Arkeoloji Tarih

İskitlerin Kökeni Üzerine

temsili

İlim ve fennin yaşadığımız her dakikadaki safhalarının gelişmesini kavramak ve izlemek şarttır. Tarafımızca yayımlanan “Türklerin Ataları İskitler” adlı yazımızda Neyçır Kominikeyşın (Nature Comunication) dergisindeki bir araştırmadan söz etmiştik. Bu araştırmada, geniş bir coğrafyaya hakim olan İskitlerin ortak bir kültür dairesi içerisinde yaşadığı ve bugünkü Türkçe konuşan toplulukların atası olduğu  ortaya koyulmuştur. Ayrıca Doğu ve Batı Avrasya İskitlerinin çeşitli milletlere mensup olmalarına rağmen, kademeli olarak göçmen milletlerin bozkırda birleşmelerine ve büyük bir devlet kurmalarına engel olmadığı ileri sürülmüştür.

İşte o araştırma: https://bilimdili.com/arkeotarih/tarih-tarih/turklerin-atalari-iskitler/

İskitlerin kökeni ile ilgili Rusya’da aynı bir çalışma, farklı bir varsayımla karşımıza çıkmaktadır. Konuyla ilgili farklı araştırmaları sunmak ve farklı görüşleri bir arada almak ve nesnel bir değerlendirme yapabilmek adına uygun düşecektir. İşte o araştırma:

İskitler Nereden Geliyor?

Lomonosov Moskova Devlet Üniversitesi  antropologları İskitlerin kalıtımının yerli kabileler ile Orta Asya bölgesinden Kuzey Karadeniz’ e göç eden nüfusun bir kısmının katılımı temel alınarak şekillediği varsayımını ileri sürdü. Araştırma sonuçları Amerikan Fiziksel Antropoloji Dergisi’nde (the American Journal of Physical Anthropology) yayımlandı.

Lomonosov Moskova Devlet Üniversitesi üyeleri, Kuzey Karadeniz bölgesinden İskitler ile Doğu Avrupa ve Orta Asya’dan gelen Bronz Çağı nüfusu arasındaki genetik ardıllığı değerlendirmek için, çeşitli kafatası serilerinin, ölçümsüz kafatası özellikleri sıklığı bakımından karşılaştırmalı bir analizini yaptı.

Lomonosov Moskova Devlet Üniversitesi Antropoloji Bölümünün araştırmalarına öncülük eden Alla Movsesyan ve makalelerin yazarlarından biri şöyle söylüyor : “Bugünlerde İskitlerin kökeniyle ilgili iki  temel hipotez var. Birinciye bakılırsa onlar Orta Asya’dan Kuzey Karadeniz bölgesine istilacı olarak geldiler ve yerli Hint-Avrupa nüfusu İskitler tarafından asimile edildi.  İkinci hipotezi takiben İskitler genetik olarak Srubna kültürel tarihi topluluğunun yerli nüfusuyla bağlantılıydı (kereste- mezar kültürü); kabilelerce Geç Bronz Çağ’daki  etno kültürel bağlaşma Ural Dağları ve Dinyeper arasındaki step ve step kemerlerinde yerleşmişti.

Kafatası serilerinin bir veya birkaç sıkışık gömüdeki bir etnik gruba veya bir arkeolojik kültüre ait olan  ve insan iskeletinin ikincil anatomik değişkenlerini yansıtarak farklı olarak değişim gösteren kuru kafa takımı anlamına geldiğini açıklığa kavuşturmalıyız . Kafatası serileri çeşitli  ek veya yamuk delikleri , eğri kafatası dikişleri ile kemik uzantıları, bıngıldakta küçük kemikler ve kafatası dikişleri içerir. Bu özelliklerin, kalıtım doğasının bir parçası  ve bir toplumun kalıtımının betimleyicisi olabileceği düşünülmektedir.  Toplumlar arasındaki genetik kalıpların farklılaşmasının ölçümsüz özellikleri temel aldığı, benzer topluluklar arasındaki farklılıkların genetik kalıplarıyla ilişkili olduğu, genetik izlerin moleküler veriye uyumlu olarak temellendiği ortaya çıkarılmıştır. Sonuç olarak ölçümsüz kafa özelliklerinin karşılaştırmalı bir analizi eski toplum çalışmalarında DNA araştırmalarına bir tür seçenek olarak düşünebilir.

Alla Movsesyan, “İskelet materyali üzerinde yapılan, oldukça karmaşık ve pahalı bir süreç olan DNA araştırmalarının aksine, ölçümsüz  kafatası özelliklerinden yararlanmak, kafatası serilerinin sınırsız miktarda genetik analizini yapmaya olanak veriyor ve  eski toplumlar arasındaki genetik bağlantılar üzerine yapılan bu çalışmalar oldukça önemli. Bu teknik dış antropolojide oldukça yaygındır ” diye konuştu.

Antropologlar, toplumlar arasındaki farkların derecesini ayırt etmek için,  farklılığın ortalama bir ölçüsü olarak bilinen istatistiksel bir yaklaşım kullandılar. Bu, toplumlar arasındaki genetik uzaklıkların,  ölçümsüz özelliklerin sıklık verileri temel alınarak hesaplandığını ifade eder. Elde edilen sonuçlar, İskit etnik kökeniyle ilgili her iki hipotezinin de kısmen doğru olduğunu varsaymamıza olanak tanımaktadır: İskit kalıtımı , Bronz Çağı yerel Srubna kültüründen  ve Orta Asya’dan göç ettirilen nüfusun soyundan gelen kişiler temel alınarak oluşturulmuştur.

İskitlerin Slavların ataları olduğu fikri, bilim adamlarının bu iki kavim arasında neredeyse hiçbir ayrım olmadığını çok önce kanıtlamış olmasına rağmen, değişmez söylenlerden (mit) biridir. Alla Movsesyan şunları belirtiyor: “Edebiyat Fakültesi mezunu  Rybakov’a göre onun “Herodot’un İskiti ” (Herodotus’ Scythia)  adlı kitabında “İskitler-köylüler” adı verilen İskit kabilelerinin bir kısmı büyük olasılıkla uzun süredir devam eden coğrafi yakınlık nedeniyle Slav etnik kökeninde  yer aldı. Yine de İskitlerin Slavlar’ın kesin olarak atası olduğu fikri herhangi bir arkeolojik, antropolojik, genetik veya dilsel veri tarafından desteklenmiyor. ” dedi.

Kaynak: https://archaeologynewsnetwork.blogspot.com/2017/03/where-did-scythians-come-from.html#GShi4xCO3718jtOc.99