Tarih

Jüstinianus’un Hukuk Reformu

Yazar: Celil Aktaş

Jüstinianus’un saltanatı, Roma tarihinin dönüm noktalarından birisidir. Ölümüne dek 38 yıl boyunca hüküm süre Jüstinianus, Roma İmparatorluğu’nda Pax Romana[1] döneminde olduğu gibi görkemli bir birliği yeniden tesis etme amacıyla siyasi ve hukuki alanlarda çeşitli girişimlerde bulunmuştur.

Jüstinianus Tahta Çıktığında İmparatorluğun Genel Durumu:

Öncelikle belirtmek gerekir ki Roma İmparatorluğu, henüz Jüstinianus’un tahta çıkışından 132 yıl önce, 395 yılında Doğu ve Batı Roma İmparatorlukları olmak üzere iki ayrı devlete bölünmüştü. Ancak bu bölünmeden henüz 100 yıl bile geçmeden, 476 yılında, Batı Roma İmparatorluğu çökmüş, topraklarında Romalıların “barbar” olarak adlandırdığı Cermen kavimleri kendi krallılarını kurup,  hüküm sürmeye başlamıştı. Bu dönemde Galya[2]’da Frank, İtalya’da Ostrogot, Hispanya[3]’da Vizigot ve Kuzey Afrika’da ise Vandal kralları hüküm sürmekteydi.

Jüstinianus, 527 yılında Doğu Roma tahtına çıktığında eski Batı Roma topraklarındaki durum böyleydi. Ancak Jüstinianus’u rahatsız eden tek şey batıdaki eski Roma şehir ve vatandaşlarının barbar idaresinde yaşıyor oluşu değildi. Romalıların, tarihlerinin ilk dönemlerinden beri, her şeyin üzerinde tuttukları kanunları da hukuk kaynaklarının dağınıklığından dolayı karmaşa içindeydi. Bunu Pandidacterion[4]’da hukuk öğrencilerine hitaben yaptığı konuşmasında, Jüstinianus’un kendisi bizzat açıkça belirtmiştir. (Pugsley, 2019, s. 24)

Tüm bu nedenlerden dolayı eski imparatorluğu diriltmeye kararlı olan Jüstinianus, bu amaçla siyasi, hukuki ve dini alanlarda girişimlerde bulunmuştur. (TAHİROĞLU & ERDOĞMUŞ, 2012, s. 84)

Jüstinianus’un Siyasi Birliği Sağlama Girişimleri

İmparatorluğun siyasi birliğini sağlamak adına Jüstinianus, Pers Savaşları’nda kendisini kanıtlamış bir komutan olan Belisarius’u önce Kuzey Afrika’nın fethi için görevlendirmiştir. 533 yılı Haziran’ında İstanbul’dan ayrılan filo, aynı yılın Eylül ayında Afrika’ya çıkmıştır. Takip eden 534 yılında ise Vandal Kralı Gelimer tutsak edilmiş, krallığı ortadan kaldırılmış ve Kuzey Afrika, Doğu Roma İmparatorluğu’nun egemenliği altına tekrar girmiştir. Ardından Belisarius, İspanya’daki Vizigot kralı Theudes’in ölümüyle başlayan iç savaşa da müdahale etmiş ve kendisiyle uyumlu bir yönetimin tesis edilmesini sağlayıp, bazı İspanya şehirlerini de imparatorluğa katmıştır. Belisarius’un 535 yılının sonunda Sicilya’ya çıkması ile İtalya’da Gotlara karşı savaşlar başlamış, bir yıl sonra Belisarius Roma’yı ele geçirmiş, Roma’ya düzenlenen Got saldırılarını da püskürtüp, Kuzey İtalya’daki çok sayıda şehri de ele geçirmiştir. Ostrogot Kralı Vitiges’i tutsak alan Belisarius, bu başarılarının ardından, 540 yılında geri çağrılmıştır. (GIBBON, 2020)

Fakat Belisarius’un zaferleri kalıcı olmamıştır. Kısa süre içinde Belisarius’un ele geçirdiği topraklar, Doğu Roma’nın hakimiyetinden çıkmış ve imparatorluk giderek küçülen bir devlete dönüşmüştür.

Jüstinyanus’un Hukuk Alanındaki Girişimleri

Jüstinianus’un Roma mirasına sahip çıkma girişimi Belisarius’un seferlerinden ibaret değildir. Hatta Belisarius’u sefere uğurlarken, Jüstinianus, tarihin ilk hukuk okullarından birisini açmaktaydı. Ayrıca tarihin en önemli Roma Hukuku derlemelerinden birisi olan Corpus Iuris Civilis tamamlamıştı.

Aslında Jüstinianus, hukuk reformuna tahta çıkar çıkmaz girişmişti. İmparator oluşunun üzerinden henüz bir yıl bile geçmeden, 528 yılının Şubat Ayında çıkardığı bir emirname ile Tribonianus’u baş hukukçusu ilan etmiş ve ona yedisi memur, ikisi avukat ve biri de hukuk hocası olan toplam on kişilik bir kurul ile İmparator Hadrianus’tan kendi saltanatına kadarki dönemde çıkarılan tüm imparatorluk emirnamelerini derleme görevini vermiştir. (Öz, 2019, s. 8-9) Bu bölümün adı Codex olup, 12 kitap halinde düzenlenmiştir. 529 yılında yayımlanan Codex, yayımlanma tarihinden sonra çıkarılan emirnameler de eklenilerek, 533 yılında güncellenmiştir. (ÇELEBİCAN, 2014, s. 53-54)

Codex bölümünün yayımlanmasının ardından Tribonianus, bu sefer on yedi kişilik bir kurul ile elli kitaptan oluşan Digesta bölümünü hazırlamaya başlamıştır. 530 yılında başlayan derleme çalışmaları üç yıl sonra 533 yılında sona ermiştir. Bu bölümde Roma Hukukunun altın çağı kabul edilen klasik dönemin önde gelen hukukçularının eserleri derlenmiştir. (ÇELEBİCAN, 2014, s. 51-52) Toplamda kırka yakın hukukçuya değinilmiştir ancak üslup olarak sanki Jüstinianus’un kendisi konuşuyormuş gibi bir yazım tekniği izlenmiştir. (TAHİROĞLU & ERDOĞMUŞ, 2012, s. 91)

Jüstinianus’un hukuk reformunun ardındaki amaç, sadece hukuk kaynaklarının derlenmesi değildi. Çalışkanlığı dolayısıyla “Uyumayan İmparator” diye de bilinen Jüstinianus, bu hukuk birikiminin, gelecekteki uygulayıcıları ve geliştiricileri olacak olan hukuk öğrencilerini de unutmamıştı. Onlar için 533 yılında bir hukuka giriş ya da ders kitabı niteliği taşıyan, Instituones’i hazırlatmıştır. 4 kitaptan oluşan Instituones, kelime anlamı olarak, “hukuk kuralları” anlamına gelir. (ÇELEBİCAN, 2014, s. 50-51) Ancak Instituones sadece bir ders kitabı olmayıp aynı zamanda imparatorluk sınırları içindeki tek kanun olarak onaylanıp, yürürlüğe konmuştur. (TAHİROĞLU & ERDOĞMUŞ, 2012, s. 94)

Ardından 534 yılından Jüstinianus’un öldüğü 565 yılına kadarki emirnameleri de Novellae başlığıyla toplanmış ve Corpus Iuris Civilis’e eklenmiştir. (ÇELEBİCAN, 2014, s. 54) Bu bölümde yer alan emirname sayısı 168 olup; kimisi Yunanca kimisi ise Latincedir. (TAHİROĞLU & ERDOĞMUŞ, 2012, s. 94)

Böylece Corpus Iuris Civilis tamamlanmış oldu. Ancak bu eserin etkisi yazıldığı dönemle sınırlı kalmadı. Rivayete göre, 12.yüzyılın başlarında, İtalya’nın Amalfi şehrinde bir yangın çıkmış, yangından geriye kalanlar arasında çeşitli Roma Hukuku derlemeleri ve Digesta bulunmuştur. (VILLEY, 2017, s. 8) Başka kaynaklara göre Digesta’nın 6. yüzyıldan kalma elyazması bir kopyası Pisa şehrinde bulunmuştur. (ÇELEBİCAN, 2014, s. 76) Ancak nasıl bulunmuş olursa olsun Digesta,   Ortaçağ itibariyle üniversitelerde üzerinde çalışılan bir kaynak olmuştur. Daha sonraki dönemlerde, özellikle Ortaçağ’ın örfi hukukunun modern hukuka dönüşmesinde Roma Hukuku kurumlarından ciddi ölçüde yararlanılmıştır. (VILLEY, 2017, s. 9) Bundan dolayı bugün Japonya’dan Latin Amerika’ya, mevcut pek çok hukuk sisteminin temelleri, Jüstinianus’un Roma Hukukunu derlemeleri sayesinde oluşturulmuştur. Eğer Jüstinianus’un bu çalışmaları olmasaydı, bugünkü Roma Hukuku bilgimizin büyük kısmına hiç sahip olamazdık. Bundan dolayı Jüstinianus’un hukuk reformu sadece bu yönüyle bile, yukarıda değinilen Belisarius’un zaferlerinden çok daha etkili olmuş, etkisi günümüze kadar ulaşmıştır.

Justinianus hukuk eğitimine çok değer vermekteydi. Kendisi 533 yılında dünyanın ilk hukuk fakültesi olarak kabul edilebilecek olan Pandidacterion’un hukuk okulunda 21 Kasım 533 tarihinde birinci sınıf[5] hukuk öğrencilerine hitaben bir konuşma yapmıştır. Konuşmasına “hukuk eğitimine istekli bu kadar çok yeni öğrenci görmek ne güzel!” diyerek başlayan imparator, önceden Roma Hukukunun kaynaklarının bir karmaşa içinde olduğunu ancak kendilerinin önceki Roma imparatorlarının yasalarını sistematik biçimde derlediklerini, böylece bu karmaşayı giderdiklerini söyler (Pugsley, 2019, s. 24).

Bu konuşmasında Jüstinianus, öğrencilerin eski yazarların yapıtları içinde boğulmalarını istemediğinden Instituones’i hazırlattığını belirtmiştir. Böylece öğrencilerin yararsız ve işlevsiz hiçbir şeyle vakit kaybetmeksizin, kendi ifadesiyle “büyük imparatorlarının ağzından çıkıyormuş gibi” güncel hukuku öğreneceklerini söylemiştir. (Pugsley, 2019, s. 25)

İmparator, konuşması boyunca çalışmanın amacının Roma Hukuku kaynaklarının derlenmesi ve hukuk eğitimi için basit bir kitabın oluşturulması olduğunu tekrar tekrar vurgulamıştır. Bu süreçte yararlılık gösterenleri de kutlamıştır. Konuşmasının sonunda ise tamamlanıp onayına sunulan derlemeyi incelediğini, emirlerine uygun hazırlandığını görünce önsöz ekleyip, kanun hükmünde yürürlüğe girmesi için onayladığını belirtmiştir. (Pugsley, 2019, s. 26)

Hukuk Okullarının Açılıp ve Atina Okulları’nın Kapatılmasıyla Gelişen Süreç

Pandidacterion’daki eğitim laik bir eğitimdi çünkü dini eğitim patrikhaneye bırakılmıştı. Ayrıca tıpkı Pandidacterion’daki gibi bir diğer hukuk okulu da Beyrut’ta açılmıştı[6] ve diğer tüm yükseköğretim okulları kapatılmıştı. Böylece eğitimin kalitesinin yüksek tutulmasını ve denetiminin kolaylaştırılması amaçlanmıştır (Öz, 2019, s. 16). Ancak Jüstinianus’un kapattığı okullar sadece İstanbul ve Beyrut dışındaki hukuk okulları değildir. Atina felsefe okulları da Jüstinianus tarafından kapatılmıştır. Bu okulları önemli kılan ilkçağ Akdeniz Uygarlığının retorik ve felsefe merkezleri olmalarıydı. Felsefe eğitiminde ileri olan bu okullar, ilkçağ Yunan felsefi akımlarının da birikimini taşıyan bir özgür düşünce kurumlarıydılar. (GIBBON, 2020, s. 123-128)

“Roma Yunanistan’ı kılıcıyla, Yunanistan ise Roma’yı kültürüyle fethetmiştir” sözü, Yunan felsefesinin Klasik Roma Hukuku üzerindeki etkisi açısından da geçerlidir. Roma Hukuku’nun kökleri eski Roma dinine dayansa da Klasik Roma Hukuku Kartaca’nın fethinden sonra başlayan süreçte oluşturulmuştur. O dönemin en ileri felsefe birikimi ve okullarına sahip Yunanlıların bu birikimleriyle Roma Hukukunun gelişiminde katkıları olmuştur. (VILLEY, 2017, s. 32-33) Zaten klasik dönemde Romalılar hukuku felsefe üzerinden açıklamışlardır. (VILLEY, 2017, s. 59) Roma Hukuku, hukukçuların eserleri üzerinden gelişmiştir ve bu eserleri veren hukukçular Aristoteles, Platon ve Stoacı filozofları okumaktaydılar. (TAHİROĞLU & ERDOĞMUŞ, 2012, s. 69) Böylece Roma Hukukunu yüzyıllarca beslemiş olan bir kaynağa son verilmiştir.

Klasik dönem Roma hukukçuları, hukukun hayatın olağan akışından, kendiliğinden doğduğunu kabul etmiş, kanunlarla buna müdahale edilmesini oldukça yanlış bulmuşlardır. (TAHİROĞLU & ERDOĞMUŞ, 2012, s. 57) Bu dönemde yöntem olarak soyut ilkelere başvurmak yerine gözlem yapıp adil bir sonuca varmak hedeflenmiştir. (VILLEY, 2017, s. 62) Metne sıkı sıkıya bağlı kalmak yerine tarafların ve kuralların asıl amaçlarını göz önüne alan bir yorum tekniği geliştirmişlerdir. (TAHİROĞLU & ERDOĞMUŞ, 2012, s. 66) Bu nedenle Jüstinianus dönemindeki gibi imparator iradesiyle kanun yapmak, klasik Roma Hukuk anlayışıyla çelişmektedir.

Jüstinianus’un Atina felsefe okullarını kapatmasıyla artık Ortodoks Hristiyan öğretesiyle uyuşmayan düşünceler kabul edilmemekteydi. (GIBBON, 2020) Platoncu görüşleriyle öne çıkan bu okulun kapanması imparatorluktaki özgür düşünceye ciddi bir darbe vurmuş ve o dönemde de büyük tepki uyandırmıştır. (Öz, 2019, s. 16) Oysa Roma’nın ilk hukuk okulları retorik ve felsefe okulları örnek alınarak kurulmuştur. (VILLEY, 2017, s. 55) Jüstinianus’un bu hareketi Doğu Roma düşünce dünyasında Ortodoks Hristiyanlığı, felsefi düşünceye baskın hale getirmiştir.

Jüstinianus’un eğitim kurumlarına yönelik politikasını bu dönemde hukukun kaynaklarındaki değişimden ayrı düşünmemek gerekir. Jüstinianus’un dönemine tarihçiler tarafından “Dominatus[7] dönemi denir. Bu kelime “dominus” (efendi) sözcüğünden gelir. Bu isimden de anlaşılacağı üzere, imparator tüm iktidara mutlak şekilde tek başına, kimseyle paylaşmadan hakimdi. (TAHİROĞLU & ERDOĞMUŞ, 2012, s. 32-33)

Bu dönemde hukukun tek kaynağı imparatorun emirnameleridir. Böylece imparatorun iradesi doğrudan kanuna dönüşüyordu. Oysa daha önceleri ve geleneksel olarak Batı Roma’da hukukun kaynakları senato kararlarından hukukçuların kendilerine sorulan sorulara verdikleri cevaplara kadar uzanan geniş bir yelpazedir. (ÇELEBİCAN, 2014, s. 73) Batı Roma’da ve Roma’nın Doğu-Batı olarak ikiye ayrılmasından önceki dönemde Roma imparatoru “princeps[8]” ünvanını kullanırlardı. Doğu Roma İmparatoru’nun aksine princeps sadece kanun teklif edebilirdi, hukuki sorunları çözmek için beyanname çıkarabilirdi. (ERİŞGİN, 2017, s. 185) Buradan da anlaşılabileceği gibi Batı Roma’da hukuki meşruiyetin kaynağı halktır, Doğu’da ise tamamen imparatordur. Batı Roma’da Romalıların eskiden beri getirdikleri özgürlük fikri halen korunurken, Doğu Roma’da bu çoktan terk edilmiştir.

          Tüm bunlar Jüstinianus’un yükseköğretimi doğrudan kendi yönetimi altına alışındaki amacının, eğitimin kalitesinden çok imparatorun okullar üzerindeki hakimiyetini arttırmak olduğunu göstermektedir. Bu okulların mezunlarının devletin yüksek mevkilerinde görev aldığı düşünülürse Jüstinianus dönemi Roma’nın, eski Romalıların çok övündüğü özgürlük düşüncesi ve halk yönetiminden çok uzakta olduğunu söyleyebiliriz.

 Jüstinianus’un son verdiği bir diğer kurum ise Roma Cumhuriyeti’nin kurulduğu günden beri devam eden konsüllük kurumudur. Konsüllerin etkisi her ne kadar İmparatorluk zamanında zayıflasa da sembolik olarak hala çok şey ifade etmekteydiler (GIBBON, 2020, s.130). Ancak Jüstinianus tarafından kaldırılmalarıyla Doğu Roma, kurucu köklerinden iyice uzaklaşmıştır. Zaten Jüstinianus’un ölümünden yüz yıl sonra Doğu Roma İmparatorluğu’nun resmi dili olan Latince’nin yerini Yunanca almıştır. (Öz, 2019, s. 6)

SONUÇ

Böylece Jüstinianus’un Roma mirasına sahip çıkma girişimleri, amaçlananın aksine, Roma’nın klasik medeniyetini ve kültürünü, eski Roma topraklarında yeniden hakim kılmak yerine mevcut Roma kültür ve medeniyetini geri dönülmez biçimde değiştirmiştir. Jüstinianus ile pagan ve Latin kökenleri olan Roma medeniyeti artık Grek ve Ortodoks Hristiyan bir kimliğe bürünmüş, önündeki yaklaşık bin yıllık dönemi de bu şekilde geçirmiştir. Böylelikle Jüstinianus, Roma tarihi için hem bir son ve hem de yeni bir başlangıçtır.

Durumu Hukuk Tarihi açısından ele alırsak, Jüstinianus’un katkısının emsalsiz olduğunu görürüz. Bu emsalsiz katkısı bugüne kadar ulaşan, daha da önemlisi kendisiyle beraber Roma Hukukunu da günümüze taşıyan, modern hukuk kurumlarının oluşmasında temel olan Corpus Iuris Civilistir.

 

 

Kaynakça

ÇELEBİCAN, Ö. K. (2014). Roma Hukuku. Ankara: Turhan Kitapevi .

ERİŞGİN, Ö. S. (2017). Roma Kamu Hukukuna Giriş. Ankara: Seçkin Hukuk.

GIBBON, E. (2020). Roma İmparatorluğu’nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi (Cilt 4). İstanbul: İndie Yayınları.

Öz, T. (2019). Çevrilen Konuşma ve İnceleme Hakkında. D. Pugsley içinde, Justinianus’un İstanbul Hukuk Okulu Açılış Konuşması . İstanbul: Vedat Kitapçılık.

Pugsley, D. (2019). Justinianus’un İstanbul Hukuk Okulu Açılış Konuşması. (T. Öz, Çev.) İstanbul: Vedat Kitapçılık.

TAHİROĞLU, B., & ERDOĞMUŞ, B. (2012). Roma Hukuku Dersleri. İstanbul: DER Yayınları.

VILLEY, M. (2017). Roma Hukuku Güncelliği. İstanbul: DER Yayınları.

[1] “Roma Barışı” anlamına gelir. Roma’nın tüm Akdeniz havzasına hakim olduğu ve egemenliği altındaki ulusların barış içinde yaşadığı dönemi ifade eder. Bu dönem Augustus (Oktiavian) döneminden ve Marcus Aurelius dönemine kadarki süreci kapsar.

[2] Günümüz Fransa toprakları

[3] Günümüz İspanya toprakları

[4] Pandidakteron: 425 yılından IV. Haçlı Seferindeki yağmaya kadar, uzun süre İstanbul’daki Magnaura Sarayı’nda hizmet veren yükseköğretim kurumudur (Öz, 2019, s. 14-15).

[5] Pandidacterion’daki hukuk eğitimi toplam beş yıl sürmekteydi.

[6] Beyrut’taki hukuk okulunun Augustus döneminde kurulduğu düşünülmektedir.

[7] Bu döneme “Son İmparatorluk Dönemi” de denir. 284 yılından 565 yılları arasını kapsayan bu döneme Jüstinianus’un saltanatı da dahildir.

[8] Latince “birinci” anlamına gelir. Romalılar “rex” yani kral unvanını tiranlık olarak görmekteydiler. Cumhuriyetten sonra bu unvanın kullanılma nedeni budur.

Celil Aktaş

Yorumla

Yorum yazmak için buraya tıklayın...