Law &#8211; Bill Dally &#8211; Nisan 2010 (http://www.forbes.com/2010/04/29/moores-law-computing-processing-opinions-contributors-bill-dally.html)</li>
<li>Olanaksızın Fiziği &#8211; Physics of the Impossible &#8211; Micho Kaku &#8211; 2008 (Çeviri: Engin Tarhan &#8211; Odtü Yayıncılık)</li>
<li>Geleceğin Fiziği &#8211; Physics of the Future &#8211; Michio Kaku &#8211; 2011 (Çeviri: Yasemin Saraç ve Hüseyin Oymak Odtü Yayıncılık)</li>
<li>Alan Turing: The Enigma &#8211; Andrew Hodges &#8211; 2013 (Türkiye&#8217;de e-kitap olarak rKobo)</li>
</ul>
</div>
            </div>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/dusunce/neden-yapay-zeka-uretemiyoruz/">Neden Yapay Zeka Üretemiyoruz?</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
