<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Emre Kabadayı, Author at Bilimdili.com</title>
	<atom:link href="https://bilimdili.com/author/emrekabadayi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://bilimdili.com/author/emrekabadayi/</link>
	<description>Türkçe Bilim</description>
	<lastBuildDate>Wed, 07 Feb 2018 02:03:14 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.3</generator>

<image>
	<url>https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2018/09/cropped-turuncu-favicon-32x32.png</url>
	<title>Emre Kabadayı, Author at Bilimdili.com</title>
	<link>https://bilimdili.com/author/emrekabadayi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>3D Kalp, Gerçeğini Aratmıyor</title>
		<link>https://bilimdili.com/doga-cevre/tip/3d-kalp-gercegini-aratmiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emre Kabadayı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Feb 2018 20:00:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tıp]]></category>
		<category><![CDATA[3D Kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Gerçeğini Aratmıyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://bilimdili.com/?p=11625</guid>

					<description><![CDATA[<p>Soft Robotik ve 3D yazıcılar, İsviçreli araştırmacıların gerçek kalp gibi çalışan bir 3D Kalp üretmelerini sağladı. Laboratuvarda test edilen bu kalbin bizlere sunulana kadar biraz daha beklemesi gerekiyor. Bilim insanları uzun bir süredir yapay kalp geliştiriyorlar. Fakat çoğu tam olarak çalışmıyor, bu da insan derisine entegre etme işini zorlaştırıyor. Bu sorunu çözmek için, ETH Zürih&#8217;ten [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/doga-cevre/tip/3d-kalp-gercegini-aratmiyor/">3D Kalp, Gerçeğini Aratmıyor</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: 14pt;font-family: helvetica, arial, sans-serif"><strong>Soft Robotik ve 3D yazıcılar, İsviçreli araştırmacıların gerçek kalp gibi çalışan bir 3D Kalp üretmelerini sağladı. Laboratuvarda test edilen bu kalbin bizlere sunulana kadar biraz daha beklemesi gerekiyor.</strong></span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif">Bilim insanları uzun bir süredir yapay kalp geliştiriyorlar. Fakat çoğu tam olarak çalışmıyor, bu da insan derisine entegre etme işini zorlaştırıyor. Bu sorunu çözmek için, ETH Zürih&#8217;ten bir araştırma ekibi gerçek kalpten ipuçları almaya karar verdiler.</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter" src="https://evdesifa.com/wp-content/uploads/2017/06/yapay-kalp-e1497538529653.jpg" width="503" height="408" /></span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif">İsveçli grup, birden fazla parça kullanmaktansa yumuşak ve esnek bir maddeden 3D kalp ürettiler. Bu madde sadece bir parçadan oluşuyor. Pompalama mekanizmasının silikon ventriküller tarafından yapıldığı kalbin iç kısımlarını dizayn ettiler. Bu metotla gerçek bir kalp atışını taklit edebildiler.</span></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif">&#8220;Hedefimiz, hastanın sahip olduğu kalbin boyunda, işlevinde bir kalbi 3D yazıcı ile tasarlamak.&#8221;</span></p>
<p><iframe title="Testing a soft artificial heart" width="1320" height="743" src="https://www.youtube.com/embed/YUYNXeHfTdQ?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif">Bu dizayn, şimdilik bunu başarıp başaramayacağımızı görmek için tasarlandı ve henüz gerçek bir operasyonda kullanılmaya hazır değil. Kullanılan maddeler dayanıklı değil, bir kaç bin kalp atışından sonra tükeniyor; bu tükeniş durumu hastanın kalp atışıyla doğru orantılı. Yeni maddeler ve tasarımlar geliştirilene kadar, ekip kısıtlı imkanlarla çalışabiliyor. Eğer başarılı olunursa, çeşitli kalp hastalıklarıyla mücadele eden 26 milyona yakın insanın sağlığına olumlu yönde etki edecek.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif">Kaynak: futurism.com</span></p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/doga-cevre/tip/3d-kalp-gercegini-aratmiyor/">3D Kalp, Gerçeğini Aratmıyor</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Daha Fazla Yalnız Kalın! (6 sebep)</title>
		<link>https://bilimdili.com/toplum/psikoloji/daha-fazla-yalniz-kalin-6-sebep/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emre Kabadayı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Feb 2018 13:47:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[konsantrasyon]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://bilimdili.com/?p=11551</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günümüz iletişim dünyasında, tamamen yalnız kalabilmek gerçekten zor. Batı kültürü yalnızlığı kimsesizlik, üzüntü veya asosyal sebeplere bağlıyor. Fakat yalnızlık arayışı faydalı olabilir. Yalnız vakit geçirmenin fizyolojik ve fiziksel yararları aslında çok fazladır. Yalnızlığın Faydaları 1. Yalnızlık beyninizi sıfırlamaya ve gevşetmeye yarar. Sürekli &#8220;aktif&#8221; olduğumuz için beynimiz kendini yenileyemiyor ve dinlenemiyor.  Dikkatinizi dağıtacak hiçbir unsur olmayan bir [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/toplum/psikoloji/daha-fazla-yalniz-kalin-6-sebep/">Daha Fazla Yalnız Kalın! (6 sebep)</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Günümüz iletişim dünyasında, tamamen yalnız kalabilmek gerçekten zor. Batı kültürü yalnızlığı kimsesizlik, üzüntü veya asosyal sebeplere bağlıyor. Fakat yalnızlık arayışı faydalı olabilir. Yalnız vakit geçirmenin fizyolojik ve fiziksel yararları aslında çok fazladır.</p>
<p><span style="font-size: 18pt;"><strong>Yalnızlığın Faydaları</strong></span></p>
<p><strong><span style="font-size: 14pt;">1. Yalnızlık beyninizi sıfırlamaya ve gevşetmeye yarar.</span> </strong>Sürekli &#8220;aktif&#8221; olduğumuz için beynimiz kendini yenileyemiyor ve dinlenemiyor.  Dikkatinizi dağıtacak hiçbir unsur olmayan bir odada yalnız kalmak: zihninizi temizlemenize, odaklanabilmenize, daha berrak düşünmenizi sağlar. Aynı anda hem beyninizi hem de vücudunuzu canlandırabilir.</p>
<p><strong><span style="font-size: 14pt;">2. Yalnızlık konsantrasyonu ve üretkenliği artırır</span>. </strong>Gün içerisinde mümkün olduğunca dikkat dağıtıcı unsurları yok etmeniz, daha sağlıklı konsantre olabilmenizi sağlayacaktır; bu sayede daha fazla işi daha kısa sürede tamamlayabilirsiniz.</p>
<p><strong><span style="font-size: 14pt;">3. Yalnızlık kendinizi keşfetmenizi sağlar.</span> </strong>Bir grubun içerisindeyken ister istemez grubun fikirleriyle doğru orantılı olarak davranırsınız; bu da yalnızken yapacağınız eylemlerle uyuşmayabilir.</p>
<p><span style="font-size: 14pt;"><strong>4. Yalnızlık daha derin düşünebilmeniz için size zaman kazandırır. </strong></span>Yapılacaklar listenizdeki günlük sorumluluklar ve işler, sanki hiç bitmeyecekmiş hissi uyandırır. Bu sürekli hareketlilik durumu sizin derin düşüncelere dalmanızı engeller; bu da üretkenliğinizi ve yaratıcılığınızı düşürür.</p>
<p><span style="font-size: 14pt;"><strong>5. Yalnızlık karşılaştığınız problemleri daha hızlı çözmenizi sağlar.</strong></span> Problemleri çözmek için etkili çözümler düşünebilmek, bilgi alışverişi içerisindeyken çok zordur.</p>
<p><strong><span style="font-size: 14pt;">6. Yalnızlık insanlarla kurduğunuz ilişkileri güçlendirir.</span> </strong>Yalnız vakit geçirip hayattan ne beklediğinizi ve kim olmak istediğinizi belirlemeniz, daha iyi seçimler yapmanızı sağlar.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a class="herald-popup-img" href="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2018/02/citysolitude_mini.jpg"><img decoding="async" class=" wp-image-11553 aligncenter" src="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2018/02/citysolitude_mini-300x141.jpg" alt="" width="368" height="173" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2018/02/citysolitude_mini-300x141.jpg 300w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2018/02/citysolitude_mini-768x360.jpg 768w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2018/02/citysolitude_mini-1024x480.jpg 1024w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2018/02/citysolitude_mini-990x464.jpg 990w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2018/02/citysolitude_mini-1320x619.jpg 1320w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2018/02/citysolitude_mini.jpg 1400w" sizes="(max-width: 368px) 100vw, 368px" /></a></p>
<ul>
<li>Bu faydaları bilmenizin dışında, nasıl yalnız kalabileceğinizi de bilmeniz gerekir; zira hiç durmak bilmeyen bir dünyanın içinde yaşamak yalnızlığı sağlamak için zor olabilir.</li>
</ul>
<p><span style="font-size: 14pt;">♦ <strong>Bağlarınızı koparın</strong><strong>.</strong></span> İnsanlarla iletişim kurabileceğiniz tüm unsurlardan uzak durun. Telefonunuzu kapatın, internete girmeyin. Televizyonu söylememe gerek yok sanırım. Eğer işinizi bilgisayar ile yapmak zorunda kalıyorsanız, arkadan bildirim sesi duyabileceğiniz sosyal medya sitelerine girmeyin. Engellenmediğiniz zaman ne kadar fazla işler başarabildiğinizi görünce şaşıracaksınız.</p>
<p><span style="font-size: 14pt;">♦ <strong>Erken kalkın veya erken uyuyun. </strong></span>Ev ahalisinden bir saat önce kalkın ve bu ek süreyi üretmek, tasarlamak, problem çözmek, konsantre olmak veya sizi mutlu edecek herhangi bir şeyi yaparak değerlendirin. Bu yöntem işe erken gittiğinizde de işe yarayacaktır.</p>
<p><span style="font-size: 14pt;">♦ <strong>Öğle molanızı iyi değerlendirin</strong></span><strong><span style="font-size: 14pt;">.</span> </strong>Öğleyi masanızda iş yaparak geçirmeyin. Ayak işleri yapmayın. Eğer mola vaktinde dışarı çıkan biriyseniz, bu illa arkadaşlarınızla olmanız anlamına gelmez. Haftada bir veya ayda bir kaç kez, öğle vaktini yalnız geçirin. Yürüyün. Güneşlenin. Parka gidip yemek yiyin. Yalnızlığın keyfini çıkarın.</p>
<p><a class="herald-popup-img" href="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2018/02/solitude-awareness.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-11554 aligncenter" src="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2018/02/solitude-awareness-300x200.jpg" alt="" width="383" height="255" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2018/02/solitude-awareness-300x200.jpg 300w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2018/02/solitude-awareness-414x276.jpg 414w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2018/02/solitude-awareness-470x313.jpg 470w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2018/02/solitude-awareness.jpg 640w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2018/02/solitude-awareness-130x86.jpg 130w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2018/02/solitude-awareness-187x124.jpg 187w" sizes="auto, (max-width: 383px) 100vw, 383px" /></a></p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/toplum/psikoloji/daha-fazla-yalniz-kalin-6-sebep/">Daha Fazla Yalnız Kalın! (6 sebep)</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İlk İnsanlar Afrika&#8217;dan Gelmiyor Olabilir</title>
		<link>https://bilimdili.com/arkeotarih/antropoloji/ilk-insanlar-afrikadan-gelmiyor-olabilir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emre Kabadayı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Dec 2017 13:15:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Antropoloji]]></category>
		<category><![CDATA[ARKEOLOJİ & TARİH]]></category>
		<category><![CDATA[afrika]]></category>
		<category><![CDATA[çin bilimler akademisi]]></category>
		<category><![CDATA[dali kafatası]]></category>
		<category><![CDATA[homo erectus]]></category>
		<category><![CDATA[homo sapiens]]></category>
		<category><![CDATA[insan ırkı]]></category>
		<category><![CDATA[sheela athreya]]></category>
		<category><![CDATA[xinzhi wu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://bilimdili.com/?p=10817</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çoğu bilim insanı modern insanların Afrika&#8217;lı atalarından geldiklerine inanırlar, fakat antik bir Çinli&#8217;ye ait bir kafatasının analizinde Afrika&#8217;da bulunan insan fosilleriyle büyük miktarda benzerliğe rastlandı. Belki de kökenimiz Afrika değildir? Çin&#8217;in Şensi şehrinde 40 yıla yakın bir süre önce keşfedilen bu kafatası, Dali kafatası olarak bilinir. İnsan ırkından homo erectus türünün üyesi bir kafatası. 260 [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/arkeotarih/antropoloji/ilk-insanlar-afrikadan-gelmiyor-olabilir/">İlk İnsanlar Afrika&#8217;dan Gelmiyor Olabilir</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çoğu bilim insanı modern insanların Afrika&#8217;lı atalarından geldiklerine inanırlar, fakat antik bir Çinli&#8217;ye ait bir kafatasının analizinde Afrika&#8217;da bulunan insan fosilleriyle büyük miktarda benzerliğe rastlandı. Belki de kökenimiz Afrika değildir?</p>
<p>Çin&#8217;in Şensi şehrinde 40 yıla yakın bir süre önce keşfedilen bu kafatası, Dali kafatası olarak bilinir. İnsan ırkından homo erectus türünün üyesi bir kafatası. 260 bin yıl önceye dayansa da, yüz yapısı ve kafa bölgesi bozulmamış. Bu Dali kafası o kadar eski ki, arkeologlar ilk gördüklerinde modern homo sapiens türüyle aynı özellikleri paylaşabileceklerini düşünmemişler.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium aligncenter" src="http://i.dailymail.co.uk/i/pix/2017/11/16/09/466855B700000578-5084509-image-a-9_1510824240502.jpg" width="634" height="381" /></p>
<p>Fakat Beijing&#8217;deki Çin Bilimler Akademisi üyesi  Şinzi Wu (Xinzhi Wu), çokça rastlanan benzerlikler nedeniyle homo erectus türünün homo sapiens ile DNA paylaşımında bulunabileceğine inandı. Bu konunun akademide on yıllar boyunca tartışılmasından sonra, Wu ve bir çalışma arkadaşı Dali kafatasını tekrar analiz etti ve evrimsel tarihimizi yeniden yazmamıza sebep olabileceğini düşündü. Bu kafatası, daha önce Fas&#8217;ta bulunan iki ayrı homo sapiens kafatasıyla inanılmaz bir benzerlik gösteriyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium aligncenter" src="http://i.dailymail.co.uk/i/pix/2017/06/08/17/413DA99A00000578-4574046-image-a-85_1496940762589.jpg" width="634" height="423" /></p>
<p><strong>Bilim insanı SHEELA ATHREYA, şunları aktarıyor:</strong></p>
<p>&#8220;<em>Dali kafatasını bulmadan sadece Fas&#8217;taki kafataslarını bulsaydık, tüm insan ırkının Afrika&#8217;dan geldiğine inanabilirdik. Fakat benzerlikler gösteriyor ki atalarımız dünyanın çeşitli yerlerinde bulunan homo sapiensler ile genetik olarak ayrışmıyorlar.</em></p>
<p><em>Bence gen akışı çok yönlü olmuş olabilir, Avrupa ve Afrika&#8217;da görülen bazı özellikler Asya kökenli olabilir.</em>&#8221;</p>
<p>Yani, homo sapiens ile bağdaştırdığıız belirli niteliklerin aslında Doğu Asya kökenli olduklarını ve daha sonradan Afrika&#8217;ya taşındığını anlıyoruz. Hala Dali kafatası ile Fas&#8217;ta bulunan kafatasları için detaylı karşılaştırmalara ihtiyacımız var. Bu olayın etkisi öyle büyük ki; türlerin kökenini yeniden yazmamızın gerekebileceğini ve atalarımızın nereden nereye göç ettiklerini yeniden gözden geçirmemiz gerekebileceğini tartışmaya başladık bile.</p>
<p>Wisconsin-Madison Üniversitesi&#8217;nden John Hawks: &#8220;<em>Aslında birbirlerine göçler ve genetik aktarımlar ile bağlanan bölgesel bir nüfustan bahsediyoruz.</em>&#8221; dedi.</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/arkeotarih/antropoloji/ilk-insanlar-afrikadan-gelmiyor-olabilir/">İlk İnsanlar Afrika&#8217;dan Gelmiyor Olabilir</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sonsuz Enerji Üretimi Mümkün Mü?</title>
		<link>https://bilimdili.com/madde-enerji/fizik/sonsuz-enerji-uretimi-mumkun-mu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emre Kabadayı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Nov 2017 11:28:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Fizik]]></category>
		<category><![CDATA[devridaim makineler]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[sonsuz döngü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://bilimdili.com/?p=10676</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sonsuz döngü (devridaim), bir cismin devamlı olarak hareket etmesi mahnasına gelir. Sonsuz döngülü devridaim makineler ise varsayıma dayalı, herhangi bir enerji kaynağına ihtiyaç duymadan durmaksızın çalışan makinelerdir. Bu makinelerin üretimi imkansız olarak bilinir; çünkü termodinamiğin ilk ve ikinci yasasını, yapıları gereği çiğnerler. Termodinamiğin bu kanunları, büyük ölçeklerde de geçerliliğini korur. Örneğin gezegenler gibi gökcisimlerinin hareketleri [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/madde-enerji/fizik/sonsuz-enerji-uretimi-mumkun-mu/">Sonsuz Enerji Üretimi Mümkün Mü?</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="herald-popup-img" href="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/11/pmotion.png"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-10677" src="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/11/pmotion.png" alt="" width="234" height="216" /></a><br />
Sonsuz döngü (devridaim), bir cismin devamlı olarak hareket etmesi mahnasına gelir. Sonsuz döngülü devridaim makineler ise varsayıma dayalı, herhangi bir enerji kaynağına ihtiyaç duymadan durmaksızın çalışan makinelerdir. Bu makinelerin üretimi imkansız olarak bilinir; çünkü termodinamiğin ilk ve ikinci yasasını, yapıları gereği çiğnerler.<br />
<a class="herald-popup-img" href="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/11/pmotion2.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-10678" src="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/11/pmotion2.jpg" alt="" width="220" height="194" /></a><br />
Termodinamiğin bu kanunları, büyük ölçeklerde de geçerliliğini korur. Örneğin gezegenler gibi gökcisimlerinin hareketleri ve dönüşleri devridaim gibi görünebilir, ancak bunlar kinetik enerjilerini yavaşça yok eden; güneş rüzgarına, yerçekimsel radyasyona, termal radyasyona ve yıldızlararası maddenin uyguladığı dirence bağlıdır, yani sonsuza kadar hareket etmeyecekler.<br />
<a class="herald-popup-img" href="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/11/pmotion3.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-10679" src="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/11/pmotion3.jpg" alt="" width="210" height="240" /></a><br />
Bu nedenle, sonu olan kaynaklardan enerji alan makineler sonsuza kadar çalışmazlar, çünkü kaynak tarafından üretilen enerjiye bağlıdırlar, bu enerji de eninde sonunda bitecektir. En bilinen örneklerden olan enerjilerinin çoğunu Güneş&#8217;ten alan okyanus akıntılarıyla beslenen makinelerdir, fakat Güneşimiz de eninde sonunda sönecektir. Daha belirsiz kaynaklardan enerji sağlayabilen makineler üretilmiştir fakat bunlar da kaçınılması imkansız aynı yasalara bağlıdırlar, ve çuvallayacaktırlar.<br />
<a class="herald-popup-img" href="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/11/pmotion4.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-10680" src="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/11/pmotion4-300x280.jpg" alt="" width="300" height="280" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/11/pmotion4-300x280.jpg 300w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/11/pmotion4-559x520.jpg 559w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/11/pmotion4.jpg 641w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a></p>
<p>Edindiğimiz bu bilgilerden de yola çıkarak sonsuz enerji üretiminin mümkün olmadığı gerçeğine varabiliyoruz. Şimdilik elimizden gelen, elde edilmesi kolay ve ömrü uzun enerjilerden mümkün olduğunca fazla yararlanabimek. Bu konuda da İlan Mask&#8217;a (Elon Musk) bayağı bir iş düşüyor.</p>
<p>Aşağıdan bazı devridaim makine modellerini inceleyebilirsiniz.</p>
<p><iframe loading="lazy" title="Top 10 Perpetual Motion Machines for 2016" width="1320" height="743" src="https://www.youtube.com/embed/i-uw3nDSRmA?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/madde-enerji/fizik/sonsuz-enerji-uretimi-mumkun-mu/">Sonsuz Enerji Üretimi Mümkün Mü?</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sophia ile tanışın!</title>
		<link>https://bilimdili.com/teknoloji/yapayzeka/sophia-ile-tanisin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emre Kabadayı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Nov 2017 12:16:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://bilimdili.com/?p=10521</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sophia, Hong Kong tabanlı Hanson Robotics şirketinin ürünü olan insansı bir robot. Diyalog kurmaya, kendisine yöneltilen sorulara cevap vermek üzere oluşturuldu ve dünyanın her yerinden kendisiyle röportaj yapıldı. Ekim 2017&#8217;de Suudi Arabistan vatandaşı oldu, ve bu sayede ilk kez bir robota vatandaşlık hakkı tanınmış oldu. Tarihçe Önceki robotlara nazaran insanlara en fazla benzeyen robot olma [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/teknoloji/yapayzeka/sophia-ile-tanisin/">Sophia ile tanışın!</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sophia, Hong Kong tabanlı Hanson Robotics şirketinin ürünü olan insansı bir robot. Diyalog kurmaya, kendisine yöneltilen sorulara cevap vermek üzere oluşturuldu ve dünyanın her yerinden kendisiyle röportaj yapıldı. Ekim 2017&#8217;de Suudi Arabistan vatandaşı oldu, ve bu sayede ilk kez bir robota vatandaşlık hakkı tanınmış oldu.</p>
<p><span style="font-size: 24pt;"><strong>Tarihçe</strong></span><span style="font-size: 24pt;"><strong><br />
</strong></span><br />
Önceki robotlara nazaran insanlara en fazla benzeyen robot olma ünvanını taşıyan Sophia&#8217;nın yüzü için, Audrey Hepburn isimli hollywood yıldızından esinlenildi.  Sophia&#8217;nın geliştiricilerinden David Hanson&#8217;un belirttiğine göre Sophia; yapay zeka, görsel veri işlemi ve yüz tanıma sistemini kullanıyor. Sophia aynı zamanda insan mimiklerini ve yüz ifadelerini taklit edebiliyor, basit diyaloglar kurabiliyor ve belirli konular hakkında (örneğin hava durumu) sohbet edebiliyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium" src="https://pbs.twimg.com/media/Cu1PkCpVIAAY3BV.jpg" width="1200" height="1200" />Sophia Google&#8217;un şirketlerinden olan Alphabet&#8217;in ses tanıma teknolojisini kullanıyor ve zaman içerisinde öğrenme becerisine sahip. İnsanlarla kurduğu her diyalogtan yeni şeyler öğrenebiliyor.</p>
<p>Sophia gelecekte huzurevinde yaşayan yaşlılara sohbet arkadaşı olabilecek, kalabalık parklarda veya etkinliklerde yönlendirici rol üstlenebilecek.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium" src="https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/1/17/Sophia_%28robot%29_2.jpg/660px-Sophia_%28robot%29_2.jpg" width="660" height="495" /><br />
Sophia insansı diyaloğu simule edebilmek için oluşturulmuş ELIZA adlı bilgisayar programına kavramsal olarak çok benziyor. Bu yazılım önceden belirlenmiş bazı sorulara veya cümlelere yanıt verebilmek için tasarlanmıştı, chatbot gibi. Bu sayede robot hakkında sanki insanmış gibi hissetmemiz amaçlanıyordu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Aşağıda Jimmy Fallon ile yaptığı ufak sohbeti, 2:19&#8217;dan itibaren izleyebilirsiniz.</p>
<p><iframe loading="lazy" title="Tonight Showbotics: Jimmy Meets Sophia the Human-Like Robot" width="1320" height="743" src="https://www.youtube.com/embed/Bg_tJvCA8zw?start=139&#038;feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/teknoloji/yapayzeka/sophia-ile-tanisin/">Sophia ile tanışın!</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nötron Yıldız Çarpışması, Evreni Kavrayışımıza Yeni Bir Boyut Getirdi</title>
		<link>https://bilimdili.com/uzay/evren/notron-yildiz-carpismasi-evreni-kavrayisimiza-yeni-bir-boyut-getirdi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emre Kabadayı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 22 Oct 2017 07:37:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Evren]]></category>
		<category><![CDATA[Fizik]]></category>
		<category><![CDATA[karadelik]]></category>
		<category><![CDATA[kütleçekimsel dalgalar]]></category>
		<category><![CDATA[ligo]]></category>
		<category><![CDATA[nötron yıldızı]]></category>
		<category><![CDATA[virgo]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://bilimdili.com/?p=10042</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160; Bilim insanları, galaksinin uzaklarında aşırı yoğunluktaki 2 nötron yıldızının çarpışmasına tanıklık ettiler. Bu çarpışma sonucunda meydana gelen şok dalgaları ve ışıklar, 130 milyon yıl boyunca ilerlediler ve 17 Ağustos&#8217;ta dünyamızdaki dedektörler tarafından farkedildiler. Bu çarpışmaların neredeyse evrendeki altınların yarısını oluşturabileceği sonucuna varıldı. Fransa&#8217;daki CNRS araştırma enstitüsünün CEO&#8217;larından Benoit Mours, AFP&#8217;ye şu sözleri söyledi: &#8220;Tarihin [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/uzay/evren/notron-yildiz-carpismasi-evreni-kavrayisimiza-yeni-bir-boyut-getirdi/">Nötron Yıldız Çarpışması, Evreni Kavrayışımıza Yeni Bir Boyut Getirdi</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>Bilim insanları, galaksinin uzaklarında aşırı yoğunluktaki 2 nötron yıldızının çarpışmasına tanıklık ettiler.<br />
Bu çarpışma sonucunda meydana gelen şok dalgaları ve ışıklar, 130 milyon yıl boyunca ilerlediler ve 17 Ağustos&#8217;ta dünyamızdaki dedektörler tarafından farkedildiler. Bu çarpışmaların neredeyse evrendeki altınların yarısını oluşturabileceği sonucuna varıldı.</p>
<p>Fransa&#8217;daki CNRS araştırma enstitüsünün CEO&#8217;larından Benoit Mours, AFP&#8217;ye şu sözleri söyledi: &#8220;Tarihin gözümüzün önünde açığa kavuşmasına tanıklık ediyoruz, iki nötron yıldızı birbirlerine yaklaşıyor, yaklaşıyor&#8230; Birbirlerinin etrafında hızlıca dönüyorlar, ve ardından birleşiyorlar ve sonra etrafa kırıntılarını saçıyorlar.&#8221;</p>
<p>Bu çığır açan gözlem, birçok fizikçinin kafasını kurcalayan problemleri çözüp, ardından araştırmacıların yüzünde neşeli bir gülümseme bırakıyor.</p>
<p>Çoğu insanın ağzını açık bırakan ise, verilerin altın, platin, uranyum, cıva ve diğer ağır elementlerin nereden geldiğini içermesiydi.</p>
<p>Teleskoplar, bu kırıntıların içinde oluşmuş olan yeni madde hakkında kanıt buldular; onların dediklerine göre, uzun zamandır peşinde koşulan ama artık varlığı onaylanmış olan.</p>
<p>Amerika&#8217;daki LIGO kurumunun üyesi olan fizikçi Patrick Sutton: &#8220;Elementlerdeki kayda değer parçalar, bu ağır elementlerin evrendeki çarpışmalar sonucu meydana geldiğinin apaçık bir göstergesidir.&#8221; dedi.</p>
<p>Nötron yıldızları, büyük yıldızların yakıtı bitip, patlayıp söndüklerinde meydana gelen yoğun ve yanmış çekirdeklerdir.</p>
<p>20 kilometreye yakın çapları var, fakat güneşten daha hacimliler. Aşırı radyoaktifler ve aşırı yoğunlar. Bir avuç büyüklüğündeler fakat Everest Dağı kadar ağırlar.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a class="herald-popup-img" href="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/10/everest.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-10093 aligncenter" src="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/10/everest-300x180.jpg" alt="" width="605" height="363" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/10/everest-300x180.jpg 300w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/10/everest-768x461.jpg 768w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/10/everest.jpg 800w" sizes="auto, (max-width: 605px) 100vw, 605px" /></a></p>
<p><strong>&#8220;Çok Güzel&#8221;</strong></p>
<p>Gama ışını patlamaları olarak adlandırılan parlak yüksek enerjili radyasyon gibi, iki cismin birleşmesinin, yerçekimsel dalgalar olarak da bilinen uzay-zaman içerisinde dalgalar oluşturabileceği uzun zamandır teoride kalmıştı.</p>
<p>17 Ağustos tarihinde, dedektörler iki olaya tanıklık ettiler. Birbirlerinden 1.7 saniye arayla, hidra takımyıldızı mevkisinden geliyorlardı.</p>
<p>LIGO&#8217;nun bir diğer üyesi, Livingston, Louisiana ve Washington&#8217;da dedektörü bulunan David Shoemaker: &#8220;Dakikalar içerisinde iki nötron yıldızı saptamıştık, ve çok net bir görüntü elde ettik.&#8221; dedi.</p>
<p>Daha sonra AFP&#8217;ye &#8220;Sinyaller o kadar güzeldi ki, işte bu bekliyor olduğumuz şey dedik.&#8221; dedi.</p>
<p>Bu gözlem, dünyadaki bütün kıtalarda yapılan 70&#8217;ten fazla yer ve uzay tabanlı gözlemler yapan binlerce bilim insanı tarafından yıllardır toplanan hasadın meyvesiydi.</p>
<p>LIGO ile beraber, Avrupa&#8217;nın İtalya&#8217;sında bulunan VIRGO yerçekimsel dalga gözlemleyicisinde çalışan ekiplerle beraber, NASA&#8217;nın Hubble teleskobu dahil, onlarca yer ve uzay tabanlı teleskoplar da çalışıyordu.</p>
<p>100 yıl önce yerçekimsel dalgaları tahmin edebilmiş olan Albert Einstein için bu gözlem, övünülecek bir başarıydı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a class="herald-popup-img" href="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/10/aynstaynin-altina.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-10094 aligncenter" src="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/10/aynstaynin-altina-300x180.jpg" alt="" width="632" height="379" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/10/aynstaynin-altina-300x180.jpg 300w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/10/aynstaynin-altina-768x461.jpg 768w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/10/aynstaynin-altina.jpg 800w" sizes="auto, (max-width: 632px) 100vw, 632px" /></a></p>
<p><strong>Esaslı bir olay</strong></p>
<p>Dalgalanmalar bundan önce 4 kere gözlemlenmişti &#8211; ilki 2015 Eylül ayında LIGO tarafından &#8211; Dördü de kara deliklerin birleşimiyle meydana gelmişti ve bu nötron yıldızlarının çarpışmasından daha şiddetliydi, fakat ışık yaymıyordu.</p>
<p>5. ve son gözleme ise gamma ışın patlamaları eşlik etti.</p>
<p>Bütün bunlarla beraber umuyoruz ki nötron yıldızlarından elde edilen veriler uzayın nasıl genişlediği hakkında bize bilgi verecek, ve bu da bizim evrenin kaç yaşında olduğumuzu tahmin etmemizi sağlayacak.</p>
<p><span style="font-size: 24pt;">Gözlemler nasıl işliyor?</span></p>
<ul>
<li><strong>*Devasa lazer interferometreleri -hepsi 4 kilometre uzunluğunda- tam ölçüyü alabilmek için yeraltına gömülüyor.<br />
*L şeklindeki bu malzemeler lazer ışığını ve uzayı kullanarak yerçekimsel dalgaların izini sürebiliyor.<br />
*Teleskoplar gibi gökteki ışıklara bel bağlamıyorlar.<br />
*Aksine, uzaydaki titreşimlere duyarlılar. Bu sayede nötron yıldızlarının ve kara delikleri açığa çıkarabiliyorlar.<br />
*Uzayın ve zamanın kavisli yapısını anlayabilmek için tramboline düşen bir top hayal edin.<br />
Trambolin önce aşağı doğru bükülür, kumaş gerilir.<br />
Top sekip tekrar havalandığında, kumaş tekrar eski haline gelir.<br />
Enerji aktarımı yapan bir sistem gibi hayal edebilirsiniz. Meydana gelen bu gerilmeleri ışınlardaki değişime aktarır &#8211; ve sonra elektronik sinyal olarak değiştirir ki bilim insanları gözlemleyebilsin ve analizde bulunsun.</strong></li>
</ul>
<p>Dedektörler, bükülen ışığı gözlemleyebilmek için optik malzemeleri olan çok uzun iki adet kola sahiplerdir, ve L harfi şeklindedirler.</p>
<p>Eğer bir kol kısalırsa ve diğer kol uzarsa, bilim insanları anlar ki yerçekimsel dalga görüyorlar.</p>
<p><iframe loading="lazy" src="https://www.youtube.com/embed/wJ3nJS2qRTg" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p><code>Kaynak: https://phys.org/news/2017-10-neutron-star-smash-up-discovery-lifetime.html</code></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/uzay/evren/notron-yildiz-carpismasi-evreni-kavrayisimiza-yeni-bir-boyut-getirdi/">Nötron Yıldız Çarpışması, Evreni Kavrayışımıza Yeni Bir Boyut Getirdi</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yerçekimsel Dalgalar Yeniden Gözlemlendi</title>
		<link>https://bilimdili.com/madde-enerji/fizik/yercekimsel-dalgalar-yeniden-gozlemlendi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emre Kabadayı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Oct 2017 09:26:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Evren]]></category>
		<category><![CDATA[Fizik]]></category>
		<category><![CDATA[kütleçekim]]></category>
		<category><![CDATA[yerçekimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://bilimdili.com/?p=9790</guid>

					<description><![CDATA[<p>LIGO Scientific Colloboration ve VIRGO Colloboration kurumlarında çalışan bilim insanları, birbirlerine karışan kara deliklerden yerçekimsel dalgalar tespit ettiklerini basın açıklamasında duyurdular. &#160; Dünyamızdan 1.7 milyon ışık yılı uzak olan bu kara deliklerden biri, Güneş&#8217;ten 30 kat, diğeri ise 20 kat daha büyük. Bu buluş Physical Review Letters gazetesinde yayımlandı. Birbiriyle çalışan bu iki kurumdan önemli bir [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/madde-enerji/fizik/yercekimsel-dalgalar-yeniden-gozlemlendi/">Yerçekimsel Dalgalar Yeniden Gözlemlendi</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>LIGO Scientific Colloboration</strong> ve <strong>VIRGO Colloboration</strong> kurumlarında çalışan bilim insanları, birbirlerine karışan kara deliklerden yerçekimsel dalgalar tespit ettiklerini basın açıklamasında duyurdular.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a class="herald-popup-img" href="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/10/60212_LIGO_web.png"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-9791 aligncenter" src="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/10/60212_LIGO_web-300x169.png" alt="" width="399" height="225" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/10/60212_LIGO_web-300x168.png 300w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/10/60212_LIGO_web-768x432.png 768w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/10/60212_LIGO_web-470x264.png 470w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/10/60212_LIGO_web-640x360.png 640w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/10/60212_LIGO_web-215x120.png 215w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/10/60212_LIGO_web-414x232.png 414w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/10/60212_LIGO_web.png 850w" sizes="auto, (max-width: 399px) 100vw, 399px" /></a></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Dünyamızdan <strong>1.7</strong> milyon ışık yılı uzak olan bu kara deliklerden biri, Güneş&#8217;ten <strong>30</strong> kat, diğeri ise <strong>20</strong> kat daha büyük. Bu buluş <strong>Physical Review Letters</strong> gazetesinde yayımlandı.</span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Birbiriyle çalışan bu iki kurumdan önemli bir açıklama daha geldi: &#8220;<em>2018 baharında sizleri yeni gözlemler bekliyor.</em>&#8220;</span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Üçlü dedektörün kullanımı, astronomların gökyüzündeki dalgaların yerini tespit etmelerine yardımcı oldu. Fakat ışık saçmadıkları için, teleskopla görülemiyordu.</span><a class="herald-popup-img" href="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/10/ligo20160211_Tn.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-9792 aligncenter" src="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/10/ligo20160211_Tn-300x169.jpg" alt="" width="415" height="234" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/10/ligo20160211_Tn-300x168.jpg 300w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/10/ligo20160211_Tn-470x264.jpg 470w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/10/ligo20160211_Tn-215x120.jpg 215w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/10/ligo20160211_Tn-414x232.jpg 414w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/10/ligo20160211_Tn.jpg 620w" sizes="auto, (max-width: 415px) 100vw, 415px" /></a></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Birleşim 14 ağustosta gözlemlendi, ve ilk defa üç yerçekimi dalgası gözlemleyicisi olaya aynı anda tanıklık etmiş oldu.</span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Önceki üç adet yerçekimi dalgası gözlemi, biri Washington, diğeri Lousiana&#8217;da bulunan LIGO dedektörleriyle gözlemlenmişti. Şimdi VIRGO dedektörü de sinyaller almaya başladı ve 1 Ağustos&#8217;ta diğer iki dedektörün arasına katıldı, tam da olayın gerçekleşmesine 13 gün kalmışken.</span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">NSF yöneticisi <strong>France Côrdova</strong>: &#8220;<em>Bir buçuk yıldan daha az bir süre önce NSF, Lazer Yerçekimi Dalgası Gözlemcisi&#8217;nin ilk yerçekimi dalgası keşfini, bir milyon ışık yılı uzakta olan bir galaksinin içerisindeki iki kara deliğin birleşimiyle yaptığını belirtti.</em>&#8221; dedi. &#8220;<em>Bugün, iki kurumun partnerliğinde yapılan bu keşfi duyurmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu, gelişmekte olan uluslararası bilim çabasının, evrenimizin sır perdesini bir nebze de olsa aralayabilmesini sağlamış, heyecan verici bir dönüm noktası.</em>&#8220;</span></p>
<blockquote class="wp-embedded-content" data-secret="pPeoPabl6A"><p><a href="http://bilimdili.com/madde-enerji/fizik/nobel-fizik-odulu-yercekimi-dalgalarinin-gozlemlemine-verildi/">Nobel Fizik Ödülü Yerçekimi Dalgalarının Gözlemine Verildi</a></p></blockquote>
<p><iframe loading="lazy" class="wp-embedded-content" sandbox="allow-scripts" security="restricted"  src="http://bilimdili.com/madde-enerji/fizik/nobel-fizik-odulu-yercekimi-dalgalarinin-gozlemlemine-verildi/embed/#?secret=pPeoPabl6A" data-secret="pPeoPabl6A" width="600" height="338" title="&#8220;Nobel Fizik Ödülü Yerçekimi Dalgalarının Gözlemine Verildi&#8221; &#8212; Bilimdili.com" frameborder="0" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no"></iframe></p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/madde-enerji/fizik/yercekimsel-dalgalar-yeniden-gozlemlendi/">Yerçekimsel Dalgalar Yeniden Gözlemlendi</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bilincin Onarımı Üzerine</title>
		<link>https://bilimdili.com/doga-cevre/tip/bilinc-saklanilabilirligi-uzerine/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emre Kabadayı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Sep 2017 21:50:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Canlı Bilimi]]></category>
		<category><![CDATA[Tıp]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[bilinç]]></category>
		<category><![CDATA[bilinçaltı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://bilimdili.com/?p=9517</guid>

					<description><![CDATA[<p>Araştırmacılar ömrünün son 15 yılını bitkisel hayatta geçirmiş olan bir kişinin bilincini onarabilmeyi başardılar.</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/doga-cevre/tip/bilinc-saklanilabilirligi-uzerine/">Bilincin Onarımı Üzerine</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>French National Center for Scientific Research&#8217;ta çalışan bilim insanları, hayatının yarısını bitkisel hayatta geçirmiş olan bir adamın bilinçaltını harekete geçirebilmek için sinir uyarımı yöntemini kullandılar. Hastanın durumu hala kritik, fakat üzerinde yapılan araştırma gösteriyor ki bilinç sanılanın aksine uzun yıllar geçse de onarılabiliyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-9580 alignright" src="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/09/images-2.jpg" alt="" width="231" height="337" /></p>
<p>Vagus siniri, beyinden belimize kadar olan kısmımızı birleştiriyor. Bu sinire yapılan uyarımın epilepsi ve depresyon hastalarına iyi geldiği gözlemlendi. Aynı zamanda uykudan uyanmada, ve uyanık kalmamızda işe yarıyor. Tüm bunları göz önünde bulunduran Dr. Angela Sirigu, bu uyarımın bitkisel hayattaki insanların bilinçlerini onarabilme konusunda işe yarayacağını düşündü.</p>
<p>Bitkisel hayatın süresi ne kadar uzarsa hastanın iyileşmesi de o kadar zorlaşır. Sonuçlardan tam olarak emin olabilmek için Dr. Sirigu, bitkisel hayatta çok uzun süre kalmış birini buldu. Bulduğu hasta 20 yaşlarında trafik kazası geçirmişti ve 15 yıldır bitkisel hayattaydı. Bir ay süren 1 miliamperlik vagus sinirinin uyarımı neticesinde, istek üzerine kafasını oynatabildiği gözlendi. Gözleriyle bir nesneyi takip edebiliyor, ve daha uzun süre uyanık kalabiliyordu. Bir kişi onun yüzüne doğru hızlıca yaklaştığı zaman gözlerini kocaman açıyordu.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-9581 alignleft" src="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/09/images-1-1.jpg" alt="" width="272" height="207" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/09/images-1-1.jpg 257w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/09/images-1-1-74x55.jpg 74w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/09/images-1-1-111x83.jpg 111w" sizes="auto, (max-width: 272px) 100vw, 272px" /></p>
<p>Dr. Sirigu, bilincin durumundaki değişiklikleri belirtmek için kullanılan theta dalgalarını içeren elektroansefalogram</p>
<p>(beyin dalgaları çizelgesi)&#8217;nin yüksek beyin aktivitesi gösterdiğini Current Biology&#8217;a bildirdi. Beyin zarındaki metabolik faaliyette, beyin hücrelerinin daha çok yakıta ihtiyacı olduğunu belirten bir artış görüldü. Bu testler sayesinde hastanın ufak da olsa bilinç faaliyeti göstermesi sağlanmış oldu, ve Sirigu şu sonuca ulaştı: &#8220;Umudun yitirildiğini düşündüğümüz anlarda bile, beyin onarımı mümkündür.&#8221;</p>
<p>Hastanın bilinç durumunda olumlu bir gelişmenin olmadığı ilk yılda hastaların genelde uyanmaları beklenmez, hele ki 15 yılda bu imkansız gibi bir şeydir. Vagus, etkisini beyindeki norepinefrin salınımını azaltarak gösterir. Norepinefrin, aynı zamanda beynin bir bölgesindeki bilgilerin diğer bölgelere aktarımını sağlayan bir nörotransmiter olarak da işlev görür. Sirigu ve diğer yazarlar, bitkisel hayatta olan hastanın yakınlarına umut vermenin yanında, bilincin beynin içerisinde bir yerlerde sürekli yattığını belirtiyor.</p>
<p>Yaptıkları çalışma, parietal korteksin, beynin tüm bölgelerindeki sinirsel aktivitenin yönlendirilmesi hususunda önemli rol oynadığını gösterdi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<div class="mks_toggle">
            <div class="mks_toggle_heading">Kaynak<i class="fa fa-plus"></i><i class="fa fa-minus"></i></div>
                <div class="mks_toggle_content"> http://www.iflscience.com/brain/nerve-stimulation-shows-consciousness-could-be-restored-after-many-years-in-vegetative-state/</div>
            </div>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/doga-cevre/tip/bilinc-saklanilabilirligi-uzerine/">Bilincin Onarımı Üzerine</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gözün Evrimine Ufak Bir Giriş</title>
		<link>https://bilimdili.com/doga-cevre/canli/gozun-evrimine-ufak-bir-giris/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emre Kabadayı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 23 Sep 2017 10:43:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Canlı Bilimi]]></category>
		<category><![CDATA[göz]]></category>
		<category><![CDATA[gözler]]></category>
		<category><![CDATA[gözün evrimi]]></category>
		<category><![CDATA[gözün evrimine ufak bir giriş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://bilimdili.com/?p=9456</guid>

					<description><![CDATA[<p>Evrim teorisine şüpheyle yaklaşanlar Darwin&#8217;e saldırmak istediğinde, genelde gözün evriminden dem vururlar. Bu kadar karmaşık bir yapı nasıl oluyor da milyonlarca yıldır mutasyonlara ve doğal seleksiyona maruz kalıp evrimleşebiliyor? Eleştirilere göre: evrim eğer geçişler ile mümkünse, gözün birden fazla kısmını geliştirmeyi nasıl başarabildi? Niçin göz tek bir kısımdan oluşmuyordu? Sert tabaka, retina, iris ve dahası&#8230; [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/doga-cevre/canli/gozun-evrimine-ufak-bir-giris/">Gözün Evrimine Ufak Bir Giriş</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Evrim teorisine şüpheyle yaklaşanlar Darwin&#8217;e saldırmak istediğinde, genelde gözün evriminden dem vururlar. Bu kadar karmaşık bir yapı nasıl oluyor da milyonlarca yıldır mutasyonlara ve doğal seleksiyona maruz kalıp evrimleşebiliyor?</p>
<p>Eleştirilere göre: evrim eğer geçişler ile mümkünse, gözün birden fazla kısmını geliştirmeyi nasıl başarabildi? Niçin göz tek bir kısımdan oluşmuyordu? <strong>Sert tabaka, retina, iris</strong> ve dahası&#8230; bunların hiçbiri tek başına görüş yetisini sağlayamıyor.<a class="herald-popup-img" href="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/09/göz.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-9457 aligncenter" src="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/09/göz-300x161.jpg" alt="" width="511" height="274" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/09/göz-300x161.jpg 300w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/09/göz.jpg 657w" sizes="auto, (max-width: 511px) 100vw, 511px" /></a></p>
<p>Darwin yeni teorisi için göz faslının, açıklanması oldukça zor bir kısım olduğunu biliyordu. Zordu, ama imkansız değildi. Bilim insanları göz organının, hayat hikayesine ilk önce ışığa duyarlı bir hücre olarak başladığını ve insan gözünü oluşturana kadar binbir türlü değişikliğe uğradığını düşünüyorlar.</p>
<p>Doğal seleksiyon sayesinde çeşit çeşit gözler evrim tarihinde yerlerini buldular. &#8211; Üstelik insan gözü bazı bakış açılarına göre içlerinden en iyisi değildi. Çünkü kan damarları retinanın altından değil de yüzeyinden geçiyordu, bu nedenle damarların her an dışarıya sarkmaları ve görüş yetisini bozmaları mümkündü.</p>
<p><a class="herald-popup-img" href="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/09/gözgözgöz.png"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-9466 aligncenter" src="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/09/gözgözgöz-297x300.png" alt="" width="489" height="494" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/09/gözgözgöz-297x300.png 297w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/09/gözgözgöz.png 405w" sizes="auto, (max-width: 489px) 100vw, 489px" /></a></p>
<p>Gözün bu halinden dolayı evrimciler, akıllı tasarımcılara karşı koz elde edebildiler: Eğer gözü yaratan biri varsa, gerçekten bu işi eline yüzüne bulaştırmış.</p>
<p>Biyologlar canlılarda bulunan ve daha az karmaşık olan ışığa duyarlı hücreleri, gözün geçirdiği evrimsel süreç hakkında hipotezde bulunmak için kullandılar.</p>
<p>Bazı evrimciler gözün şöyle bir evrim süreci geçirdiğini düşündüler:</p>
<p>Işığa duyarlı hücre kendisini yemek üzere olan avcısından kaçabilmek için evrimleşmiş olabilirdi. Gendeki rastgele değişiklikler sebebiyle de bu hücre, zamanla organizmanın içerisinde bir çukur oluşturdu (gözlerimizin içinde bulunduğu iki çukur gibi) ve bu çukur görüntünün daha net algılanabilmesini sağladı.</p>
<p><a class="herald-popup-img" href="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/09/eyee.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-9465 aligncenter" src="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/09/eyee-300x169.jpg" alt="" width="573" height="323" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/09/eyee-300x168.jpg 300w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/09/eyee-768x433.jpg 768w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/09/eyee-470x264.jpg 470w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/09/eyee-640x360.jpg 640w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/09/eyee-215x120.jpg 215w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/09/eyee-414x232.jpg 414w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/09/eyee.jpg 852w" sizes="auto, (max-width: 573px) 100vw, 573px" /></a></p>
<p>İrili ufaklı bütün bu değişikler, bir canlının verdiği yaşam mücadelesinde kendisine devamlı olarak yardımcı oldular. Zamanla ışığa duyarlı noktacık, gözün arkasında bulunan hücre katmanlarının ve pigmentin bulunduğu retinayı oluşturdu. Daha sonra gözün ön kısmında bir mercek oluştu. devamlı üretilen bir sıvının bulunduğu iki katmanlı saydam doku, göze tümsekli eğimi verdirmiş olabilirdi.</p>
<p>Bütün bu anlatılanlar var olmuş canlılarda bulundular. Bu denli ışığa duyarlı hücrelerin varlığı, böylesine karmaşık gözlerin nasıl evrimleştiğini anlatan bilim insanlarının hipotezlerini destekliyor.</p>
<p><a class="herald-popup-img" href="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/09/eye_camera2_photo.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-9464 alignright" src="http://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/09/eye_camera2_photo-300x264.jpg" alt="" width="265" height="233" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/09/eye_camera2_photo-300x264.jpg 300w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2017/09/eye_camera2_photo.jpg 310w" sizes="auto, (max-width: 265px) 100vw, 265px" /></a></p>
<p>Göz benzeri bir organ sahibi olan ilk hayvanlar 550 milyon yıl öncesine dayanıyor. Bir bilim insanının hesaplamalarına göre ışığa duyarlı tek bir hücreden, bir kamera benzeri göze sahip olabilmek için yaklaşık 364 bin yıla ihtiyaç var.</p>
<p><span style="font-size: 8pt;">Kaynak: http://www.pbs.org/wgbh/evolution/library/01/1/l_011_01.html</span></p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/doga-cevre/canli/gozun-evrimine-ufak-bir-giris/">Gözün Evrimine Ufak Bir Giriş</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
