Tarih TOPLUM

Sürgün Türkleri: Ahıskalılar

Tren Vagonlarında Kaybolan Hayatlar

Ahıska gül idi gitti
Bir ehli-dil idi gitti
Söyleyin Sultan Mahmud’ a
İstanbul kilidi gitti…

Ahıska Bölgesi, günümüzde Ardahan ‘ nın ilçesi olan Posof ’un kuzeyinde yer alır. Bulunduğu coğrafi konumu nedeniyle Kafkasların bir çeşit kilidi rolündedir. Bu öneminden dolayı İranlılar ve Ruslar başta olmak üzere diğer devletler tarafından birçok saldırıya uğramıştır.

1578 Osmanlı-Safevî arasında yapılan Çıldır Savaşı ile Ahıska Bölgesi Osmanlı topraklarına katılmış ve Çıldır Eyaleti kurulmuştur. Ahıska, 1628-1829 yıllarında eyalete merkezlik yapmış ve Osmanlı Devleti ‘nin kuzeydoğu muhafızlığı rolüne girmiştir. Rus ve Gürcü kaynaklarında Meshetiya olarak bilinen bu tarihi şehir,1828-1829 Osmanlı – Rus savaşı sonucunda kaybedilmiştir. Bir nevi Erzurum, Kars, Ardahan illeri için feda edilmiştir.
SSCB, Ahıska’nın stratejik özelliğini kendi lehine kullanmak gayesiyle, bölgeyi Türk ve Müslüman halktan arındırma çalışmalarına başlamış, oraya asker konuşlandırmış ve sürgünü gerçekleştirmek için zemin hazırlamıştır.
Ayrıca Ahıskalılar II. Dünya Savaşı’nda Ruslara askeri destek sağlamak mecburiyetinde kalmışlardır. Geride kalan Ahıskalılara ise demiryolu inşa ettiren Sovyet Hükümeti, Ahıskalıların kaçakçılık yaptığını ve Türklere istihbarat sağladığını öne sürmüştür.
Ahıskalılara yaptırdıkları demiryolunu kullanarak onları 15 Kasım 1944’te bu gerekçeler nedeni ile zorunlu göçe tabi tutmuşlardır. Zorlu kış şartlarında ve sağlıksız ortamlarda, üstelik de hayvan vagonlarıyla SSCB’ nin bünyesinde bulunan birçok alana dağıtılmışlardır. Aniden gelen bu sürgün kararı, onları, maddi yönden etkilediği gibi manevi yönden de etkilemiştir. Bu karar, aile bireylerinin farklı yerlere sürülmesine de sebep olmuştur.

Neden Ahıska?
Ahıska ve bölgesi stratejik bir öneme sahiptir. Ahıska’nın Ruslar tarafından alınması ile Rus kuvvetleri Osmanlı topraklarında Erzurum’ a kadar ilerlemişlerdir. (14 Eylül 1829 tarihinde Ruslarla imzalanan Edirne Antlaşması gereğince -savaş tazminatı yerine- Ahıska ve Ahılkelek Ruslara verilmiş; Kars ve Ardahan’dan itibaren diğer topraklar Osmanlılara bırakılmıştı.) Bir kilit konumunda olan Ahıska’ nın elden gitmesinin sonuçları da ağır olmuştur.
Ahıska Türklerinden ilk havadisimiz 1989 tarihli Fergana Olayları ile olmuş ve kardeşin kardeşe kırdırıldığı bu olaylar ile onların güçleri kırılmaya çalışılmıştır. Bu olaylardan sonra tarih tekerrür etmiş ve yine sürgün edilmişlerdir. Bugün Türkiye’de 76 bin Ahıska Türkü mevcuttur.
Sonuç olarak, çalışmamda Ahıska Türklerinin çektiği acılar gün yüzüne çıkarılmıştır. Sürgünü gerçekleştiren SSCB ‘nin tarihi gayesi olan sıcak denizlere inme hayalinin kurbanlarından ve en sessizlerinden olan Ahıska Türkleri, Sovyetler tarafından farklı bölgelere dağıtılarak birleşmelerinin önü kesilmiştir.
Vatan hasretinin, aile özleminin bellerini bükmesinin yanında gönderildikleri yerlerde de rahat yüzü görememişlerdir. Zorunlu göçün getirdiği maddi-manevi zararlar, günümüzde de hâlâ devam etmektedir.
Kaynakça
BULUT, Remzi (2017), Zorunlu Göçe Tabi Tutulan Türkler: Ahıska Türkleri- Göller Bölgesi (Burdur, Antalya, Isparta, Afyon) Ekonomi ve Kültür Dergisi
http://dergiayrinti.com/index.php/ayr/article/view/870 Cilt 5, Sayı 49 (2017)
YÜZBEY İrade(2008), “Ahıskalı Türkler Ve Kültürleri “(s.692), Türk Çalışmaları “Türk veya Türk
Dilleri, Edebiyatı ve Tarihi için Uluslararası Periyodik “Cilt 3/7 Güz 2008 (s.679-695)
ZEYREK, Yunus(2001), Ahıska Bölgesi ve Ahıska Türkleri
ZEYREK, Yunus (2011), “Fuat Azgur’ la Mülakat”, Bizim Ahıska Dergisi < http://www.
ahiska.org.tr/?p=289