<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>pandemi arşivleri &#060; Bilimdili.com</title>
	<atom:link href="https://bilimdili.com/tag/pandemi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://bilimdili.com/tag/pandemi/</link>
	<description>Türkçe Bilim</description>
	<lastBuildDate>Fri, 02 Apr 2021 07:12:50 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.3</generator>

<image>
	<url>https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2018/09/cropped-turuncu-favicon-32x32.png</url>
	<title>pandemi arşivleri &#060; Bilimdili.com</title>
	<link>https://bilimdili.com/tag/pandemi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Dilimizdeki Virüs</title>
		<link>https://bilimdili.com/doga-cevre/tip/dilimizdeki-virus/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Birkan Uzunoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Mar 2021 13:28:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dil]]></category>
		<category><![CDATA[Tıp]]></category>
		<category><![CDATA[çin virüsü]]></category>
		<category><![CDATA[filiyosyon]]></category>
		<category><![CDATA[kovid-19]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<category><![CDATA[salgın]]></category>
		<category><![CDATA[tıp terimleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bilimdili.com/?p=19465</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yazar: Birkan Uzunoğlu[1] İbn-i Sina’nın insandan insana bulaşan salgın hastalıklara karşı çözüm önerileri; ‘’Sirke ile temizlik yapın. Ellerinizi, bulaşıklarınızı ve kıyafetlerinizi mutlaka sirke ile yıkayın. Birlikte dolaşmayın. Beş on kişi bir araya gelerek kalabalıklar oluşturmayın. Pazarları terk edin. Paraları bırakın. Toplu halde ibadet etmeyin Salgından korkmayın, hastalıktan sakının, hastalarınızı terk etmeyin. Evinizde oturun ve neşeli [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/doga-cevre/tip/dilimizdeki-virus/">Dilimizdeki Virüs</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yazar: Birkan Uzunoğlu<a href="#_ftn1" name="_ftnref1">[1]</a></strong></p>
<p>İbn-i Sina’nın insandan insana bulaşan salgın hastalıklara karşı çözüm önerileri; <em>‘’Sirke ile temizlik yapın. Ellerinizi, bulaşıklarınızı ve kıyafetlerinizi mutlaka sirke ile yıkayın. Birlikte dolaşmayın. Beş on kişi bir araya gelerek kalabalıklar oluşturmayın. Pazarları terk edin. Paraları bırakın. Toplu halde ibadet etmeyin Salgından korkmayın, hastalıktan sakının, hastalarınızı terk etmeyin. Evinizde oturun ve neşeli olun. Hastalık neşeden kaçar’’</em> (TÜBA, 2020:6). İbn-i Sina’nın yıllar öncesine dayanan bu tavsiyelerini bugün dahi uygulayarak Kovid-19 isimli virüsten, bir nebze de olsa korunmayı başardık, başarıyoruz. Ancak bu, bedenen bir korunma teşkil etmektedir. İlk olarak Çin Halk Cumhuriyeti’nde ortaya çıkan ve kısa bir sürede tüm dünyanın üzerine bir duman gibi çöken bu virüsün, sosyal, ekonomik, siyasal ve psikolojik etkilerinin yanı sıra, dilimiz üzerinde de kayda değer nitelikte olumsuz etkiler oluşturduğu yadsınamaz bir gerçektir. Dilimizi koruma görevi ise sirkeye değil, bizlere düşmektedir.</p>
<p>Kovid-19 salgını, Türk toplumsal yaşamı üzerinde bazı farklılaşmalara neden olmuştur. ‘’Dilimizin, kimliğimiz ve kültür taşıyıcımız olduğundan yola çıkarak en önemli farklılaşmalardan bir tanesi dil üzerinde cereyan etmiştir. Bazı kanaatlere göre, Türk yazı dillerinin gelişme tarihinde, çok az sayıda kişinin kullanabildiği yazı dilinin, veba salgını yüzünden yok olması hadisesini birkaç kere görüyoruz (Schamiloglu, 2019). Şu hâlde, karşı karşıya olduğumuz salgının, sağlam köklere dayanan ve çok geniş bir coğrafyada konuşulan Türkçeyi yok etme ihtimali olanaksız görünmektedir. Ancak Türkçeyi, fevkalade bir bozulmaya ittiği açıktır. Bu bozulmaya, son bir yıldır, dilimize hâkim olan yabancı kökenli tıp terimleri yol açmıştır.</p>
<p>Batılı anlamda tıp bilimi, 1827 yılında <em>Mekteb-i Tıbbiyye-i Şahane</em> ile ve Fransızca başlamıştır.<a href="#_ftn2" name="_ftnref2">[2]</a> Türkiye tarihinde kurulan bu ilk tıp fakültesinden günümüze kadar, yabancı kökenli tıp terimleri dilimize girmeye başlamıştır. Nitekim, 2008 yılında yapılan bir araştırmaya göre, Türkiye&#8217;de kullanılan tıp terimlerinin yüzde 44,9&#8217;ünün Arapça, yüzde 27,7&#8217;sinin Farsça, yüzde 19,3&#8217;ünün Fransızca, yüzde 4,1&#8217;inin Yunanca olduğu bildirilmiştir (Çıkmaz ve Mesut, 2008). 1964 yılında Hacettepe Tıp Fakültesi’nde kurulan, ‘<em>’Tıp Terimlerini Türkçeleştirme Komitesi’’</em> bu bağlamda önemli bir yer tutmaktadır. <em>‘’Tuhfe-i Mübârizî’’</em> ise Türkçe yazılan ilk tıp metni olarak kayıtlara geçmiştir (Doğan, 2017).</p>
<p>Türk dilinin geçmişine bakıldığında, tıbbî terimler açısından zengin bir içerikle karşılaşılır. Türklerin Türkistan’dan getirmiş olduğu tıp anlayışı ile Anadolu ve Orta Doğu’da karşılaşmış oldukları kültürlerden aldıkları tıp anlayışı harmanlanmış ve Eski Anadolu Türkçesi döneminde, Oğuz Türkleri arasında tıp ilmi önemli bir gelişme göstermiştir. Bu sebeple, Eski Anadolu Türkçesiyle yazılmış tıp eserleri gözden geçirildiğinde, Türkçenin, söz konusu dönemde bir tıp dili olarak işlek bir biçimde kullanıldığı görülmektedir (Doğan, 2017). Ancak, ne yazık ki tarihin ezici silindirleri Türkçe kökenli tıp terimlerimizi adeta yok etmiş ve Eski Anadolu Türkçesinin bir devamı olan Türkiye Türkçesine geçmelerini engellemiştir. Türk çağdaşlaşmasının öncülerinden kabul edebileceğimiz II. Mahmut, <em>“Sizlere Fransızca okutmaktan benim muradım, Fransızca lisanı tahsil ettirmek değildir. Ancak fenni tıbbı öğretip, refte refte (adım adım) kendi lisanımıza almaktır.”</em> demiştir. Sultan Mahmut’un, tıbbî terimlerin Türkçeleşmesiyle ilgili bu dilekleri, yaklaşık beş kuşaktır hakkıyla yerine getirilememiştir (Atmaca, 2014). Türk dilinin en önemli eserlerinden olan Dîvânu Lügâti&#8217;t-Türk ve Kutadgu Bilig’de de sağlık bilgisi ile ilgili terimler, doğrudan veya dolaylı olarak işlenmiştir.</p>
<p>Günümüzde, tıpta yıllardır yer alan kelimelerin, Kovid-19 salgını ile birlikte dilimizde yer edindiğine şahit oluyoruz. Tıpkı popüler sporlarla birlikte dilimize giren <em>taç (touch), korner (corner), ofsayt (off-side)</em> gibi <em>pandemi, epidemi, filiyasyon, entübe, karantina, pik, pnömoni</em> vs. de modern tıp bilimi ile dilimizde yer eden bazı yabancı kelimelerdir. Bu kelimeleri, Türkçe karşılıkları ile değil, ödünçleme denilen yöntem ile sadece Türkçe ses karşılıklarını kullanarak dilimize almamız endişe vericidir. Agâh Sırrı Levend, batı kaynaklı kelimelerin Türkçeye girmemesi gerektiğini ısrarla savunmuştur;</p>
<p><em>Türlü yollarla, Batıdan dilimize sızan kelimelere karşı daha titiz davranılmalıdır. Bu titizlik gösterilmediği içindir ki ‘’personel’’, ‘’trafik’’ gibi kelimeler resmî yoldan dilimize yerleşmiştir </em>(Levend, 2010; 483).</p>
<p>Ancak, Kovid-19 salgını ile dilimizde yeni tamlamalar oluşmuş, bu durum dilimizin üretkenliğine ışık tutmuştur; <em>balkon konseri, normalleşme takvimi, sosyal mesafe, temaslı hasta, temassız ödeme, uzaktan eğitim, kontrollü sosyal hayat, sürü bağışıklığı, kısa çalışma ödeneği…</em></p>
<p>İçinde bulunduğumuz bir yılın en revaçta kelimesi, belki de <em>‘’pandemi’’</em>dir. Hayati Develi, pandemi kelimesi yerine <em>‘’genel salgın’’</em> kelimesini öneriyor. Çünkü pandemi, ülkeler arasında yayılan genel bir salgını karşılamak için kullanılıyor.</p>
<p>Pandemi’den sonra sık sık duyulan bir diğer kelime ise <em>‘’filiyasyon’’</em> (&lt;Fr. filiation). ‘’Hastalık kapan kimseleri ya da hastalığın yayılma zincirini takip’’ anlamına gelen bu kelimenin Türkçe karşılığı için Hamza Zülfikar, <em>‘’alan taraması’’</em>nı önermiştir. İ.Ü. Edebiyat Fakültesi Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümü Başkanı Nedret Kılıçeri ise <em>‘’temas takibi’’</em> tamlamasının, filiyasyon kelimesini tam olarak karşıladığını bildirmiştir.<a href="#_ftn3" name="_ftnref3">[3]</a></p>
<p>Salgın sürecinde, az kullanılsa da mutlaka işitmiş olduğumuz bir diğer kelime ise <em>‘’yalıtmak’’</em> fiilidir. Bu kelimeyi Türkçenin tarihî derinliklerinde inceleyelim. Eski Uygur Türkçesinde, ‘’yalın, çıplak’’ anlamında <em>‘’yalıng/yalang’’</em> ve ‘’yalnız, tek’’ anlamında <em>‘’yalnguz’’</em> kelimesi kullanılmıştır. (Caferoğlu, 2015; 282). Kutadgu Bilig’de ise ‘’yalnız’’ anlamında <em>‘’yalŋuz’’</em> (Hacib, 2015; 269) kelimesi geçer. Aynı zamanda Eski Anadolu Türkçesinde de bu kelimeye rast gelmek mümkündür. İstanbul halk ağzında “soymak” anlamında <em>‘’yalıŋlamak’’</em> fiili tespit edilmiştir. Cumhuriyet Dönemi’ne gelindiğinde ise ‘’ yal- ‘’ fiil kökünden, ‘’yalıtmak, yalıtkan, yalıtım’’ fiileri türetilmiştir. Bu sözler yaygınlık kazanmış ve ‘’soyutlamak, yalnızlaştırmak, izole etmek’’ anlamlarında kullanılmaktadır (Zülfikar, 2020).</p>
<p>Televizyon ekranlarında sunucu ve yönlendiricilerden sık sık duyduğumuz bir diğer kelime ise <em>‘’semptom’’</em> (Fr. Symptome)’dur. Türkçe bir karşılık olarak ‘’belirti, bulgu’’ kelimelerinin kullandığına – nadiren de olsa – rast gelmek bizleri sevindirmektedir.</p>
<p><em>‘’Enfekte’’</em> kelimesi ise <em>‘’enfeksiyon’’</em> (Fr. İnfection) teriminden doğmuştur. Hastalığın bir başka kişiye bulaşması yani hasta olması anlamında işittiğimiz kelimelerden biridir. Dîvânu Lügâti&#8217;t-Türk’te geçen, <em>‘’kemlen-</em> <em>(&lt;kem+le-n) ‘’ hasta olmak, hastalığa yakalanmak’’</em> (Işık, 2016; 55) kelimesi, dolaylı bir yolla da olsa enfekte kelimesine bir Türkçe karşılık olarak gösterilebilir.</p>
<p>Hâlihazırda, dilimize yerleşmiş batı kökenli kelimelerin mevcudiyeti saymakla bitmeyecek kadar fazladır. Son zamanlarda ön planda olanlara değinilmiş ve bir farkındalık yaratmak amaçlanmıştır. Sonuç olarak günümüzde, küreselleşen dünyaya ayak uydurmak adına, gerek sosyal bilimlerde gerekse fen bilimlerinde, bir yabancı dil bilmek zorunlu hâle gelmiştir. Ancak bu, yabancı dili Türkçenin yerine koymak ya da ikisini harmanlamaya çalışmak değildir. Bu tür davranışlar milli benliğimizi ve kültürümüzü tehlikeye atmaktadır. Çünkü dili yönlendiren ve biçimlendiren toplumun ta kendisidir. Yabancı kökenli kelimelere <em>enfekte </em>olmaya devam edilirse dilimizin geleceği için duyulan endişe de her geçen gün artacaktır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<ul>
<li>Işık, Utku. <em>Karahanlı Türkçesinde Tıp Terimleri</em>. Yüksek Lisans Tezi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, 2016.</li>
<li>Nidai, S. Atmaca. <em>Türk Tıp Dili Niçin Özleştirilmelidir?</em> Güncel Gastroenteroloji Dergisi, 18/4 Aralık, 2014.</li>
<li>Ahmet, T. Doğan. <em>Türklerin Dünyasından Uzaklaşan Türkçe Tıp Terimleri: Eski Anadolu Türkçesinden Türkiye Türkçesine.</em> SUTAD, Güz; (42): 37-57, 2017.</li>
<li>Selman, Ç. – Mesut R. <em>Anatomi Terimlerine Önerilmiş Türkçe Karşılıklardaki Yabancı Kökenli Terimlerin Analizi.</em> İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi. 15 (3) 175-179 2008.</li>
<li>Levend, Agâh Sırrı (2010). <em>Türk Dilinde Gelişme ve Sadeleşme Evreleri</em>, Dil Derneği Yay. Ankara.</li>
<li>TÜBA (2020). <em>“Covid-19 Pandemi Değerlendirme Raporu”</em>, Türkiye Bilimler Akademisi Yayınları, TÜBA Raporları No: 34, Nisan 2020.</li>
<li>Schamiloglu, U. (2019). <em>Türk Yazı Dillerinin Tarihi Dönemleri: Yeni Bir Bakıș</em>. In VIII. Uluslararasi Тürkoloji Kongresi: Türk Uygarlığı: Köklü Geçmişten Günümüze (pp. 1-10).</li>
</ul>
<p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a> Erciyes Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü. El-mek: <a href="mailto:uzunoğlubirkan@gmail.com">uzunoğlubirkan@gmail.com</a></p>
<p><a href="#_ftnref2" name="_ftn2">[2]</a> <a href="https://www.tdk.gov.tr/icerik/basindan/dilimize-bulasanlar/">https://www.tdk.gov.tr/icerik/basindan/dilimize-bulasanlar/</a></p>
<p><a href="#_ftnref3" name="_ftn3">[3]</a>   <a href="https://www.tdk.gov.tr/icerik/basindan/dilimize-bulasanlar/">https://www.tdk.gov.tr/icerik/basindan/dilimize-bulasanlar/</a></p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/doga-cevre/tip/dilimizdeki-virus/">Dilimizdeki Virüs</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DSÖ Genel Direktörü Ghebreyesus: En kötüsü henüz gelmedi; bunu söylediğim için üzgünüm</title>
		<link>https://bilimdili.com/toplum/yasam/dso-genel-direktoru-ghebreyesus-en-kotusu-henuz-gelmedi-bunu-soyledigim-icin-uzgunum/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Gözcüsü]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Jun 2020 22:55:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DÜŞÜNCE]]></category>
		<category><![CDATA[Tıp]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[covıd-19]]></category>
		<category><![CDATA[covıd19]]></category>
		<category><![CDATA[Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus]]></category>
		<category><![CDATA[DSÖ]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[Ghebreyesus]]></category>
		<category><![CDATA[kovid-19]]></category>
		<category><![CDATA[Kovid-19 salgını]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bilimdili.com/?p=17458</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ghebreyesus, en kötüsünün gelmesinden endişeli olduklarını ifade etti. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Başkanı Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus, ülkelerde milli birliğin sağlanamaması, küresel dayanışmada eksiklik ve dünyadaki bölünmüşlüğün yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının yayılmasına yardımcı olduğunu vurgulayarak, salgına dair değerlendirmede bulundu. Ghebreyesus, &#8220;En kötüsü henüz gelmedi. Bunu söylediğim için üzgünüm. Ama bu tür ortam ve koşullarda [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/toplum/yasam/dso-genel-direktoru-ghebreyesus-en-kotusu-henuz-gelmedi-bunu-soyledigim-icin-uzgunum/">DSÖ Genel Direktörü Ghebreyesus: En kötüsü henüz gelmedi; bunu söylediğim için üzgünüm</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size: 18pt;">Ghebreyesus, en kötüsünün gelmesinden endişeli olduklarını ifade etti.</span></strong></p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Başkanı Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus, ülkelerde milli birliğin sağlanamaması, küresel dayanışmada eksiklik ve dünyadaki bölünmüşlüğün yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının yayılmasına yardımcı olduğunu vurgulayarak, salgına dair değerlendirmede bulundu.</p>
<p><strong><span style="font-size: 18pt;">Ghebreyesus, &#8220;En kötüsü henüz gelmedi. Bunu söylediğim için üzgünüm. Ama bu tür ortam ve koşullarda en kötüsünün gelmesinden endişeliyiz&#8221; dedi.</span></strong></p>
<p>DSÖ&#8217;nün İsviçre&#8217;nin Cenevre kentinde bulunan merkezinde video konferans yöntemiyle düzenlenen basın toplantısında konuşan Ghebreyesus, dünyadaki Kovid-19 vaka sayısının 10 milyonu, virüsten ölenlerin sayısının da yarım milyonu aştığını anımsattı.</p>
<p>Çin&#8217;de 6 ay önce patlak veren salgının ardından tüm dünyada &#8220;cesaret verici bir direniş, icat kabiliyeti (buluşçuluk), dayanışma ve nezakete&#8221; tanıklık ettiklerini belirten Ghebreyesus, &#8220;Ama aynı zamanda damgalanma, yanlış bilgilendirme ve pandeminin siyasallaşması ile ilgili belirtiler de gördük&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Ghebreyesus, DSÖ&#8217;nün ülkelere &#8220;bilim, dayanışma ve çözümlerle&#8221; hizmet etmek için elinden gelenin en iyisini yapmaya devam edeceğini belirterek, &#8220;Önümüzdeki aylarda tüm ülkelerin karşılaşacağı kritik soru bu virüsle nasıl yaşayacağımızdır. Bu, yeni normal.&#8221; ifadesini kullandı.</p>
<p><strong><span style="font-size: 18pt;">&#8220;Virüs sona ermeye yakın bile değil&#8221;</span></strong></p>
<p>Birçok ülkenin, virüsün yayılmasının engellenmesi ve hayat kurtarma adına benzeri görülmemiş önlemler aldığının altını çizen Ghebreyesus, şöyle konuştu:</p>
<p>Bu önlemler virüsün yayılmasını yavaşlatmada başarılı oldu. Fakat tamamen durdurmadı. Bazı ülkeler ekonomilerini ve toplumlarını yeniden açmaya başladıkları için vakaların yeniden ortaya çıkmasıyla karşı karşıya kalıyor. Pek çok insan olaya hassas bakıyor. Virüsün hala yayılacağı çok alan var. Hepimiz bunun bitmesini istiyoruz. Hepimiz hayatımıza kaldığı yerden devam etmek istiyoruz. Ama zor gerçek şu ki bu salgın sona ermeye yakın bile değil.</p>
<p>&#8220;Birçok ülke bazı ilerlemeler kaydetmiş olsa da küresel olarak pandemi aslında hızlanıyor&#8221; diyen Ghebreyesus, dünyanın salgınla birlikte çok şey kaybettiğini ama umudun kaybedilmemesi gerektiğini vurguladı.</p>
<p><strong><span style="font-size: 18pt;">&#8220;Tehlikeli virüse karşı birlikte savaşalım&#8221; vurgusu</span></strong></p>
<p>Ghebreyesus, bir soru üzerine, isim vermeden bazı ülkelerde Kovid-19 salgını konusunda &#8220;birlik ve beraberlik&#8221; olmadığı eleştirisinde bulundu. Küresel dayanışmanın da tam olarak sağlanamadığını aktaran Ghebreyesus, dünyadaki bölünmüşlüğün salgınının yayılmasına yardımcı olduğunun altını çizdi.</p>
<p>Ghebreyesus, &#8220;(Salgında) En kötüsü henüz gelmedi. Bunu söylediğim için üzgünüm. Ama bu tür ortam ve koşullarda en kötüsünün gelmesinden endişeliyiz. Bu yüzden eylemlerimizi bir araya getirmeli ve bu tehlikeli virüse karşı birlikte savaşmalıyız&#8221; uyarısında bulundu.</p>
<hr />
<p><a href="https://indyturk.com/node/204306/d%C3%BCnya/ds%C3%B6-genel-direkt%C3%B6r%C3%BC-ghebreyesus-en-k%C3%B6t%C3%BCs%C3%BC-hen%C3%BCz-gelmedi-bunu-s%C3%B6yledi%C4%9Fim-i%C3%A7in#.XvphhETuNuM.twitter">Kaynak</a></p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/toplum/yasam/dso-genel-direktoru-ghebreyesus-en-kotusu-henuz-gelmedi-bunu-soyledigim-icin-uzgunum/">DSÖ Genel Direktörü Ghebreyesus: En kötüsü henüz gelmedi; bunu söylediğim için üzgünüm</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gündemdeki Sağlık Terimlerinin Türkçe Karşılıkları Üzerine</title>
		<link>https://bilimdili.com/toplum/dil/gundemdeki-saglik-terimlerinin-turkce-karsiliklari-uzerine/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[bilimdili]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 May 2020 09:06:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Canlı Bilimi]]></category>
		<category><![CDATA[Dil]]></category>
		<category><![CDATA[bulaşı]]></category>
		<category><![CDATA[droplet]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[epidemi]]></category>
		<category><![CDATA[karantina]]></category>
		<category><![CDATA[korona virüsü]]></category>
		<category><![CDATA[maske]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<category><![CDATA[siperlik]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal mesafe]]></category>
		<category><![CDATA[ventilatör]]></category>
		<category><![CDATA[yüz kalkanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bilimdili.com/?p=17123</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk Dili Derneği, Çin virüsü salgını nedeniyle dilimize girmiş ve girmekte olan sağlık terimleri üzerine önerilerde bulundu. Tüm ülkeler gibi yurdumuzu da etkisi altına alan salgın, alışkanlıklarımızı değiştirdiği gibi dilimize de etki ederek sözcüklerimizi tepe taklak devirdi. Korona virüsü olarak bilinen ve birden bire dilimizden düşmeyen bu salgın yediden yetmişe neredeyse hepimize yeni sözcükler öğretip [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/toplum/dil/gundemdeki-saglik-terimlerinin-turkce-karsiliklari-uzerine/">Gündemdeki Sağlık Terimlerinin Türkçe Karşılıkları Üzerine</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türk Dili Derneği, Çin virüsü salgını nedeniyle dilimize girmiş ve girmekte olan sağlık terimleri üzerine önerilerde bulundu.</strong></p>
<p>Tüm ülkeler gibi yurdumuzu da etkisi altına alan salgın, alışkanlıklarımızı değiştirdiği gibi dilimize de etki ederek sözcüklerimizi tepe taklak devirdi. Korona virüsü olarak bilinen ve birden bire dilimizden düşmeyen bu salgın yediden yetmişe neredeyse hepimize yeni sözcükler öğretip ortak bir gündem maddesi yarattı. Bu yazıda, onumda (tıpta) genel geçer olan söz konusu sözcüklerin toplum tabanındaki kullanım alanlarına değinerek önerilerimize gerekçeleriyle birlikte yer verdik.</p>
<p>Salgın, hepimizin yaşam alışkanlıklarını kökünden değiştirdi. Bu konuda yüzlerce, binlerce örnek verilebilir. Bu örneklerden biri de sanal toplantılardır. Bundan üç beş ay öncesinde işletmelerin, okulların, derneklerin, üniversitelerin sanal toplantılarla bir araya gelerek konuşmalar yapması, sunuştaylar gerçekleştirmesi yadırganabilecek bir durumken bugün olağan karşılanmakta, olması gereken bir adım olarak görülmektedir. Üniversitelerin sanaldan yaptığı sınavlara, sanal sunuştaylar da eklenerek binlerce kilometre uzaklıktaki kişilerle iletişim kurulup işlerin böyle de yürüyebileceği benimsenir bir durum aldı.</p>
<p>İşte böylesi bir ortamda bizler de <strong>Türk Dili Derneği</strong> olarak yıllardır yapageldiğimiz sanal toplantılarımızı yönetim kurulu ile sınırlandırmayarak kamuoyunun katılımına açtık. Bu toplantılarda sağlıkla ilgili son dönemlerde kullanım oranı artan sözcükler üzerinde durduk, tutanaklarımızı yazdık, önerilerimizi sunarak pişmesini bekledik. Yordamımızı gözden geçirip sözcükleri bir süzgeçten eledik. İlkini 26 Nisan 2020’de gerçekleştirdiğimiz bu sanal toplantıları ayrı ayrı, toplamda da dört kez düzenleyerek bir sonuca ulaştık. Bu dört toplantının sürdüğü bir aylık süreçte söz konusu sözcükleri ara ara kamuoyuna bildirerek yoklama çektik. Önerilen sözcükleri sonraki toplantılarda yeniden gözden geçirdik. Bu süreçte olgunluğa eriştiği kanısına vardığımız bu sözcükleri ulusumuzun bilgisine sunarız.</p>
<p><strong>epidemi: salgın</strong><br />
Salgın sözcüğü dilimizde öteden beri kullanılan bir söz olmakla birlikte gerek toplum gerek de <em>onum</em> (tıp) alanında işlekliği bulunur. Bu yüzden <strong>salgın</strong> sözcüğü için yeni bir karşılık aranmasına gerek olmadan kullanımı sürdürülmelidir.</p>
<p><strong>pandemi: büyük salgın, genel salgın</strong><br />
Bire bir çeviride tümsalgın olarak karşılık verilebilirse de bu tür durumlarda kendi bakış açımızı, kendi ulusal <em>anlağımızı</em> (zekâmızı) yeğlememiz gerekir görüşüyle buna sıcak bakılmadı. Yerel ağızlarımızda bulunan <strong>kıran</strong> sözcüğü üzerine de duruldu. Öte yandan <strong>karasalgın</strong> sözcüğünü de gündemimize alıp denemelerini yaptık. Nitekim <em>kıran</em> ile <em>karasalgın</em> sözcüklerinden hep ölümcül durum belirttiğinden cayıldı ancak pandemiler ölümcül olmayabilir. Örneğin <em>dudak uçuğu</em> da bir pandemi özelliği taşır ancak ölümcül değildir. Yaşam boyu bizimle var olan bu tür virüsler nedeniyle tüm kişioğlunda görülen ölümcül olmayan sayrılıklar bulunur. Bu durumda şimdilerde gündemimizde olan ölümcül bir salgına bakarak duygusal davranış sergilemek doğru olmaz. Bu bağlamda önceki örneklerini de göz önüne alarak <strong>büyük salgın</strong> sözcüğü üzerinde uzlaştık. <strong>Büyük elçilik</strong> sözü bu önerimize arka çıkacak bir örnek olarak gösterilebilir. Yine <strong>müdürlük</strong> ile <strong>genel müdürlük</strong> kavramlarının ayrılışı örneğini de göz önüne alıp genel salgın demenin de uygun olacağı yargısına vardık. Büyük salgının / genel salgının ölümcül olması durumunda <strong>kıran</strong> ya da <strong>karasalgın</strong> sözcüklerinden birinin de yeğlenebilir olduğu görüşündeyiz. Kovid-19 ölümcül özellikler gösterdiğinden bir tür kıran / karasalgın olarak tanımlanabilir.</p>
<p><strong>droplet: damlacık</strong><br />
Yaygın kullanım alanı bulunan <strong>damlacık</strong> sözcüğünün kullanımının sürmesi gerekir. Kavramı karşıladığından yeni bir karşılık aranmasına gerek yoktur.</p>
<p><strong>maske: yüzlük</strong><br />
Var olan örneklerden yola çıkıldığında <strong>maske</strong> sözcüğü için <strong>yüzlük</strong> demeyi uygun bulduk. Boynumuza takdığımız nesneye <em>boyunluk</em>, önümüze giydiğimiz giysiye <em>önlük</em>, gözümüze taktığımıza da <em>gözlük</em> dediğimiz gibi yüzümüze taktığımız/giydiğimiz nesneye de <em>yüzlük</em> dememiz dilimizin doğal sözcük yaratma sürecinden biri gibi karşımızda durur. Öte yandan <em>allık</em> (makyaj) yapılırken yüzü kaplama işlemine de <em>yüzlük</em> denmesi, kavramı yine karşılar.</p>
<p><strong>siperlik maske (face shield mask): yüz kalkanı</strong><br />
Yeni bir araç olduğundan dilimize yerleşmeden kullanım alanı bulan <strong>yüz kalkanı</strong> sözcüğü, aracın gerek yapısını gerek de işlevini doğru tanımladığından iyi bir karşılıktır. <em>Yüz kalkanı</em> sözcüğünü birçok üreticide, satıcıda ve basın yayın kuruluşlarının yayınında görmemizi sevindirici bir durum olarak değerlendirmekteyiz. Toplum tabanında da yaygınlaşmasını umuyoruz.</p>
<p><a class="herald-popup-img" href="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2020/05/yuz-kalkani.jpeg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-17126 aligncenter" src="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2020/05/yuz-kalkani.jpeg" alt="" width="450" height="336" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2020/05/yuz-kalkani.jpeg 625w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2020/05/yuz-kalkani-300x224.jpeg 300w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2020/05/yuz-kalkani-74x55.jpeg 74w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2020/05/yuz-kalkani-111x83.jpeg 111w" sizes="(max-width: 450px) 100vw, 450px" /></a></p>
<p><strong>semptom: belirti</strong><br />
Yaygın kullanım alanı bulunan bu sözcüğün onum betiklerinde (tıp kitaplarında) geçtiği çalışmalar da vardır. Doğru bir karşılık olduğundan kullanımı sürdürülmelidir. Yine <strong>semptomik</strong> de <strong>belirtisel</strong>, olumsuzluk eki olarak kullanılan <strong>asemptom</strong> da dilimizde <strong>belirtisiz</strong> olarak karşılık bulur.</p>
<p><strong>sosyal mesafe: güvenli uzaklık</strong><br />
<strong>Sosyal</strong> sözcüğünün karşılığı <strong>toplumsal</strong>, <strong>mesafe</strong> sözcüğünün ise <strong>uzaklıktır</strong> ancak<strong> toplumsal uzaklık</strong> olarak kullanılması uygun değildir. Sosyal mesafe bir tür konum belirtir. Tinsel (ruhsal/psikolojik) bir durumu anlatmaya daha eğilimli bir sözdür. Oysa günümüzde anlatılmak istenen tinsel değil fizikî mesafe koymak, aralık bırakarak iletişimde olmaktır. Bu yüzden bu durumun olumlamasını yaparak <strong>güvenli uzaklık</strong> demek dilimize ve yaşam anlayışımıza en uygun deyiş olacaktır, görüşünde uzlaştık.</p>
<p><strong>izolasyon: yalıtım</strong><br />
Dilimizde yaygın bir kullanım alanı bulunan <strong>yalıtım</strong> sözcüğü, onum (tıp) alanında da kavramı karşılar.</p>
<p><strong>sosyal izolasyon: toplumsal yalıtım</strong><br />
Kişinin kendini toplumdan ıraklaştırması, uzak tutmasından dolayı kendini yalıtması, <strong>toplumsal yalıtım</strong> olarak adlandırılabilir.</p>
<p><strong>karantina: kapantı</strong><br />
İtalyancada gemilerin kırk günlük toprağa çıkma yasağına verilen bu ad, sonraları anlamını genişleterek günümüzdeki biçimini almıştır (<em>bkz. İtalyanca quaranta “kırk”</em>). Karantina altına alınan kişi ya da hayvanlar bir yerde <strong>kapalı</strong> olarak tutulur, sayrılıklarının yayılmasının önüne geçilir. Bir yerde zorunlu olarak tutulma, kapalı bulundurulma durumundan dolayı <strong>kapantı</strong> sözcüğünü uygun bulduk. <strong>Kapamak</strong> sözcüğüne eklenen<strong> -ntı</strong> eki geçmiş dönemdeki örnekleriyle de hep kötü durum belirten sözcüklerde kullanılmıştır. <em>Sarkıntı, sıkıntı, kuruntu, kesinti, akıntı</em> örneklerinde olduğu gibi kötü durum belirten bu ek ile <em>kapantı</em> sözcüğünü söz konusu kavram için uygun bulmaktayız.</p>
<p><strong>pik noktası (peak): doruk, tepe</strong><br />
Yaygın bir kullanım alanı olan <strong>tepe noktası</strong> birçok kişiye <em>kavranç</em> (matematik) derslerinden tanıdık gelecektir. Buna ek olarak<em> “… doruk yapmak…”, “… doruğa çıktı…”</em> gibi sözler de kullanılabilir.</p>
<p><strong>salgının plato yapması: salgının düzlüğe çıkması / durağanlaşması / duraklaması</strong><br />
<strong>Düzlük</strong> diye karşılığı bulunan <strong>plato</strong> sözcüğüne gönderme yaparak salgının doruğa çıkmasından (pik yapmasından) sonraki aşamasına <em>plato yapması</em> deniyor istatistik biliminde. Bunun yerine <strong>salgının düzlüğe çıkması</strong> yeğelenebilir. Yine buna ek olarak <strong>durağanlaşması, duraksaması</strong> gibi sözcükler de birer seçenektir.</p>
<p><strong>enfeksiyon: bulaşı(m), algınlık</strong><br />
Gribal/viral/vb. enfeksiyonlara <strong>soğuk algınlığı</strong> dendiği için genel olarak <strong>enfeksiyon</strong> sözcüğü için <strong>algınlık</strong> denebilir. Ayrıca Kocaeli Üniversitesinin 2006 yılında yayımladığı Türkçe Tıp Terimleri Kılavuzu’nda da gördüğümüz <strong>bulaş</strong> sözcüğü, korona virüsü ile birlikte birden toplum olarak hepimizin bildiği bir sözcüğe dönüştü. Basın yayın kuruluşlarının yanı sıra ülke yöneticilerimiz de <em>enfeksiyon</em> için <em>bulaş</em> deyince sözcük yaygınlık kazandı. İşin özünde Türkçe bir sözcüğün yaygınlaşması sevindiricidir ancak dil bilgisi kurallarına aykırı bir sözcüğün dolaşıma girmesi ürkütücüdür. <strong>Bulaş</strong> sözcüğünün <strong>görüş, varış, buluş</strong> vb. sözcükler gibi türediğini sananlar yanlış türetimin ayrımına varmadan söz konusu sözcüğün kullanımını yaygınlaştırdı. Oysa örneklerdeki sözcükler <strong>-ş</strong> eki değil, <strong>-uş/-iş</strong> eki almışlardır. Bu yüzden bu ek <strong>bulamak</strong> sözcüğüne gelmiş olsaydı doğrusu <strong>bulaş</strong> değil <strong>bulayış</strong> olurdu <em>(bkz. yaşa- &gt; yaşayış)</em>. Bu yanlış durum birçok dilcinin uyarısıyla düzeltilmeye çalışarak dile getirildi, ilgili yerlere yazıldı. Bizler de söz konusu sözcüğün <strong>bulaşı</strong> ya da <strong>bulaşım</strong> olarak kullanılmasını savunmaktayız.</p>
<p><strong>enfekte: bulaşık, algın</strong><br />
<em>Enfeksiyon</em> için <em>algınlık</em> denirse bu durumda <em>enfekte</em> için <strong>algın</strong> denebilir. Öte yandan kırmaktan <em>kırık</em>, çıkmaktan <em>çıkık</em>, sökmekten <em>sökük</em> örneklerinde olduğu gibi bulaşmaktan da <strong>bulaşık</strong> sözcüğü ortaya çıkar. Dar anlamda yalnızca yemek artıklarının bulaştığı tabak çanağı belirtmek dışında sayrılıkların (hastalıkların) bulaşması durumunda da <em>bulaşık</em> sözcüğü gerçek anlamında kullanılabilir. Böylece ön ad durumundaki <strong>enfekte hasta</strong> için <strong>bulaşık hasta, bulaşmış hasta</strong> daha da doğrusu <em>bulaşık sayrı, bulaşmış sayrı</em> diye söylenebilir. Benzer olarak <strong>enfekte olmak</strong> durumunu <strong>bulaşmak</strong> ve <strong>enfekte etmek</strong> eylemini de <strong>bulaştırmak</strong> olarak kullanabiliriz.</p>
<p><strong>dezenfekte: arındırma</strong><br />
<em>Enfekte</em> sözcüğü <em>bulaşık</em>, <strong>dezenfekte</strong> de <strong>bulaşığı arındırmak</strong> demektir. Dilimizdeki <strong>arındırmak</strong> sözü durumu açıklayıcı nitelikte olduğundan <em>dezenfekte etmek</em> için <strong>arındırmak</strong>, <em>dezenfeksiyon</em> için <strong>arındırma</strong>, <em>dezenfektan</em> için de <strong>arındırıcı, arıtan</strong> sözcüklerini uygun bulduk.</p>
<p><strong>sanitasyon: sağlıklama, sağaltma</strong><br />
Kişinin yeniden sağlığını kazanmasında uygulanacak yol yordamı bildiren sözcüğe karşılık <strong>sağlıklama</strong> ya da <strong>sağaltma</strong> sözcüklerini kullanmayı uygun görmekteyiz.</p>
<p><strong>filyasyon: bulaşı kovuşturma</strong><br />
Kişinin sayrılık tanısı (teşhisi) konmadan önce iletişimde olduğu kişilerin de salgından etkilenmesi ya da doğrudan etkileyici oluşu söz konusu olduğundan o kişilerin de izlerinin sürülerek kaynağa ulaşma sürecine <strong>filyasyon</strong> deniyor. Bu arayış, savcıların bir olayı kovuşturmasıyla benzer yapıda olduğundan bu durumu <strong>bulaşı kovuşturma</strong> olarak adlandırmak doğru olacaktır.</p>
<p><strong>ventilatör: solunum aracı, solutaç</strong><br />
Yaygın olarak kullanım alanı bulan<strong> solunum cihazı</strong> sözcük öbeği bulunsa da <strong>cihaz</strong> için <strong>aygıt</strong> ya da <strong>araç</strong> diyerek dilimize daha duru bir kazanç sağlayabiliriz. Yine araç gereç yapma eki olan<strong> -Aç</strong> ile türetilen <em>büyüteç, tıkaç, sayaç </em> gibi örneklerde olduğu gibi <strong>solutaç</strong> diye tek sözcüklük bir karşılık da yeğlenebilir.</p>
<p><strong>entübe etmek: solutmak</strong><br />
<strong>Borulamak</strong> diye kılavuzlarda bir karşılığı bulunsa da yeğlenmesinde çekinceler yaratıyor. <strong>Boru</strong> sözcüğünün kaba bulunması buna neden olabilir. Oysa<strong> soluk borusu</strong> gibi örneği de bulunur. Nitekim yeni bir sözcük aranırsa borulamanın amacı göz önüne alınarak <strong>solutmak</strong> sözcüğü kullanılabilir. Bu durumda <strong>entübe edilen</strong> de <strong>solutulan</strong> diye belirtilir. <strong>Entübasyon</strong> ise <strong>soluklandırma</strong> olarak adlandırılır.</p>
<p><strong>immün: bağışık, bağışıklık</strong><br />
<em>İmmün</em> sözcüğü ile türevlerinin tümünün <strong>bağışıklık</strong> sözcüğü ile karşılanan yaygın bir karşılığı vardır. Bu kullanım sürdürülmelidir.</p>
<p><strong>zootonik: sakağı</strong><br />
Hayvanlardan kişioğluna geçebilen sayrılıklara denen <strong>zootonik</strong> sözcüğü için dilimizde benzeri bir karşılığı olan <strong>sakağı</strong> sözcüğünün kullanılmasını uygun bulmaktayız. Güncel sözcüklerimizde de bulunan <em>sakağı</em> sözcüğü, özellikle atlardan kişilere geçen sayrılıkları belirtmek için söylenir. Geniş anlamda kullanılmasını öne sürdüğümüz bu sözcük, yıllar önce yerel ağızlarda at yarışı kazananlara verilen nesneye denilen <strong>ödül</strong> sözcüğünün geniş anlamda <strong>mükafat</strong> sözcüğü için kullanılması gibi değerlendirilebilir.</p>
<p><strong>vaka: olgu, oluntu, sökel</strong><br />
İlk toplantılarımızda <strong>vaka</strong> için <strong>sökel</strong> sözcüğünü öne sürdük. <em>Sökel</em>, yerel ağızlarda bulunan <em>güçsüz, düşkün</em> anlamını veren bir sözcüktü. Kimi yerlerde de <em>soğuk algınlığına</em> yakanlanmış sayrıları, kimi yerlerde de <em>sakat</em> kimseleri anlatmakta kullanılır imiş. Araştırmalarımız sonucu daha çok <strong>hasta</strong> anlamında kullandığımız <em>vaka</em> sözcüğü için <em>sökel</em> sözcüğünün uygun düşeceği görüşünde olarak karşıklıklar dizimine aldık, çevremizde paylaştık. Ne yazık ki <strong>olay</strong> sözcüğü ile karıştırdığımızı sananlar oldu. Kimi doktorlar da <strong>olgu</strong> sözcüğünü yaygın biçimde kullandıklarını dile getirdi. Oysa dilimize Arapçadan geçmiş olan <strong>vaka</strong> sözcüğü <strong>olay</strong> olup <strong>vakıa</strong> sözcüğü ise <strong>olgu</strong> demektir. Ne yazık ki <em>vaka</em> ve <em>vakıa</em> sözlerinin birbirine karıştırılması sonucu gerçekte <em>olay</em> anlamına gelen <em>vaka</em> sözüne <em>olgu</em> denmiştir. Bu anlam açısından yanlıştır. Çünkü <em>olgu</em> ve <em>olay</em> ayrı kavramlardır. <em>Olgu</em>, gerçeklik iken <em>olay</em> ise olgunun tek tek örneklerine verilen addır. Örneğin, serbest düşme fiziksel bir olgudur ancak bir elmanın ağaçtan yere düşmesi bir olaydır. Dolayısıyla Kovid-19 bulaşısı bir olgu iken bir kişinin Kovid-19 bulaşısına yakalanması bir olaydır. Ancak bunu olay olarak tanımlamak yadırganabilir. Sağlık bilimlerinde ve hukukta bu tür durumlara İngilizce terim olarak, durum anlamına gelen <strong>case</strong> denmektedir. Buna durum demek de olay demek gibi yadırgayıcı olabileceğinden, zaten olmuş bir durumu açıklamak için <strong>oluntu</strong> sözcüğünü öneriyoruz. <em>Oluntu</em> sözcüğü daha önce açıkladığımız –<strong>ntı</strong> ekiyle türetilmiştir. Olmuş bir durumu anlatır.</p>
<p><strong>test: sınama, sınak</strong><br />
Yalnızca <em>onum</em> alanında değil eğitim, öğretim gibi tüm alanlarda kullanılan <strong>test</strong> sözcüğü için <strong>sınama</strong> veya <strong>sınak</strong> sözcüklerini kullanmak uygun olur.</p>
<p><strong>süper taşıyıcı: delim taşıyıcı</strong><br />
En az 3, en çok 7 kişiye bilerek ya da bilmeyerek sayrılık bulaştıran kişiye <strong>yayan taşıyıcı</strong> sözcüğünü kullanabiliriz. 7’den çok kişiye bilerek ya da bilmeyerek sayrılık bulaştıran kişiyi de <strong>delim</strong> sözcüğü ile belirtebiliriz. <em>Delim</em> sözcüğü <em>Divanu Lügati’t Türk’</em>de geçmektedir ve <strong>çok, pek çok, daima, hep</strong> anlamlarında verilmiştir.</p>
<p><strong>salgın önlemlerine uymayan kişi: yasaktutmaz, kanmaz</strong><br />
Salgın önlemleri kapsamında alınan yasaklamaları umursamayarak görmezden gelen, küçümseyerek yasağı delenlere <strong>yasaktutmaz</strong> denebilir. Söylenen, anlatılan konunun gerçekliğine inanmayı bildiren <strong>kanmak</strong> sözcüğü üzerinden bunun olumsuzunu belirtecek <strong>kanmaz</strong> sözcüğü de yeğlenebilir.</p>
<p>Kapantıdan (karantinadan) dolayı evlerde kaldığımız şu günlerde gündemimize giren, toplantılarımızda da dile gelen şu sözcükler üzerinde de tartıştık.</p>
<p><strong>webinar (webiner): sanal sunuştay, ağ sunuştayı</strong><br />
<strong>Web</strong> ile <strong>seminar</strong> sözcüklerinin kesilip biçilerek dikilmesiyle oluşturulan <strong>webinar</strong> sözcüğünü dilimizde <strong>sanal sunuştay</strong> ile karşılayabiliriz. <strong>Workshop</strong> için toplum tabanında yaygın kullanım alanı bulan <strong>çalıştay</strong> sözcüğünün varlığı da seminer anlamındaki <strong>sunuştay</strong> sözcüğüne arka çıkacağından <strong>sanal sunuştay</strong> sözcüğü üzerinde uzlaştık. Doğal olarak <strong>web meeting</strong> de<strong> sanal toplantı, ağ toplantısı</strong> olarak yeğlenebilir.</p>
<p>Kamuoyunun bilgilerine sunarız.</p>
<p style="text-align: right;"><strong>Gökbey ULUÇ </strong></p>
<p style="text-align: right;"><strong><em>Türk Dili Derneği</em></strong><br />
<strong><em>19 Mayıs 2020</em></strong></p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/toplum/dil/gundemdeki-saglik-terimlerinin-turkce-karsiliklari-uzerine/">Gündemdeki Sağlık Terimlerinin Türkçe Karşılıkları Üzerine</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ormanların Yok Edilmesi Yeni Salgınlara Neden Olabilir</title>
		<link>https://bilimdili.com/doga-cevre/ormanlarin-yok-edilmesi-yeni-salginlara-neden-olabilir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[bilimdili]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 18 Apr 2020 00:45:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DOĞA & ÇEVRE]]></category>
		<category><![CDATA[covıd-19]]></category>
		<category><![CDATA[kovid-19]]></category>
		<category><![CDATA[ormanlar]]></category>
		<category><![CDATA[ormanların yok edilmesi]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<category><![CDATA[salgın]]></category>
		<category><![CDATA[salgın hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[salgın hastalıkların sebebi]]></category>
		<category><![CDATA[yeni salgınlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bilimdili.com/?p=16938</guid>

					<description><![CDATA[<p>Standford Üniversitesi’nin yayımladığı araştırmaya göre ormanların bölünmesi ve yok edilmesi, vahşi hayvanlardaki virüslerin ve diğer patojenlerin insana sıçrama olasılığını artırıyor. Batı Uganda’da insanlar ve primatlar arasındaki temasa odaklanan araştırma, Kovid-19 gibi salgınlara dair dersler çıkarma ve yeni küresel salgınları önlemek için strateji geliştirme amacıyla yapıldı. Stanford Üniversitesi’nde doktora adayı ve çalışmanın başyazarı Laura Bloomfield, “Kovid-19 [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/doga-cevre/ormanlarin-yok-edilmesi-yeni-salginlara-neden-olabilir/">Ormanların Yok Edilmesi Yeni Salgınlara Neden Olabilir</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Standford Üniversitesi’nin yayımladığı araştırmaya göre ormanların bölünmesi ve yok edilmesi, vahşi hayvanlardaki virüslerin ve diğer patojenlerin insana sıçrama olasılığını artırıyor.</p>
<p>Batı Uganda’da insanlar ve primatlar arasındaki temasa odaklanan araştırma, Kovid-19 gibi salgınlara dair dersler çıkarma ve yeni küresel salgınları önlemek için strateji geliştirme amacıyla yapıldı.</p>
<p>Stanford Üniversitesi’nde doktora adayı ve çalışmanın başyazarı Laura Bloomfield, “Kovid-19 bize bir pandemiyi başladıktan sonra kontrol etmenin çok zor olduğunu öğretti” dedi ve ekledi:</p>
<p><strong>“Tekrarlayan pandemi olasılığını azaltmanın bir yolu, insanların vahşi hayvanlarla temas kurma potansiyelini azaltmaktır.”</strong></p>
<p>Uganda’da hızla büyüyen nüfus, daha fazla kişinin ailelerine bakmak için orman arazisinde yamalar açmasına neden oluyor.</p>
<p>The New York Times’ın aktardığına göre insanlar, Dünya topraklarının üçte birini tarımsal amaçlı kullanıyor. Tropik ormanlar her yıl rekor seviyede veya rekor seviyeye yakın oranlarda yok ediliyor. Örneğin Amazon ve Endonezya gibi bölgelerde soya veya palmiye yağı gibi ürünler yetiştirmek ya da sığır beslemek için el değmemiş yağmur ormanları yakılıyor. Son dönemde Brezilya Amazonundaki ormansızlaşma, Başkan Jair Bolsonaro yönetimi altında keskin bir artış gösterdi.</p>
<p>Standford’da dünya sistemleri alanında çalışan, araştırmanın yazarlarından Prof. Dr. Eric Lambin, hayvan kaynaklı ve ABD’ye özgü bir hastalık olan Lyme hastalığından bahsetti:</p>
<p><strong>“Hayvanların bizi enfekte ettiğini görüyoruz. Ancak bu çalışma ve diğer çalışmalar gösteriyor ki aslında onlara biz gidiyoruz. Biz onların yaşam alanlarına giriyoruz.”</strong></p>
<p>Dünya çapında 1 milyon 876 bin 296 kişiyi etkileyen Kovid-19’un da zoonotik hastalık olduğu biliniyor. Hastalığa neden olan koronavirüsün yarasa kaynaklı olduğu düşünülüyor.</p>
<p>Geçen ay hakemli bilim dergisi eLife’da yayımlanan bir çalışmada da hayvanların habitatlarının işgal edilmesine dikkat çekildi.</p>
<p>Araştırmacılar, yarasalardan insanlara sıçrayan hastalıkların genellikle habitatlarının işgal edildiği yerlerde gerçekleştiğini ve hayvanların stres altında olmasının virüs taşıyan daha fazla salya, idrar ve dışkı üretmeleriyle sonuçlandığını ifade etti.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://www.independentturkish.com/node/163086/bilim/abd%E2%80%99li-bilim-insanlar%C4%B1-ormanlar%C4%B1n-yok-edilmesi-hayvanlardaki-vir%C3%BCslerin-insanlara">Kaynak: https://www.independentturkish.com/node/163086/bilim/abd%E2%80%99li-bilim-insanlar%C4%B1-ormanlar%C4%B1n-yok-edilmesi-hayvanlardaki-vir%C3%BCslerin-insanlara</a></p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/doga-cevre/ormanlarin-yok-edilmesi-yeni-salginlara-neden-olabilir/">Ormanların Yok Edilmesi Yeni Salgınlara Neden Olabilir</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
