<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>dünya arşivleri &#060; Bilimdili.com</title>
	<atom:link href="https://bilimdili.com/tag/dunya/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://bilimdili.com/tag/dunya/</link>
	<description>Türkçe Bilim</description>
	<lastBuildDate>Thu, 22 Jul 2021 07:50:12 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.3</generator>

<image>
	<url>https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2018/09/cropped-turuncu-favicon-32x32.png</url>
	<title>dünya arşivleri &#060; Bilimdili.com</title>
	<link>https://bilimdili.com/tag/dunya/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Uzaya Yatırımda Tarihi Rekor</title>
		<link>https://bilimdili.com/uzay/uzaya-yatirimda-tarihi-rekor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[bilimdili]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Jul 2021 07:50:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[UZAY]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Mars Görevi]]></category>
		<category><![CDATA[uzay]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bilimdili.com/?p=20175</guid>

					<description><![CDATA[<p>New York merkezli Uzay’ın ekonomi üzerine çalışmalar gerçekleştiren Space Capital’in yayımladığı raporuns, uzay şirketlerine yapılan yatırım miktarının ikinci çeyrekte sektör için bir rekor olan 4,5 milyar dolara ulaştığı belirtildi. Yatırım miktarının bu hızda devam etmesi durumunda ise geçtiğimiz yılki 9,1 milyar dolarlık rekorun kırılacağı belirtildi. Milyarderlerin uzay yarışı nedeniyle Uzaya yapılan yatırımın her geçen gün [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/uzay/uzaya-yatirimda-tarihi-rekor/">Uzaya Yatırımda Tarihi Rekor</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>New York merkezli Uzay’ın ekonomi üzerine çalışmalar gerçekleştiren Space Capital’in yayımladığı raporuns, uzay şirketlerine yapılan yatırım miktarının ikinci çeyrekte sektör için bir rekor olan 4,5 milyar dolara ulaştığı belirtildi. Yatırım miktarının bu hızda devam etmesi durumunda ise geçtiğimiz yılki 9,1 milyar dolarlık rekorun kırılacağı belirtildi.</p>
<p>Milyarderlerin uzay yarışı nedeniyle Uzaya yapılan yatırımın her geçen gün arttığı belirtilen raporda, Richard Branson, Jeff Bezos ve Elon Musk’un sektöre yatırımı cazip hale getirdiğinin altı çizildi. Üç ayda bir yayınlanan Space Capital raporunda, sektördeki yatırımlar altyapı, dağıtım ve uygulama olarak üç teknoloji kategorisine ayrılıyor.</p>
<p><strong>Uzay yatırımında 553 şirket bulunuyor</strong></p>
<p>Üç kategoride 2012’den bu yana kümülatif küresel öz sermaye yatırımında 199,8 milyar doları bulan bin 553 şirketi takip eden Space Capital, 2021 yılının uzay yatırımları için zirveye çıkma ihtimalinin çok yüksek olduğunu aktardı. Geçtiğimiz yılın üçüncü çeyreğinde Uzay şirketlerine bugüne kadar yapılan en yüksek yatırım gerçekleşmişi, 3,9 milyar dolarlık miktar rekor olarak kaydedilmişti.</p>
<p>Chad Anderson, bu yıl, 2020&#8217;de toplanan 9,1 milyar dolarlık rekor yatırım miktarının geçilmesi için gerekli ivmenin olduğunu da sözlerine ekledi.</p>
<p><a href="https://www.ntv.com.tr/teknoloji/uzaya-yatirimda-tarihi-rekor,s6-bSv5iPU64N2mTvQhnWA">Kaynak</a></p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/uzay/uzaya-yatirimda-tarihi-rekor/">Uzaya Yatırımda Tarihi Rekor</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Atlar Toprağı Yiyor: Kazakistan&#8217;daki Kuraklık Sorunu ve Çözüm Önerileri</title>
		<link>https://bilimdili.com/doga-cevre/atlar-topragi-yiyor-kazakistandaki-kuraklik-sorunu-ve-cozum-onerileri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[bilimdili]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 27 Jun 2021 15:31:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DOĞA & ÇEVRE]]></category>
		<category><![CDATA[TOPLUM]]></category>
		<category><![CDATA[at]]></category>
		<category><![CDATA[çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Çözüm Önerileri]]></category>
		<category><![CDATA[doğa]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[kazakistan]]></category>
		<category><![CDATA[kuraklık]]></category>
		<category><![CDATA[Kuralık]]></category>
		<category><![CDATA[Su sorunu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bilimdili.com/?p=20068</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8220;Hayat su ile başlar&#8230;&#8221; &#8220;Kuraklık nerede başlarsa başlasın, önlem alınmadıkça bütün dünyayı etkisi altına alır&#8230;&#8221; Bilimdili Derneği   &#8220;Kazakistan&#8217;ın Mangıstau ve Kızılorda bölgelerinde kuraklık nedeniyle büyükbaş hayvanlar ölüyor. Resmi verilere göre iki bölgede iki binin üzerinde büyükbaş hayvan öldü. Bunlardan binden fazlası ise atlar idi. Bu sene gerçekleşen kuraklık, karsız geçen bir kış ve ilkbaharda [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/doga-cevre/atlar-topragi-yiyor-kazakistandaki-kuraklik-sorunu-ve-cozum-onerileri/">Atlar Toprağı Yiyor: Kazakistan&#8217;daki Kuraklık Sorunu ve Çözüm Önerileri</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: right;"><strong><em>&#8220;H</em></strong><strong><em>ayat su ile başlar&#8230;&#8221;</em></strong></p>
<p style="text-align: right;"><strong><em>&#8220;Kuraklık nerede başlarsa başlasın</em></strong><strong><em>, ö</em></strong><strong><em>nlem alınmadıkça bütün dünyayı etkisi altına alır&#8230;&#8221;</em></strong></p>
<p style="text-align: right;"><strong><em>Bilimdili Derneği</em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p>&#8220;Kazakistan&#8217;ın Mangıstau ve Kızılorda bölgelerinde kuraklık nedeniyle büyükbaş hayvanlar ölüyor. Resmi verilere göre iki bölgede iki binin üzerinde büyükbaş hayvan öldü. Bunlardan binden fazlası ise atlar idi. Bu sene gerçekleşen kuraklık, karsız geçen bir kış ve ilkbaharda ara sıra yağan yağmurlardan kaynaklandı. Hayvanlar yiyecek su ve ot bulamıyorlar.</p>
<p>Yetkililere göre iki bölgede yaklaşık iki bin at kuraklık nedeniyle hayatını kaybetti.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-20071 aligncenter" src="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/06/2.jpg" alt="" width="617" height="360" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/06/2.jpg 1200w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/06/2-300x175.jpg 300w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/06/2-1024x597.jpg 1024w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/06/2-768x448.jpg 768w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/06/2-990x578.jpg 990w" sizes="(max-width: 617px) 100vw, 617px" /></p>
<p>Atlar ve develer kuraklık ve yiyecek kıtlığı nedeniyle karton kağıt yemek zorunda kalıyorlar.</p>
<p>Tarım Bakanı, bakanlığın düşük fiyatlarla çiftçilere satmak üzere yaklaşık 600 ton arpa satın aldığını söyledi. Bugüne kadar komşu bölgelerden yem alımı için 400 milyon tenge (932.920 ABD Doları) tahsis edilmiştir. Bugün bölgesel valilik, etkilenen tarım üreticilerine ne tür yardım sağlanması gerektiğini hesaplıyor. Yerel sakinler bölgede olağanüstü hal ilan edilmesini istiyorlar, ancak yetkililerden henüz bir yanıt yok.</p>
<p><strong>Kuraklık Sorununa Çözüm Önerileri<br />
</strong>Bu tür durumlara karşı dünyada farklı örnekler görmek mümkün. Kazakistan&#8217;daki kuraklık ve su sorununa Hollanda örneğinde olduğu gibi yağmur suyu kolayca depolanabilir.</p>
<p><img decoding="async" class="size-full wp-image-20072 aligncenter" src="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/06/3.jpg" alt="" width="606" height="317" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/06/3.jpg 606w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/06/3-300x157.jpg 300w" sizes="(max-width: 606px) 100vw, 606px" /></p>
<p>Peki nasıl yağmur suyunu toplayabiliriz? Yağmur suyu toplamanın farklı yöntemleri vardır. İlk olarak en çok uygulanan toplama yöntemi çatıdan varile yağmur suyu toplama yöntemidir. İlk olarak çatıya bir boru sabitlemek. Böylece çatıya akan yağmur suyu boru yardımıyla varile birikir.</p>
<p>Çok fazla yağmur suyu biriktiğinde taşabilir. Bunu önlemek için birkaç tane varil kullanabilirsiniz veya taşma hortumu bağlayabilirsiniz. Taşma hortumu, dolu olan varilin sebze bahçesine veya saksıya yönlendirilmesini sağlar.</p>
<p><img decoding="async" class="wp-image-20073 aligncenter" src="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/06/4.jpg" alt="" width="336" height="224" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/06/4.jpg 800w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/06/4-300x200.jpg 300w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/06/4-768x511.jpg 768w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/06/4-414x276.jpg 414w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/06/4-470x313.jpg 470w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/06/4-640x426.jpg 640w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/06/4-130x86.jpg 130w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/06/4-187x124.jpg 187w" sizes="(max-width: 336px) 100vw, 336px" /></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-20074 aligncenter" src="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/06/5.jpg" alt="" width="280" height="155" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/06/5.jpg 302w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/06/5-300x167.jpg 300w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/06/5-215x120.jpg 215w" sizes="auto, (max-width: 280px) 100vw, 280px" /></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-20075 aligncenter" src="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/06/6.jpg" alt="" width="314" height="272" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/06/6.jpg 597w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/06/6-300x260.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 314px) 100vw, 314px" /></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-20076 aligncenter" src="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/06/7.jpg" alt="" width="317" height="317" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/06/7.jpg 593w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/06/7-300x300.jpg 300w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/06/7-150x150.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 317px) 100vw, 317px" /></p>
<p>İkinci yöntem ise yağmur suyunu yeraltında toplanmasını sağlamaktır. Daha sonra yağmur suyu iniş borusundan bir sızma kasasına, yağmur tankına veya drenaj borusuna yönlendirilebilir. Suyu yeraltında toplayarak, suyu geçici olarak tutabilir ve ardından yavaşça tekrar dibe bırakabilirsiniz. Taşma yoluyla fazla suyu başka bir yere de iletebilirsiniz. Yeraltı kuyularındaki su birçok yerde kullanılıyor. İniş borusundan gelen yağmur suyunun yönlendirildiği yer burasıdır. Su daha sonra bu yeraltı kuyularından geri pompalanabilir. Böylece bahçeyi sulamak, araba yıkamak ve hatta evinizdeki tuvaleti yıkamak için kullanabilirsiniz.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-20077 aligncenter" src="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/06/8.jpg" alt="" width="437" height="229" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/06/8.jpg 1200w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/06/8-300x157.jpg 300w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/06/8-1024x536.jpg 1024w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/06/8-768x402.jpg 768w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/06/8-990x518.jpg 990w" sizes="auto, (max-width: 437px) 100vw, 437px" /></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-20078 aligncenter" src="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/06/9.jpg" alt="" width="283" height="283" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/06/9.jpg 781w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/06/9-300x300.jpg 300w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/06/9-150x150.jpg 150w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/06/9-768x768.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 283px) 100vw, 283px" /></p>
<p><strong>Zai ile Yeşillendirme Tekniği</strong><br />
Zai, eski Afrika tarım tekniğidir. Zai tekniği ile tanıtan ve uyguluyan Yacouba Sawadogo, Burkina Faso&#8217;nun kuzeyindeki tarım arazilerinde uzun süredir devam eden çölleşmeyi durdurabilinen kişi olarak biliniyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="n3VNCb aligncenter" src="https://grandouesttribune.files.wordpress.com/2015/05/main-qimg-56683974e75d160bf0426b4a05cbbc5d.jpg?w=1038&amp;h=576&amp;crop=1" alt="The Man Who Stopped the Desert the Farmer Yacouba Sawadogo | Grand Ouest Tribune" width="492" height="273" data-noaft="1" /></p>
<p>Zai tekniği ile nasıl uyguluyabiliriz? Zai tekniği, sertleşmiş zemine büyük bir çukur (20 &#8211; 30 cm uzunluğunda ve derinliğinde ve 90 cm aralıklı) açıp, sonra içine bitki artıkları ve gübreden oluşan bir karışım yerleştirilir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="n3VNCb aligncenter" src="https://www.greener.land/wp-content/uploads/2018/12/zai-pits.jpg" alt="Planting pits (Zai pits) – Greener Land" width="506" height="337" data-noaft="1" /></p>
<div class="mks_toggle">
            <div class="mks_toggle_heading">Kaynakça<i class="fa fa-plus"></i><i class="fa fa-minus"></i></div>
                <div class="mks_toggle_content">
<a href="https://www.currenttime.tv/a/31306781.html">Currenttime</a><br />
<a href="https://www.lifegate.com/yacouba-sawadogo-the-man-who-stopped-the-desert">Lifegate</a><br />
<a href="https://www.plantdergisi.com/yacouba-sawadogo-nun-mucize-yaratan-yesillendirme-teknigi.html">Plantdergisi</a><br />
</div>
            </div>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/doga-cevre/atlar-topragi-yiyor-kazakistandaki-kuraklik-sorunu-ve-cozum-onerileri/">Atlar Toprağı Yiyor: Kazakistan&#8217;daki Kuraklık Sorunu ve Çözüm Önerileri</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eski Türkçede Gezegen İsimleri</title>
		<link>https://bilimdili.com/toplum/dil/eski-turkcede-gezegen-isimleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Gözcüsü]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Mar 2021 11:29:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dil]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Evren]]></category>
		<category><![CDATA[UZAY]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[eski türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Türkçede gezegenler]]></category>
		<category><![CDATA[Gezegenler]]></category>
		<category><![CDATA[Jüpiter]]></category>
		<category><![CDATA[mars]]></category>
		<category><![CDATA[Merkür]]></category>
		<category><![CDATA[satürn]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bilimdili.com/?p=19372</guid>

					<description><![CDATA[<p>Eski Türk boyları arasında gök cisimlerinin önemli bir yeri vardı. Örneğin; Kırgızlar, Venüs ve Satürn’e taparlar; ancak Mars’ın uğursuz olduğuna inanırlardı. Eski Türkçe (Köktürkçe-Uygurca-Karahanlı Türkçesi) dönemi metinlerinde, şimdiki gezegenlerden sadece 6 tanesi biliniyordu ve bunların hepsinin Türkçe adı vardı. Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi&#8217;nden Dr. Osman Kabadayı, o isimleri TRT Haber’le paylaştı. GEZEGEN Eski Türkçe metinlerde [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/toplum/dil/eski-turkcede-gezegen-isimleri/">Eski Türkçede Gezegen İsimleri</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="gal-detail-container">
<div id="item_33505_1" class="item" data-id="33505_1" data-url="https://www.trthaber.com/foto-galeri/eski-turkcede-gezegen-isimleri/33505/sayfa-1.html">
<div class="text wrapper no-padding no-border full-w">Eski Türk boyları arasında gök cisimlerinin önemli bir yeri vardı. Örneğin; Kırgızlar, Venüs ve Satürn’e taparlar; ancak Mars’ın uğursuz olduğuna inanırlardı. <em>Eski Türkçe</em> (Köktürkçe-Uygurca-Karahanlı Türkçesi) dönemi metinlerinde, şimdiki gezegenlerden sadece 6 tanesi biliniyordu ve bunların hepsinin Türkçe adı vardı. Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi&#8217;nden Dr. Osman Kabadayı, o isimleri TRT Haber’le paylaştı.</div>
<div>
<h2 id="trtspot1"><strong style="font-size: 16px;"><em>GEZEGEN</em></strong></h2>
</div>
<div class="text wrapper no-padding no-border full-w">Eski Türkçe metinlerde gezegen adları, “<em><strong>yıldız</strong></em>” karşılığında da kullanılıyordu. Eski Türkçe devresini içine alan eserlerde “<em>gezegen</em>” anlamındaki terimler arasında; <strong><em>Grax, Garx, Pagarlı, Paxar, Seyyare, Kitü</em> </strong>gibi kelimler yer alıyor.</div>
<div></div>
</div>
<div id="item_33505_2" class="item" data-id="33505_2" data-url="https://www.trthaber.com/foto-galeri/eski-turkcede-gezegen-isimleri/33505/sayfa-2.html">
<div class="image wrapper"><img loading="lazy" decoding="async" class="det-gal-img lazy-new aligncenter" src="https://trthaberstatic.cdn.wp.trt.com.tr/resimler/1530000/1530443.jpg" alt="MERKÜR" width="500" height="281" data-src="https://trthaberstatic.cdn.wp.trt.com.tr/resimler/1530000/1530443.jpg" /></div>
<div></div>
<div class="text wrapper"><em><strong>MERKÜR</strong></em></div>
<div class="text wrapper no-padding no-border full-w">Kutadgu Bilig’de Merkür için biri Farsça, diğeri Türkçe iki isim kullanılarak bu gezegene <strong><em>Arzu Tilek</em></strong> ismi verildi. Bunun dışında <strong><em>Bud, İrpis kudrugu (Merkür Yıldızı), Suv</em></strong> isimleri de Merkür için kullanıldı. Merkür, Türklere göre uğurlu bir gezegendi. Bunun için Eski Türkler de ona, <strong><em>Tilek</em> </strong>yani dilek demişti. Merkür’e karşı dilekler dilenir ve bu dileği yerine getirmesi beklenirdi.</div>
</div>
<div id="item_33505_3" class="item" data-id="33505_3" data-url="https://www.trthaber.com/foto-galeri/eski-turkcede-gezegen-isimleri/33505/sayfa-3.html">
<div></div>
</div>
<div id="item_33505_4" class="item" data-id="33505_4" data-url="https://www.trthaber.com/foto-galeri/eski-turkcede-gezegen-isimleri/33505/sayfa-4.html">
<div class="image wrapper"><img loading="lazy" decoding="async" class="det-gal-img lazy-new aligncenter" src="https://trthaberstatic.cdn.wp.trt.com.tr/resimler/1530000/1530460.jpg" alt="VENÜS" width="502" height="282" data-src="https://trthaberstatic.cdn.wp.trt.com.tr/resimler/1530000/1530460.jpg" /></div>
<div class="text wrapper"><em><strong>VENÜS</strong></em></div>
<div class="text wrapper no-padding no-border full-w">Venüs’ün eski Türkçe metinlerindeki isimleri; <strong><em>Zühre, Altun, Aldun Yultuz, Arklig, Nagıd ,Sevit, Yaruk yulduzı, Şukur/Şükür</em></strong>. Türk mitolojisinde Venüs, Kutup Yıldızı’ndan sonra, en önemli gezegen. Türk mitolojisine göre bu gezegen, çok güzel bir kız. Batı’da da Venüs ve <strong><em>Zühre</em></strong> daima kadın güzelliğinin bir sembolü.</div>
</div>
<div id="item_33505_5" class="item" data-id="33505_5" data-url="https://www.trthaber.com/foto-galeri/eski-turkcede-gezegen-isimleri/33505/sayfa-5.html">
<div></div>
</div>
<div id="item_33505_6" class="item" data-id="33505_6" data-url="https://www.trthaber.com/foto-galeri/eski-turkcede-gezegen-isimleri/33505/sayfa-6.html">
<div class="image wrapper"><img loading="lazy" decoding="async" class="det-gal-img lazy-new aligncenter" src="https://trthaberstatic.cdn.wp.trt.com.tr/resimler/1530000/1530466.jpg" alt="DÜNYA" width="500" height="281" data-src="https://trthaberstatic.cdn.wp.trt.com.tr/resimler/1530000/1530466.jpg" /></div>
<div class="text wrapper"><strong><em>DÜNYA</em></strong></div>
<div class="text wrapper no-padding no-border full-w">Dünya’nın eski Türkçe metinlerindeki isimleri; <em><strong>Cihan, Çambudivip, Yer, Yer suv, Udu yer, Yertünçü</strong></em>.</div>
<div></div>
</div>
<div id="item_33505_7" class="item" data-id="33505_7" data-url="https://www.trthaber.com/foto-galeri/eski-turkcede-gezegen-isimleri/33505/sayfa-7.html">
<div class="image wrapper"><img loading="lazy" decoding="async" class="det-gal-img lazy-new aligncenter" src="https://trthaberstatic.cdn.wp.trt.com.tr/resimler/1530000/1530467.jpg" alt="MARS" width="500" height="281" data-src="https://trthaberstatic.cdn.wp.trt.com.tr/resimler/1530000/1530467.jpg" /></div>
<div class="text wrapper"><em><strong>MARS</strong></em></div>
<div class="text wrapper no-padding no-border full-w">Mars’ın eski Türkçe metinlerindeki isimleri; <strong><em>Angarak, Bakır sokum, Körüd, Kürüd, Oot, Oot yultuz. </em></strong></div>
<div class="text wrapper no-padding no-border full-w">Mars gezegeninin kızıl rengi Türklerin gözlerinden kaçmamıştır. Avrupa’da bu gezegene, <strong><em>Kırmızı yıldız</em></strong> denilmekteydi. Eski Türkler ise, Mars gezegenine <strong><em>Bakır Sokum</em></strong> da demişlerdi. Türklere göre Mars gezegeni, korkunç ve ateşi ile her şeyi yakan bir gezegendi.</div>
<div></div>
</div>
<div id="item_33505_9" class="item" data-id="33505_9" data-url="https://www.trthaber.com/foto-galeri/eski-turkcede-gezegen-isimleri/33505/sayfa-9.html">
<div class="image wrapper"><img loading="lazy" decoding="async" class="det-gal-img lazy-new aligncenter" src="https://trthaberstatic.cdn.wp.trt.com.tr/resimler/1530000/1530469.jpg" alt="JÜPİTER" width="501" height="282" data-src="https://trthaberstatic.cdn.wp.trt.com.tr/resimler/1530000/1530469.jpg" /></div>
<div class="text wrapper"><strong><em>JÜPİTER</em></strong></div>
<div class="text wrapper no-padding no-border full-w">Jüpiter’in eski Türkçe metinlerindeki isimleri; <strong><em>Bargasuvadi, Erentüz, Erentir, Uara kuş yulduz, Oñay, Tai-sui, Urmızt, Yıkaç</em></strong>. Jüpiter, Eski Türklerin takvim bilgilerinde önemli bir rol oynadı. Jüpiter’in Eski Türkçe adı <strong><em>Erentüz</em></strong>’dü. 11’inci yüzyıldan sonra Türkler bu gezegene <strong><em>Oñay</em> </strong>demeye başladı. 12 hayvanlı Türk takvimi, 12 gezegenin dönüş sürelerine göre kurulmuştu. Jüpiter’in dönüş süresi de, 12 burcun dönüşlerine yakındı. Bu bakımdan Türkler, Jüpiter’e büyük bir önem verdi.</div>
<div></div>
</div>
<div id="item_33505_11" class="item" data-id="33505_11" data-url="https://www.trthaber.com/foto-galeri/eski-turkcede-gezegen-isimleri/33505/sayfa-11.html">
<div class="image wrapper"><img loading="lazy" decoding="async" class="det-gal-img lazy-new aligncenter" src="https://trthaberstatic.cdn.wp.trt.com.tr/resimler/1530000/1530471.jpg" alt="SATÜRN" width="505" height="284" data-src="https://trthaberstatic.cdn.wp.trt.com.tr/resimler/1530000/1530471.jpg" /></div>
<div></div>
<div class="text wrapper"><strong><em>SATÜRN</em></strong></div>
<div class="text wrapper no-padding no-border full-w">Satürn’ün eski Türkçe metinlerindeki isimleri; <em><strong>Zühal, Kivan, Sekentir, Şaniçar, Toprak Yultuz.</strong></em></div>
<div></div>
</div>
<div id="item_33505_12" class="item" data-id="33505_12" data-url="https://www.trthaber.com/foto-galeri/eski-turkcede-gezegen-isimleri/33505/sayfa-12.html">
<div><a href="https://www.trthaber.com/">Kaynak</a></div>
</div>
</div>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/toplum/dil/eski-turkcede-gezegen-isimleri/">Eski Türkçede Gezegen İsimleri</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bütün Dünyâ Türk mü?</title>
		<link>https://bilimdili.com/dusunce/butun-dunya-turk-mu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yusufhan Güzelsoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Dec 2020 13:10:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DÜŞÜNCE]]></category>
		<category><![CDATA[Bütün Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Doğu Avrupa Türkleri]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Türkler]]></category>
		<category><![CDATA[İsveç]]></category>
		<category><![CDATA[odin]]></category>
		<category><![CDATA[Turkland]]></category>
		<category><![CDATA[Türkler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bilimdili.com/?p=18924</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yazar: Yusufhan GÜZELSOY 1866 yılında, İsveç’in güneyinde yer alan Malmö kentinde bir genç yaşıyordu. Henüz 15 yaşında olan bu genç şarkîyatçılığa son derece ilgiliydi. Doğuyla ilgili ne bulursa okuyor, yetmiyor, “Şark Meselesi Üzerine Bâzı Düşünceler” adında bir makâle kaleme alıyordu. Kütüphânesinde 3000 civârı kitap olduğu söylenir. Bir gün, şarkîyatçılığa duyduğu tutku onu yollara çıkardı. 1868 [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/dusunce/butun-dunya-turk-mu/">Bütün Dünyâ Türk mü?</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yazar: Yusufhan GÜZELSOY</strong></p>
<p>1866 yılında, İsveç’in güneyinde yer alan Malmö kentinde bir genç yaşıyordu. Henüz 15 yaşında olan bu genç şarkîyatçılığa son derece ilgiliydi. Doğuyla ilgili ne bulursa okuyor, yetmiyor, “Şark Meselesi Üzerine Bâzı Düşünceler” adında bir makâle kaleme alıyordu. Kütüphânesinde 3000 civârı kitap olduğu söylenir. Bir gün, şarkîyatçılığa duyduğu tutku onu yollara çıkardı. 1868 yılında İstanbul’a gelen bu genç, Tunuslu Mahmut Paşa’nın kızı Hayriye Hanım ile evlendi. Böylece Müslüman olan Gustav Nuring isimli genç, “Ali Nûrî” adını aldı.</p>
<p>Ali Nûrî, Osmanlı Türklüğüne uyum sağlamakta gecikmedi. Diplomat oldu, elçilik görevlerinde bulundu. Rotterdam’da elçilik görevinde bulunduğu sırada Abdülhamit’e başkaldırdı. “Davul” adında bir mizâh dergisi çıkarıyordu. “Memlekete” çağrılmış, dönmeyince 103 yıl hapis cezâsına çarptırılmıştır. Geri dönmemekte ısrar edince de hapis cezâsı ömür boyu hapis cezâsına çevrilmiştir. Türkiye’nin sorunları üzerine konferanslar veren, 1908 yılında Türkiye’ye dönen Ali Nûrî Bey, millî mücâdeleye de destek olmuştur. Bu sıralarda kendisinin bir silâh fabrikası vardı. İngilizlerle uğraşmak zorunda kalmış, desteğinden vazgeçmemiştir. Teodor Hertzl’in “Osmanlı Vikingi” dediği bu entelektüel İsveçli, cumhûriyet döneminde soyadı kânûnuyla birlikte “Dilmeç” soyadını almıştır.</p>
<p>Yıllar sonra Ali Nûrî Bey’in torunu, Astroloji Profesörü ve Hititoloji doktoru Adnan Kıral, Araştırmacı Abdullah Gürgün’le tanışmış ve onunla bâzı bilgi ve belgeleri paylaşmıştır. Belgelerden biri, 1930’lu yıllarda yazıldığı ve Türkiye’de Fransızca olarak çıkan “La Republique” gazetesinde yazıldığı tahmin edilen, “İsveçlilerin Türk Kökeni, İki Dil Arasındaki Benzerlikler, Değerli Bir Kitabın Tûhaf Yazgısı” isimli yazıdır.</p>
<p>Burada biraz geriye gidelim. 1666 yılında İsveç’te “Lund Üniversitesi” kuruldu. Bu üniversite günümüzde en iyi 100 üniversite arasında yer almaktadır. Üniversitenin “Târih Enstitüsü” armasında resmi, bölümünün bahçesinde heykeli, bölüm binâsının duvarlarında tabloları olan bir adam vardır: Sven Lagerbring.</p>
<p>İsveçliler için târihin babası diyebileceğimiz Lagerbring, zamânın târih tezlerine eleştirel bakış açısıyla yaklaşıyor, bu konuda makâleler kaleme alıyordu. Avrupalıların “Aryan” masalları uydurup Türk târihini, Türk medenîyetini küçümsediği bir dönemde Lagerbring, İsveç ve Türklerin ilişkisini araştırarak diğer birçok meslektaşına zıt bir yolda gidiyordu.</p>
<p>Dört ciltlik “İsveç İmparatorluğu Târihi”nin yazarı Lagerbring, Ali Nûrî Bey’in kaleme aldığı yazıdaki “İsveçlilerin Türk Kökeni, İki Dil Arasındaki Benzerlikler” isimli kitabın yazarıdır.</p>
<p>Çok daha eskiye gidelim. Türkiye’de kamuoyu Sven Lagerbring’i daha çok bilir, Odin üzerine yazdıkları daha çok ilgi çeker ama aslında onun dayandığı kaynaklar vardır. Doğal olarak böyle bir târih uzmanı kendiliğinden ya da dil benzerliklerinden böyle bir sonuca ulaşmamıştır. İskandinavların yazılı ilk kaynakları 13.yy’a aittir. “Poetic Edda”, 1220’lerde Snorri Sturlesson tarafından yazılan “Prose Edda”, Saxo Grammaticus’un 1215 yılında yazdığı Gesta Danorum kitabı ilk kaynaklardandır. Bunların hemen hepsinin ortak özelliği şudur: İskandinavların en büyük ilâhı olan Odin veyâ Oden, Turkland’tan gelmiş ve berâberinde gelirken yazı sistemini de getirmiştir. Bu nedenle İsveçliler yıllar yılı Odin’in izini sürerken Doğu Avrupa’ya, hattâ Kaşgar’a kadar inmiş olmaları önemlidir.<a href="#_ftn1" name="_ftnref1"><sup>[1]</sup></a></p>
<p>1849-1912 yılları arasında yaşamış ve pek çok oyun yazmış August Strindberg, “Türkler eski târihlerini bilmezler” demiştir. İsveçli bir yazar durduk yere böyle düşünür müydü? Bugünkü akademisyenler arasında Odin’in kökenleri ve İsveç’teki Türk târihi üstüne bakış açısını yansıtan kaynaklara yönelik bir araştırma yapmş ve yazı tespit etmiştik. Yazıda bilim insanı Ida Östenberg, İsveç’teki ırkçı paramiliter grup “Odin’in Askerleri”ni eleştiriyor, onlara “Odin’in askerleri, hepiniz Turkland denen Truva’dan geldiniz, atalarınız Aslar Türk örf ve âdetlerine göre yaşıyordu” diye sesleniyordu.<a href="#_ftn2" name="_ftnref2"><sup>[2]</sup></a></p>
<p>Bu sefer farklı bir coğrafyaya gidelim. Dedelerimizin Efes’teki sütunlara başını dayayıp bunların târihini pek de merâk etmediği dönemlerde, 1672 yılında, Londra’da İngiliz gezgin John Josselyn tarafından bir yazı yazıldı. Josselyn, yazısında Dakota yerlisi Mohawk Kızılderililerinin dilinin Tatar diline benzediğini yazıyordu. 1861 yılında Philedelphia’dan Kazan’a Otto Rerigu tarafından bir mektup gönderildi. Mektubun adresi Kazan İlimler Akademisi’ydi. Mektubun yazıldığı târihlerde bu akademinin başkanlığını İbrâhim Halfin yapmaktaydı. Ne var ki mektup ona ulaşana kadar Halfin ölmüş ve yerine Nikolay İlminsky geçmişti. Rerigu, mektubunda Siyu, Kaçua (Keçua), Dakota ve Maya dillerinin Türkçe ile benzediğinden bâhsederek Kazanlı Türk aydınlarından, Türkologlardan yardım istiyordu. İlminisky  bu mektupları uzun süre cevâpsız bıraksa da nihâyet karşılık vermiş, konuyla ilgilenmediklerini bildirmişti.</p>
<p>Günümüzde Batı ve Doğu dünyâsından Türklerin târihine dâir ilginç araştırmalar yapan isimler vardır. Örneğin, Küba doğumlu, babası İspanyol, annesi Yunan olan Georgeos-Diaz Montexano, İberya’nın eski yerlilerinin Türk-Tûranlı olduğu tezini öne sürmekte, bu doğrultuda araştırmalar yapmaktadır. İspanyalı Baskların kökeninin Türk olduğu veyâ dillerinin Türk lehçeleriyle olan ilişkisine, araştırmalarıyla katılanlardan biri Novosibirsk’ten Yuri Tambovtsev’dir. Tambovtsev, bir yazılım uzmanı olarak bilgisayar yöntemlerini kullanarak çalışma yapmış, Bask dilini 61 dille karşılaştırmış, Baskça ile en büyük benzerliğe Türk lehçelerinde rastlanmıştır. Valencialı Dil bilimci Xaveria Ballesten Gomez de Tambovtsev’le aynı düşünmektedir.</p>
<p>Bask ve Başkır isimleri arasında bir ilişki var mıdır? Konumuz bu olmadığı için bu konuya girmeyeceğiz ama iki noktaya değinmek istiyoruz: Başkır veyâ Başkırt / Başkurt isminin “baş” ve “kurt” isimlerinden gelip gelmediğiyle ilgili tartışmalarda bu benzerlik yeni bir bakış açısı oluşturabilir. İkinci nokta ise Hamit Zübeyr Koşay’ın çalışmalarıdır. Koşay, Başkurdistan’ın Ufa  Cumhûriyeti’nde doğmuş bir Türk aydınıdır. Yapmış olduğu çalışmalarda Basklar ve Türkler arasındaki ilişkilere değinmekteydi.</p>
<p>Valentyn Stetsyuk, Slavcanın Türk lehçelerinin etkisinde kaldığını, özellikle tarımla ilgili sözcüklerin Türklerden alındığını iddiâ etmiştir. Klaus Dieckmann, “Die turkische Urverwandtschaft” isimli eserinde, Cermenlerin Türklerle ortak atalara sâhip olduğunu, dil ilişkilerinin bunu gösterdiğini, Avrupalıların Türkleri artık dışlayamayacağını çünkü onların Avrupa’ya âit olduğunu öne sürmektedir. Henüz 1500’lü yıllarda, İngiliz Edward Brarewood, Berring Boğazı’nın Tatarların elinde olduğunu ve Amerika’ya geçiş güzergâhı olarak kullanıldığını düşünmekteydi. 19.yy’a gelindiğinde Von Humboldt, Kızılderili yerlilerinden derlediği 137 sözcüğün köken olarak Uygur Türkçesiyle izâh edilebileceğini düşünmekteydi. Avusturyalı Filolog Hermann Kvergic, Güneş Dil Teorisi’ne de kaynaklık eden bir görüşe sâhipti. Ona göre, dünyâdaki bütün dillerin atası Türkçe olabilirdi.</p>
<p>Bütün bu tezler doğru olacak diye bir şey yoktur. Bâzıları abartılı, bâzıları eksik, bâzıları tamâmen yanlış olabilir. Bu iddiâların her birinin dayandığı belli başlı deliller, veriler olduğu için bu görüşlerin ortaya çıktığını unutmayalım. Bunların tamâmen doğru olmasından önemli olan bir şey, Türk dünyâsının bu tezlerden haberdâr olmasıdır. Ne var ki benzer görüşleri dile getiren yerli araştırmacıların çeşitli nedenlerle dışlanabildiğini, ciddîye alınmayabildiğini söylemek yanlış olmazdı. Bu tavrın bir nedeni her bağlantıdan yola çıkarak herhangi bir topluluğun kökeninde Türklüğü, herhangi bir dilin kökeninde Türk dilini bulmak olduğu söylenebilir. Bir diğer neden ise alışılmış tezlerin, gelenek hâline gelmiş bakış açılarının dışına çıkılmasıdır. Bilim dünyâsının her iki hatâyı da aşması gerektiğini düşünmekteyiz.</p>
<p>Uzun yıllar Güneş Dil Teorisi için yalnızca yeni Türk cumhûriyetinin kendine, Türklüğe, Türk diline bir köken aramak çabasından kaynaklandığı düşünüldü. Oysa bu teorinin ortaya çıkmasına neden olan birtakım çalışmalar yapıldığını görmekteyiz. Yâni bu tezin ortaya çıkmasına neden olan çalışmalar, görüşler, başka tezler vardır. Eğer bunlar görmezden gelinirse mantıklı bir sonuca varmak mümkün olmayabilir, bugünkü önyargılar doğabilir. Doğu Türkistan’da ortaya çıkarılan ve  “Lolan” olarak adlandırılan mumyanın hiçbir veri olmadan Hint-Avrupalı olduğu tezine, neredeyse kimse bilim dışı bir görüşle bakmıyor, katılan da katılmayan da değerlendirmeye alabiliyor.<a href="#_ftn3" name="_ftnref3"><sup>[3]</sup></a> Lagerbring’in çalışmalarından habersiz bir kimse İsveç ile Türkler arasında bir bağ kuramıyor, konuyu akademik açıdan ciddî bir mesele olarak ele alamıyor. Oysa İdil-Ural Türklüğünün Rusya ve İskandinavya ile olan dil ve kültür ilişkilerini göz önünde bulundurmak bile meseleyi ciddîyetle ele almaya yetebilecektir.</p>
<p>Bütün dünyâyı Türk yapmanın karşı tezi, bütün dünyâdan Türklüğü silmektir. Her iki görüş de yanlış ve bilime aykırıdır. Ülkemizde daha çok bu görüşlerden ilki konuşulmakta ama ikincisi çoğunlukla gözardı edilmektedir. İlk görüşte ideolojik bir yaklaşım olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. İkinci görüşte ise ideolojik ve siyâsî gerekçeler ağır basmaktadır. Bu görüşe göre biz Türkiye’ye sonradan geldik. Öyleyse Kafkasya’ya gitmeliyiz. Kafkasya’ya sonradan gelip burayı işgâl ettik, atayurda, Türkistan’a geri dönmeliyiz. Oraya gittiğimizde buranın Türkistan değil, Orta Asya ve târihte de Sart ülkesi olduğunu kabûl edip kuzeydoğuya gitmeliyiz. Altay veyâ Sibirya’da “Altaic-Nomadic” diye bir ırkın varlığını kabûl edip oradan da çıkmalıyız ve Doğu Türkistan’a inmeliyiz. Orada ise Çin tarafından Türklüğün inkâr edildiğini gördüğümüz zamân artık aslında ya bu dünyâdan olmadığımızı ya da hiç yaratılmadığımızı düşünmemiz gerekecektir.</p>
<p>Amerikan yerlilerinin dilleriyle olan benzerlik, Türk dilinin yaşını târihlendirmede faydalı olabilir. Amerind, 12-15 bin yıl kadar önce kıtaya ayak basan insanları belirtmek için kullanılan bir isimdir. Prof. Dr. Ekrem Arıkoğlu, Amerind yerlilerinden kalan sözcüklerden 28 tânesinin Türkçe ile ilişkisini incelemiş, eldeki verilerden yola çıkarak Türkçenin yaşının, Osman Nedim Tuna’nın öne sürdüğü 8 bin yılın iki katına çıkarılması gerektiğini belirtmiştir.</p>
<p>Türkçenin yaşının 8 bin yıl veyâ 12 bin yıla çıkarılması en eski dönemlerde de “Türkçe” adının bulunduğu anlamına gelmeyebilir. “O zamanlar millet veyâ bugünkü diller yoktu” diyerek kestirip atmak doğru olmayacaktır. Bu konuya şu örnekteki mantıkla yaklaşmak gerekir: 1991 yılında doğdunuz ve bu târihte size verilen adı 2005 yılına kadar kullandınız. Bu târihten sonra bir sebepten adını değiştirdiniz. Artık 2005 öncesini sizi yeni tanıyan herkes bilemeyebilir ama bu sizin bir adınız olduğu gerçeğini değiştirmez. 2005 öncesini ise geçmişiniz merak edenler araştıracaktır.</p>
<p><strong>Sonuç</strong></p>
<p>Târihimiz, dilimiz, kültürümüzle ilgili görüşlere açık olmalıyız. Kabûl edeceğimiz, reddedeceğimiz tezleri incelemeden önyargıyla yaklaşmamalıyız. Biz ne yazık ki çoğunlukla kendi aleyhimize olan bir tavır ortaya koyarız. Batılı araştırmacıların, Türklerin geçmişiyle ilgili önyargısız çalışmalarını bir kenâra koyar, Hint-Avrupa temelindeki tezlere yoğun ilgi duyar, genellikle peşinen kabûl ederiz. Bu doğru bir tavır değildir. Üstelik Hint-Avrupa veyâ Arî tezlerinde apaçık bir ırkçılık vardır ve bu tezin oluşumunda sömürgeciliğin etkisi büyüktür.</p>
<p>Güncel gelişmeleri ele aldığımızda görürüz ki uluslararası ilişkilerde olsun, iç meselelerde olsun, târih, kültür ve dil tezleri son derece önemlidir ve ilişkilere yön vermektedir. Devletler ve milletler arasındaki ilişkilerde bu tezlerin düşmanlık ve dostluklar yarattığını söyleyebiliriz. Milletin millî bilinç kazanmasında yine bu tezlerin rolünü inkâr etmek pek doğru olmayacaktır.</p>
<p>Türkoloji alanında ortaya atılmış her tezin eksik veyâ fazla yönleri olacaktır. Bunlar dünyânın Türk olduğu anlamına gelmeyeceği gibi, herhangi bir topluluğun Türk olmadığını düşünmek de Türk düşmanlığı anlamına gelmemektedir. Bilimin amacı karanlık noktaları aydınlatmak olduğundan, işimize gelen yere fener tutup işimize gelmeyen yeri karartma hakkına sâhip değiliz.</p>
<p><strong>Kaynakça</strong></p>
<p>ARIKOĞLU, Ekrem (2013), “Amerind Dillerinde Türkçe İzleri”, VIII. Milletlerarası Türkoloji Kongresi 30 Eylül – 4 Ekim 2013, İstanbul.</p>
<p>ATASOY, Mustafa Kadir (2019), “Valentyn Stetsyuk Üzerine Bir Not”, 14 Ocak 2019, YeniBirlik, <a href="https://www.gazetebirlik.com/yazarlar/valentyn-stetsyuk-uzerine-bir-not/">https://www.gazetebirlik.com/yazarlar/valentyn-stetsyuk-uzerine-bir-not/</a>, (erişim: 11.10.2020)</p>
<p>DİECKMANN, Klaus (2014), “Die Türkische Urverwandtschaft”, CrateSpace Intedependent Publishing Platform. <a href="https://books.google.com.tr/books/about/Die_Türkische_Urverwandtschaft.html?id=0qNVjwEACAAJ&amp;redir_esc=y#:~:text=Anhand%20sprachlicher%20Analysen%20wird%20der,auf%20den%20ersten%20Blick%20vermutet">https://books.google.com.tr/books/about/Die_Türkische_Urverwandtschaft.html?id=0qNVjwEACAAJ&amp;redir_esc=y#:~:text=Anhand%20sprachlicher%20Analysen%20wird%20der,auf%20den%20ersten%20Blick%20vermutet</a>. (erişim: 11.10.2020)</p>
<p>DOĞAN, İsmail (2007), “Mayalar ve Türklük”, Ahmet Yesevi Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanlığı, Ankara.</p>
<p>ETLİ, Özgür Barış (2017), “Orta Asya Kökenli İskandinav Mitolojisi Viking Türk Sırları”, Gece Kitaplığı, Ankara.</p>
<p>KARATAY, Osman (2012), “Kral Odin’in Turkland’tan İskandinavya’ya Göçü”, Halk Kültüründe Göç Sempozyumu 28 – 30 Mayıs 2010, yay. Ali Duymaz, İstanbul.</p>
<p>KOŞAY, Hamit Zübeyr (1957), “Dil Mukayeselerine Göre Basklarla Türklerin Temasları Göç Yolları ve Zamanı Hakkında”, Belleten, Cilt: 21, Sayı: 84, Ekim, Ankara.</p>
<p>LAGERBRİNG, Sven (2008), “İsveççenin Türkçe ile Benzerlikleri İsveçlilerin Türk Ataları”, Kaynak Yayınları, İstanbul.</p>
<p>LAYPANOV, Kazi T.; MİZİYEV, İsmail M. (2014), “Türk Halklarının Kökeni”, Çeviren: Hatice Bağcı, 3.Baskı, Selenge, İstanbul.</p>
<p>TAMBOVTSEV, Yuri (2003), “Phonological similarity between Basque and other world languages based on the frequency of occurrence of certain typological consonantal features”, Dilbilim Araştırmaları, Cilt: 14, sf. 69-76 (Yayımlanma târihi: 2016)</p>
<p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a> Doğu Avrupa’da “Azov”, Türkistan’da “Kaşgar” şehri, İsveçlilerin dikkatini çekiyor ve Odin’in şehri olan Asgard’ın bunlar olabileceği düşünülüyordu. Svenska Daglabet isimli İsveç gazetesinde, 2006 yılında “İsveçliler Doğu Türkistan Yazı Diline Katkıda Bulundu” başlıklı bir yazı yayımlanmıştır. Bu yazıda İsveçlilerin Kaşgar’dan gelmiş olduğunu düşünen araştırmacıların görüşlerine yer verilmiştir.</p>
<p><a href="#_ftnref2" name="_ftn2">[2]</a> Ida Östenberg, “Soldier’s of Odin, era rötter finns i Turkland”, 8 Nisan 2016. <a href="https://www.sydsvenskan.se/2016-04-08/soldiers-of-odin-era-rotter-finns-i-turkland">https://www.sydsvenskan.se/2016-04-08/soldiers-of-odin-era-rotter-finns-i-turkland</a> (erişim: 11.10.2020)</p>
<p><a href="#_ftnref3" name="_ftn3">[3]</a> Oysa 19.yy başlarına kadar Arî, Arya adları bilinmezdi. Ayrıca Michel Danino da Hindistan’a yerleştikten sonra bu tezle ilgili yalanlar üstünde çalışmıştır.</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/dusunce/butun-dunya-turk-mu/">Bütün Dünyâ Türk mü?</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mars&#8217;ta Günbatımları Neden Mavi?</title>
		<link>https://bilimdili.com/uzay/evren/marsta-gunbatimlari-neden-mavi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Burak Cem]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Dec 2018 06:30:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Evren]]></category>
		<category><![CDATA[curiosity]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[günbatımı]]></category>
		<category><![CDATA[ışık]]></category>
		<category><![CDATA[mars]]></category>
		<category><![CDATA[mavi günbatımı]]></category>
		<category><![CDATA[opportunity]]></category>
		<category><![CDATA[spirit]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://bilimdili.com/?p=13968</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya ve Mars birbirlerlerinin zıttı iki gezegen. Mars &#8220;kızıl gezegen&#8221; diye adlandırılırken Dünya &#8220;soluk mavi nokta&#8221; diye adlandırılıyor. Mars boş bir çölken, Dünya yaşam ve suyla dolup taşıyor. Ancak bu iki gezegen saydığımız zıtlıkların dışında çok ilginç bir farklılığa daha sahip, Marsta gökyüzü kırmızıyken günbatımları ise mavi. Bunun arkasındaki sebep gökyüzümüzün neden mavi ve gün [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/uzay/evren/marsta-gunbatimlari-neden-mavi/">Mars&#8217;ta Günbatımları Neden Mavi?</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya ve Mars birbirlerlerinin zıttı iki gezegen. Mars &#8220;kızıl gezegen&#8221; diye adlandırılırken Dünya &#8220;soluk mavi nokta&#8221; diye adlandırılıyor. Mars boş bir çölken, Dünya yaşam ve suyla dolup taşıyor. Ancak bu iki gezegen saydığımız zıtlıkların dışında çok ilginç bir farklılığa daha sahip, Marsta gökyüzü kırmızıyken günbatımları ise mavi.</p>
<p><span class="tlid-translation translation"><span class="" title="">Bunun arkasındaki sebep gökyüzümüzün neden mavi ve gün batımlarımızın neden kırmızı olduğu sorusunun cevabına benziyor. Güneşten gelen ışık atmosferde kırılarak dağılır. Güneş ışığı farklı dalga boyularındaki ışık parçacıklarından oluşur ve atmosferdeki moleküller ve parçacıkları sadece belirli dalga boylarındaki ışıklarla etkileşir. İşte bu molekül ve parçacıklarla etkileşen ışık atmosferimizin mavi renkte görünmesini sağlar.<br />
</span></span></p>
<p>Mars&#8217;ın atmosferi çok zayıf, Dünya&#8217;nın atmosferinin sadece %1&#8217;i kadardır ve karbondioksit ile tozlardan oluşur. <span class="tlid-translation translation"><span class="" title="">Bu ince toz, kırmızı ışığın dağılmasına ve böylece gökyüzünün kırmızımsı görünmesine, bu da mavi ışığın içeri girmesine neden olur. Dünya&#8217;da ise bu tam tersi şekilde cereyan eder. </span></span></p>
<p><span class="tlid-translation translation"><span class="" title="">Gün batımı sırasında ışık atmosfer içinde daha uzun bir mesafede yolculuk yapar, bu yüzden de etrafa daha fazla saçılır. Gördüğümüz ışık bu saçılmadan geriye kalanıdır. Yeryüzünde, aslında yanardağlardan gelen kül ve ateşten çıkan tozlarla güçlenen daha geniş bir kırmızı renk paletimiz var. Mars&#8217;taysa soğuk mavi bir renk elde ederiz.<br />
</span></span></p>
<figure style="width: 1000px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full" src="https://cdn.iflscience.com/images/452e4259-f3ec-56dd-9a41-7576fd522e29/content-1543505420-martiansunset-spirit-2486.jpg" width="1000" height="770" /><figcaption class="wp-caption-text">2005 yılında NASA’nın Spirit Rover&#8217;ı tarafından çekilen Gusev Krateri üzerinde bir gün batımı manzarası. Hem mavi aurora hem de pembemsi gökyüzü görülüyor. NASA / JPL-Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü</figcaption></figure>
<p>Mars&#8217;a gönderdiğimiz Curiosity ( Merak), Spirit (Ruh) ve Opportunity ( Fırsat) isimli insanlığın robotik temsilcileri bu ilginç olaya tanık olarak bize topladıkları görüntü ve verileri gönderdiler. <span class="tlid-translation translation"><span class="" title="">İlginçtir ki, Dünya ve Mars Güneş Sisteminde gözlemleyebileceğimiz bir günbatımına sahip olan tek yerler.</span></span></p>
<p><span class="tlid-translation translation"><span class="" title="">Merkür bir atmosfere sahip değil, bu nedenle Güneş gündüzden gece tarafına geçerken sıcaklık 427 ° C ila -173 ° C arasında bir geçiş yapar. Ayrıca Merkür kendi etrafında dönüşünü dünyadaki 58 günde tamamladığı için, günler çok uzundur. Ancak Venüs&#8217;te işler bundan daha da kötüdür. Kalın bulut örtüsü ve son derece yoğun atmosferi, Güneş ışınlarının yüzeye ulaşmasını engeller.<br />
</span></span></p>
<p><span class="tlid-translation translation"><span class="" title="">Belki Titan, yoğun atmosferine rağmen nadiren gün batımı sunabilir. Ancak şimdilik, Dünyamızın günbatımı ve Mars&#8217;tan gelen videolarla idare etmek zorundayız.<br />
</span></span></p>
<p><iframe loading="lazy" title="Blue Sunset on Mars" width="1320" height="743" src="https://www.youtube.com/embed/bKoNWwBlMDc?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p>&nbsp;</p>
<blockquote class="wp-embedded-content" data-secret="Jd5xyL28R2"><p><a href="http://bilimdili.com/uzay/evren/nasanin-merakli-uydusu-curiosity-marsta-ilginc-bir-nesne-buldu/">NASA&#8217;nın &#8220;Meraklı&#8221; Uydusu Curiosity Mars&#8217;ta İlginç Bir Nesne Buldu</a></p></blockquote>
<p><iframe loading="lazy" class="wp-embedded-content" sandbox="allow-scripts" security="restricted"  src="http://bilimdili.com/uzay/evren/nasanin-merakli-uydusu-curiosity-marsta-ilginc-bir-nesne-buldu/embed/#?secret=Jd5xyL28R2" data-secret="Jd5xyL28R2" width="600" height="338" title="&#8220;NASA&#8217;nın &#8220;Meraklı&#8221; Uydusu Curiosity Mars&#8217;ta İlginç Bir Nesne Buldu&#8221; &#8212; Bilimdili.com" frameborder="0" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no"></iframe></p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/uzay/evren/marsta-gunbatimlari-neden-mavi/">Mars&#8217;ta Günbatımları Neden Mavi?</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Elif Eda Güneş (17) Mars Keşif Aracı Ekibine Dahil Oldu</title>
		<link>https://bilimdili.com/uzay/elif-eda-gunes-17-mars-kesif-araci-ekibine-dahil-oldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[bilimdili]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 02 Dec 2018 19:26:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[UZAY]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[ekip]]></category>
		<category><![CDATA[evren]]></category>
		<category><![CDATA[keşif aracı]]></category>
		<category><![CDATA[mars]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[uzay]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://bilimdili.com/?p=13905</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yozgat&#8217;a bağlı Çayıralan&#8217;da doğan Elif Eda Güneş (17), kendi çabasıyla öğrendiği kodlamayla beraber Mars keşif aracı yapımında yer alan genç bir ekip olan Ancha Space&#8216;e dahil oldu. Ekipte yazılımcı olarak görev yapan Güneş, çeşitli projeler üzerinde çalıştığını dile getirerek, Mars&#8217;taki gizli buzlanmalar üzerine de bir projesi olduğunu ifade etti. İnternetin olmadığı bir bölgede yaşamasından ötürü kodlamayı defter [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/uzay/elif-eda-gunes-17-mars-kesif-araci-ekibine-dahil-oldu/">Elif Eda Güneş (17) Mars Keşif Aracı Ekibine Dahil Oldu</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>Yozgat&#8217;a bağlı Çayıralan&#8217;da doğan Elif Eda Güneş (17), kendi çabasıyla öğrendiği kodlamayla beraber Mars keşif aracı yapımında yer alan genç bir ekip olan <b>Ancha Space</b>&#8216;e dahil oldu. Ekipte yazılımcı olarak görev yapan Güneş, çeşitli projeler üzerinde çalıştığını dile getirerek, Mars&#8217;taki gizli buzlanmalar üzerine de bir projesi olduğunu ifade etti.</p>
<p>İnternetin olmadığı bir bölgede yaşamasından ötürü kodlamayı defter ve kalemle öğrendiğini aktaran Güneş, internet ve bilgisayara kavuşmasıyla birlikte kendini online ortamlarda geliştirdiğini belirtti.</p>
<p>Kendisini bu azim ve başarılarından dolayı tebrik ediyoruz. Umarız ülkenin genç beyinlerine öncülük ederek ilham kaynağı olur.</p>
</div>
<div></div>
<div></div>
<div><a href="https://www.haberuzay.com/">Kaynak</a></div>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/uzay/elif-eda-gunes-17-mars-kesif-araci-ekibine-dahil-oldu/">Elif Eda Güneş (17) Mars Keşif Aracı Ekibine Dahil Oldu</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sibirya&#8217;da 40 Bin Yıllık Tay Fosili Bulundu</title>
		<link>https://bilimdili.com/arkeotarih/arkeoloji/sibiryada-40-bin-yillik-tay-fosili-bulundu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[bilimdili]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Aug 2018 07:47:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Arkeoloji]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[fosil]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Yakutistan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://bilimdili.com/?p=12861</guid>

					<description><![CDATA[<p>Rusya’nın Sibirya bölgesinde 40 bin yıl öncesinden kaldığı tahmin edilen bir tayın tamamen korunmuş fosili bulundu. Siberian Times&#8217;ın haberine göre, bilim insanları, Rusya Federasyonu&#8217;na bağlı Yakutistan Özerk Cumhuriyeti&#8217;nde bulunan ve “cehennem ağzı” olarak da bilinen Batagai Çukuru&#8217;nda bir tayın tamamen korunmuş fosiline ulaştı. Mamut Müzesi Başkanı Semyon Grigoryev, öldüğünde yaklaşık üç aylık olduğunu tahmin ettikleri [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/arkeotarih/arkeoloji/sibiryada-40-bin-yillik-tay-fosili-bulundu/">Sibirya&#8217;da 40 Bin Yıllık Tay Fosili Bulundu</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="rhd-article-spot"><strong>Rusya’nın Sibirya bölgesinde 40 bin yıl öncesinden kaldığı tahmin edilen bir tayın tamamen korunmuş fosili bulundu.</strong></p>
<p>Siberian Times&#8217;ın haberine göre, bilim insanları, Rusya Federasyonu&#8217;na bağlı Yakutistan Özerk Cumhuriyeti&#8217;nde bulunan ve “cehennem ağzı” olarak da bilinen Batagai Çukuru&#8217;nda bir tayın tamamen korunmuş fosiline ulaştı.</p>
<p>Mamut Müzesi Başkanı Semyon Grigoryev, öldüğünde yaklaşık üç aylık olduğunu tahmin ettikleri tayın fosilinin, donmuş toprak sayesinde tamamen korunmuş olarak bulunduğunu ifade etti.</p>
<p>Çukurun 30 metre derinliklerinde bulunan tayın, 40 bin yıl önce yaşadığının sanıldığını belirten Grigoryev, &#8220;Tayın tam olarak ne zaman yaşadığını toprak örnekleri üzerinde yapılacak incelemelerin ardından bildireceğiz.&#8221; dedi.</p>
<p>Tayın fosilinde herhangi bir yara izine rastlanmadığına dikkati çeken Grigoryev, &#8220;İç organlarının yanı sıra koyu kahverengi tüyleri, kuyruğu ve yelesi de korunmuş.&#8221; açıklamasında bulundu.</p>
<p><a href="http://www.hurriyet.com.tr/">Kaynak</a></p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/arkeotarih/arkeoloji/sibiryada-40-bin-yillik-tay-fosili-bulundu/">Sibirya&#8217;da 40 Bin Yıllık Tay Fosili Bulundu</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ay&#8217;da suyun yaygın olarak bulunduğu keşfedildi</title>
		<link>https://bilimdili.com/uzay/ayda-suyun-yaygin-olarak-bulundugu-kesfedildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Gözcüsü]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 Feb 2018 20:27:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[UZAY]]></category>
		<category><![CDATA[ay]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[su]]></category>
		<category><![CDATA[yaygın olarak bulunduğu keşfedildi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://bilimdili.com/?p=11753</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bilim insanları Dünya&#8217;nın uydusu Ay&#8217;da sanılandan çok daha fazla su bulunduğunu keşfetti. Amerikan Havacılık ve Uzay Ajansının (NASA) ay keşif uydusu Lunar Reconnaissance Orbiter&#8217;ın (LRO) ölçüm araçlarını kullanan uluslararası araştırma ekibi, suyun Ay&#8217;ın tüm enlemlerinde, zamana veya yer oluşumuna bakılmaksızın var olduğunu tespit etti. Araştırmaya önderlik eden ABD&#8217;nin Colorado eyaletindeki Uzay Bilimi Enstitüsü&#8217;nden Joshua Bandfield, &#8220;Günün [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/uzay/ayda-suyun-yaygin-olarak-bulundugu-kesfedildi/">Ay&#8217;da suyun yaygın olarak bulunduğu keşfedildi</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Bilim insanları Dünya&#8217;nın uydusu Ay&#8217;da sanılandan çok daha fazla su bulunduğunu keşfetti.</span></h2>
<div class="content">
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Amerikan Havacılık ve Uzay Ajansının (NASA) ay keşif uydusu Lunar Reconnaissance Orbiter&#8217;ın (LRO) ölçüm araçlarını kullanan uluslararası araştırma ekibi, suyun Ay&#8217;ın tüm enlemlerinde, zamana veya yer oluşumuna bakılmaksızın var olduğunu tespit etti. Araştırmaya önderlik eden ABD&#8217;nin Colorado eyaletindeki Uzay Bilimi Enstitüsü&#8217;nden Joshua Bandfield, &#8220;Günün hangi saatinde veya hangi enlemde olursa olsun su sinyallerinin sürekli mevcut olduğunu görüyoruz.&#8221; dedi. Daha önce yapılan araştırmalarda Ay&#8217;da suyun yalnızca kutup enlemlerinde buz halinde muhafaza edildiği, su sinyallerinin Dünya zamanıyla 29,5 gün süren ay günü içinde azalarak yok olduğu ileri sürülmüştü.</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Araştırmacılar bulguların Ay&#8217;a suyun nasıl ulaştığı ve su kaynaklarından istifa edilip edilemeyeceğinin anlaşılması açısından faydalı olacağını umuyor. Ay&#8217;da suyun nasıl bulunduğu hala gizemini koruyan bir konu. Bu konuda en yaygın hipotez, Güneş rüzgarlarınca taşınan oksijen ve hidrojen moleküllerinin Ay yüzeyinde birikmesiyle oluştuğu yönünde. Bir diğer hipotez de suyun milyarlarca yıl önce Ay&#8217;ın oluşum evresinde bileşimini meydana getiren mineraller içinde depolanmış halde bulunduğu.</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Bilim insanları ayrıca Ay&#8217;daki suyun dışarıdan erişilebilir olup olmadığını anlamaya çalışıyor. Böyle olması halinde astronotlar için içme suyu olarak veya hidrojenle çalışan uzay araçları için yakıt olarak kullanılabileceği öngörülüyor.</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Araştırmanın bulguları &#8220;Nature Geoscience&#8221; dergisinde yayımlandı.</span></p>
</div>
<p>Kaynak: ntv.com.tr</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/uzay/ayda-suyun-yaygin-olarak-bulundugu-kesfedildi/">Ay&#8217;da suyun yaygın olarak bulunduğu keşfedildi</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İstanbul Boğazı Tekrar Donabilir!</title>
		<link>https://bilimdili.com/uzay/dunya/istanbul-bogazi-tekrar-donabilir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[bilimdili]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 Dec 2017 07:25:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[2021]]></category>
		<category><![CDATA[2050]]></category>
		<category><![CDATA[buz devri]]></category>
		<category><![CDATA[don]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[güneş]]></category>
		<category><![CDATA[güneşin döngüsü]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul boğazı]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul boğazının donması]]></category>
		<category><![CDATA[kısa zamanlı buz devri]]></category>
		<category><![CDATA[küresel ısınma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://bilimdili.com/?p=11031</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bilim insanlarına göre, Dünya önümüzdeki 30 yıl içinde “kısa zamanlı bir buz devrine” girebilir. Tahminlere göre sıcaklıklar 2021 yılında düşmeye başlayacak. 2030 yılında kısa süreli bir buz devrine girilecek. Matematiksel hesaplamalara göre güneşten gelen solar dalgaları hızla düşecek. 2021’de başlayacak olan bu sıcaklık düşüşü 33 yıl sürecek ve bunun sonucu olarak 2030 yılında tüm dünyada [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/uzay/dunya/istanbul-bogazi-tekrar-donabilir/">İstanbul Boğazı Tekrar Donabilir!</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bilim insanlarına göre, Dünya önümüzdeki 30 yıl içinde “kısa zamanlı bir buz devrine” girebilir. Tahminlere göre sıcaklıklar 2021 yılında düşmeye başlayacak. 2030 yılında kısa süreli bir buz devrine girilecek. </strong></p>
<p>Matematiksel hesaplamalara göre güneşten gelen solar dalgaları hızla düşecek. 2021’de başlayacak olan bu sıcaklık düşüşü 33 yıl sürecek ve bunun sonucu olarak 2030 yılında tüm dünyada küçük bir buz devri yaşanacak, küresel ısınmanın etkileri kısa süreli olarak duracak. Bilim adamları bu süreyi içerisinde küresel ısınmanın etkilerini düşünüp, dünyayı kirleten alışkanlıklarımızı gözden geçirmek için bir fırsat olarak görüyor.</p>
<p>Daha önce Güneşteki patlamaların ciddi oranda azalması sebebiyle Kuzey yarımkürede yaşanan kısa zamanlı buz devri 1645-1715 yılları arasında meydana gelmişti. 2021 yılından itibaren 33 yıl boyunca sıcaklıkların düşecek olması sonucunda İstanbul Boğazı’nın tekrar donabilme ihtimaliyle karşı karşıya kalması demektir. İstanbul Boğazı 401, 1621,1929 ve 1954 yıllarında donmuş ya da Karadeniz’den kopup gelen buz kütleleri ile kaplanmıştır.</p>
<p>Ancak yaklaşık bu 33 yıllık süre küresel ısınmanın dünyaya verdiği zararları onarmak ve alternatif enerji kaynakları üretmek için bir fırsat olarak kullanılabilir.</p>
<p>Güneş yaydığı ısı bakımında 11 yıllık döngüler izliyor. Güneş azami sıcaklık verdiği 11 yıllık dönemden sonra ısısında düşüş görülmeye başlanıyor. 30 yıllık bu süreçte küresel ısınmanın etkileri azalacak fakat 2050’li yıllarda küresel ısınma tekrar başlayacak.</p>
<p>Küresel ısınmaya 30 yıllık bir ara veriyoruz diyebiliriz. Küresel ısınmanın etkilerini azaltmak için kısa bir süremiz var. Gelecek kuşakların sağlıklı bir yaşam sürebilmesi için çok önemli enerji politikalarına ve bir dizi önlemlere ihtiyacımız var.<br />
<a href="http://www.techtimes.com/articles/217736/20171229/a-mini-ice-age-could-happen-within-the-next-few-decades-global-warming-canceled.htm">Kaynak</a></p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/uzay/dunya/istanbul-bogazi-tekrar-donabilir/">İstanbul Boğazı Tekrar Donabilir!</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Güneş Sistemi’ndeki 8 Gezegenin İsimleri Nereden Geliyor?</title>
		<link>https://bilimdili.com/uzay/gunes-sistemindeki-8-gezegenin-isimleri-nereden-geliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[bilimdili]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Dec 2017 06:52:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[UZAY]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gezegen]]></category>
		<category><![CDATA[güneş sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[Jüpiter]]></category>
		<category><![CDATA[mars]]></category>
		<category><![CDATA[Merkür]]></category>
		<category><![CDATA[neptün]]></category>
		<category><![CDATA[satürn]]></category>
		<category><![CDATA[Uranüs]]></category>
		<category><![CDATA[venüs]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://bilimdili.com/?p=10937</guid>

					<description><![CDATA[<p>Astronomik komşularımız olan ve aynı yıldızın etrafında birlikte döndüğümüz bizden başka 7 gezegen daha var. Bu gezegenleri işaret eden herhangi bir tabela ya da üzerilerinde isimleri yoktu. İnsanlar keşfetti ve isimlerini insanlar koydular. İngiliz astronom William Herscel, 1781 yılında soğuk bir kış gecesinde yıldızlar gözlemliyordu. Ancak alışık olmadığı bir cisme rastladı ve yıldızlardan gelen o [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/uzay/gunes-sistemindeki-8-gezegenin-isimleri-nereden-geliyor/">Güneş Sistemi’ndeki 8 Gezegenin İsimleri Nereden Geliyor?</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Astronomik komşularımız olan ve aynı yıldızın etrafında birlikte döndüğümüz bizden başka 7 gezegen daha var.</p>
<p>Bu gezegenleri işaret eden herhangi bir tabela ya da üzerilerinde isimleri yoktu. İnsanlar keşfetti ve isimlerini insanlar koydular.</p>
<p>İngiliz astronom William Herscel, 1781 yılında soğuk bir kış gecesinde yıldızlar gözlemliyordu.</p>
<p>Ancak alışık olmadığı bir cisme rastladı ve yıldızlardan gelen o mutlak parlaklığın arasında farklı bir ışık gördü. Herschel o an bizim Uranüs olarak bildiğimiz gezegeni keşfetmişti.</p>
<p>Keşfi takiben Herscel, araştırmalarına finansal destek sağlayan Kral III. George’un etkisinde kalarak gezegene Georgium Sidus adını vermek istedi.</p>
<p>Sonraki 5 ila 7 yıl içerisindeki bütün astronomi kitapları gezegenleri şu şekilde sıraladı: Merkür, Venüs, Dünya, Mars, Jüpiter, Satürn ve George.</p>
<p>Bu sıralamanın göze battığına inan bir diğer gök bilimci Johann Bode, o zaman bilinen en uzak gezegen olan bu cisim için Uranüs adını önerdi.</p>
<p>Fakat bunun bir nedeni vardı. Diğer 6 gezegenin isimlerinin nereden geldiklerini bilince büyük anlam kazanıyordu Uranüs adı. İşte Güneş’e yakınlık sırasıyla gezegenlerin isimler ve mükemmel anlamları:</p>
<h3><strong>Merkür<br />
</strong></h3>
<figure id="attachment_10939" aria-describedby="caption-attachment-10939" style="width: 1920px" class="wp-caption aligncenter"><a class="herald-popup-img" href="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/12/Merkür.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-10939" src="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/12/Merkür.jpeg" alt="" width="1920" height="1080" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/12/Merkür.jpeg 1920w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/12/Merkür-300x168.jpeg 300w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/12/Merkür-768x432.jpeg 768w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/12/Merkür-1024x576.jpeg 1024w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/12/Merkür-990x557.jpeg 990w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/12/Merkür-1320x743.jpeg 1320w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/12/Merkür-470x264.jpeg 470w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/12/Merkür-640x360.jpeg 640w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/12/Merkür-215x120.jpeg 215w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/12/Merkür-414x232.jpeg 414w" sizes="auto, (max-width: 1920px) 100vw, 1920px" /></a><figcaption id="caption-attachment-10939" class="wp-caption-text">Merkür</figcaption></figure>
<p>Güneş Sistemi’nin en küçük ve Güneş’e en yakın olan gezgen üyesi. Kendisini çıplak gözle görmek neredeyse imkansız.</p>
<p>Genelde Güneş’in üzerinde siyah ufak bir nokta gibi görünmesi için bazı özel dönemleri beklemek gerekiyor.</p>
<p>Romalılar tarafından keşfedilen Merkür, Güneş’in etrafında saniyede 50 kilometrelik bir hızla dönüyor.</p>
<p>Bu nedenle Romalılar hız tanrısı olan Merkür’ün adını bu cisme verdiler. Diğer yandan Yunan mitolojisindeki Hermes isimli tanrı da tıpkı Merkür gibi hızıyla bilinir.</p>
<h3><strong>Venüs</strong></h3>
<figure id="attachment_10940" aria-describedby="caption-attachment-10940" style="width: 1000px" class="wp-caption aligncenter"><a class="herald-popup-img" href="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/12/Venüs.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-10940" src="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/12/Venüs.jpeg" alt="" width="1000" height="800" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/12/Venüs.jpeg 1000w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/12/Venüs-300x240.jpeg 300w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/12/Venüs-768x614.jpeg 768w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/12/Venüs-990x792.jpeg 990w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></a><figcaption id="caption-attachment-10940" class="wp-caption-text">Venüs</figcaption></figure>
<p>Bize en yakın olan gezegendir ve ikinci sıradadır. Geceleri Ay’ın yakınlarında yıldızlardan biraz farklı bir parlaklığa sahip olan cisim Venüs’tür.</p>
<p>Parlaklığı onu gözle rahat bir şekilde görülür hale getirir ve kolayca yırt edilmesini sağlar. İnsanlar, 4000 yıldan daha uzun bir süredir Venüs’ün varlığından haberdar. Aynı zamanda doğdan batıya doğru dönen (saat yönünde) iki gezegenden biridir.</p>
<p>Parıltısı dolayısıyla Roma’lılar tarafından aşk ve güzellik tanrıçası olan Venüs’ün adını almıştır.</p>
<p>Bu tanrının Yunan mitolojisindeki karşılığı Afrodit’tir. İlk olarak Mayalılar tarafından gözlemlendiği düşünülse de Galileo tarafından Roma kayıtlarına göre belgelendi.</p>
<h3><strong>Dünya</strong></h3>
<figure id="attachment_10941" aria-describedby="caption-attachment-10941" style="width: 1024px" class="wp-caption aligncenter"><a class="herald-popup-img" href="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/12/Dünya.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-10941" src="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/12/Dünya.jpeg" alt="" width="1024" height="733" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/12/Dünya.jpeg 1024w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/12/Dünya-300x215.jpeg 300w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/12/Dünya-768x550.jpeg 768w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/12/Dünya-990x709.jpeg 990w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a><figcaption id="caption-attachment-10941" class="wp-caption-text">Dünya</figcaption></figure>
<p>Dünya’yı 16. yüzyılda Kopernik keşfetmiştir. Evet, üzerinde yaşadığımız şeyin de bir gezegen olduğunu keşfetmek uzun sürdü.</p>
<p>İsmi dilden dile, kültürden kültüre değiştiğinden size neden Türkçe’de Dünya dendiğini açıklayalım.</p>
<p>Dünya aslında Persçe, Dari, Paşto, Bengalce, Punjabi, Ürdüce, Hintçe, Yunanca, Aramice dillerinde ve Malezya dili, Endonezya dili ve Nepal dilinde de “Dünya” olarak anılır.</p>
<p>Tek tanrılı dini inanışların çoğunda insan bir yeryüzünde bir de ahirette iki farklı hayata sahiptir.</p>
<p>Şu anda yaşadığımız hayatın geçtiği yer bize daha yakındır. Bu nedenle Arapçadaki “daha yakın” anlamına gelen “dena” kelimesi Türkçe’ye Dünya olarak çevrilmiştir.</p>
<h3><strong>Mars</strong></h3>
<figure id="attachment_10942" aria-describedby="caption-attachment-10942" style="width: 1050px" class="wp-caption aligncenter"><a class="herald-popup-img" href="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/12/Mars.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-10942" src="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/12/Mars.jpeg" alt="" width="1050" height="875" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/12/Mars.jpeg 1050w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/12/Mars-300x250.jpeg 300w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/12/Mars-768x640.jpeg 768w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/12/Mars-1024x853.jpeg 1024w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/12/Mars-990x825.jpeg 990w" sizes="auto, (max-width: 1050px) 100vw, 1050px" /></a><figcaption id="caption-attachment-10942" class="wp-caption-text">Mars</figcaption></figure>
<p>Merkür’den sonra en küçük ikinci gezegendir. Tıpkı Venüs gibi çıplak gözle görülebilir. İlk teleskop gözlemleri 1610’lu yıllarda Galileo tarafından yapılmıştır.</p>
<p>Gezegenin, Phobos ve Deimos adlı iki ayı vardır; bunlar, küresel olmayan tuhaf şekillere sahip uydulardır.</p>
<p>Mısırlılar bunu antik çağlarda bu cisme “kırmızı olan” adını verdiler. Muhtemelen, engebeli yüzeyinde yaygın olan demir oksid nedeniyle yaydığı kankırmızı renginden dolayı böyleydi. Renginden yola çıkarak gezegenin adı Roma’nın savaş tanrısı olan Mars’tan alındı.</p>
<p>Uydularının adı ise Roma mitolojisindeki Marsın, Yunan mitolojisindeki eşdeğeri olan Ares’in çocukları Phobos ve Deimos’tan geliyor.</p>
<h3><strong>Jüpiter</strong></h3>
<figure id="attachment_10943" aria-describedby="caption-attachment-10943" style="width: 860px" class="wp-caption aligncenter"><a class="herald-popup-img" href="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/12/Jüpiter.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-10943" src="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/12/Jüpiter.jpeg" alt="" width="860" height="460" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/12/Jüpiter.jpeg 860w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/12/Jüpiter-300x160.jpeg 300w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/12/Jüpiter-768x411.jpeg 768w" sizes="auto, (max-width: 860px) 100vw, 860px" /></a><figcaption id="caption-attachment-10943" class="wp-caption-text">Jüpiter</figcaption></figure>
<p>Jüpiter, Güneş Sistemi’ndeki en büyük gezegendir. Jüpiter tamamen hidrojen ve helyum gazlarından oluşur ve bu nedenle gaz devi olarak da bilinir.</p>
<p>İlk ayrıntılı gözlemleri Galileo tarafından yapılmıştır. Geceleri, gökyüzündeki en parlak üçüncü nesne olur.</p>
<p>Boyutundan dolayı Jüpiter, bütün gezegenlerin kralı olarak düşünülür. Böylece, haklı olarak tüm eski Roma tanrılarının baş tanrısı Jupiter’den adını almıştır.</p>
<p>En az 50 tane uydusu vardır ve çoğu Galileo tarafından keşfedilmiştir. Bu uydulardan Ganymade, Merkür gezegeninden bile daha büyüktür.</p>
<p>Ayrıca neredeyse görünmez 3 farklı halkası bulunan dev gezegenin Yunan mitolojisindeki karşılığı Zeus’tur.</p>
<h3><strong>Satürn</strong></h3>
<figure id="attachment_10944" aria-describedby="caption-attachment-10944" style="width: 1050px" class="wp-caption aligncenter"><a class="herald-popup-img" href="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/12/Satürn.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-10944" src="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/12/Satürn.jpeg" alt="" width="1050" height="551" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/12/Satürn.jpeg 1050w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/12/Satürn-300x157.jpeg 300w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/12/Satürn-768x403.jpeg 768w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/12/Satürn-1024x537.jpeg 1024w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/12/Satürn-990x520.jpeg 990w" sizes="auto, (max-width: 1050px) 100vw, 1050px" /></a><figcaption id="caption-attachment-10944" class="wp-caption-text">Satürn</figcaption></figure>
<p>Satürn, Jüpiter’den sonra ikinci en büyük gezegendir ve aynı şekilde gazlardan meydana gelmiştir. Yoğunluğu o kadar düşüktür ki, bir bilye boyutuna küçültürseniz bir kovanın içinde yüzebilir. Ancak astronomik ölçülerle bu boyutlar kendi çekim alanlarını yaratırlar.</p>
<p>En dikkat çekici özelliği dev halkalarının güzelliğidir. Galileo tarafından tam olarak tespit edilememiş ve yanlış tarif edilmiştir. Ardından Christian Huygens 1655 yılında en kesin ilk tanımı getirmiştir.</p>
<p>Çıplak gözle görülen beşinci gezegendir. Adını gene bir Roma’nın tarım ve servet tanrısı Satürn’den almıştır ve 60’tan fazla uydusu vardır.</p>
<p>Bunlardan birisi Titan’da metan gazı Dünya’daki gibi atmosferik olaylar sergiler, uydusunda metan okyanusları bulunur.</p>
<p>Diğer yandan Enceladus uydusunda ise su okyanusları tespit edilmiştir, NASA yakın zamanda SELFI isimli uzay projesiyle bu uyduya gidecek ve olası yaşamın izlerini arayacak.</p>
<h3><strong>Uranüs</strong></h3>
<figure id="attachment_10945" aria-describedby="caption-attachment-10945" style="width: 1000px" class="wp-caption aligncenter"><a class="herald-popup-img" href="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/12/Uranüs.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-10945" src="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/12/Uranüs.jpeg" alt="" width="1000" height="667" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/12/Uranüs.jpeg 1000w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/12/Uranüs-300x200.jpeg 300w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/12/Uranüs-768x512.jpeg 768w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/12/Uranüs-414x276.jpeg 414w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/12/Uranüs-470x313.jpeg 470w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/12/Uranüs-640x426.jpeg 640w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/12/Uranüs-130x86.jpeg 130w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/12/Uranüs-187x124.jpeg 187w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/12/Uranüs-990x660.jpeg 990w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></a><figcaption id="caption-attachment-10945" class="wp-caption-text">Uranüs</figcaption></figure>
<p>Buz devi olan Uranüs 7. gezegendir ve sistemimizin en soğuk ve rüzgarlı cismidir. Yazının girişinde bahsettiğimiz üzere, 1781’de William Herschel tarafından yanlışlıkla keşfedilmiştir.</p>
<p>Venüs’ten sonra saat yönünde dönen ikinci ve son gezegen Uranüs’tür. Bu iki gezegen haricinde Dünya dahil diğerleri saat yönünün tersinde hareket ederler.</p>
<p>Uranüs adını öneren Johann Bode, Roma-Yunan mitlerine bağlı kalarak sıralama yapma akımına sadık kalmak istedi.</p>
<p>Adını doğrudan Yunan mitolojisindeki gök tanrısı Uranüs’ten aldı. 27 uydusu bulunuyor ve oldukça dondurucu sıcaklıklarla boğuşuyor.</p>
<h3><strong>Neptün</strong></h3>
<figure id="attachment_10946" aria-describedby="caption-attachment-10946" style="width: 1000px" class="wp-caption aligncenter"><a class="herald-popup-img" href="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/12/Neptün.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-10946" src="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/12/Neptün.jpeg" alt="" width="1000" height="667" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/12/Neptün.jpeg 1000w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/12/Neptün-300x200.jpeg 300w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/12/Neptün-768x512.jpeg 768w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/12/Neptün-414x276.jpeg 414w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/12/Neptün-470x313.jpeg 470w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/12/Neptün-640x426.jpeg 640w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/12/Neptün-130x86.jpeg 130w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/12/Neptün-187x124.jpeg 187w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/12/Neptün-990x660.jpeg 990w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></a><figcaption id="caption-attachment-10946" class="wp-caption-text">Neptün</figcaption></figure>
<p>Uranüs’ten sonra sekizinci ve son gezegendir ve bir buz devidir. Uranüs gibi mavinin farklı tonlarını yansıtan bir renge sahiptir.</p>
<p>Oldukça uzakta olduğu için çıplak gözle görmek imkansızdır. Varlığı matematiksel olarak ispatlandıktan sonra gözlemlenen ilk gezegen olmuştur.</p>
<p>Adını Roma deniz tanrısı olan Neptün’den almıştır. 6 farklı cüce gezegen ve 13 uydu yörüngesinde dolanır.</p>
<p>Triton isimli uydu diğer uydulardan zıt yöne hareket eden ve en büyük boyutlara sahip uydusudur.</p>
<p>Kaynak: <a href="https://biliyomuydun.com/142565">https://biliyomuydun.com/142565</a></p>
<p>https://www.scienceabc.com/nature/universe/how-did-the-planets-get-their-names.html</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/uzay/gunes-sistemindeki-8-gezegenin-isimleri-nereden-geliyor/">Güneş Sistemi’ndeki 8 Gezegenin İsimleri Nereden Geliyor?</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
