Yaşam

Kelt mitinde İrlandalı iblis ve canavarlar

Kelt kültüründe daima korkulacak bir dizi kötü güç bulunmuştur. Eski Keltler yüzlerce tanrıya inanıyordu. Ancak pek çok kültürde olduğu gibi kötü güçler ya da şeytanlara da inanıyorlardı. Keltlerin bugün korktukları canavarlar aslında eski Kelt kültüründe tanrıydılar. Keltler Hıristiyan olduktan sonra bu tanrılar putperest canlılar olarak şeytanileştirildi ve kötülendi.

1.İrlandalı vampir: Dearg Due

Vampir Drakula’nın yaratıcısı İrlandalı bir yazar olan Bram Stoker’dır. Ancak İrlandalıların inanışlarında “Dearg-due” denilen başka bir vampir daha vardır. Dearg due, İrlanda dilinde “kan emicisi” anlamına gelmektedir. Dearg-due, erkekleri baştan çıkaran ve sonra onların kanını tamamen emen bir kadın iblistir.

Eski Kelt inanışına göre tüm ülkede güzelliği ile tanınan bir İrlandalı kız, köylü bir delikanlıya aşıktı. Kızın babası ise bu duruma şiddetle karşıydı. Babası onu zengin bir adamla zorla evlendirdi. Ancak zengin adam İrlandalı güzel kıza kötü davranıyordu. Sonunda İrlandalı güzel kız intihar etti.

İrlandalı güzel Waterford’daki Strongbow’un Ağacı yakınında gömülmüştü. Bir gece babası ve kocasından intikam almak için mezarından kalktı. Kocası ve babasını öldürene kadar ikisinin de kanını içti.

Dearg-due olarak bilinen bu vampir, yılda bir kez uyanır ve cazibesini kullanarak erkekleri kendisine çeker. Dearg-due’nun mezarından çıkmasını önlemek için mezarının üzerine taş yığılmalıdır. Bu onu tamamen durdurmaz ama en azından yeniden uyanmasını bir yıl geciktirebilir.

2.Başsız İrlandalı atlısı: Dullahan

Bir başka İrlanda canavarı Dullahan’dır. Dullahan, “karanlık adam” manasına gelmektedir. Dullahan başını bir elinde taşıyarak gezer. Gözlerinden alevler çıkmaktadır. Atından her inişinde bir insan ölür. Bu efsanenin bazı farklı söylemleri vardır. Bazı anlatımlarda Dullahan’ın insanların üzerine kovayla kan attığı, bazılarında ise yakında ölecek olan insanların adlarını söylediği anlatılır. Dullahan’ın tek zayıf tarafı altına olan korkusudur.

3.İnleyen hayalet: Banshee

Efsaneye göre Banshee, Dullahan ile takım olarak çalışır. Banshee, inleyen-ağlayan bir kadın hayalettir. Bir evin önünde ağlamaya başlarsa; bu, o evden birinin yakında öleceği anlamına gelir. Banshee’nim ağlaması ölüm habercisidir.

Banshee efsanesinin birkaç farklı anlatımı vardır. Bunlardan birinde Banshee, 6 siyah atın çektiği bir at arabası ile Dullahan’a doğru gitmektedir ve atlarını insan omuriliğinden yapılmış bir kırbaçla kırbaçladığı söylenmektedir. Ancak çoğu anlatımda Banshee tek başına ve korkunç olarak tabir edilir. Görünüşü çirkin yaşlı bir kadından, genç güzel bir kadına kadar pek çok farklı kez tabir edilmiştir. Ancak kesin olan tek şey Banshee’nin ağlamasının birisinin öleceğine işaret etmesidir.

4.İblislerin Kralı: Balor

Balor, Kelt mitolojisinde ölüm tanrısıdır. Tek gözü ve tek bacağı vardır. Aynı zamanda Fomori Kralı olan Balor, göllerin ve denizlerin karanlık derinliklerinde yaşardı. Yalnızca gözleri ile bakarak insanları öldürebilirdi. Bu sebeple gözlerini çok nadir açardı. Çünkü cesetlerin üzerinde dolaşmak istemiyordu. Bugün Balor, göllerin ve denizlerin karanlık derinliklerinde olan Fomori Krallığına döndü ve insan avlayan deniz canavarına dönüştü.

5. Sluagh: Ölü İrlandalı Günahkarlar

İrlandalıların inanışlarına göre Sluaghlar kötü niyetli ruhlar olarak dünyaya geri dönen günahkar insanların ruhlarıdır. İnsanların ruhlarını avlamaya çalışırlar. Batı’dan adeta bir kuş sürüsü gibi gruplar halinde uçarak gelip, ölmek üzere olan insanların ruhlarını götürmeye çalışıyorlardı.

Bazı İrlandalılar Sluagh’ı evlerinden uzak tutmak için evlerinin batı yönündeki pencerelerini her zaman kapalı tutarlar.

6.Carman: Kelt cadısı


Carman, Kelt mitolojisinde kötü cadı tanrıçasıdır. Carman her zaman “Dub”, “Dother” ve “Dain” adındaki üç oğlu ile dolaşırdı. Oğullarının isimleri “karanlık  “, “kötülük” ve “şiddet” anlamına geliyordu. Karşılarına çıkan her şeyi ya da herkesi yok ederlerdi.

7.Kelpie: Kelt deniz canavarı

Kelpie genellikle at şeklinde görünen fakat pek çok farklı şekilde de görülebilen bir canavardır. Hedefinde kadın ve çocuklar bulunmaktadır. Denizde yakaladığı kadın ve çocukları ilk önce boğar, sonra yiyeceği yere götürür. Bazen kadınları kandırmak için yakışıklı erkek şekline de girebilir. Ancak Kelpie erkek kılığına girerse mutlaka saçında koyu renk yosunlar oluyordu. Bu özellik ile Kelpie insanlardan ayrılabiliyordu.

8.Caorthannach: Kelt ateşi

Şeytan’ın annesi olarak görülen Caorthannach, Aziz Patrik tarafından İrlanda’dan kovulmuştur. Aziz Patrik, Croagh Patrick denilen yerde durarak tüm yılan ve iblisleri boğulmaları için Emerald adasından denize atıyordu. Ancak Caorthannach, Patrik’in elinden kaçtı. Patrik, Caorthannach’ı uzun süre kovaladı, çok susamıştı. Caorthannach, Aziz Patrik’in çok susayacağını tahmin ettiği için tüm su kuyularını zehirlemişti. Aziz, yol göstermesi için Tanrı’ya dua etmeye başladı. Patrick sonuçta Hawk’s Rock’a gitti, burada Caorthannach’ı bekledi. Caorthannach ona doğru yaklaşırken bulunduğu yerden fırladı ve onu suda boğdu.

9. Leanan Sidhe: İrlandalı kötü peri

Hem bir ilham perisi hem de bir iblis olan Leanan Sidhe, İrlanda’nın mitolojik vampirlerinden bir diğeri.  Leanan Sidhe, şairlere ve müzisyenlere esin kaynağı oluyordu. Ancak bu şair ve müzisyenlerin hayatlarına mal oluyordu.

Leanan Sidhe, sanatçı erkeklerle sevgili olup, bilgisini, yaratıcılığını ve sihrini paylaşıyordu. Ama onları terk ettiği zaman erkekler üzüntüsünden ölüyordu. Leanan Sidhe, ölen sevgililerini kendi mağarasına götürürdü. Kurbanlarının kanlarını doğrudan emmek yerine bir kazana dolduruyordu. Bu kanlar onun güzelliğinin ve sanatının kaynağını oluşturuyordu.

10. Questing Beast: Melez Kelt Canavarı

Questing Beast, yılan benzeri, kötü bir Kelt canavarıdır. Başı yılanı, gövdesi leoparı, arka bacakları aslanı andırır. Bu canavar sürekli 30 köpek birden ağlıyormuş gibi büyük bir gürültüyle ağlıyordu. Çok hızlı olduğu biline bu canavar Kral Pellinore tarafından avlandı.

Bu canavar aynı zamanda Edmund Spenser’in epik masalı “The Faerie Queene”de de yer almaktadır. Bu kısım 16.yy’da İngiltere ve İrlanda arasındaki sorunlu ilişkiyi ele almaktadır.

Kaynak

Çeviri: İdris Kılıçaslan