<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Çağdaş arşivleri &#060; Bilimdili.com</title>
	<atom:link href="https://bilimdili.com/tag/cagdas/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://bilimdili.com/tag/cagdas/</link>
	<description>Türkçe Bilim</description>
	<lastBuildDate>Sun, 06 Dec 2020 13:37:27 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.3</generator>

<image>
	<url>https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2018/09/cropped-turuncu-favicon-32x32.png</url>
	<title>Çağdaş arşivleri &#060; Bilimdili.com</title>
	<link>https://bilimdili.com/tag/cagdas/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Bizans Kaynaklarında Türkler</title>
		<link>https://bilimdili.com/arkeotarih/bizans-kaynaklarinda-turkler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Havva ELÇİOĞLU]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 20 Sep 2020 16:44:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ARKEOLOJİ & TARİH]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[arşiv]]></category>
		<category><![CDATA[Bizans]]></category>
		<category><![CDATA[Çağdaş]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Türkler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bilimdili.com/?p=18293</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkler var oldukları dönemden itibaren birçok millet ile temas halinde bulunmuştur. Hâl böyleyken bu milletlerin tarih kaynaklarında Türklere oldukça yer verilmiştir. Arap, Fars, Çin gibi kaynaklarda gerek Türk ve gerekse Türk-İslam devletleri hakkında ciddi malumatlar vardır. Bu kaynaklardan önemli bir tanesi de Bizans kaynaklarıdır. Hun Devleti’nden Osmanlı Devleti’ne kadar hep temas halinde bulunan Türkler ve [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/arkeotarih/bizans-kaynaklarinda-turkler/">Bizans Kaynaklarında Türkler</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkler var oldukları dönemden itibaren birçok millet ile temas halinde bulunmuştur. Hâl böyleyken bu milletlerin tarih kaynaklarında Türklere oldukça yer verilmiştir. Arap, Fars, Çin gibi kaynaklarda gerek Türk ve gerekse Türk-İslam devletleri hakkında ciddi malumatlar vardır. Bu kaynaklardan önemli bir tanesi de Bizans kaynaklarıdır. Hun Devleti’nden Osmanlı Devleti’ne kadar hep temas halinde bulunan Türkler ve Bizanslılar birbirlerinin tarihinde etki etmiş topluluklardır. Özellikle Malazgirt Savaşı, Miryokefalon Savaşı ve İstanbul’un Fethi gibi önemli olayların gün yüzüne çıkması için yararlandığımız Bizans kaynakları, Türk tarihi araştırmacıları için en önemli kaynak konumundadır. Bunun nedeni o dönemde bizzat yaşamış, çağdaş tarihçiler tarafından nakledilmiştir. Türklerin içinde yer aldığı Bizans kaynaklarına baktığımız zaman üçe ayrılmaktadır. Bunlar; 1-İlk dönem Bizans kaynakları, 2-Orta dönem Bizans Kaynakları 3-Son dönem Bizans kaynakları şeklindedir.</p>
<p>*İlk Dönem Bizans Kaynakları</p>
<p>PRİSKOS – EXCERPTA DE LEGATİONİBUS<br />
Atilla’ya gönderilen elçilik heyetinde görev alan Priskos, Avrupa Hunların siyasi, tarihi ve ekonomik yapısı hakkında önemli bilgiler vermektedir. Özellikle Hun sarayı, buradaki törenler, devlet teşkilatı ve Atilla’nın şahsiyeti hakkında ayrıntılı bilgi vermektedir.</p>
<p>MAURİCİUS- STRATEGİKON<br />
Mauricius’un askeri el kitabı olan bu eser sadece Bizans savaş sanatı hakkında değil, Avarlar ve Türk kavimleri hakkında bilgiler içermektedir.</p>
<p>MİRACULA S. DEMETRİİ- AZİZ DEMETRİOS’UN MUCİZELERİ<br />
Slav ve Avarlar’ın Selanik üzerine yaptıkları saldırıları ayrıntılı şekilde ele alınmıştır.</p>
<p>*Orta Dönem Bizans Kaynakları</p>
<p>JOANNES KINNAMOS- HISTORIA<br />
Kinnamos genç yaşta İmparatorluk sekreteri olmuş, ayrıca Anadolu’da Türklere, Balkanlarda Macarlara ve Sırplara karşı yapılan savaşlara katılmıştır. Türkiye Selçukluları ile yapılan Miryokefalon Savaşı’nın anlatımının başladığı bölüm kaybolmuştur. Eserinde Türklerle savaş ve diplomatik temalar hakkında bilgiler yer almaktadır.</p>
<p>NIKETAS KHONIATES- HISTORIA<br />
21 kitaptan oluşan bu eser XII-XIII. yüzyıllara damgasını vurmuştur. Bizans ile Türkiye Selçukluları arasında geçen savaş, siyasi ve ticari ilişkilere değinilir. Anadolu Türk Tarihi açısından çağdaş yazarlara göre en fazla bilgi veren yazarlardandır.</p>
<p>ANNA KOMMENA – ALEXİAD<br />
Türk, Bizans ve Haçlılar tarihinin kesişme dönemi olan; XI-XII. yüzyıllar ele alınmıştır. Amacı İmparator babasının başarılarını çağlar ötesine taşımaktır. Türklerle yapılan savaşları, Büyük Selçuklu Devleti ile Türkiye Selçukluları arasındaki ilişkileri de çok ayrıntılı olarak anlatmaktadır.</p>
<p>MIKHAIL PSELLOS – KHRONOGRAPHIA<br />
Bizans’ın bir yüzyıllık dönemini ele almaktadır. XI. yüzyılın önemli bir tarih kaynağıdır. Çağdaşı olan Bizans tarihçileri onun eserinden faydalanmışlardır.</p>
<p>NIKEPHOROS GREGORAS – HISTORAI ROMAE<br />
Bu eset otuz yedi kitaptan oluşmaktadır. XIII-XIV. yüzyıllardaki Türk tarihi ve Türk-Bizans olaylarını ele almaktadır.</p>
<p>*Son Dönem Bizans Kaynakları</p>
<p>DUKAS – HISTORIA<br />
Türkler hakkında en çok bilgi veren tarihçilerdendir. Bu eseri kırk beş bölüme ayrılmıştır. Anadolu Beyliklerinin kurulması, Osmanlıların Bizans topraklarına yerleşmesi gibi önemli gelişmeleri, ayrıntılı şekilde ele almaktadır. İstanbul’un Fethi sırasında şehirde bulunmadığı halde, daha sonra şehre giderek bizzat şahit olanlardan dinlemiş ve eserine nakletmiştir.</p>
<p>LAONIKOS KHALKOKONDYLES – HISTORIAE<br />
Bu eserde Grekler merkezde olmakla birlikte kısa dünya tarihinin özeti yer almaktadır. Türkler’in Grekleri mağlup etmesinden, Osmanlı Devleti’nin kuruluşu ve gelişmesi, Anadolu ve Balkanlardaki ilerlemeleri yer almaktadır. Bir nevi Osmanlı tarihi kitabıdır.</p>
<p>GEORGIOS SPHRANTZES – MINUS VE MAJUS KRONİĞİ<br />
İstanbul’un Türkler tarafından fethi sırasında şehirde bulunmuş ve esir düşmüştür. Daha sonra özgürlüğüne kavuşmuş ve olanları kaleme almıştır.</p>
<p>MIKHAIL KRITOVULOS – HISTORIA<br />
Bu eser Fatih Sultan Mehmed’e ithaf edilmiştir. Sultanın başarıları ayrıntılı bir şekilde ele alınmıştır. İstanbul’un Fethi’nden sonra şehre gelerek görgü tanıklarından bzizzat olayı dinleyip, kaleme almıştır. 1928 yılında Karolidi Efendi tarafından “Tarih-i Sultan Mehmed Han-ı Sani” başlığıyla yayımlanmıştır.</p>
<p>IOANNES ANAGNOSTIS – DIIGISIS<br />
Sultan II. Murad’ın 1430 yılındaki Selanik seferinin görgü tanığıdır. Eserinde Sultan Murad’ın barışçı politikası sayesinde Rum halkın Türk taraftarı olduğuna değinmektedir.</p>
<p>GEORGES PACHYMERES – RELATIONS HISTORIQUES<br />
Yazar dönemini sağduyulu, dengeli ve tarafsız bir şekilde ele almıştır. XIII. yüzyılın en iyi Bizans kaynağıdır. Bizans tarihi ile birlikte Türk ve Bulgar tarihleri açısından da son derece önemlidir. Ayrıca Moğolların, Selçukluların ve Osmanlıların hakkında önemli bilgiler yer almaktadır.</p>
<hr />
<p>KAYNAKÇA=</p>
<p>Georges Pachymeres, “Bizanslı Gözüyle Türkler” çeviren: İlcan Bihter Barlas, İstanbul, İlgi Kültür Sanat Yayıncılık, 2019.</p>
<p>Melek Delibaşı, “Türk Tarihinin Bizans Kaynakları”, Cogito (Bizans Özel Sayısı), İstanbul, 1999.</p>
<p>İsmail Mangaltepe, “Bizans Kaynaklarında Türkler”, Doğu Kütüphanesi Yayınları, İstanbul, 2009.</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/arkeotarih/bizans-kaynaklarinda-turkler/">Bizans Kaynaklarında Türkler</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çağdaş Uygarlaşmanın Başlangıcı: Kentleşme Devrimi</title>
		<link>https://bilimdili.com/toplum/yasam/cagdas-uygarlasmanin-baslangici-kentlesme-devrimi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[bilimdili]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Aug 2018 05:58:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Endüstri]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Asurlar]]></category>
		<category><![CDATA[Çağdaş]]></category>
		<category><![CDATA[Devrimi]]></category>
		<category><![CDATA[Kentleşme]]></category>
		<category><![CDATA[Neolitik]]></category>
		<category><![CDATA[Sümerler]]></category>
		<category><![CDATA[Uygarlaşma]]></category>
		<category><![CDATA[Ziggurat'lar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://bilimdili.com/?p=12881</guid>

					<description><![CDATA[<p>Endüstri Devrimi ile kentleşme, kaçınılmaz bir sonuç olarak görülmüştür. Bugünkü şehirleşme, ikinci bir kentleşme devrimidir. Birincisi, 9-10 bin yıl önce Ortadoğu’da başlamış ve tarımsal üretimin artışına paralel olarak bütün dünyaya yayılmıştır. Tarım Devrimi’nin yani Neolitik Devrimin en önemli sonucu, kişi ve toplum başına üretimin büyük ölçüde artması olmuştur. Küçük nüfuslu toplumlar tükettiklerinden daha fazlasını üretmeye [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/toplum/yasam/cagdas-uygarlasmanin-baslangici-kentlesme-devrimi/">Çağdaş Uygarlaşmanın Başlangıcı: Kentleşme Devrimi</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Endüstri Devrimi ile kentleşme, kaçınılmaz bir sonuç olarak görülmüştür. Bugünkü şehirleşme, ikinci bir kentleşme devrimidir. Birincisi, 9-10 bin yıl önce Ortadoğu’da başlamış ve tarımsal üretimin artışına paralel olarak bütün dünyaya yayılmıştır. Tarım Devrimi’nin yani Neolitik Devrimin en önemli sonucu, kişi ve toplum başına üretimin büyük ölçüde artması olmuştur.</p>
<p>Küçük nüfuslu toplumlar tükettiklerinden daha fazlasını üretmeye başladıklarında, hayatta kalabilmek için besin üretmek zorunda bulunmayan kentler ve kasabalar ortaya çıkmıştır. Temel besin üretimi yapamayan kentler, zaman içinde ürün fazlasına ihtiyaç duymuştur.</p>
<p>Mellaart, Çatal Höyük 9 bin yıl önce 8-10 bin nüfuslu bir kent olduğunu söyler. Böylece, büyük bir tarım kenti, büyük bir nüfusa karşılık geldiğini ifade eder.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone wp-image-12883 size-full" src="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2018/08/yay.jpg" alt="" width="2019" height="1135" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2018/08/yay.jpg 2019w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2018/08/yay-300x168.jpg 300w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2018/08/yay-768x432.jpg 768w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2018/08/yay-1024x576.jpg 1024w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2018/08/yay-990x557.jpg 990w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2018/08/yay-1320x742.jpg 1320w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2018/08/yay-470x264.jpg 470w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2018/08/yay-640x360.jpg 640w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2018/08/yay-215x120.jpg 215w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2018/08/yay-414x232.jpg 414w" sizes="(max-width: 2019px) 100vw, 2019px" />Güvenç’e göre yağmura bağlı kuru tarım, kentleşme devriminde insan çabasıyla sulamaya dayanan sulu geçişle atılmıştır. Sulu tarımı, büyük nehirlerle gerçekleştirmiştir. Mezopotamya olarak bilinen Fırat ile Dicle arası, Mısır’da Nil Nehri, Çin’de Sarı Nehir havzaları güçlü kentleşme ve tarım topluluklarının oluşumunda en önemli coğrafi zenginliktir. Bu zenginlik zaman içerisinde bir sistem ve mühendislik bilgisini de gerektirmiştir.</p>
<p>Din yetkilileri nehrin ne zaman taşacağını hesap etmek zorunda kalmıştır. Böyle zaman bilgisi hızla gelişmiştir. Gelişen ilimler ile kültür, devamında geometri, takvim ve astronomi bilimlerinin de gelişmesini sağlamıştır. Babil’de Asurların ve Sümerlerin oluşturdukları Ziggurat’lar tapınak ve gözlem evi olarak kullanılmaya başlanmıştır. Burada yapılan gözlemler ile yılın uzunluğu, güneş ve ay tutulmaları 21. Yüzyılda şaşılacak derecede bir doğruluk ile hesaplanmıştır.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone wp-image-12884 size-full" src="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2018/08/Episode-034-Whitestone-Ziggurat-by-Son-of-Joxer.jpg" alt="" width="2025" height="1200" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2018/08/Episode-034-Whitestone-Ziggurat-by-Son-of-Joxer.jpg 2025w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2018/08/Episode-034-Whitestone-Ziggurat-by-Son-of-Joxer-300x178.jpg 300w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2018/08/Episode-034-Whitestone-Ziggurat-by-Son-of-Joxer-768x455.jpg 768w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2018/08/Episode-034-Whitestone-Ziggurat-by-Son-of-Joxer-1024x607.jpg 1024w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2018/08/Episode-034-Whitestone-Ziggurat-by-Son-of-Joxer-990x587.jpg 990w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2018/08/Episode-034-Whitestone-Ziggurat-by-Son-of-Joxer-1320x782.jpg 1320w" sizes="(max-width: 2025px) 100vw, 2025px" />Din ve bilim adamları, topraklarda ne zaman ekim biçim yapılacağını bilen, mevsimleri ve nehir taşmalarını önceden yöneticilere haber veren bir sistem oluşturmuştur. Üretim ile birlikte tüketim dışı ürünlerin çoğalması, iş bölümünü doğurmuştur. İş bölümü ile oluşturulan uzmanlaşma yeni merakları ve keşifleri getirdi. İcatlar böylece birbirini izledi. Takasın yerini madeni para ile ticari hayat almıştır. Tabi ki de böylece ‘burjuva aileler’ ortaya çıkmıştır. Toplumsal tabakalaşmalar belirginleşmiş ve sosyal farklılaşmaların oluşumu hız kazanmıştır. Halk- devlet, zengin &#8211; yoksul, şehirli – köylü, üretici – tüketici, aydın – halk gibi kesimler ortaya çıkmıştır. Toplum içerisinde halkın okuyan, düşünen, sanatçı, yönetici vb. gibi gruplara ayrılması ile sözlü kültürden beslenen halk hukuku doğmuştur. Temel ihtiyaçlarını kolayca karşılayan yöre halkı, düşünmeye ve sorgulamaya başlayınca din, tanrı ve evren tasavvuru gelişmiştir.</p>
<p>Dünya üzerinde tarım, en büyük devrimdir. Bu devrimler Ortadoğu ve Güney Amerika’da olmuştur. Öyle ki sert iklim ve kuru tarım, Avrupa’da tarım devriminin yayılmasını binlerce yıl geciktirmiştir. Coon’a göre madeni uçlu demirlerin keşfini beklemiştir.</p>
<p>II. Dünya Savaşında Türkiye’deki köylü kentli oranı incelendiğinde yüzde 15 kentli yüzde 85&#8217;i köylü olarak belirlenen oranların Türk toplumunun hâlâ neolitik dönemde yaşadığını destekleyen düşünceleri doğurmuştur. Burada temel ayrım nüfustan ziyade ‘teknoloji’dir.</p>
<p>Uygarlığın başlangıcını kentleşme devrimiyle başlar. Uygarlık, kentlerin kültürünü oluşturmuştur. Modern Dünyanın şımarık çocuğu Avrupa, Mezopotamya ve Nil Nehri insanı tarım devrimini yaşarken, mezolitik kültürleri yeni yeni öğreniyordu.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone wp-image-12885 size-full" src="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2018/08/tarih_oncesi_tarim.jpg" alt="" width="800" height="445" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2018/08/tarih_oncesi_tarim.jpg 800w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2018/08/tarih_oncesi_tarim-300x168.jpg 300w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2018/08/tarih_oncesi_tarim-768x427.jpg 768w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2018/08/tarih_oncesi_tarim-215x120.jpg 215w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" />Avcılık ve toplayıcılık kültüründen hayvancılık kültürüne oradan da tarım devrimini gerçekleştiren insanoğlu, yerleşik kültürün keşfinin temelini oluşturmuştur. Tüketim fazlası ürün, en büyük teknoloji olan ‘yazı’nın doğmasına da sebep olmuştur.</p>
<p>Tarihsel süreçte süregelen dinler, krallıklar ve feodal yapıların temeli tarım devrimine dayanmaktadır. Tarım devrimi gelişen teknoloji ile Endüstri devrimi ile etkinliğini sürdürmüştür. Bir toplumun kaderi doğdukları coğrafyaya ve zamana göre şekillenmiştir. Tarım devrimi de kentleşme devrimi ile uygarlık ve çağdaşlaşmayı Doğu’dan Batı’ya zaman içerisinde taşımıştır. Uygarlaşmanın başlangıcı tarım sonucu ise kentleşme ile ortaya çıkmaktadır.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-12887" src="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2018/08/azz.jpg" alt="" width="569" height="248" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2018/08/azz.jpg 569w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2018/08/azz-300x131.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 569px) 100vw, 569px" /></p>
<div class="mks_toggle">
            <div class="mks_toggle_heading">Kaynakça<i class="fa fa-plus"></i><i class="fa fa-minus"></i></div>
                <div class="mks_toggle_content">
<p>1. Aslanoğlu, Rana, (1998) Kent, Kimlik ve Küreselleşme, Asa Kitapevi, Bursa.</p>
<p>2. Bookchin, Murray, (1999) Kentsiz Kentleşme, (Çev: Burak Özyalçın), Ayrıntı Yayınları, İstanbul.</p>
<p>3. Çambel, Halet (1980) Güneydoğu Anadolu Tarihöncesi Araştırmaları, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yayınları, İstanbul.</p>
<p>4. Güvenç, Bozkurt ( 1979) İnsan ve Kültür, Remzi Kitabevi, İstanbul.</p>
<p>5. Kemal, Kartal (1978) Kentleşme ve İnsan, TODAİE Yayını No: 175, Ankara.</p>
<p>6. Sencer, Yakut, (1979) Türkiye’de Kentleşme, Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara.</p>
</div>
            </div>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/toplum/yasam/cagdas-uygarlasmanin-baslangici-kentlesme-devrimi/">Çağdaş Uygarlaşmanın Başlangıcı: Kentleşme Devrimi</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
