<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>urfa arşivleri &#060; Bilimdili.com</title>
	<atom:link href="https://bilimdili.com/tag/urfa/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://bilimdili.com/tag/urfa/</link>
	<description>Türkçe Bilim</description>
	<lastBuildDate>Tue, 08 Feb 2022 20:47:27 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.3</generator>

<image>
	<url>https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2018/09/cropped-turuncu-favicon-32x32.png</url>
	<title>urfa arşivleri &#060; Bilimdili.com</title>
	<link>https://bilimdili.com/tag/urfa/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Urfa Sıra Gecesinin Kökeni</title>
		<link>https://bilimdili.com/arkeotarih/tarih-tarih/urfa-sira-gecesinin-kokeni/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Havva ELÇİOĞLU]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Feb 2022 17:36:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ARKEOLOJİ & TARİH]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[köken]]></category>
		<category><![CDATA[menşei]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[urfa]]></category>
		<category><![CDATA[urfa sıra gecesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bilimdili.com/?p=20758</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tarih boyunca bazı geleneklerimiz yozlaşmakta, bazıları ise kaybolmaktadır. Bu geleneklerden bir tanesi ise “sıra gecesi” geleneğidir. Aslında musiki, muhabbet ve edebiyat bütünü olarak ele alınan sıra gecesinin kökeni milli mücadele dönemine dayanmaktadır. Büyüklerimizin anlattıklarından yola çıkarak bu geleneğin başlangıcının danışma üzerine kurulu olduğunu söyleyebiliriz. Danışma meclisi fonksiyonu görevinde olan bu meclis, 1920’li yıllarda yurdun düşman [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/arkeotarih/tarih-tarih/urfa-sira-gecesinin-kokeni/">Urfa Sıra Gecesinin Kökeni</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tarih boyunca bazı geleneklerimiz yozlaşmakta, bazıları ise kaybolmaktadır. Bu geleneklerden bir tanesi ise “sıra gecesi” geleneğidir. Aslında musiki, muhabbet ve edebiyat bütünü olarak ele alınan sıra gecesinin kökeni milli mücadele dönemine dayanmaktadır. Büyüklerimizin anlattıklarından yola çıkarak bu geleneğin başlangıcının danışma üzerine kurulu olduğunu söyleyebiliriz. Danışma meclisi fonksiyonu görevinde olan bu meclis, 1920’li yıllarda yurdun düşman işgaline karşı, planlar yapıldığı ortamdı.  Binbaşı Ali Rıza Bey ve arkadaşları Müdafaa-i Hukuk Urfa şubesini işte bu sıra gecesi esnasında kurmuşlardır. Ve on iki arkadaş Urfa’yı düşman işgalinden kurtarmak için Kur&#8217;an&#8217;a el basarak yemin etmesiyle birlikte, Urfa için kurtuluş savaşı başlamıştır. 11 Nisan 1920 tarihinde yurdun Fransız işgalinden kurtulması ile beraber eğlence ve kutlamaya dönüşmüş ve günümüze kadar gelmiştir.</p>
<p>Genellikle kış gecelerinde, birbirine yakın yaş grubundaki gençlerin veya orta yaşlardaki arkadaş gruplarının, her hafta bir başka arkadaşın evinde olmak üzere, haftada bir akşam, belirli düzene göre sıra ile yaptıkları toplantılara denilmektedir. Sıra ile yapıldığı için bu adı almıştır.<br />
Misafirler her hafta belli saatte konuk olacakları eve gitmektedirler. Misafirle geldikten sonra ikram, sohbet ve eğlence başlamaktadır. İkramlar kahve, çay,  çiğköfte, tatlı şeklindedir. İlk olarak mırra ikram edilmektedir. Mırranın da kendine has geleneği vardır. Mırra içen fincanı yere indirdiği vakit, ya dağıtıcıyı evlendirecek ya da içine altın dolduracaktır. Mırra içildikten sonra çay, ondan sonra gecenin olmazsa olmazı çiğköfte faslına geçilir. Çiğköfte; dövülmüş kara et, ince bulgur, isot, domates salçası, karabiber, kuru ve taze soğan, maydanoz ve buz ile yoğrulur. Hemen arkasından tatlı ikramı başlar. Tatlı ise; kadayıf, şıllık, baklava, katmer ve sair şeklindedir.</p>
<p>Müzik; çay sırasında sesi güzel olan ile uzun hava eşliğinde başlar. Müzik faslı başladığında bilenler eşlik eder, bilmeyenler dinler. Kendileri çalar ve kendileri söyler.Genellikle gazel ve yöresel türküler okunur.</p>
<p>Sıra gecesinin esas amacı sohbettir. Aynı zamanda sağlık, eğitim, ekonomi, sanat, edebiyat, tarih, siyaset, dini konular, Şanlıurfa’nın sorunları, Türkiye ve dünya meseleleri gibi hemen her konu konuşulur, bu yönüyle bu geceler millî kültürümüzü yaşatan, eğiten ve öğreten bir halk mektebidir. Arkadaşlıkların dostluklara dönüştüğü, dayanışma ve yardımlaşmanın, hoş sohbetin, müziğin, edebiyatın harman olduğu gecelerdir.</p>
<p>KAYNAKÇA<br />
 Abuzer AKBIYIK, “Şanlıurfa Sıra Gecesi”, Şanlıurfa, 2006.<br />
Hasan AÇANAL, “Urfa Tarihi” , Şurkav Yayınları, Şanlıurfa, 1977.<br />
Sabri SABUNCU, “Şanlıurfa’da Sıra Gecesi”, Türk Yurdu Dergisi, 2021.</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/arkeotarih/tarih-tarih/urfa-sira-gecesinin-kokeni/">Urfa Sıra Gecesinin Kökeni</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Urfa Adının Menşeisi</title>
		<link>https://bilimdili.com/arkeotarih/tarih-tarih/urfa-adinin-menseisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Havva ELÇİOĞLU]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Jun 2020 18:41:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[isim]]></category>
		<category><![CDATA[menşei]]></category>
		<category><![CDATA[şanlıurfa]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[urfa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bilimdili.com/?p=17332</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mezopotamya&#8217;nın en eski yerleşim merkezlerinden biri olan Urfa, su kaynaklarına yakın olması ve ticaret yolları üzerinde bulunmasından dolayı tarih boyunca stratejik bir öneme sahip olmuştur. Kentin 11 bin yıllık bir tarihi geçmişi vardır. Merkeze yakın Göbekli Tepede yapılan kazılarda ele geçen buluntular bu tarihi geçmişi kanıtlamaktadır. M.Ö. 9 binli yıllara uzanan bu süreçte; Ebla, Akkad, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/arkeotarih/tarih-tarih/urfa-adinin-menseisi/">Urfa Adının Menşeisi</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mezopotamya&#8217;nın en eski yerleşim merkezlerinden biri olan Urfa, su kaynaklarına yakın olması ve ticaret yolları üzerinde bulunmasından dolayı tarih boyunca stratejik bir öneme sahip olmuştur. Kentin 11 bin yıllık bir tarihi geçmişi vardır.</p>
<p>Merkeze yakın Göbekli Tepede yapılan kazılarda ele geçen buluntular bu tarihi geçmişi kanıtlamaktadır. M.Ö. 9 binli yıllara uzanan bu süreçte; Ebla, Akkad, Sümer, Babil, Hitit, Hurri-Mitanni, Arami, Asur, Pers, Makedonya, Roma, Bizans gibi uygarlıkların egemenlikleri altında yaşayan Urfa 1094 yılında Selçuklu topraklarına katılmış, 1098’de Haçlı kontluğu idaresine girmiştir. Eyyubi, Memluk, Türkmen aşiretleri, Timur Devleti, Akkoyunlular, Dulkadir Beyliği, Safevilerden sonra da Osmanlı sınırları içine katılmıştır.</p>
<p>Bu köklü tarihe sahip olan şehrin bilinen en eski adı, Hitit çivi yazılı metinlerde rastlanan M.Ö. II. yüzyıla ait olan “Hur Memleketleri” ismidir. M.Ö. I Yüzyılda ise, yörenin adı Asur vesikalarında, “Hanigalbat” olarak geçmektedir. Ancak yörenin Kuzeydoğu kesiminde “Kummuhu” adıyla anılmaktadır.<br />
Urfa’nın tarihin ilk yıllarına ait ismi bilinmiyor. Eğer Urfa Kalesi’nin yapılışı o yıllara ait ise, Altay Türkçesi’nde etrafı hendekle çevrili şehir anlamına gelen “Ur” adı ile bir ilişki kurulabilir. Bu ad bazı kaynaklarda “Urhay, Urha, Urhey veya Urhe” diye de geçmektedir. İskender Devri’nden önce, Urfa şehrine “Orroes” denilmektedir. Bir başka görüşe göre de, eski Makedonya’nın başşehrine verilen “Edessa” ismi Urfa içinde denilmiştir. Bu kelime Trak dilinde “Suyu bol” anlamına gelmektedir.</p>
<p>İskender, Anadolu ve Asya’yı fethettikten sonra bugünkü Urfa’nın bulunduğu yerde yeni bir şehir kurdurdu. Ondan sonra gelen, IV. Antiokhos bu şehre “Antiokhisa Epi Kallirhoe” adını verdi. Bu isim “Güzel Pınarlı Antakya” anlamına gelmektedir. Daha sonra Bizans Dönemi’nde “Edessa” ismi yeniden anılmıştır.<br />
İslamiyet’ten önce Urfa Persler’in idaresinde iken, Arap Yarımadası’ndan birçok Arap kabilelerinin Urfa’ya geldikleri bilinmektedir. Bu kabilelerin arasında “Mudar Oğulları” diye anılan bir topluluğa binaen, bir ara Urfa’ya “Diyar-ı Mudar” adı da verilmiştir. Bundan sonraki Arap hakimiyeti sırasında Urfa şehrinin resmi adı “Ruha” olmuş ve değişikliğe uğrayarak günümüze kadar gelmiştir.</p>
<p>Şehrin adı Milli Mücadele’de göstermiş olduğu kahramanlıktan ötürü, 1984 yılında TBMM’nin çıkardığı bir yasa ile “Şanlıurfa” olarak değiştirilmiştir.</p>
<p>KAYNAKÇA= Fikret IŞILTAN, &#8220;Urfa Bölgesi Tarihi&#8221; (İstanbul, İ.Ü.E.F Yayınları, 1960).<br />
Halil Rafet TAŞINIK, &#8220;Urfa ili Yakın Çevre İncelemeleri&#8221; (Ankara, Öğretmen Matbaası, 1974).<br />
1967 Urfa İl Yıllığı.</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/arkeotarih/tarih-tarih/urfa-adinin-menseisi/">Urfa Adının Menşeisi</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şanlı Direnişin 100. Yılında &#8220;Onikiler&#8221;</title>
		<link>https://bilimdili.com/arkeotarih/tarih-tarih/sanli-direnisin-100-yilinda-onikiler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Havva ELÇİOĞLU]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Mar 2020 13:01:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DÜŞÜNCE]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[direniş]]></category>
		<category><![CDATA[onikiler]]></category>
		<category><![CDATA[şanlı]]></category>
		<category><![CDATA[urfa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bilimdili.com/?p=16535</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mondros Ateşkes Antlaşması&#8217;nın 7. maddesinde yer alan “Müttefikler, güvenliklerini tehdit edecek bir durum ortaya çıktığında herhangi bir stratejik noktayı işgal edebilecek” hükmü, Urfa’yı işgale gerekçe yapılarak 7 Mart 1919 tarihinde, İngilizler tarafından işgal edildi.Ekim ayı içerisinde İngilizler tarafından işgal edilen yerlerin, Fransızlara devredileceği söylentileri yaygınlaştı. 15 Eylül 1919 tarihinde Paris’te yapılan ve Suriye İtilafnamesi olarak [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/arkeotarih/tarih-tarih/sanli-direnisin-100-yilinda-onikiler/">Şanlı Direnişin 100. Yılında &#8220;Onikiler&#8221;</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mondros Ateşkes Antlaşması&#8217;nın 7. maddesinde yer alan “Müttefikler, güvenliklerini tehdit edecek bir durum ortaya çıktığında herhangi bir stratejik noktayı işgal edebilecek” hükmü, Urfa’yı işgale gerekçe yapılarak 7 Mart 1919 tarihinde, İngilizler tarafından işgal edildi.<br>Ekim ayı içerisinde İngilizler tarafından işgal edilen yerlerin, Fransızlara devredileceği söylentileri yaygınlaştı. 15 Eylül 1919 tarihinde Paris’te yapılan ve Suriye İtilafnamesi olarak da bilinen antlaşmayla işgal kuvvetlerinin değiştirilmesine ilişkin İngiliz-Fransız Anlaşmasına göre Urfa ve çevresi Fransızlara verilecekti.</p>
<p>Fransızlar 30 Ekim 1919’da kalabalık bir orduyla Urfa’yı işgal ettiler. Urfa’ya giren Fransız kuvvetlerindeki askerlerin sadece 100 kadarı Fransız’dı. Fransızlar ordularını Suriye’den getirdikleri Ermeniler ile sömürgelerinden getirdikleri askerlerden oluşturmuşlardı.<br>Fransız işgali karşısında Urfa halkı, Ali Saip Bey öncülüğünde destansı bir direniş gösterdi. Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti kurarak haklarını ve vatanlarını savunmaya geçtiler. Müdafaa-i Hukuk Cemiyetinin kuruluş toplantısına katılanlar, halk arasında “Onikiler” olarak adlandırıldı.<br>Halkın inançlı direnişi karşısında şehirde tutunamayacaklarını anlayan Fransızlar “Peygamberler Diyarı” olarak bilinen Urfa’yı 11 Nisan 1920 tarihinde terk etmek zorunda kaldılar.</p>
<p><a class="herald-popup-img" href="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2020/03/indir-1.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-16540" src="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2020/03/indir-1.jpg" alt="" width="289" height="174"></a><br>Peki bu Onikiler Kimlerdir?<br>1- Mustafa Efendi<br>2- Hacı İmam Efendi<br>3- Mustafa Reşit Efendi<br>4- Mollazade Mahmut Efendi<br>5- Komiser Şakir Efendi<br>6- Güllüzade Osman Efendi<br>7- Şellizade Ali Ağa<br>8- Nebozade Hacı İmam Efendi<br>9- Bedirağazade Halil Ağa<br>10- Adil Hulusi Efendi<br>11- Hüseyin Pertev Efendi<br>12- Hacı Mustafa Çavuş</p>
<p>Yukarıda da ismini saydığımız bu 12 kişi öncülüğünde yaşanan mücadele Urfa&#8217;ya &#8220;Şanlı&#8221; unvanını kazandırdı. 11 Nisan&#8217;da kent düşman işgalinden kurtuldu. Bu sebeple her 11 Nisan, Urfa tarihine şanlı bir kurtuluş yazdıran Urfalıların bayramı olarak kutlanır.<br>Bu yıl ayrıca kutlamaların sayısı artacaktır. Çünkü kentin düşman işgalinden kurtuluşunun tam 100. yıl dönümü olması vesilesiyle Urfa, çeşitli kutlamalara sahne olacak. Türkiye&#8217;nin her yerinden bu destansı zaferi kutlamak için misafirlerimizi bekliyoruz.</p>
<p></p>
<p>KAYNAKÇA</p>
<p>&nbsp;Müslüm AKALIN, Urfa Kurtuluş Destanı &#8220;Milli Mücadelede Urfa (Şanlıurfa Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Yayınları)</p>

<p>The post <a href="https://bilimdili.com/arkeotarih/tarih-tarih/sanli-direnisin-100-yilinda-onikiler/">Şanlı Direnişin 100. Yılında &#8220;Onikiler&#8221;</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
