<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>nevruz arşivleri &#060; Bilimdili.com</title>
	<atom:link href="https://bilimdili.com/tag/nevruz/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://bilimdili.com/tag/nevruz/</link>
	<description>Türkçe Bilim</description>
	<lastBuildDate>Mon, 04 Jan 2021 11:57:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.3</generator>

<image>
	<url>https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2018/09/cropped-turuncu-favicon-32x32.png</url>
	<title>nevruz arşivleri &#060; Bilimdili.com</title>
	<link>https://bilimdili.com/tag/nevruz/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Eski Türklerde Bayram ve Kutlamalar</title>
		<link>https://bilimdili.com/arkeotarih/tarih-tarih/eski-turklerde-bayram-ve-kutlamalar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tuğçe Burcu Demir]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Jan 2021 11:57:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[TOPLUM]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Türkler]]></category>
		<category><![CDATA[nevruz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bilimdili.com/?p=19089</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her toplumda olduğu gibi Eski Türklerde de bayram ve benzeri etkinlikler bulunmaktaydı. Tarihi kaynaklara göre Türklerin, bayram veya törenlerle ilgili faaliyetlerinin olduğu görülmektedir. Türkler, İslam dinine geçmeden önce Türkistan bölgesinde kendilerine özgü bir yaşam tarzları ve inançları olduğu gibi yine kendilerine özgü bayramları ve kutlamaları vardı. Eski Türklerin bayramlarını, eğlence ve kutlamalarını pek çok başlık [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/arkeotarih/tarih-tarih/eski-turklerde-bayram-ve-kutlamalar/">Eski Türklerde Bayram ve Kutlamalar</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Her toplumda olduğu gibi Eski Türklerde de bayram ve benzeri etkinlikler bulunmaktaydı. Tarihi kaynaklara göre Türklerin, bayram veya törenlerle ilgili faaliyetlerinin olduğu görülmektedir. Türkler, İslam dinine geçmeden önce Türkistan bölgesinde kendilerine özgü bir yaşam tarzları ve inançları olduğu gibi yine kendilerine özgü bayramları ve kutlamaları vardı. Eski Türklerin bayramlarını, eğlence ve kutlamalarını pek çok başlık altında sınıflandırmak mümkündür.</p>
<p>Türklerin ilk ana yurdu olan Türkistan’da tabiat ve iklim yaşam için pek elverişli değildir. Bu durum Türklerin yaşam biçimine ve bakış açısına da etki etmiştir. Türkistan bölgesinde kışlar dondurucu ve fırtınalı, yazlar ise yakıcı sıcak ve kurak geçmektedir (Koca, 2002:52). Bu iklim türü ise tarıma yeteri kadar elverişli değildir. Bu yüzden Türklerin başlıca geçim kaynakları hayvan ve hayvan ürünleri üzerinedir. Ancak yoğun kış şartlarından hayvanlarda etkilenmektedir. Bahar ayı ise kışın yaşadıkları ekonomik sıkıntılardan kurtulmak anlamına gelmekteydi. Bu yüzden baharın gelişini bir bayram ile kutlarlardı.</p>
<p><a class="herald-popup-img" href="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/01/ibadet.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-medium wp-image-19092 aligncenter" src="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/01/ibadet-300x190.jpg" alt="" width="300" height="190" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/01/ibadet-300x190.jpg 300w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/01/ibadet.jpg 550w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a></p>
<p>Çin kaynaklarında geçen bilgilere göre Hunlar, yılın ilk ayında, beşinci ve dokuzuncu ayında şölen yaparlardı. İlk ayda sadece beyler toplanır (İzgi, 1977:30). Beşinci ayda ise yani ilkbahar da “Lungcınğ” adı verilen yerde topluca büyük bir bayram yaparlardı. Bu bayramda hem inançla ilgili gelenekler yerine getirilmekte hem de türlü oyunlar sergilenirdi. Gök Tanrı&#8217;ya  ve kutsal sayılan yerlerde kurbanlar kesilirken en sevdikleri spor olan at yarışı (Koca, 2002:51) ve güreş yaparlardı.  At yarışları, sonbaharda bir kez daha yapılırdı. Hunların bu üç festivali, Çin kaynaklarında “Ejder Şöleni ” olarak adlandırılmıştır (İzgi, 1977:30). Bu durumun aynısı Kök Türklerde de vardır. Kök Türkler, her yıl belirli bir zamanda atalarına kurban keser ve daha sonra topluca eğlenirlerdi. Fakat Kök Türkler beşinci ayda yaptıkları festivale daha fazla önem verirlerdi.  Aynı gelenek Uygur Türklerinde biraz değişikliğe uğramış olsa da devam etmiştir. Hatta Budizm’i benimseyen Uygurlar eski gelenekleri olan bayramlarını terk etmemiştir. Çin kaynaklarına göre 10. yüzyılın ikinci çeyreğinde Uygur Türkleri arasında martın dokuzunda “Soğuk Yemek Şöleni” düzenleniyordu. Bu festivalde, Uygur Türkleri evin içindeki ve dışındaki bütün ateşleri söndürür ve bir gün boyunca ateş yakmazlar. Bir gün önceden hazırlanan soğuk yemekler yenilirdi (İzgi, 1977:34). Uygur Türkleri ayrıca yaz ve kış dönencelerinde de bayram yaparlardı. Yaz dönencesi olan 21 Haziran’da toprak için kurban keserlerdi. Kış dönencesi olan 21 Aralık’ta da eğlence düzenlenir. Ancak kış dönencesinde yapılan eğlence yaz dönencesine göre daha büyük bir şekilde kutlanırdı (İzgi, 1977:35).</p>
<p>Türkler için bir diğer önemli bayram ise Ergenekon Bayramı’dır. Kök Türkler döneminden beri kutlanan bu bayramda önce atalar için kurban kesilir, daha sonra bir demir parçası örsün üzerinde dövülürdü. Oğuzlar da bu geleneği devam ettirerek günümüze kadar getirmişlerdir. Kaynaklarda geçen bilgiye göre Oğuzlar, düşmanlarla savaştıktan sonra eve dönüşlerini mart ayının sonuna denk getirirlerdi ve bu zamana “özgür, bağımsız gün” derlerdi. Büyük bir ateş yakarak içine demir atar daha sonra bu demiri çekiçle döverlerdi (Koca, 2002:54).</p>
<p><a class="herald-popup-img" href="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/01/nevruz-kutlamalari-ates-yakma.jpg"><img decoding="async" class="size-medium wp-image-19091 aligncenter" src="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/01/nevruz-kutlamalari-ates-yakma-300x206.jpg" alt="" width="300" height="206" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/01/nevruz-kutlamalari-ates-yakma-300x206.jpg 300w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/01/nevruz-kutlamalari-ates-yakma-768x527.jpg 768w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/01/nevruz-kutlamalari-ates-yakma-379x259.jpg 379w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/01/nevruz-kutlamalari-ates-yakma.jpg 821w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a></p>
<p>Bahar ayının gelişini mart ve mayıs aralığında farklı sebeplerden da olsa aynı şekilde kutlayan Türkler için mart ayı aynı zamanda yeni yılın ilk ayıdır. Eski Türkler, bu aya baş ay derler ve bayram yaparlardı (Koca, 2002:55).</p>
<p>İlkbahar bayramı, Müslüman olan Kazak, Kırgız ve Başkurt Türklerinde ise “kımız murunduk” adıyla mayıs ayında yapılırdı. Başkurt kadınları ilkbahar bayramında erkekleri dahil etmeden “karga toy” adıyla kutlarlardı. Bu törenlerde kargalara darı ve süt koyarlar. Diğer Türk toplumlarında ise böyle bir tören bulunmamaktadır (İnan, 1986:97).</p>
<p>Yakut Türkleri ise ilkbahar ve sonbahar ayında dokuz gün süren “saçı bayramı” yaparlar. İlkbahar ayındaki bu bayram mayıs ayının sonu veya haziran ayının başında yapılırdı. Sonbahar bayramı ise kötü ruhlardan korunmak için yapılırdı. Bu bayrama Ay ve Güneş Bayramı da denilmektedir (İnan, 1986:102).</p>
<p>Eski Türkler tabiat ile iç içe yaşadıkları için mevsimleri büyük bir coşku ile kutlamışlardır. Bu kutlamalar Türk toplumlarında farklı adlarla anılsa da hepsi geleneklerini devam ettirmeye çalışmıştır. Türklerin geniş bir coğrafyaya yayılması, din değişikliği veya çeşitli sosyal kültürel değişimler bu bayramların birçoğunun unutulmasına veya farklılaşmasına sebep olmuştur. Günümüzde ise bütün Türk toplumlarında ortak olarak kutlanan ve farklı isimlerle anılan en belirgin ata bayramı Ergenekon Bayramı&#8217;dır.</p>
<p><strong>Kaynakça</strong></p>
<p>İnan, Abdülkadir (1986). “Tarihte ve Bugün Şamanizm Materyaller ve Araştırmalar.”, Ankara: Türk Tarih Kurumu Yayınları.</p>
<p>İzgi, Özkan (1977). “Hunlar, Göktürkler ve Uygurlarda Geleneksel Festival ve Eğlenceler.” Tarih Dergisi, s.29-36.</p>
<p>Koca, Salim (2002). “Eski Türklerde Bayram ve Festivaller.”, Türkler Ansiklopedisi, Ankara: Yeni Türkiye Yayınları, Cilt 3, s. 51-57.</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/arkeotarih/tarih-tarih/eski-turklerde-bayram-ve-kutlamalar/">Eski Türklerde Bayram ve Kutlamalar</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sümerler ve Nevruz</title>
		<link>https://bilimdili.com/arkeotarih/sumerler-ve-nevruz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sefa Sungur]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 Mar 2019 09:30:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Antropoloji]]></category>
		<category><![CDATA[ARKEOLOJİ & TARİH]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[nevruz]]></category>
		<category><![CDATA[nevruz bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[nevruz kutlaması]]></category>
		<category><![CDATA[Sümerler]]></category>
		<category><![CDATA[sümerler ve nevruz]]></category>
		<category><![CDATA[sümerlerde nevruz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bilimdili.com/?p=14578</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nevruz... Orta Asya Türk ve Orta Doğu devletleri başta olmak kutlanan bu bayramın geçmişi aslında Sümer mitlerinde gizli...</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/arkeotarih/sumerler-ve-nevruz/">Sümerler ve Nevruz</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sümerler, milattan 4000 yıl önceden günümüze kadar gelen büyük bir medeniyet. Mezopotamya olarak bildiğimiz bölgede, döneminin en büyük uygarlığını kuran, ilk defa yazıyı kullanan, mitolojileri bölgedeki tüm dilleri, medeniyetleri ve dinleri etkilemiş, döneminin en büyük medeniyeti olmuştur. Tarihte bilinen ilk yazılı destan olan “Gılgamış Destanı” da Sümerlere aittir. Bu destanda anlatılan Nuh Tufanı, henüz hiçbir semavi kitap ortada yokken yazılı olarak kaydedildiği için fazlasıyla öneme sahiptir.</p>
<p>Bu kadar büyük bir medeniyet kurmuş olan Sümerlerin kuşkusuz ki günümüze kadar mitlerinin, geleneklerinin, dillerinin hatta dinlerinin gelmesi şaşırtıcı olmaması gerek. Örneğin hala günümüzde kullanılan adetlerden olan, evlilik yüzüğü, yılbaşı ağacı, nazar boncuğu gibi gelenekler, Sümerlerden günümüze kadar ulaşmıştır. Ayrıca Sümerlerin dili, günümüzde birçok Hint-Avrupa, Sami ve Ural-Altay dil ailelerine mensup dillerde kendini göstermeye devam etmektedir.</p>
<h3>Nevruz Kutlamalarının Sümerlerdeki Kökeni</h3>
<p>Nevruz iddia edildiği gibi Kürtlere veya diğer bölge halklarına ait bir bayram değildir. Günümüzde özellikle Orta Asya Türk devletleri başta olmak üzere bütün Turani, Sami ve Fars topluluklarında kutlanan bu bayramın geçmişi aslında Sümer mitlerinde gizli. Türkiye’nin ve Dünya’nın sayılı Sümerologlarından olan Dr. Muazzez İlmiye Çığ bu konuya açıklık getirmiştir. Nevruz aslında bir Sümer miti olup, çoban tanrısı Dumuzi ve aşk tanrıçası İnanna arasında yaşanan birleşmeden doğan bereketin ve bolluğun kutlanmasından gelir. Sümer mitlerinde bu olay şöyle anlatılır:</p>
<figure id="attachment_14582" aria-describedby="caption-attachment-14582" style="width: 236px" class="wp-caption aligncenter"><a class="herald-popup-img" href="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2019/03/427px-thumbnail.jpg"><img decoding="async" class="wp-image-14582" src="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2019/03/427px-thumbnail-214x300.jpg" alt="" width="236" height="331" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2019/03/427px-thumbnail-214x300.jpg 214w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2019/03/427px-thumbnail.jpg 427w" sizes="(max-width: 236px) 100vw, 236px" /></a><figcaption id="caption-attachment-14582" class="wp-caption-text">İnanna ve Damuzi&#8217;nin hikayesinin anlatıldığı tablet. Eski Doğu Müzesi, İstanbul</figcaption></figure>
<p><em>Sümer aşk tanrıçası İnanna ve çoban tanrısı Dumuzi evlenirler. İnanna kız kardeşi olan yeraltı tanrıçası Ereşkigal’i ziyarete gider. Kurallara göre yeraltı şehrine giden geri dönememektedir. Tanrıçalığına güvenen İnanna bu kurala maruz kalmayacağını düşünür ancak geri dönemez. Bunun üzerinde tanrıçanın veziri tanrılar meclisine durumu anlatır. Bilgilik tanrısı Enki, İnanna’yı kurtarmak için yeraltı şehrine tanrıçanın yerine birini götürmesi gerekir. Ancak Enki kimseyi bulamaz. Aramalarına devam ederken İnanna’nın kocası çoban tanrısı Dumuzi’nin İnanna’nın kayboluşundan yana hiçbir üzüntü yaşamadığını ve tahtında rahatça hareket ettiğini görünce sinirlenir ve İnanna’nın yerine kocası Dumuzi gönderilir. Dumuzi yer altı şehrinden ne kadar kurtulmaya çalışsa da başarılı olamaz. Dumuzi’nin bu durumuna rüya tanrıçası olan kardeşi çok üzülür ve tanrılar meclisinde Dumuzi’nin yerine yarım yıllığına yer altı şehrine gönderilmesini ister. Dumuzi böylece kurtulur ve karısı İnanna’ya kavuşur. Bu gün 21 Mart’a yani gece – gündüz eşitliği olan baharın başlangıcına denk gelir. Bu birleşmeden dolayı havalar ısınır, bolluk ve bereket gelir, tahıllar büyür, hayvanlar doğurur.</em></p>
<figure id="attachment_14586" aria-describedby="caption-attachment-14586" style="width: 264px" class="wp-caption aligncenter"><a class="herald-popup-img" href="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2019/03/Marriage_of_Inanna_and_Dumuzi.png"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-14586" src="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2019/03/Marriage_of_Inanna_and_Dumuzi-187x300.png" alt="" width="264" height="423" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2019/03/Marriage_of_Inanna_and_Dumuzi-187x300.png 187w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2019/03/Marriage_of_Inanna_and_Dumuzi.png 250w" sizes="auto, (max-width: 264px) 100vw, 264px" /></a><figcaption id="caption-attachment-14586" class="wp-caption-text">İnanna ve Dumuzin&#8217;in evliliğinin eski bir Sümer tasviri</figcaption></figure>
<p>Bu birleşme ile Sümerler dönemlerinin kralı ile baş rahibesini evlendirir ve tanrıların ağızlarından şiirler, şarkılar okuyarak bu birleşimi kutlarlar.<br />
Bu kutlama, Sümerlerden sonra bölgeye hâkim olacak Yahudilerde de devam etmiş, Tevrat’ın Neşideler Neşidesinde de Sümer şiirlerine benzer şiirlerle Nevruz kutlamalarına ait güzellemeler yazıldığı görülmüştür.</p>
<p><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">Bu kutlamalar Anadolu’da ve bazı Turani topluluklarda kutlanan Hıdırellez kültü olarak da devam etmektedir. Hızır ile İlyas Peygamberin birleşmesi olarak algılanan bu gecede iki yıldızın birleşmesi beklenir. Bu iki yıldız Dumuzi’yi simgeleyen Çoban Yıldızı ile Tanrıça İnanna’yı simgeleyen Venüs yıldızıdır. M.S. 325’te İznik’te toplanan Hristiyan konsülü de Dumuzi’nin yer altından çıkma kültünü, İsa’nın yer altından çıkışı olarak kabul ederek, Paskalya Bayramı olarak kutlamaya devam etmişlerdir. Damuzi ismi ise bizim bugün kullandığımız takvimde Temmuz diğer Orta Asya Türk toplumlarında ise Tomuz ayı olarak kullanılmaya devam etmektedir.</span></span></p>
<hr>
<p><strong><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">Kullanılan Kaynaklar:</span></span></strong></p>
<ul>
<li><a href="http://dergipark.gov.tr/download/article-file/227892" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">ÇIĞ, M. İ. (2016). Nevruz ve Sumer Bereket Kültü Aynı Kaynak Değil mi? Uluslararası Türkçe Edebiyat Kültür Eğitim Dergisi, 904 &#8211; 907</span></span></a></li>
<li><a href="https://www.ancient.eu/image/2636/marriage-of-inanna-and-dumuzi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Lung, Tang (2014), &#8220;Marriage of Inanna and Dumuzi&#8221;, Ancient History Encyclopedia</a></li>
</ul>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/arkeotarih/sumerler-ve-nevruz/">Sümerler ve Nevruz</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Kazak&#8221; Gazetesinde Nevruz</title>
		<link>https://bilimdili.com/arkeotarih/tarih-tarih/kazak-gazetesinde-nevruz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[bilimdili]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 18 Mar 2017 14:13:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[kazak gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[nevruz]]></category>
		<category><![CDATA[orta asya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://bilimdili.com/?p=6919</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Kazak” gazetesi, Kazak halkı aydını, edebiyatçı Ahmet Baytursunoğlu tarafından Şubat 1913 ve Eylül 1918 yıllar arasında Orenburg şehrinde 265 sayısı çıkarılmıştır. Bunun 255 sayısı Kazakistan’da arşivde korunmaktadır. “Kazak” gazetesinde Kazak halkının siyasi hayatının önemli meseleleri, örf-adetlerden eğitime, edebiyattan tarihe, şecereler tarihi ve siyasi haberleri hakkında önemli makaleler yazılmıştır. Özellikle de Türk halkının Yeni Yılı Nevruz [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/arkeotarih/tarih-tarih/kazak-gazetesinde-nevruz/">&#8220;Kazak&#8221; Gazetesinde Nevruz</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="justify"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">“<span style="font-size: medium;">Kazak” gazetesi, Kazak halkı aydını, edebiyatçı Ahmet Baytursunoğlu tarafından Şubat 1913 ve Eylül 1918 yıllar arasında Orenburg şehrinde 265 sayısı çıkarılmıştır. Bunun 255 sayısı Kazakistan’da arşivde korunmaktadır. “Kazak” gazetesinde Kazak halkının siyasi hayatının önemli meseleleri, örf-adetlerden eğitime, edebiyattan tarihe, şecereler tarihi ve siyasi haberleri hakkında önemli makaleler yazılmıştır. Özellikle de Türk halkının Yeni Yılı Nevruz bayramı hakkında da birkaç makaleler yazılmıştır. O makaleleri derleyip sizlere sunmak istedik.</span></span></p>
<p align="justify"><a class="herald-popup-img" href="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/03/c51dff1d5e806a521f03e45abc3b0fd2.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-6920" src="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/03/c51dff1d5e806a521f03e45abc3b0fd2.jpg" alt="" width="1024" height="610" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/03/c51dff1d5e806a521f03e45abc3b0fd2.jpg 1024w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/03/c51dff1d5e806a521f03e45abc3b0fd2-300x179.jpg 300w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/03/c51dff1d5e806a521f03e45abc3b0fd2-768x458.jpg 768w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/03/c51dff1d5e806a521f03e45abc3b0fd2-990x590.jpg 990w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></p>
<p align="justify"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">“<span style="font-size: medium;">Kazak”, 1913, N15, 9 Mart. Orenburg, sayısında Nevruz hakkında böyle bir yazı yayınlanmıştır:</span></span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">“<span style="font-size: medium;"><i>Nevruz, Kazakça yılbaşıdır. Eskiden beri her yerde Nevruz geldiğinde kurbanlar kesilip, milli yemekler pişirilip, köy köy dolanır, evlere girip yaşlıların duasın alıp, birbirleriyle görüşüp, eğlenceler düzenlenmiştir. Bu dönemlerde Nevruz’un hangi ayda, hangi tarihte olacağı hakkında türlü fikirler söylenmiştir. Birileri Nevruz’u 1 Mart’ta, birileri ise 9 Mart’ta geleceğini söylemiştir, herkes kendince Mart ayında eski yılın bitip, yeni yılın başladığını düşünerek birbirlerine “Yılbaşı hayırlı, uğurlu olsun” diye iyi niyetlerini bildirmiştir.</i></span></span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;"><span style="font-size: medium;"><i>Rusların yılbaşı kış ortasında, en soğuk mevsimde geliyor. Bizim yılbaşımız ise Nevruz, Mart ayının başında ya da ortasında gelir, bunu gerçek anlamda yeni yıl dememizde bir neden vardır. Çünkü havalar ısınmaya başlar, karlar erir, hayvanlar yaz mevsiminin yakın kaldığını bilip yavrulamaya başlar. Ağaç, çiçekler kar altından çıkıp, filizlenmeye başlar, güneş te artık yeryüzüne sıcak nurun döküp durduğu güzel mevsimde gelir. İşte, tabiatın böyle güzel mevsiminde bizim yeni yılımız Nevruz gelir. Biz örf-adetimizi unutturmadan, Mart ayının bir tarihin yeni yıl olarak seçerek belirlesek diyoruz.</i></span></span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;"><span style="font-size: medium;"><i>Bu hakkında bilenler “Kazak” gazetesinde yazabilir, bizim Yeni Yılımız-Nevruz’u<wbr />n tam hangi gün olduğunu bize belirtmesini istiyoruz. Biz öğrencilerimize Yeni Yıl Nevruz’un tam hangi gün geleceğini söylemeyi bilemedik, bunu için özür dileriz”.</i></span></span></p>
<p align="justify"><a class="herald-popup-img" href="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/03/eb492daf3cd639964775df880419d605.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-6921" src="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/03/eb492daf3cd639964775df880419d605.jpg" alt="" width="654" height="368" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/03/eb492daf3cd639964775df880419d605.jpg 650w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/03/eb492daf3cd639964775df880419d605-300x168.jpg 300w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/03/eb492daf3cd639964775df880419d605-470x264.jpg 470w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/03/eb492daf3cd639964775df880419d605-640x360.jpg 640w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/03/eb492daf3cd639964775df880419d605-215x120.jpg 215w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/03/eb492daf3cd639964775df880419d605-414x232.jpg 414w" sizes="auto, (max-width: 654px) 100vw, 654px" /></a></p>
<p align="justify"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">“<span style="font-size: medium;">Kazak”, 1915, N110, 9 Mart, sayısında ise Çin takvimine göre, tavşan yılı hakkında malumatlar vermiştir. Yeni yıl Nevruz geldiğinde takvimin değişip, o yılın halk için hayırlı olup olmayacağı hakkında kendi fikirlerin yazmıştır:</span></span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">“<span style="font-size: medium;"><i>Bugün yılbaşı Nevruz geldi. Çin takvimine göre, “kaplan” yılı gidip artık “tavşan” yılı geliyor. “Tavşan”, halk için zor yıldır. Ben bu senem 4. Tavşan yılımdır. Geçirdiğim 4 tavşan yılların sayarsam, bu yılların halk için kolay olmamıştır. Tavşan yılı ne hayvana, ne insanlara iyi gelmiştir.</i></span></span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;"><span style="font-size: medium;"><i>1880 yılı tavşan yılında kıtlık olup, bozkırlarındaki hayvanlar ölmüştü. Kar eridiğinde her yer ölü hayvanlara dolup taşımıştı, çocukken bundan korktuğumu hatırlıyorum. Birde o yılı açlık olmuştu. Böylece, yaşlılardan bu senenin çok ağır olduğunu duymuştum.</i></span></span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;"><span style="font-size: medium;"><i>1892 yılı tavşan yılın da Kazaklar için ağır geçmişti, Rusya’da da açlık olup, vebadan çok sayıda insanlar ölmüştür. Bu tavşan yılında Orenburg’da okuyordum. Karnımızın aç olduğunu şikâyet ettiğimizde, şimdi yiyip içtiklerimizi de bulamayanların olduğunu söylemişti.</i></span></span></p>
<p align="justify"><a class="herald-popup-img" href="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/03/63e05807b5b8304bd2a1b31c0c9f365d.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-6922" src="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/03/63e05807b5b8304bd2a1b31c0c9f365d.jpg" alt="" width="467" height="639" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/03/63e05807b5b8304bd2a1b31c0c9f365d.jpg 345w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/03/63e05807b5b8304bd2a1b31c0c9f365d-219x300.jpg 219w" sizes="auto, (max-width: 467px) 100vw, 467px" /></a></p>
<p align="justify"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;"><span style="font-size: medium;"><i>1904 yılındaki tavşan yılında Kazaklar için ağır geçmemişti. Ama Rusya ile Japon ülkesi arasında savaş olup, insanlar öldü. Bu savaşın ağır tarafı Kazaklara dokunmuştur. Ama insanlara düşen ağırlığın hayvanlara düşmemesi halkı biraz olsa da mutlu ediyordu. Eski kıtlık gibi hayvanlara gelen ağırlık Kazaklar için zor olacaktır. Ama bu sene savaş vergisi alınacakmış. Her şey pahalı olmuştu. Ama her şeye rağmen, Kuday kıtlığı vermesin başımıza. Kıtlık olsa halk eskisi gibi hemen ayağa kalkamayabilir. Bu tavşan yılından artık iyi şeyler umut ederiz.</i></span></span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;"><span style="font-size: medium;"><i>Nevruzla kutlar, yeni yıl hayırlı, uğurlu olsun!”.</i></span></span></p>
<p style="text-align: right;" align="justify"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;"><span style="font-size: medium;">Lazzat Bazarbayeva</span></span></p>
<p style="text-align: right;" align="justify"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;"><span style="font-size: medium;">Ömer Halisdemir Üniversitesi</span></span></p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/arkeotarih/tarih-tarih/kazak-gazetesinde-nevruz/">&#8220;Kazak&#8221; Gazetesinde Nevruz</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
