<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Göktürkler arşivleri &#060; Bilimdili.com</title>
	<atom:link href="https://bilimdili.com/tag/gokturkler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://bilimdili.com/tag/gokturkler/</link>
	<description>Türkçe Bilim</description>
	<lastBuildDate>Wed, 17 Nov 2021 06:57:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.3</generator>

<image>
	<url>https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2018/09/cropped-turuncu-favicon-32x32.png</url>
	<title>Göktürkler arşivleri &#060; Bilimdili.com</title>
	<link>https://bilimdili.com/tag/gokturkler/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kurt Motifi Üzerine</title>
		<link>https://bilimdili.com/arkeotarih/tarih-tarih/kurt-motifi-uzerine/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[bilimdili]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Nov 2021 06:45:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[TOPLUM]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Türkler]]></category>
		<category><![CDATA[Göktürkler]]></category>
		<category><![CDATA[Kök Türkler]]></category>
		<category><![CDATA[kurt]]></category>
		<category><![CDATA[Kurt Motifi Üzerine]]></category>
		<category><![CDATA[motifi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bilimdili.com/?p=20521</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yazar: Hatice KARAKAYA Günümüzde daha çok siyasi bağlamda kullanıldığını gördüğümüz ‘kurt’ kelimesinin mitolojik anlamlarına, kelimenin etimolojik bağlamdaki bakış açılarına değineceğim. Türklüğün simgesi olan bozkurdun, mitolojik ve efsanevi varlığına göz gezdirelim. Kurdu, Türkler kendi karakterlerinin bir yansıması olarak gördüklerinden dolayı onu kutsal kabul etmiş ve benimsemişlerdir. Öyle ki Türklüğün millî sembolü haline gelmiştir. Göktürklerin Türeyiş Efsanesinde [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/arkeotarih/tarih-tarih/kurt-motifi-uzerine/">Kurt Motifi Üzerine</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yazar: Hatice KARAKAYA</strong></p>
<p>Günümüzde daha çok siyasi bağlamda kullanıldığını gördüğümüz ‘kurt’ kelimesinin mitolojik anlamlarına, kelimenin etimolojik bağlamdaki bakış açılarına değineceğim. Türklüğün simgesi olan bozkurdun, mitolojik ve efsanevi varlığına göz gezdirelim. Kurdu, Türkler kendi karakterlerinin bir yansıması olarak gördüklerinden dolayı onu kutsal kabul etmiş ve benimsemişlerdir. Öyle ki Türklüğün millî sembolü haline gelmiştir. Göktürklerin Türeyiş Efsanesinde <em>“ Göktürkler (T&#8217;u-chüeh), eski Hun&#8217;lann (Hsiung-nu) soylarından gelirler ve onların bir koludurlar. Kendileri ise, A-şi-na (A-shih-na) adlı bir aileden türemişlerdir. (Sonradan çoğalarak), ayrı oymaklar halinde yaşamağa başladılar. “ Daha sonra Lin adını taşıyan bir memleket tarafından mağlup edildiler. (Mağlûbiyetten sonra Göktürkler), bu memleket tarafından, soyca öldürüldüler.’’ </em>şeklinde devam eden efsanede Göktürklerin atalarının hepsinin öldürülmesini ve bir çocuğun ayakları kesilmek suretiyle ölüme terk edilmesini anlatmaktadır. Bu çocuğu bir dişi kurdun beslemesini, bu dişi kurttan türemelerini ve bu dişi kurdun çocuklarından biri olan A-şi-na ailesinden Göktürklerin çoğaldığını anlatmıştır.</p>
<p><a class="herald-popup-img" href="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/11/49B67E4D00000578-5452089-Two_men_and_a_boy_are_pictured_during_a_harsh_winter_in_Mongolia-a-7_1520326341310.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-full wp-image-20523 aligncenter" src="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/11/49B67E4D00000578-5452089-Two_men_and_a_boy_are_pictured_during_a_harsh_winter_in_Mongolia-a-7_1520326341310.jpg" alt="" width="962" height="639" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/11/49B67E4D00000578-5452089-Two_men_and_a_boy_are_pictured_during_a_harsh_winter_in_Mongolia-a-7_1520326341310.jpg 962w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/11/49B67E4D00000578-5452089-Two_men_and_a_boy_are_pictured_during_a_harsh_winter_in_Mongolia-a-7_1520326341310-300x200.jpg 300w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/11/49B67E4D00000578-5452089-Two_men_and_a_boy_are_pictured_during_a_harsh_winter_in_Mongolia-a-7_1520326341310-768x510.jpg 768w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/11/49B67E4D00000578-5452089-Two_men_and_a_boy_are_pictured_during_a_harsh_winter_in_Mongolia-a-7_1520326341310-414x276.jpg 414w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/11/49B67E4D00000578-5452089-Two_men_and_a_boy_are_pictured_during_a_harsh_winter_in_Mongolia-a-7_1520326341310-470x313.jpg 470w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/11/49B67E4D00000578-5452089-Two_men_and_a_boy_are_pictured_during_a_harsh_winter_in_Mongolia-a-7_1520326341310-640x426.jpg 640w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/11/49B67E4D00000578-5452089-Two_men_and_a_boy_are_pictured_during_a_harsh_winter_in_Mongolia-a-7_1520326341310-130x86.jpg 130w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/11/49B67E4D00000578-5452089-Two_men_and_a_boy_are_pictured_during_a_harsh_winter_in_Mongolia-a-7_1520326341310-187x124.jpg 187w" sizes="(max-width: 962px) 100vw, 962px" /></a></p>
<p>Dişi kurdun çocuklarından biri olan A-şi-na’dan Göktürklerin türemesi, dişi kurdun yüceltilmesi ve kutsiyet kazanmasına sebep oluyor. Birçok düşünüre göre<em>&#8221; </em>asena <em>&#8221; </em>kelimesi etimolojik olarak A-şi-na kelimesine bağlanmaktadır. Günümüzde millî düşüncede olan kızlarımıza ‘asena’ denmesi de bu bağlamda kullanılmıştır. Ayrıca Türklerin millî simgesi olmasının diğer bir sebebi de önder, güçlü bir yapısının olmasından da kaynaklanıyor. Kurt motifinin edebiyatımıza yansımalarına örnek verecek olursak; Cumhuriyet dönemi yazarı olan Halide Edip Adıvar’ a ait olan Dağa çıkan Kurt kitabında bahsedilen, tasvir edilen ilk şey ‘kurt’tur. <em>“Yaralı kocaman bir bozkurt arka ayakları üstünde oturuyor; korkunç uzun başı ateşli gözleriyle gözlerimin içine bakıyordu. Omzundan boz tüyleri üzerine akan kanlar, garip, soluk lekelerle sarı ayın sarı ışığında dalgalanıyordu&#8230;’’ </em>Kurdun heybetli tasviri dosta güven düşmana korku vermektedir.</p>
<p><em>“Bu soğuk korku ve sıkıntı içinde tırnaklarım pençeleşiyor, gözlerim ateşleniyor, çenem uzanıyor, uzanıyor, vücudum sıcak ve yumuşak bir kürkle örtülüyor, kalbim tuhaf tuhaf yanıyordu. O izlerin sonundaki sırlı yola vücudumla beraber ulaşmıştım; kocaman, yaralı ve ateşli boz kurdu anlamış, tıpatıp onunla bir olmuştum.’’ </em>Ayrıca burada Türk gençlerine adeta varoluş mücadelesini yaşatıyor hatta onların kurtla özdeşleşmelerini sağlıyor. Başka bir yazarımız da aynı konuya farklı bir bakış açısıyla derinlik kazandırmıştır. Yahya Kemal’in Eğil Dağlar adlı kitabında; <em>“Bu kurt hikâyesi kaç defa beni derin derin düşündürdü. Zannettim ki şâir Vigny bizim maceramızı anlatmış! O erkek kurt, ölen ordudur (Türk ordusu) ; o dişi kurt, anne Anadolu&#8217;dur (Türk Milleti), o kurdun yavruları İnönü ve Dumlupınar çocuklarıdır ki dul annelerinden aldıkları dersi tekrâr ediyorlar.” &#8220;Hakkıdır hakka tapan milletimin istiklâl!&#8221;</em></p>
<p><em> </em>Kırgız Edebiyatı&#8217;nın en ünlü yazarı olan Cengiz Aytmatov’ un Dişi Kurdun Rüyaları adlı kitabı unutulmazlar arasındadır. Akbar ve Taşçaynar, heybetli iki kurdun tasviridir. Ayrıca edebiyatımızdaki kurt motifi örneklerine Kurt Kanunu (Kemal Tahir), Ergenekon (Yakup Kadri) adlı eserler de eklenebilir. Kurt motifinin Türklerin millî simgesi olmasının altındaki sebepleri ve edebiyata yansımalarını böylelikle görmüş oluyoruz. Gerek yerli kaynaklarda gerekse yabancı kaynaklarda Türk ordusu kurda benzetilmiştir. Kurt gibi, bozkurt gibi, börü gibi şeklinde tasvirlenmiştir.</p>
<p><em>&#8220;Tanrı güç verdiği için babam kağanın ordusu börü gibi, düşman koyun gibi imiş&#8221;  &#8221; Meşhur Tabgaç hükümdarı T’ai-wu’ ya göre Kurt sürüsünü andıran Türk ordusu karşısında Çin askeri taydan ve düveden farksız &#8221; dı. </em>Sonuç olarak, ‘kurt’ motifi millî duyguları coşturmak ve efsaneleri hatırlatmak babında kullanılmaktadır. Millî kimliğin inşasında kullanılan efsanelerimizi çocuklarımıza öğretmek atalarımıza olan borcumuzdur.</p>
<p>Bu yazı Göçebe Dergisi&#8217;nin 9. sayısında yayınlanmıştır.</p>
<p><strong>Kaynakça</strong></p>
<ul>
<li>Ögel, Bahaeddin,Türk Mitolojisi I. cilt 4. Baskı-2003</li>
<li>Kafesoğlu, İbrahim, Türk Milli Kültürü, Ötügen yayınları, 15. Basım s.277 Adıvar, Halide Edip, Dağa Çıkan Kurt, Özgür yayınları,2. basım,2005</li>
<li>Beyatlı, Yahya Kemal, Eğil Dağlar-İstiklal Harbi Yazıları, İstanbul Fatih Cemiyeti yayınları 13. Baskı,2012</li>
</ul>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/arkeotarih/tarih-tarih/kurt-motifi-uzerine/">Kurt Motifi Üzerine</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk Tarihi’nde 19 Mayıs; Tesadüf mü Alınyazısı mı?</title>
		<link>https://bilimdili.com/arkeotarih/tarih-tarih/turk-tarihinde-19-mayis/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Berkcan Yalçın]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 May 2020 09:31:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DÜŞÜNCE]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[19 mayıs]]></category>
		<category><![CDATA[19 Mayıs 1919]]></category>
		<category><![CDATA[19 Mayıs 639]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Samsun'a Çıkışı]]></category>
		<category><![CDATA[Bir avuç Türk]]></category>
		<category><![CDATA[Doğu Türkleri]]></category>
		<category><![CDATA[Göktürkler]]></category>
		<category><![CDATA[İstiklal Savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Kür Şad]]></category>
		<category><![CDATA[Kürşad İsyanı]]></category>
		<category><![CDATA[Lozan Barış Antlaşması]]></category>
		<category><![CDATA[Nutuk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://bilimdili.com/?p=8089</guid>

					<description><![CDATA[<p>Göktürk Kağanlığı&#8217;nın Durumu Tang Hanedanlığı döneminde Çin kuvveti eline toplamış; başarılı bir siyaset çizerek kuzeydeki Türklerin gücünü kırarak Türkleri Doğu ve Batı olarak ikiye bölmüştür. Bu bölünmeden bir süre sonra Doğu Türkleri Tang Hanedanlığı tebaasına girmiş, kağanları Tölis ise kağıt üzerinde hanedan mensubu olmuştur. Tölis’in kardeşi Jie-she (Kür Şad) ise Tölis ile birlikte hanedanlığa girmiş, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/arkeotarih/tarih-tarih/turk-tarihinde-19-mayis/">Türk Tarihi’nde 19 Mayıs; Tesadüf mü Alınyazısı mı?</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Göktürk Kağanlığı&#8217;nın Durumu</span></h3>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;"><strong>Tang</strong> Hanedanlığı döneminde <strong>Çin</strong> kuvveti eline toplamış; başarılı bir siyaset çizerek kuzeydeki <strong>Türklerin</strong> gücünü kırarak Türkleri <strong>Doğu</strong> ve <strong>Batı</strong> olarak ikiye bölmüştür. Bu bölünmeden bir süre sonra Doğu Türkleri Tang Hanedanlığı tebaasına girmiş, kağanları <strong>Tölis</strong> ise kağıt üzerinde hanedan mensubu olmuştur. <strong>Tölis</strong>’in kardeşi <strong>Jie-she</strong> (<strong>Kür Şad</strong>) ise <strong>Tölis</strong> ile birlikte hanedanlığa girmiş, hanedanlığa karşı saygın tutumu sonucunda rütbesi hızla yükseltilmiştir. Fakat bazı sebeplerden dolayı ağabeyi <strong>Tölis</strong> ile fikir ayrılığı yaşayarak hanedanlığa karşı da ters düşmüştür. Bu fikir ayrılığından sonra <strong>Jie-she</strong>’nın rütbesi uzun bir süre yükseltilmemiştir.</span></p>
<h3><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">İsyan I &#8211; 19 Mayıs 639</span></h3>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Bundan tam <strong>1382</strong> yıl önce; <strong>639</strong> yılının 18 ila <strong>19 Mayıs </strong>tarihini bağlayan o gece <strong>Türk</strong> hükümdarların <strong>A-shi-na</strong> soyuna mensup <strong>Çin</strong>’in <strong>Tang</strong> Hanedanlığı tebaasındaki bir subay olan <strong>Jie-she</strong> (Kür Şad) ve 631 yılında Tölis’in ölümünden sonra hanedanlık tarafından <strong>Doğu Türkleri</strong>’nin kağanı olarak atanan Tölis’in oğlu <strong>Hu-luo-gu</strong> (Külüg?) ile birlikte kırktan fazla adam topladı. Şafağa doğru <strong>Jiucheng</strong> sarayından imparatorun dışarı çıkacağı haberini alan <strong>Kür Şad</strong> topladığı adamları ile saldırıya geçecekti. Fakat sabaha doğru fırtınanın çıkması ile birlikte imparatorun dışarı çıkmaktan vazgeçmesi sonucu <strong>Kür Şad,</strong> direkt olarak saraya doğru saldırıya geçme emri verdi. Saraya giren bu isyan grubu etrafa oklar savurarak yüz kadar asker öldürmesine rağmen sayılarının az olduğundan buldukları ahırlardan atları alarak geri çekilmeye başlarlar. Bu geri çekiliş <strong>Wei Irmağı</strong>’na değin devam eder fakat <strong>Kür Şad</strong> da dahil olmak üzere hepsi <strong>Tang</strong> askerleri tarafından öldürülür.</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Bu isyanın başarısızlığına rağmen Tang İmparatoru <strong>Taizong</strong>; tebaasında bulunan <strong>Türkleri</strong> eski topraklarına sürer ve başlarına yeni bir kağan atar. Bu şekilde Türkler Tang Hanedanlığı esaretinden bir nebze kurtulmuş olur.</span></p>
<h3><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Devlet-i Aliyye Türk İmparatorluğu&#8217;nun Durumu</span></h3>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;"><strong>Mondros Mütakeresi</strong>’ni imzalayan <strong>Osmanlı</strong> Sarayı, ülkenin yeraltı kaynaklarını, ordu ve donanmanın tüm haklarını <strong>İtilaf Devletleri</strong>’ne bıraktı ve <strong>Sevr Anlaşması</strong>’nın zemini hazırlanmış oldu. Böylece <strong>Osmanlı</strong> resmen batılı devletlerin boyunduruğu altına girdiği tescillendi. Bu mandater yapıyı hiçbir zaman kabul etmemiş <strong>Mustafa Kemal</strong> ise İstanbul’dan uzaklaştırılmış; daha sonrasında da <strong>Osmanlı Ordusu</strong>’ndan istifa ettiğini belirtmiştir.</span></p>
<h3><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">İsyan II &#8211; 19 Mayıs 1919</span></h3>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Annesi <strong>Zübeyde Hanım</strong>’a imparatorluğun son durumunu ve yapacaklarını anlatan bir mektup göndermiştir:</span></p>
<p><em><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">“… Padişahımıza hakikat hali yazdım. Ve gelemeyeceğimi arz ettim. Zat-ı şahane de evvela buna muvafakat etti. Fakat daha sonra </span><strong style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">İngilizlerin</strong><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;"> tazyiki ziyadeleşti. Nihayet o da İstanbul&#8217;a avdetimi irade etti. Bu suretle artık resmi makamımda kalmaya imkan göremediğim gibi askerliğimi muhafaza ettikçe İngilizlerin ve hükumetin hakkımdaki ısrarına mukabele edilemeyecekti. Bir tarafında bütün </span><strong style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Anadolu</strong><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;"> halkı tekmil millet hakkımda büyük bir muhabbet ve itimat gösterdi. </span><strong style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">&#8220;Seni bırakmayız&#8221;</strong><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;"> dediler. Filhakika vatan ve milletimizi kurtarabilmek için yegane çare askerliği bırakıp </span><strong style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">serbest</strong><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;"> olarak milletin başına geçmek ve milleti yekvücut bir hale getirmekle hasıl olacak kudret ve hareket-i milliyeyi hüsn-i istimal eylemekten başka çare mutasavver değildi. Binaenaleyh ben de böyle yaptım…”</span></span></em></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;"><strong>Mustafa Kemal,</strong> <strong>19 Mayıs 1919</strong> tarihinde <strong>Samsun</strong>’a ayak basmasının nedenini <strong>Nutuk</strong>’ta şöyle anlatıyordu:</span></p>
<p><em><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">“<strong>Osmanlı</strong> ülkeleri bütün bütüne parçalanmıştı. Ortada <strong>bir avuç Türk</strong>&#8216;ün barındığı bir ata yurdu kalmıştı. Son sorun, bunun da paylaşılmasını sağlamak için uğraşılmaktan başka bir şey değildi. Osmanlı Devleti, onun bağımsızlığı, padişah, halife, hükûmet, bunların hepsi anlamını yitirmiş birtakım anlamsız sözlerdi. Neyin ve kimin dokunulmazlığı için kimden ve ne gibi yardım istemek düşünülüyordu? Öyleyse sağlam ve gerçek karar ne olabilirdi? Baylar, bu durum karşısında bir tek karar vardı. O da ulus egemenliğine dayanan, tam bağımsız yeni bir Türk devleti kurmak. İşte, daha İstanbul&#8217;dan çıkmadan önce düşündüğümüz ve <strong>Samsun</strong>&#8216;da <strong>Anadolu</strong> topraklarına ayak basar basmaz uygulamaya başladığımız karar, bu karar olmuştur.”</span></em></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;"><strong>19 Mayıs</strong> tarihinde başlayan <strong>İstiklal Savaşı</strong>’nı takiben <strong>Lozan Barış Antlaşması</strong> ile Türkler batılı devletlerin boyunduruğuna girmemeyi başarmıştır.</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;"><strong>Türklerin</strong> tarihin tozlu sayfalarına gömülmeyi kabul etmediğini tasdik eden <strong>639</strong> ile <strong>1919</strong> yılı isyanlarının başlangıcına denk gelen <strong>19 Mayıs</strong> tarihinin tesadüf eseri mi yoksa bir alın yazısı mı olduğuna siz <strong>bilimdili</strong> okuyucuları karar versin.</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Notlar:</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Göktürk Kağanlığı&#8217;nın çöküş süreci hakkındaki yazı dizisine buradan ulaşabilirsiniz: <a href="http://bilimdili.com/arkeotarih/tarih-tarih/zhangsun-sheng-ve-turkler-i/">http://bilimdili.com/arkeotarih/tarih-tarih/zhangsun-sheng-ve-turkler-i/</a></span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Kür Şad İsyanı hakkında ayrıntılı bilgi için: <a href="http://bilimdili.com/arkeotarih/tarih-tarih/masaldan-gercege-acilan-bir-kapi-son-bilgiler-isiginda-kursad-isyani/">http://bilimdili.com/arkeotarih/tarih-tarih/masaldan-gercege-acilan-bir-kapi-son-bilgiler-isiginda-kursad-isyani/</a></span></p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/arkeotarih/tarih-tarih/turk-tarihinde-19-mayis/">Türk Tarihi’nde 19 Mayıs; Tesadüf mü Alınyazısı mı?</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
