<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İdris Kılıçaslan, Author at Bilimdili.com</title>
	<atom:link href="https://bilimdili.com/author/idris/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://bilimdili.com/author/idris/</link>
	<description>Türkçe Bilim</description>
	<lastBuildDate>Wed, 27 Mar 2024 22:40:41 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.3</generator>

<image>
	<url>https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2018/09/cropped-turuncu-favicon-32x32.png</url>
	<title>İdris Kılıçaslan, Author at Bilimdili.com</title>
	<link>https://bilimdili.com/author/idris/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Okul Müdürlerinin Etik Olmayan Davranışları</title>
		<link>https://bilimdili.com/toplum/egtbil/okul-mudurlerinin-etik-olmayan-davranislari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İdris Kılıçaslan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 Mar 2024 22:40:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim Bilimleri]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmenler]]></category>
		<category><![CDATA[okul müdürleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bilimdili.com/?p=22317</guid>

					<description><![CDATA[<p>Doç. Dr. Ender Kazak 2022-2023 eğitim öğretim yılında okul müdürlerinin etik olmayan davranışlarını araştırdı. Düzce’de yapılan çalışmaya, hizmet süreleri farklılık arz eden, farklı branş ve farklı okul kademelerinde görev yapan 13 öğretmen katıldı. Görüşme tekniği ile veri toplanılan araştırmaya göre okul müdürlerinin etik olmayan davranışları sorulduğunda katılımcı öğretmenlerin en fazla bahsettiği konular şunlardır: 1.Sendikal Ayrımcılık [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/toplum/egtbil/okul-mudurlerinin-etik-olmayan-davranislari/">Okul Müdürlerinin Etik Olmayan Davranışları</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Doç. Dr. Ender Kazak 2022-2023 eğitim öğretim yılında okul müdürlerinin etik olmayan davranışlarını araştırdı. Düzce’de yapılan çalışmaya, hizmet süreleri farklılık arz eden, farklı branş ve farklı okul kademelerinde görev yapan 13 öğretmen katıldı. Görüşme tekniği ile veri toplanılan araştırmaya göre okul müdürlerinin etik olmayan davranışları sorulduğunda katılımcı öğretmenlerin en fazla bahsettiği konular şunlardır:</p>
<p>1.Sendikal Ayrımcılık</p>
<p>2.Siyasi ve dini ayrımcılık</p>
<p>3.Ders programında kayırmacılık</p>
<p>4.Yakın olunan öğretmenlere toleranslı davranma</p>
<ol start="5">
<li>Sözel şiddet</li>
</ol>
<p>6.Lakayt konuşmalar</p>
<p>7.Emrivaki tavırlar</p>
<p>8.Öğretmeni rencide etme</p>
<p>9.Öğretmeni etkin dinlememe</p>
<p>10.Sendikaya dâhil etme baskısı</p>
<p>11.Psikolojik baskı</p>
<p>12.Ders görevini yerine getirmeme</p>
<p>13.Gücü kötüye kullanma</p>
<p>14.Problemleri görmezden gelme</p>
<p>15.Haksız kazanç sağlama</p>
<p>“Müdürler kesinlikle derslerine girmiyorlar. Müdürün 6 saatlik dersi var ama ona girmez. Müdür ve idareciler derslere girmez. Koridorlarda gezen öğrencilere sorduğumuzda dersleri boş geçen dersler idarecilerin dersleridir. Müdür makamından dolayı derse girmiyor. Bir yıl boyunca her gün işi olamaz müdürün. Müdürlerde prosedür gibi görünüyor. Girilmiyor derslere…”</p>
<p>Okul müdürlerinin etik olmayan davranışlarının nedenleri sorulduğunda ise en çok şu cevaplar verilmiş:</p>
<p>1.Ego</p>
<p>2.Kişisel problemlerini okula yansıtmaları</p>
<p>3.Kişilik özellikleri</p>
<p>4.Liyakatsiz kişilerin yönetici olması</p>
<p>5.Arkadaşlık ilişkisi</p>
<p>6.Yakınlarını rahat ettirme isteği</p>
<p>7.Sendika aracılığı ile çıkar sağlama</p>
<p>“İdarecilerin hemen hemen hiçbiri derse girmedikleri halde sürekli ek ders istiyorlar. Ciddi anlamda maddi kaygıları var. Nereden ne kadar ders alabiliriz diye düşünüyorlar.”</p>
<p>“…Artık ülkemizde siyaset ve sendikanın çok ciddi şekilde eğitim kurumlarında yer aldığı görülmekte ve eğer bir karşıt düşünceyi savunuyorsan bu aynı bir futbol maçında iki karşı takımı tutan gibi kavgaya sebep olabilecek hale geldiği için bana kalırsa bunu da çok güzel kullanıyorlar.”</p>
<p><strong>Okul Müdürlerinin Etik Olmayan Davranışlarının Öğretmenler Üzerindeki Etkileri Nelerdir?</strong></p>
<p>1.Motivasyon düşüklüğü</p>
<p>2.Okuldan soğuma</p>
<p>3.Mutsuz bireyler</p>
<p>4.Güvensizlik</p>
<p>5.Değersizlik hissi</p>
<p>6.Mesleki doyum sağlayamama</p>
<p>7.Baskı hissetme</p>
<p>8.Verimliliğin düşmesi</p>
<p>9.Sıkıntıların sınıflara yansıması</p>
<p>“Bana mesajların yağdırıldığı, ne bileyim derse girişimin çıkışımın izlendiği, sınıfımın gözlendiği, konuşmalarımın dinlendiği bir ortamda rahat ders işleyemedim açık söylemek gerekirse.”</p>
<hr />
<p>Kaynak: <a href="http://chrome-extension://efaidnbmnnnibpcajpcglclefindmkaj/https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/2812677">chrome-extension://efaidnbmnnnibpcajpcglclefindmkaj/https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/2812677</a></p>
<p>Kazak, E., &amp; Kocamanoğlu, S. (2023). Okul Müdürlerinin Etik Olmayan Davranışlarının Nedenleri ve Etkilerine İlişkin Öğretmen Görüşleri. Türk Eğitim Bilimleri Dergisi, 21(3), 1177-1203. <a href="https://doi.org/10.37217/tebd.1214591">https://doi.org/10.37217/tebd.1214591</a></p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/toplum/egtbil/okul-mudurlerinin-etik-olmayan-davranislari/">Okul Müdürlerinin Etik Olmayan Davranışları</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TANZİMAT DÖNEMİNDE MUHALİF BASIN: YENİ OSMANLILAR MATBUATI</title>
		<link>https://bilimdili.com/arkeotarih/tarih-tarih/tanzimat-doneminde-muhalif-basin-yeni-osmanlilar-matbuati/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İdris Kılıçaslan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 26 Nov 2023 17:18:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[basiret]]></category>
		<category><![CDATA[basiret gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[genç osmanlılar]]></category>
		<category><![CDATA[hürriyet gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[ibret]]></category>
		<category><![CDATA[ibret gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[JÖN TÜRKLER]]></category>
		<category><![CDATA[muhalif basın]]></category>
		<category><![CDATA[muhbir]]></category>
		<category><![CDATA[muhbir gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[tanzimar matbuatı]]></category>
		<category><![CDATA[tanzimat]]></category>
		<category><![CDATA[tanzimat muhalif basını]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bilimdili.com/?p=22160</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yeni Osmanlılar 1865-1876 yılları arasında Osmanlı aydınlarının idareye karşı oluşturduğu muhalif topluluk olarak adlandırılabilir. Tanzimat devrinde (1839-1876) Osmanlı Devleti’nin bütünüyle yeniden yapılanması gerektiğini düşünen bir topluluktur ve bunun için muhalefet eden ilk topluluk olmuşlardır. Bu aydın sınıfının siyasi alanda en fazla istediği yapılanma Avrupa tarzında bir meşruti parlamenter sistem kurmaktır. Anayasa ilan etmek ve bir [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/arkeotarih/tarih-tarih/tanzimat-doneminde-muhalif-basin-yeni-osmanlilar-matbuati/">TANZİMAT DÖNEMİNDE MUHALİF BASIN: YENİ OSMANLILAR MATBUATI</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Yeni Osmanlılar 1865-1876 yılları arasında Osmanlı aydınlarının idareye karşı oluşturduğu muhalif topluluk olarak adlandırılabilir. Tanzimat devrinde (1839-1876) Osmanlı Devleti’nin bütünüyle yeniden yapılanması gerektiğini düşünen bir topluluktur ve bunun için muhalefet eden ilk topluluk olmuşlardır. Bu aydın sınıfının siyasi alanda en fazla istediği yapılanma Avrupa tarzında bir meşruti parlamenter sistem kurmaktır. Anayasa ilan etmek ve bir parlamento açmak Yeni Osmanlıların ortak idealidir ancak genel olarak bu topluluk üyelerinin fikirleri birbiriyle örtüşmemekte, çok fazla ayrı düştükleri noktalar bulunmaktadır. Kaynak ve belge olmaması sebebiyle Yeni Osmanlılar Cemiyeti’nin ne zaman kurulduğu net değildir. Ebüzziya Tevfik cemiyetin kuruluşunu çelişkili olarak, farklı yerlerde 1865 ve 1867 yılını zikretmiştir. Cemiyetin kurucuları olarak Sağır Ahmed Beyzâde Mehmed Bey ve arkadaşları Menâpîrzâde Nûri ve Kayazâde Reşad beyler gösterilmektedir. Yeni Osmanlılar Cemiyeti mensupları muhalif olmalarından dolayı Paris, Londra ve Cenevre gibi Avrupa şehirlerinde gazete çıkarmak yoluyla faaliyette bulunmuşlardır. Avrupa’da bulunmalarını mümkün kılan ve gazete çıkarmak için gerekli kaynağı; yapılan bir değişiklikle Mısır’daki veraset hakkı elinden alınan (1866), buna karşılık Hidiv İsmail Paşa’nın kendisine büyük bir tazminat ödediği kardeşi Mustafa Fâzıl Paşa’dır.<a href="#_ftn1" name="_ftnref1">[1]</a></p>
<p><strong>Muhbir Gazetesi</strong></p>
<p style="text-align: justify;">               Muhbir gazetesi yayın hayatına 1 Ocak 1867 tarihinde, haftada üç kez yayınlanmak üzere İstanbul’da başlamıştır. Sahibi Diyarbakırlı Filip Efendi’dir. Gazeteyi çıkarmak için Ali Suavi’nin şöhretinden de yararlanmak isteyen Filip Efendi, Ali Suavi’ye muharrirlik teklif etmiştir. Bu teklifi kabul eden Ali Suavi ilk sayıdan itibaren Muhbir gazetesinde yazı yazmış, gazete Londra’da çıkmaya başlayınca ise sahibi olmuştur. Hüseyin Çelik’e göre “Ali Suâvi gazeteyi yalnız haber veren bir vasıta değil okuyucusunu uyandıran, bilgi kazandıran bir mektep olarak görür.”<a href="#_ftn2" name="_ftnref2">[2]</a> Bundan dolayı olacak ki yazıları genellikle eğitim sorunları, müfredat, eğitim metotları, fen derslerinin ihmalindeki yanlışlık, eğitim sistemi ile ilgilidir.</p>
<figure id="attachment_22162" aria-describedby="caption-attachment-22162" style="width: 566px" class="wp-caption alignleft"><a class="herald-popup-img" href="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2023/11/yeni-osmanlilar-cemiyeti-1.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-22162" src="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2023/11/yeni-osmanlilar-cemiyeti-1.jpg" alt="" width="566" height="443" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2023/11/yeni-osmanlilar-cemiyeti-1.jpg 748w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2023/11/yeni-osmanlilar-cemiyeti-1-300x235.jpg 300w" sizes="(max-width: 566px) 100vw, 566px" /></a><figcaption id="caption-attachment-22162" class="wp-caption-text">Muhbir Gazetesi</figcaption></figure>
<p style="text-align: justify;">               Ali Suavi eğitim konularında başka dış politika ile ilgili yazılar da yazmıştır. Fakat Bab-ı Ali bu yazılardan hoşlanmadığı için Muhbir gazetesi 32. Sayısından sonra bir ay kapatma cezası almıştır. Ali Suavi de Kastamonu’ya sürülmüştür.<a href="#_ftn3" name="_ftnref3">[3]</a> Kapatma ve sürgün cezasından sonra 1867 yılı Temmuz ayında Ali Suavi, Namık Kemal, Ziya Bey ve Agâh Bey birlikte Londra’ya gittiler. Çünkü yurtdışındayken Türkiye’deki haksızlıklarla daha iyi mücadele edebileceğini düşünmektedir. İlk sayısında <em>“Muhbir doğru söylemek yasak olmayan bir memleket bulur, yine çıkar”</em> cümlesiyle bu düşüncelerini açıkça yansıtıyorlardı. Ali Suavi’nin yanındaki diğer isimler de çok önemlidir fakat Muhbir gazetesine damga vuran isim Ali Suavi’dir. Suavi, Mustafa Fazıl Paşa’nın desteğini alarak Muhbir gazetesini 31 Ağustos 1867 tarihinden itibaren Londra’da çıkarmaya başlamıştır. Haftada bir kez yayınlanan gazete 3 Kasım 1868’e kadar 50 sayı yayımlanmıştır. Namık Kemal ve Ziya Bey, Ali Suavi ile anlaşamadıkları için 23 Mayıs 1868’de Muhbir gazetesinden ayrılmışlardır.</p>
<p style="text-align: justify;">               Ali Suavi, İstanbul’da yazı yazmaya başlamasından itibaren Türk dili ile ilgili yazılar da kaleme almıştır: Dilde sadelik, imla sorunu, din-dil münasebeti, Türk dilinin üstünlükleri, resmi dil konusu, kavramlar konusu, edebiyat konusu, tiyatro konusu gibi başlıklar altında toplanabilecek yazıları vardır.<a href="#_ftn4" name="_ftnref4">[4]</a></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Hürriyet Gazetesi</strong></p>
<p style="text-align: justify;">               Hürriyet gazetesi Namık Kemal ve Ziya Bey’in 23 Mayıs 1868’de Muhbir gazetesinden ayrılmalarından sonra Mustafa Fazıl Paşa’nın desteği ile 29 Haziran 1868’de Londra’da çıkmaya başlamıştır. Gazetenin ilk 63 sayısında Namık Kemal’in etkisi vardır. 64. sayıdan itibaren Mısır Hidiv’i İsmail Paşa’nın adamı olan Arif Bey gazeteyi 100. ve son sayısına kadar çıkarmıştır. Haftada bir kez yayınlanan Hürriyet gazetesinin 89-100. sayıları Cenevre’de çıkarılmıştır.<a href="#_ftn5" name="_ftnref5">[5]</a></p>
<p style="text-align: justify;">               Namık Kemal yazılarında genel olarak toplumsal yaşam, hukuk, idare, ekonomi ve siyasi meselelerden bahsetmiştir. Fransız İhtilalinden çok etkilendiği belli olan Namık Kemal yazılarında hürriyete vurgu yapmış ve “insan hür doğar” fikrini benimsemiştir. Meşrutiyet fikrini de savunmuş ve bunu İslamiyet’e dönmek olarak ifade etmiştir.<a href="#_ftn6" name="_ftnref6">[6]</a> Kanunlar cemiyet nizamının anahtarıdır. Vatanın kalkınması içinse sık sık kapitülasyonlar konusuna değinmiştir. Milli ve içtimai yükseliş için aile terbiyesinin öneminden bahsetmiştir. Milliyetçilik anlayışı Osmanlılık çerçevesi içindedir ancak yazılarında Türk unsuruna olan yakınlığı hissedilebilir. İlerlemek ve kalkınmak için Avrupa medeniyetinin örnek alınması gerektiğini düşünür.<a href="#_ftn7" name="_ftnref7">[7]</a></p>
<p style="text-align: justify;">               Hürriyet gazetesinin amaçları ana hatlarıyla şunlardır;</p>
<p style="text-align: justify;">               1.Yönetime meşveret usulünü hâkim kılmak.</p>
<p style="text-align: justify;">               2.Vezirlerin icraatları dolayısıyla sorumlu tutulması.</p>
<p style="text-align: justify;">               3.İsrafın ve dış borcun önlenmesiyle, maliyenin ıslahı.</p>
<p style="text-align: justify;">               4.Eğitim seferberliği ile halkın cehaletten kurtarılması.</p>
<p style="text-align: justify;">               5.Maksatlı bir şekilde sefalete itilen ulemanın durumuna çare bulunması.</p>
<p style="text-align: justify;">               6.Misyonerlerin faaliyetlerine karşı Müslümanların dinlerine sahip çıkması gerektiği.</p>
<p style="text-align: justify;">               7.Şeriatın temel prensiplerinden taviz verilmemesi.</p>
<p style="text-align: justify;">               8.Körü körüne taklitçiliğin terk edilmesi.</p>
<p style="text-align: justify;">               9.Özellikle devlet kurumlarında dalkavukluktan vazgeçilmesi, yazışmalarda insan onuruna yakışmayan ifadelerin yer almaması.</p>
<p style="text-align: justify;">               10.Dil ve edebiyatta kolaylığın hâkim kılınması, faydanın ön plana çıkarılması.</p>
<p style="text-align: justify;">               Yeni Osmanlıların sözcüsü niteliğinde olan Hürriyet gazetesinde Ziya Paşa’nın da yazıları yayınlanmıştır. Ziya Paşa, devlet rejimi, ekonomi, dış politika, eğitim, dil, edebiyat ve dini konularda yazılar yazmıştır. Yazılarında meşvereti savunmuştur yani meşrutiyet taraftarıdır. Osmanlı ekonomisinin Batılı devletlerle rekabet edebilmesi için çok iyi bir bütçe hazırlanmasını, sanayi kollarının desteklenmesini, adil bir vergi sisteminin oluşturulması gerektiğini düşünür. Ezbercilikten kaçınan kaliteli ve akılcı bir eğitim sistemi uygulanmalıdır. Milli dili savunur, Divan edebiyatı yerine Halk edebiyatını tercih eder.<a href="#_ftn8" name="_ftnref8">[8]</a></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İbret Gazetesi</strong></p>
<p style="text-align: justify;">               İbret gazetesi ilk olarak Aleksan Sarrafyan tarafından 1 Aralık 1869 tarihinde Kevkeb-i Şarki (Doğu Yıldızı) adıyla günlük olarak yayınlanmaya başlamıştır. 16 Haziran 1870’de ise İbret adıyla pazartesi ve Perşembe günleri olarak haftada iki kez yayınlanmaya başlamıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">               26 Nisan 1871 tarihinden itibaren Sarrafyan, İbret gazetesini İskender Bey’e kiralamış ve haftalık olarak yayınlanmaya başlamıştır. İskender Bey, İbret’i “kötü adetleri istihza edip, mazarratını güldürücü bahislerle ahaliye göstermek” amacıyla mizah gazetesi olarak yayınlamıştır. 29 Ocak 1872’de yayını durmuştur. 7 Şubat 1872’de Ahmet Mithat tarafından haftada beş gün yayınlanmaya başlamıştır. Ancak gazete hükümet tarafından kapatılmış ve Ahmet Mithat bir ay süreyle gazete çıkarmaktan men edilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">               13 Haziran 1872’de Namık Kemal İbret’i Sarrafyan’dan kiralayarak tekrar yayınlamaya başlamıştır. Bu tarihten sonra İbret, Namık Kemal’in muhalif yazılarından dolayı üç kez kapatılmıştır. Üçüncü ve son kez 1 Nisan 1873’te Vatan Yahut Silistre eserinin sahnelenmesinden sonra bir daha çıkmamak üzere kapatılmış ve 9 Nisan 1873’te Namık Kemal ve diğer çalışanları sürgün edilmiştir. Namık Kemal Kıbrıs’a, Ebüzziya Tevfik Rodos’a, Nuri ve İsmail Hakkı (Bereketzade) Beyler Akka’ya sürgün edilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">               İbret gazetesi çıkmaya başladığı tarihten itibaren sürekli muhalif yayın yapmış ve bunu açıkça dile getirmiştir. Gazetenin yazar kadrosu bunu vatana hizmet olarak gördüğünü belirtmiştir.<a href="#_ftn9" name="_ftnref9">[9]</a> İbret gazetesinin bu kadar fazla el değiştirmesi yani kiralanması dönemin koşulları ile doğrudan alakalıdır. Çünkü yeni bir gazete çıkarmak için resmi izin almak çok zordu. Zaptiye Nezareti genel olarak yeni gazete başvurularını reddediyordu. Bu sebeple daha önce izin verilmiş olan gazeteler farklı kişilere kiralanarak kullanılıyordu. Yeni gazete çıkarma başvurularından sonuç alamayan yazar kadrosu bu yüzden İbret’i kiralamıştı. İbret’i Yeni Osmanlı neşriyatından ayıran bir yönü de yurt dışında değil, İstanbul’da basılmasıdır. Gazetenin başyazarlığını Namık Kemal, sorumlu yazı işleri müdürlüğünü Kayazade Reşat, yardımcılıklarını Ebüzziya Tevfik ve Menapirizade Nuri Beyler üstlenmiştir. Namık Kemal’in yazıları başta olmak üzere gazetede yayınlanan her yazı yönetimin tepkisini çekmiştir. Süleyman Nazif’e göre İbret gazetesindeki yazıların muhalefet olarak şiddeti Hürriyet gazetesindeki yazılardan bile daha fazladır.<a href="#_ftn10" name="_ftnref10">[10]</a></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Basiret Gazetesi</strong></p>
<p style="text-align: justify;">               23 Ocak 1870’te Basiretçi Ali Bey tarafından haftada beş gün yayınlanmak üzere çıkmaya başlamıştır. Gazetenin çıkış amacı çeşitli ilmi gelişmelerden ve politikadan söz etmek, halkın eğitimi, kalkınma, sanayileşme, çağdaş medeniyete ulaşma yolundaki gayretlere ışık tutmak, hürriyet, insaniyet ve eşitlik anlayışını geliştirmek olduğu kadar ülke içindeki ve dışındaki olayları haber vermek, çeşitli haberleri halka duyurmaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">               Basiret gazetesi 1870-1871 yılında Fransa-Prusya savaşında alman taraftarı yayın yaptığı için Bismarck tarafından Almanya’ya davet edildi. Ali Efendi’ye para yardımı yapıldı ve modern bir baskı makinesi hediye edildi. Ali Efendi bu yıllarda Hidiv İsmail paşadan da yardım aldı. Bu sebeple Mısır lehine ve hatta Mısır’ın Osmanlı Devleti’nden ayrılması gerektiğine dair yazılar yayınladı. Rusya’da yaşayan Müslüman Türklerin mücadelesini ve haklarını korumak için etkili yazılar yazdı.<a href="#_ftn11" name="_ftnref11">[11]</a> Basiret gazetesi bundan başka Osmanlı bünyesindeki azınlıkların bağımsızlık ve Osmanlı idaresinden ayrılma isteklerinin önüne geçmek ve Osmanlı birliğini sağlamak için çeşitli yazılar yayınlamıştır. İngiliz ve Rus emperyalizmine karşı ittihad-ı Germen fikrini ve ittihad-ı İslam fikrini de desteklemiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">               Basiret gazetesi hükümetle arasını iyi tutmaya çalışmış fakat yine de hükümet tarafından pek çok kez kapatılmıştır. Basiretçi Ali Efendi, Suphi Paşazâde Âyetullah Bey, Polonyalı mühtedi bir subay olan Ferik Suphi Celâleddin Paşa, Hayreddin takma adıyla yazılar yazan Polonyalı mülteci Karski ile adliye mektupçusu Hâlet Bey, Ahmed Midhat Efendi, Süleyman Âsaf, Mustafa Âsım, Mehmed Tevfik, Ali Suâvi ve Nâmık Kemal gazetenin yazarları arasındadır.<a href="#_ftn12" name="_ftnref12">[12]</a></p>
<p style="text-align: justify;">               Basiret gazetesi Çırağan vakasından bir gün önce, bu hadisenin elebaşısı olarak görünen Ali Suavi’nin bir makalesini yayınlanacağını neşrettiği için Basiretçi Ali Bey 20 Mayıs 1878’de tutuklandı ve diğer suçlularla Kudüs’e sürgün edildi. Böylece Basiret gazetesinin 8 yıllık yayın hayatı da son bulmuş oldu.<a href="#_ftn13" name="_ftnref13">[13]</a> 6 yıl sonra bir daha gazetecilik yapmamak şartıyla affedildi ve İstanbul’a dönemsine izin verildi (1884).</p>
<hr />
<p><strong>KAYNAKLAR</strong></p>
<p><strong>Kitap ve Makaleler</strong></p>
<p>BEYDİLLİ, Kemal, “Yeni Osmanlılar Cemiyeti”, <strong>TDV İslâm Ansiklopedisi,</strong> C.43, ss.430-433.</p>
<p>ÇELİK, Hüseyin, , “Hürriyet”, <strong>TDV İslam Ansiklopedisi,</strong> C.18, ss.505-507.</p>
<p>_____________, “Muhbir”, <strong>TDV İslam Ansiklopedisi</strong><em>,</em> C.31, ss.32-34.</p>
<p>DUMAN, Haluk Harun, “Tanzimat Döneminde Basın (1828-1875)”, <strong>Türk Basın Tarihi,</strong> Anadolu Üniversitesi Yayınları, Eskişehir 2014.</p>
<p>EBÜZZİYA, Ziyad, “Ali Efendi, Basiretçi”, <strong>TDV İslam Ansiklopedisi, </strong>C.2, s.388-389.</p>
<p>GÜZ, Nurettin; BAYHAN, Gamze, “İlk Muhalif Gazete Olarak İbret”, <strong>Abant Kültürel Araştırmalar Dergisi,</strong> C.1, S.1, ss.1-15.</p>
<p>SAĞLAM, Nuri . &#8220;XIX. Yüzyıl Osmanlı Siyasi Hayatında Basiret Gazetesi Üzerine&#8221;, <strong>İlmî Araştırmalar: Dil, Edebiyat, Tarih İncelemeleri,</strong> Ocak 2014, ss.183-190.</p>
<p>UÇMAN, Abdullah, “Tanzimat’tan Sonra Edebiyat ve Siyaset: Namık Kemal ve Ziya Paşa Örneği”, <strong>Türkiyat Mecmuası,</strong> C.24, ss.113-128.</p>
<p>YAZICI, Nesimi, “İbret”, <strong>TDV İslam Ansiklopedisi, </strong>C.21, ss.368-370.</p>
<p>YERLİKAYA, İlhan, “Basiret”, <strong>TDV İslam Ansiklopedisi, </strong>C.5, ss.103-105.</p>
<hr />
<p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a> Kemal Beydilli, <em>“Yeni Osmanlılar Cemiyeti”</em>, <strong>TDV İslâm Ansiklopedisi,</strong> C.43, s.430-433; Ayrıca bkz. <a href="https://islamansiklopedisi.org.tr/yeni-osmanlilar-cemiyeti">https://islamansiklopedisi.org.tr/yeni-osmanlilar-cemiyeti</a>, 10.11.2018, 21.41.</p>
<p><a href="#_ftnref2" name="_ftn2">[2]</a> Hüseyin Çelik, <em>“Muhbir”,</em> <strong>TDV İslam Ansiklopedisi</strong><em>,</em> C.31, s.32-34; Ayrıca bkz. <a href="https://islamansiklopedisi.org.tr/muhbir">https://islamansiklopedisi.org.tr/muhbir</a>, 24.11.2018, 11.25.</p>
<p><a href="#_ftnref3" name="_ftn3">[3]</a> Haluk Harun Duman, <em>“Tanzimat Döneminde Basın (1828-1875)”</em>, <strong>Türk Basın Tarihi,</strong> Anadolu Üniversitesi Yayınları, Eskişehir 2014, s.42.</p>
<p><a href="#_ftnref4" name="_ftn4">[4]</a> Duman, <strong>a.g.e.,</strong> s.42-45.</p>
<p><a href="#_ftnref5" name="_ftn5">[5]</a> Hüseyin Çelik, <em>“Hürriyet”</em>, <strong>TDV İslam Ansiklopedisi, </strong>C.18, s.505-507; Ayrıca bkz: <a href="https://islamansiklopedisi.org.tr/hurriyet--gazete">https://islamansiklopedisi.org.tr/hurriyet&#8211;gazete</a>, 24.11.2018, 12.27.</p>
<p><a href="#_ftnref6" name="_ftn6">[6]</a> Abdullah Uçman, <em>“Tanzimat’tan Sonra Edebiyat ve Siyaset: Namık Kemal ve Ziya Paşa Örneği”,</em> <strong>Türkiyat Mecmuası,</strong> C.24, s.117.</p>
<p><a href="#_ftnref7" name="_ftn7">[7]</a> Duman, <strong>a.g.e.,</strong> s.46.</p>
<p><a href="#_ftnref8" name="_ftn8">[8]</a> Duman, <strong>a.g.e.,</strong> s.47-48.</p>
<p><a href="#_ftnref9" name="_ftn9">[9]</a> Nurettin Güz ve Gamze Bayhan, <em>“İlk Muhalif Gazete Olarak İbret”,</em> <strong>Abant Kültürel Araştırmalar Dergisi,</strong> C.1, S.1, s.8-9.</p>
<p><a href="#_ftnref10" name="_ftn10">[10]</a> Nesimi Yazıcı, <em>“İbret”,</em> <strong>TDV İslam Ansiklopedisi, </strong>C.21, s.368-370; Ayrıca bkz: <a href="https://islamansiklopedisi.org.tr/ibret--gazete">https://islamansiklopedisi.org.tr/ibret&#8211;gazete</a>, 24.11.2018, 18.45.</p>
<p><a href="#_ftnref11" name="_ftn11">[11]</a> Ziyad Ebüzziya, <em>“Ali Efendi, Basiretçi”,</em> <strong>TDV İslam Ansiklopedisi, </strong>C.2, s.388-389; Ayrıca bkz: <a href="https://islamansiklopedisi.org.tr/ali-efendi-basiretci">https://islamansiklopedisi.org.tr/ali-efendi-basiretci</a>, 24.11.2018, 20.12.</p>
<p><a href="#_ftnref12" name="_ftn12">[12]</a> İlhan Yerlikaya, <em>“Basiret”,</em> <strong>TDV İslam Ansiklopedisi, </strong>C.5, s.103-105; Ayrıca bkz: <a href="https://islamansiklopedisi.org.tr/basiret--gazete">https://islamansiklopedisi.org.tr/basiret&#8211;gazete</a>, 24.11.2018, 20.05.</p>
<p><a href="#_ftnref13" name="_ftn13">[13]</a> Nuri Sağlam, <em>&#8220;XIX. Yüzyıl Osmanlı Siyasi Hayatında Basiret Gazetesi Üzerine&#8221;, </em><strong>İlmî Araştırmalar: Dil, Edebiyat, Tarih İncelemeleri,</strong> Ocak 2014, s.184.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/arkeotarih/tarih-tarih/tanzimat-doneminde-muhalif-basin-yeni-osmanlilar-matbuati/">TANZİMAT DÖNEMİNDE MUHALİF BASIN: YENİ OSMANLILAR MATBUATI</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KITLIK!</title>
		<link>https://bilimdili.com/dusunce/kitlik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İdris Kılıçaslan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 May 2022 20:00:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DÜŞÜNCE]]></category>
		<category><![CDATA[buğday]]></category>
		<category><![CDATA[gıda krizi]]></category>
		<category><![CDATA[kıtlık]]></category>
		<category><![CDATA[küresel gıda krizi]]></category>
		<category><![CDATA[tahıl]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bilimdili.com/?p=20881</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ukrayna – Rusya savaşı dünyayı açlığa doğru itiyor. Savaş, Covid-19, iklim değişikliği ve artan enerji fiyatları küresel gıda sistemini sarsıyor. Ukrayna tahıl ve yağlı tohum ihracatını durdurdu. Rusya’nın buğday ihracatı sallantıda. Rusya ve Ukrayna’nın gıda ihracatı dünyanın kalori ihtiyacının %12’sini karşılıyor. 2022’nin başından bu yana buğday fiyatları %53 arttı. Hindistan’da seyreden aşırı kuraklık nedeniyle Hindistan’ın [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/dusunce/kitlik/">KITLIK!</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ukrayna – Rusya savaşı dünyayı açlığa doğru itiyor. Savaş, Covid-19, iklim değişikliği ve artan enerji fiyatları küresel gıda sistemini sarsıyor. Ukrayna tahıl ve yağlı tohum ihracatını durdurdu. Rusya’nın buğday ihracatı sallantıda. Rusya ve Ukrayna’nın gıda ihracatı dünyanın kalori ihtiyacının %12’sini karşılıyor. 2022’nin başından bu yana buğday fiyatları %53 arttı. Hindistan’da seyreden aşırı kuraklık nedeniyle Hindistan’ın da buğday ihracatını durdurması üzerine buğday fiyatları 16 Mayıs’ta %6 daha arttı.</p>
<p>BM Genel Sekreteri António Guterres 18 Mayıs&#8217;ta “küresel gıda kıtlığı” konusundan söz etti. Temel gıda fiyatlarındaki bu ani yükseliş sağlıklı beslenemeyen insan sayısını 440 milyon daha arttırarak 1,6 milyara çıkmasına sebep oldu. Yaklaşık 250 milyon insan ise kıtlığın eşiğinde. Bu sebeple ülkelerde siyasi huzursuzluklar artacak, çocukların fiziksel gelişimi olumsuz etkilenecek, insanlar açlıktan ölmeye başlayacak.</p>
<p>Rusya ve Ukrayna dünyanın ihtiyacı olan buğdayın %28’ini, arpanın %29’unu, mısırın %15’ini, ayçiçeği yağının %15’ini karşılıyor. Lübnan, Tunus, Mısır, Libya gibi ülkelerin ithal ettiği tahıl ürünlerinin neredeyse tamamını Rusya ve Ukrayna sağlıyor. Fakat Rusya-Ukrayna savaşı bu tedarik zincirini kesintiye uğratıyor. Dünyanın en büyük buğday üreticisi olan Çin’de kuraklıktan dolayı tahıl mahsulü beklenenin altında olacak, dünyanın en büyük ikinci buğday üreticisi olan Hindistan da kuraklıkla boğuşuyor. Amerika, Avrupa ve Afrika’da son kırk yılın en yüksek sıcaklıkları yaşanıyor. Tüm bu gelişmeler dar gelirlilerin üzerinde ağır bir etkiye sebep olacak.</p>
<p>Savaşın başlamasından bu yana, Kazakistan&#8217;dan Kuveyt&#8217;e kadar 23 ülke, küresel olarak ticareti yapılan kalorilerin %10&#8217;unu kapsayan gıda ihracatına ciddi kısıtlamalar getirdi. Tüm gübre ihracatının beşte birinden fazlası kısıtlanmıştır. Ticaret durursa, kıtlık başlar.</p>
<p>Ekonomist bu kıtlığın önlenmesi için üç aşamalı bir çözüm önerisi sunuyor:</p>
<p>1-Ukrayna, Odessa limanını mayınlardan temizlemeli</p>
<p>2-Rusya, Ukrayna’nın nakliye yapmasını engellememeli</p>
<p>3- Türkiye boğazlardan donanma geçmesine izin vermeli.<a href="#_ftn1" name="_ftnref1">[1]</a></p>
<hr />
<p>Kaynak: <a href="https://www.economist.com/leaders/2022/05/19/the-coming-food-catastrophe?etear=nl_today_2">https://www.economist.com/leaders/2022/05/19/the-coming-food-catastrophe?etear=nl_today_2</a></p>
<p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a> Çevirmenin notu: Montrö boğazlar sözleşmesinin önemi burada da karşımıza çıkıyor.</p>
[2] Birebir çeviri değildir.</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/dusunce/kitlik/">KITLIK!</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnternetinizin Performansını Nasıl Artırırsınız? İşte Size Birkaç İpucu!</title>
		<link>https://bilimdili.com/teknoloji/internetinizin-performansini-nasil-artirirsiniz-iste-size-birkac-ipucu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İdris Kılıçaslan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 Apr 2022 14:55:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[internet hızını arttırma]]></category>
		<category><![CDATA[İnternetinizin Performansını Nasıl Artırırsınız?]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bilimdili.com/?p=20843</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnternet ihtiyacının ve kullanımının tüm dünyada arttığı bir dönemdeyiz. Neredeyse tüm aktivitelerimizi internet üzerinden yapar hale geldik. Bu yoğun kullanım internet hızlarını da doğal olarak etkiliyor. Evlerimizde bulunan interneti hiçbir dönemde bu kadar yoğun kullanmamıştık. Gün içerisinde aynı anda çekirdek bir ailede bile birçok cihazla ev internetine bağlanıyoruz. Bunu bir de bulunduğumuz bölgeye uyarlarsak aynı [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/teknoloji/internetinizin-performansini-nasil-artirirsiniz-iste-size-birkac-ipucu/">İnternetinizin Performansını Nasıl Artırırsınız? İşte Size Birkaç İpucu!</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnternet ihtiyacının ve kullanımının tüm dünyada arttığı bir dönemdeyiz. Neredeyse tüm aktivitelerimizi internet üzerinden yapar hale geldik. Bu yoğun kullanım internet hızlarını da doğal olarak etkiliyor.</p>
<p>Evlerimizde bulunan interneti hiçbir dönemde bu kadar yoğun kullanmamıştık. Gün içerisinde aynı anda çekirdek bir ailede bile birçok cihazla ev internetine bağlanıyoruz. Bunu bir de bulunduğumuz bölgeye uyarlarsak aynı sokak üzerinde yüzlerce kullanıcının bağlandığı anlamına geliyor. Kullanımın artmasıyla da bölgesel olarak internet performansı düşebiliyor. Ancak ev içerisindeyiz ve bir şekilde internet kullanmaya devam etmemiz gerekiyor, nasıl daha iyi bir performans alabilirsiniz?</p>
<p>Kablosuz olma fikri daha özgürlükçü gelebilir ancak birçok teknoloji kabloya bağımlı ya da kablo ile daha iyi performans gösteriyor. Bu teknolojilerden biri de internet. Evet, kablosuz internet çok rahat. Bunu kabul etmek gerek. Telefondan tabletten ve istediğimiz yerden bağlanabiliyoruz. Oldukça pratik. Hatta normal bir zamanda bu bizim için fazlasıyla yeterli bir hız da sağlıyor. İçerisinde bulunduğumuz dönemde ise kablosuz bağlantı performans kayıplarını çoğaltıyor. Bu performans kayıpları her zaman yaşanan bir şey olsa da günlük hayatımızı çok etkilemiyordu. Özellikle interneti sadece tarayıcıda tur atmak, bir şeyler okumak veya müzik dinlemek için kullananlar bu performans kayıplarından hiç etkilenmezlerdi. Yoğun internet kullanımlarında hissedilen performans kayıpları şu an açık bir şekilde çoğu kullanıcı tarafından hissediliyor.</p>
<p>Kablosuz internetin performansı pek çok değişkene bağlı olduğu için kayıplar daha çok yaşanabiliyor. Mesela modeminizin yanında bulunan ayna bile performansını etkileyebilir. Çevrenizde kablosuz internet kullananlar fazlaysa veya modeminiz evinizin bir ucundaysa yine performans kayıpları yaşamanız çok normal. Bunun sebebi ise kablosuz internet, modemimizden yayılan dalgalar sayesinde vardır. Aynı radyo dalgaları gibi düşünebiliriz. Belli bir kanal üzerinden yayılan bu dalgalar ile internete bağlanırız. Modemlerde ortalama 13 ya da 14 adet ayrı kanal vardır. Dalgalar bu kanallardan yayılır. Ancak birçok modem aynı kanalı kullanır. Bunu dört şeritli bir yol olarak düşünebiliriz. Eğer herkes tek bir şeritten gitmeye kalkarsa trafik oluşur. Kablosuz internette de herkes aynı kanaldan bağlanınca benzer bir trafik meydana geliyor.</p>
<h2><strong>Peki Daha İyi İnternet İçin Ne Yapabiliriz?</strong></h2>
<h3><strong>1- En İyi Çözüm: Kablolu İnternet</strong></h3>
<p>Bu sorunların en köklü çözümü de kablolu internete geçmek. Oldukça kolay olan bu geçiş sayesinde veri kaybınız azalır ve hızlarınız yükselir. Dediğimiz gibi kablosuz internet her ne kadar gelişmiş ve güzel bir teknoloji olsa da henüz kablolu internet verimliliğine ulaşabilmiş değil. Kablolu internet sadece hızınızı yükseltmekle kalmaz size daha stabil bir hız sağlar. Kablosuz internette çeşitli kopmalar veya yüksek hız değişimleri görülebiliyor. Kablolu internette bunları minimuma indirebilirsiniz. Bu sisteme geçmek sanıldığı kadar da zor değil. Ethernet kablosu olarak bilinen CAT5 kablosunun bir ucunu modemde Ethernet portuna bir diğer ucunu da bilgisayara taktığınız anda kablolu internetiniz hazır! Başka herhangi bir işlem yapmanıza gerek yok. Ama tabi birden fazla bilgisayarda kablolu internet kullanmak istiyor ve modeminizde buna yetecek kadar Ethernet portu yoksa küçük bir işleme daha ihtiyacınız var. “Switch” adı verilen bir cihaz yardımı ile Ethernet portunuzu çoğaltabilirsiniz. Yine Ethernet kablonuzun bir ucunu modeme diğer ucunu da switch’e takmanız gerekiyor. Ardından tüm bilgisayarlar için bir adet Ethernet kablosunu swicth’e bağlayarak internete bağlanabilirsiniz.</p>
<h3><strong>2- Modeminizin Çevresini Boş Bırakın</strong></h3>
<p>Kablo temin edemediğinizde ise yapabileceğiniz birçok iyileştirme yöntemi var. Mesela işe modemin çevresini biraz boşaltarak başlayabilirsiniz. Modemin yaydığı dalgalar çevresinde bulunan eşyalardan etkilenebilir. Tabii her eşya etkilemese de bazı eşyalar modeminizin performansını düşürebiliyor.</p>
<ul>
<li>Modeminizi yüksek bir yere koyun. Mesela bir raf ya da kitaplık olabilir. Aşağıda yer alması sinyallerin verimliliğini azaltabilir.</li>
<li>Çevresinde çok fazla eşya bulundurmayın. İçeriğinde metal bulunan eşyalar sinyallerin gücünü oldukça etkiler. Mesela genelde aynaların arkasında metal yüzeyler kullanılır. Ayrıca duvarların fayansla kaplı olduğu bir yerde bulunuyorsa modeminiz yine kötü sonuçlar alabilirsiniz. Yani siz siz olun metal ve fayans gibi malzemelerden modemi uzak tutun.</li>
<li>Tüm bu eşyaların haricinde aslında en çok dikkat edilmesi gereken nokta duvarlar. Evin içerisinde modem ile aranızda çok fazla duvar varsa sinyallerin gücü düşer. Bu noktada mümkün olduğunca modeme yakın olmak en iyisi. Eğer tek başınıza değil de ortak kullanıyorsanız da başka bir madde de bahsettiğimiz gibi evin orta noktasında tutmak en iyi sonucu verir.</li>
</ul>
<h3><strong>3- Modeminiz Destekliyorsa 5GHz Kullanın</strong></h3>
<p>Bazı modemler çift bant adı verilen bir özelliğe sahiptir. Bu özellik modemin iki farklı frekansta çalışmasını sağlar; 2.4 GHz ve 5 GHz. Eğer modeminiz destekliyorsa modem arayüzüne girip işlemi yapabilirsiniz. Tarayıcınıza 192.168.1.1 yazarak arayüze ulaşın. Ardından menüden “Kablosuz Ağ Ayarları” kısmına tıklayın. Burada yer alan “Band” bölümünden 5 GHz’yi seçin. Bu frekansta daha az cihaz vardır. Dolayısıyla az cihaz daha hızlı internet demek!</p>
<p>5 GHz kapasitesi daha geniş olduğu için daha iyi sonuçlar verir. Özellikle ülkemizde 2.4 GHz oldukça yoğun kullanım altında. Trafikten kaçmak için 5 GHz güzel bir seçenek. Tabii bu kanala geçerken de manuel seçim yapmanız gerekiyor. Çünkü özellikle telefonlar otomatik olarak 2.4 GHz’den bağlanır. Siz bir kere ayarlasanız dahi bir açıp kapattığınız anda yeniden 2.4’e bağlanacaktır. Bunu manuel olarak cihazlarınızda düzenli olarak seçebileceğiniz gibi iki kanalı iki farklı wifi olarak da kullanabilirsiniz. Kablosuz ağ ayarlarınızdan yeni bir wifi oluşturarak biri 2.4 GHz diğerini 5 GHz olarak adlandırırsanız cihazlarınızdan direkt olarak seçim yapmanız kolaylaşır.</p>
<h3><strong>4- Modeminiz Evinizin Neresinde Duruyor?</strong></h3>
<p>Modemin evinizdeki en iyi konumu, orta noktadır. Böylece evinizin her yerinden internete bağlanabilirsiniz.</p>
<ul>
<li>İnternete bağlandığınız cihaz modemden uzaklaştıkça performans kaybı yaşarsınız. Modem bir uçta siz bir uçta olursanız internet hızınız istediği kadar yüksek olsun yeterli sinyal alamayınca performans kaybı yaşarsınız.</li>
<li>Evinizin bir ucunda duran modemler, komşu binalarda yer alan modemlerin sinyalleri ile çakışabilir. Yine bu da performans kaybına sebep olur.</li>
<li>maddede bahsettiğimiz gibi ne kadar az duvar o kadar güçlü sinyal demektir! Eğer interneti tek başınıza kullanıyorsanız modeme mümkün olduğunca yakın olun. Ama ortak kullanımsa ve evinizin her yerinden internete bağlanan birileri varsa orta nokta çok idealdir.</li>
</ul>
<h3><strong>5- Wifi Güçlendirici Edinebilirsiniz</strong></h3>
<p>Bulunduğunuz yerde eğer modeme çok uzaksanız performans kaybı yaşamanız çok muhtemeldir. Evinizde veya ofisinizde modemi yakınlaştıramıyorsanız bir wifi güçlendirici edinerek daha güçlü sinyaller alabilirsiniz.</p>
<ul>
<li>Pek çok markada bulunan bu ürünler wifi menzilinizi genişletir. Modelden modele farklılık gösterse de temel amaç bilgisayarınıza yakın bir yerde bu güçlendiriciyi kullanarak daha güçlü sinyaller almak. Bazı modeller USB girişi ile bilgisayara bağlanırken bazı modeller direk kablosuz olarak çalışabiliyor. Küçük ama etkili olan bu cihazlardan edinmek etkili bir alternatiftir.</li>
<li>Bu ürünlerden tercih ederken tekrarlayıcı özelliğe sahip olanları değil de mesh özelliğe sahip olanları kullanmak daha etkilidir. Mesela yukarıda bahsettiğimiz 2.4 GHz ve 5 GHz arasında otomatik geçiş yapan güçlendiriciler bulunuyor. Ayrıca internete bağlandığınız cihazının nerede olduğunu algılayarak o bölgeye daha yoğun dalga verirler. Kısacası bu akıllı ürünler size en optimum bağlantıyı sağlar. Her ürün ne yazık ki bu performansı göstermiyor. O sebeple ürün tercihi yaparken dikkatli olmak ve mesh özellikli bir güçlendirici almanızı tavsiye ediyoruz.</li>
</ul>
<h3><strong>6- Modeminizi Haftada Bir Kapatıp Açın</strong></h3>
<p>Modeminizi ortalama haftada bir kere kapatıp açmanız gerekir. Sadece güç düğmesinden kapatıp 30-40 sn. bekledikten sonra tekrar açmanız yeterli. Basit ama etkili bu yöntem için sadece deneyin ve etkisini görün diyoruz!</p>
<h3><strong>7- Eski Teknolojiyi Kullanan Cihazları Yenileyin</strong></h3>
<p>Teknoloji her an değişiyor. Tabii bunun hızına yetişmek de bir o kadar zorlaşıyor. Ancak çok eski teknolojileri kullanmak özellikle internet konusunda kötü performans almanıza neden olabilir. 11N ve 11G teknolojilerinin artık güncel versiyonları var. Bu eski teknolojiler yerine yenilerini kullanmak daha iyi verim almanızı sağlar.</p>
<h3><strong>8- Modeminizin Güncelliğinden Emin Olun!</strong></h3>
<p>Yazılımsal olarak güncel bir modem kullanmak da internet ağınızı etkiler. Modeminizin firmware güncellemesini yapmayı atlamayın. Çoğunlukla bu işlem modem arayüzünden yapılır. Tüm modem üreticileri en son sürümü kullanmayı tavsiye eder.</p>
<p>Kullandığınız modemin markasının internet sitesinde yer alan en günce firmware sürümünü indirmeniz gerekir. Her marka kendi internet sitesinde bu sürümü yayınlar. Bunu indirdikten sonra modem arayüzüne tarayıcınıza 192.168.1.1 yazarak ulaşın. Ardından Firmware güncellemesi seçeneğini bulmanız gerekiyor. Tam olarak hangi menü altında olduğunu belirtemiyoruz çünkü her marka kendi farklı arayüzünü kullanıyor. Güncelleme kısmına geldikten sonra oradan dosya yükleme seçeneği çıkar. İndirdiğiniz dosyayı yükleyip güncelle dedikten sonra modem kendini resetler. Ardından işlemler tamam!</p>
<h3><strong>9- Modeminizi Üç Yılda Bir Yenileyin!</strong></h3>
<p>Modeminizi ortalama 3-5 yılda bir yenilemek performansınızı artırabilir. Teknolojinin sürekli geliştiği bir dönemdeyiz. Bu sebeple eski ürünler bazen performans kaybına yol açabilir. Ayrıca 7 gün 24 saat çalıştıklarını da varsayarsak bir hayli efor sarf ediyorlar. Ayrıca yukarıda bahsettiğimiz eski teknolojileri kullanmak modemler için de geçerli. 11AC / wifi 5 destekleyen modemler kullanmak internetinizden en yüksek performansı almanızı sağlar.</p>
<p>Tüm bu işlemlerin ardından internet performansınızda bir iyileşme olacaktır. Yöntemleri dikkatle uygulamaya gayret gösterin.</p>
<p><a href="https://turk.net/blog/internet-hizi/internetinizin-performansini-nasil-artirirsiniz-iste-size-birkac-ipucu/">Kaynak:Turknet</a></p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/teknoloji/internetinizin-performansini-nasil-artirirsiniz-iste-size-birkac-ipucu/">İnternetinizin Performansını Nasıl Artırırsınız? İşte Size Birkaç İpucu!</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MANPADS nedir?</title>
		<link>https://bilimdili.com/teknoloji/manpads-nedir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İdris Kılıçaslan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Apr 2022 16:05:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Endüstri]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[Man-Portable Air Defence Systems]]></category>
		<category><![CDATA[MANPADS]]></category>
		<category><![CDATA[STARStreak]]></category>
		<category><![CDATA[Stinger]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bilimdili.com/?p=20840</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ukrayna-Rusya Savaşı savunma şirketlerinin ürettiği yeni silahların denendiği, reklamının yapıldığı ve silah satılması için bir fırsat haline geldi. Ukrayna-Rusya savaşı sebebiyle adını sık duymaya başladığımız ve Rus uçaklarını düşürmeye başlayan Man-Portable Air Defence Systems (MANPADS) adı verilen füzeler, personel ile taşınabilir hava savunma sistemi anlamına geliyor. MANPADS Ukrayna&#8217;daki savaşta beklenmedik şekilde önemli bir rol oynuyor. American Stinger füzelerinin [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/teknoloji/manpads-nedir/">MANPADS nedir?</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong><span style="font-size: 14pt;">Ukrayna-Rusya Savaşı savunma şirketlerinin ürettiği yeni silahların denendiği, reklamının yapıldığı ve silah satılması için bir fırsat haline geldi.</span></strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">Ukrayna-Rusya savaşı sebebiyle adını sık duymaya başladığımız ve Rus uçaklarını düşürmeye başlayan Man-Portable Air Defence Systems (MANPADS) adı verilen füzeler, personel ile taşınabilir hava savunma sistemi anlamına geliyor.</p>
<p style="text-align: justify;">MANPADS <a href="https://www.economist.com/ukraine-crisis">Ukrayna&#8217;daki savaşta</a> beklenmedik şekilde önemli bir rol oynuyor. American Stinger füzelerinin tipik özelliği olan bu omuzdan ateşlemeli füzeler, yalnızca alçaktan uçan uçaklara karşı ve birkaç kilometre menzilde etkili oluyor. Ancak <a href="https://www.economist.com/interactive/2022/03/08/curious-case-russias-missing-air-force" data-analytics="in_body:link_2:para_1">Rus hava operasyonlarını</a> ciddi şekilde engelliyorlar. Şimdi Ukrayna ordusu, İngiltere tarafından sağlanan en son STARStreak füzelerini alıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Rusya, savaşın başlangıcında Ukrayna&#8217;nın uzun menzilli, radar güdümlü S-300 karadan havaya füze ağını etkisiz hale getiremedi. Bazıları imha edilmiş olsa da, diğer S-300&#8217;ler çalışmaya devam ediyor ve Rus uçakları radardan kaçmak için alçak irtifalarda uçmak zorunda kalıyor. NATO helikopterleri, uzun menzilli, güdümlü füzeleri kullanabilirken, Rus saldırı helikopterleri güdümsüz füzeleri ateşleyebiliyor. Bu faktörlerin her ikisi de Rus uçaklarını MANPADS&#8217;in hedefi haline getiriyor.</p>
<p style="text-align: justify;">1950&#8217;lerde ortaya çıkan MANPADS, jet motorlarının sıcak egzoz borularına girmek için kızılötesi arayıcıları kullanır. Bu nedenle, uçaklar ve helikopterler, daha parlak ve daha çekici ısı kaynaklarıyla bu tür füzelerin dikkatini dağıtmak için sahte fişekler ateşler. Üretilen ilk MANPAD&#8217;ler bir uçağa yalnızca arkadan kilitlenebilirdi. Bunlar, Almanya&#8217;nın eski Doğu Alman stoklarından Ukrayna&#8217;ya tedarik ettiği Sovyet döneminden kalma Strela&#8217;yı (veya NATO&#8217;nun dediği gibi SA-7&#8217;yi) içerir. Igla (veya SA-18) ve Stinger (1980&#8217;lerde geliştirildi) gibi daha modern füzeler, herhangi bir yönden bir uçağa ateşlenebilir. Ancak uzaklaşan bir uçağı menzil dışına çıkmadan yakalamak için yeterince hızlı olmayabilirler.</p>
<p style="text-align: justify;">Stinger füzelerinin savaş alanındaki etkinliği tartışmalıdır. Stinger füzeleri reelde Afganistan&#8217;daki <em>mücahitler</em> tarafından Sovyetler Birliği&#8217;ne karşı kullanıldı. Afganistanlı mücahitlerin SSCB’ye karşı kullandığı Stinger füzelerinin %70 ile %20 arasında başarılı olduğuna dair raporlar yayınlanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">STARSreak füzeleri biraz farklı. Ukrayna ilkini Mart 2022 ortasında aldı. STARStreak, Ukrayna-Rusya Savaşı’nda ilk kez gerçek bir savaşta kullanılmış olacak. Silah 1980&#8217;lerde geliştirildi, ancak en son versiyonu olan STARStreak II ilk kez 2008&#8217;de kullanılmaya başladı. STARStreak, bir ısı avcısı değil, bir &#8220;ışın binicisi&#8221; olması açısından sıra dışıdır: operatör hedefi artı işaretlerinde tutar ve füze, bir lazer ışını tarafından yönlendirilir. Bir dezavantajı, operatörün hedefi takip etmek zorunda olmasıdır. Ancak bu, onu tuzaklara, karşı önlemlere ve kaçınmaya karşı bağışık hale getirir. Eğer görebiliyorsan, vurabilirsin.</p>
<p style="text-align: justify;">STARStreak&#8217;in yapımcıları onu &#8220;yüksek hızlı füze&#8221; olarak adlandırıyor. Stinger&#8217;ın tek savaş başlığı yerine, STARStreak, her biri 900 gram ağırlığında üç tungsten dart taşıyor. Bunlar lazer yönlendirmesini takip ederek bir diziliş halinde yayılır ve isabet şansını arttırırlar. Dartlar helikopter zırhını delebilir ve delindikten sonra patlayabilir, bu da bir yüzey patlamasından çok daha fazla hasara neden olabilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Ukrayna&#8217;dan gelen raporlar, bir STARStreak&#8217;in bir Rus Mi-28 helikopterini düşürdüğünü gösteriyor. STARStreak füzeleri ve daha genel olarak MANPADS’ler, yeni jetlere veya diğer devletlerin doğrudan müdahalesine gerek kalmadan Ukrayna kuvvetlerinin Rus hava gücünü etkisiz hale getirmesine yardımcı olabilir.</p>
<p><a href="https://www.economist.com/the-economist-explains/2022/04/06/what-are-manpads-the-portable-missiles-bringing-down-russian-aircraft?etear=nl_today_5">Kaynak: The Economist</a></p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/teknoloji/manpads-nedir/">MANPADS nedir?</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sırada SITMA var: Sıtma aşısı üzerinde çalışılıyor.</title>
		<link>https://bilimdili.com/doga-cevre/tip/sirada-sitma-var-sitma-asisi-uzerinde-calisiliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İdris Kılıçaslan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Apr 2022 19:42:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DOĞA & ÇEVRE]]></category>
		<category><![CDATA[Tıp]]></category>
		<category><![CDATA[gates vakfı aşı çalışmaları]]></category>
		<category><![CDATA[genetik modifikasyon]]></category>
		<category><![CDATA[mRNA]]></category>
		<category><![CDATA[sivrisinek]]></category>
		<category><![CDATA[sıtma]]></category>
		<category><![CDATA[sıtma aşısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bilimdili.com/?p=20837</guid>

					<description><![CDATA[<p>2020&#8217;de yaklaşık 240 milyon kişi sıtmaya yakalandı . Bunların 627.000&#8217;den fazlası öldü. Ölenlerin büyük çoğunluğu Afrika&#8217;daki çocuklardı. Sıtma, dişi sivrisinek (Anopheles) tarafından taşınan Plasmodium paraziti ile yayılır. Ateş, baş ağrısı ve kusma hastalığın belirtileri olmakla beraber hastanın komaya girmesine sebep olabilir. Sivrisinekler beslenmek için kişilerin kanını emerken bu parazitleri başkalarına geçirir. Hastalığı taşıyan bir insandan beslenen sivrisinek [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/doga-cevre/tip/sirada-sitma-var-sitma-asisi-uzerinde-calisiliyor/">Sırada SITMA var: Sıtma aşısı üzerinde çalışılıyor.</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>2020&#8217;de <a href="https://click.e.economist.com/?qs=e496e203036890a785398028babb0e331b142f525274305820113af4e6f48675a20d9f9e127e1bd204c26d146cf9a34b179839e3dab5e62b" data-linkto="https://">yaklaşık 240 milyon kişi sıtmaya yakalandı</a> . Bunların 627.000&#8217;den fazlası öldü. Ölenlerin büyük çoğunluğu Afrika&#8217;daki çocuklardı.</p>
<p>Sıtma, dişi sivrisinek (Anopheles) tarafından taşınan Plasmodium paraziti ile yayılır. Ateş, baş ağrısı ve kusma hastalığın belirtileri olmakla beraber hastanın komaya girmesine sebep olabilir. Sivrisinekler beslenmek için kişilerin kanını emerken bu parazitleri başkalarına geçirir. Hastalığı taşıyan bir insandan beslenen sivrisinek 50-100 kişiyi ısırıp enfekte edebilir. Sivrisinekler sebebiyle hastalık çok hızlı yayılabilir.</p>
<p>Sıtma eskiden beri insanları tehdit eden bir hastalık. Kleopatra’nın sivrisineklerden korunmak için cibinlik ile uyuduğunu biliyoruz. 4.yy.daki Çin metinlerinde sıtma ile mücadele etmek için artemisia adlı bitkinin ateşin düşürülmesi konusundaki etkisinden bahseder. 17.yy.da Paris’te Versay Sarayı inşa edilirken çok sayıda işçinin hastalanması üzerine Fransız Kralı XIV.Louise sivrisineklerden kurtulmak için yakınlardaki tüm bataklıkların kurutulması emrini verdi.</p>
<p>20.yy.ın ortalarından 21.yy’ın ilk on yılına kadar olan süreçte önleyici ilaçlar, DDT gibi böcek öldürücü kimyasallar, cibinlikler sayesinde sıtma hastalığının önlenmesi konusunda başarı elde edildi. Bill ve Melinda Gates Vakfı&#8217;ndaki sıtma ekibinde gözetim, veri ve epidemiyoloji müdür yardımcısı Jennifer Gardy, “Eradikasyon çabalarımızın bu hızlı başlangıcı gerçekten işe yaradı. 2000 yılından bu yana 2 milyara yakın sıtma vakasını önleyerek neredeyse 11 milyon hayat kurtardığımızı tahmin ediyoruz&#8221; tahmininde bulunuyor.</p>
<p>Ancak sıtma ile mücadele son yıllarda sekteye uğradı. Covid-19 salgını sıtma ile mücadeleyi olumsuz etkiledi. Afrika’da nüfus artışıyla beraber sıtma vakaları da arttı. Bu nedenle sıtma ile mücadelede daha büyük hamle yapmanın zamanı geldi. Bu hamle elbette ki aşı.</p>
<p><a href="https://click.e.economist.com/?qs=e496e203036890a70c4198721ac07cd4f51631a7dccd565beef13863dd290c5974d077cb232fc7d3ecea5cccf702d37968758d1acf796658">Geçen yıl (2021) dünyanın ilk sıtma aşısı onaylandı</a>. RTS,S olarak bilinen ve GlaxoSmithKline tarafından yapılan bu aşı, sıtma aşıları üzerinde onlarca yıllık çalışmanın ardından geldi. Aşı mükemmel değil, yalnızca ciddi sıtma vakalarının sayısını %30 oranında azaltıyor, ancak bu bir başlangıç. Daha iyi haber şu ki, zaten daha iyi aşı çalışamları var.</p>
<p>Bu yeni aşılardan biri, covid için AstraZeneca aşısını geliştiren ekip tarafından Oxford Üniversitesi&#8217;nde tasarlanıyor. Faz 2 klinik deneylerinde, Oxford sıtma aşısı yaklaşık %77 oranında etkiliydi. Bir sonraki aşamada, bir Alman ilaç şirketi ve başka bir covid aşısının ortak yaratıcısı olan BioNTech, son derece başarılı mRNA platformuna dayalı bir sıtma aşısı geliştirmeyi planlıyor.</p>
<p>İkinci araç, genetik modifikasyondur. Aşılar, hastalıkları önlemeye yardımcı olur, ancak yapamayacakları bir şey, ilk etapta parazit bulaştıran sivrisineklerle mücadele etmektir. Imperial College London&#8217;daki bilim adamları, zorluğun bu bölümünü üstlendiler. Laboratuarlarında sivrisinekleri iki şekilde genetik olarak değiştiriyorlar: bir deneyde dişi böcekleri kısırlaştırıyorlar; başka bir denemede dişileri çoğaldıklarında daha fazla erkek yavru üretmeye zorlarlar. (Erkek sivrisinekler sıtmayı yaymazlar.)</p>
<p>Sivrisineklerin genleri, değişiklikler yavrularına da geçecek şekilde değiştirilecek. Normalde, belirli bir genin bir böcekten kendi soyuna geçme olasılığı yaklaşık %50&#8217;dir, ancak Imperial College ekibi bunun yeterince iyi olmadığına karar verdi. Araştırmacılar, sivrisineklere &#8220;gen sürücüsü&#8221; olarak bilinen bir teknoloji ekleyerek, birbirini izleyen nesiller arasındaki kalıtım aktarma olasılığını %99&#8217;un üzerine çıkarabilirler.</p>
<p>Buradaki fikir, birkaç nesil boyunca bir popülasyondaki sivrisineklerin büyük çoğunluğunun ya kısır dişiler ya da erkek olacağıdır. Böylece sivrisineklerin sayıları hızla düşecek ve kalanların hastalığı yayma olasılığı çok azalacaktır. Şimdiye kadar bu fikirler yalnızca laboratuarlarda denendi, ancak saha denemeleri sadece birkaç yıl içinde başlayabilir.</p>
<p><a href="https://view.e.economist.com/?qs=d5c7801119a97100e0c224d518039be5ce150e44982b434a095e8afd582b878e52e2c74e5e39d5f5fa9f0a22629fa1d5e32cea566eda704ae0fc86f815079e75600ca12ae0f4bfebccc67be08bfdd996">Kaynak</a></p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/doga-cevre/tip/sirada-sitma-var-sitma-asisi-uzerinde-calisiliyor/">Sırada SITMA var: Sıtma aşısı üzerinde çalışılıyor.</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tevhid-i Tedrisat ve Laik Eğitim</title>
		<link>https://bilimdili.com/arkeotarih/tarih-tarih/tevhid-i-tedrisat-ve-laik-egitim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İdris Kılıçaslan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 Nov 2021 12:16:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim birliği]]></category>
		<category><![CDATA[laik eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[tevhid-i tedrisat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bilimdili.com/?p=20542</guid>

					<description><![CDATA[<p>Osmanlı Devleti 1699 yılındaki Karlofça Antlaşmasıyla Kutsal İttifak devletlerine karşı ilk kez büyük oranda toprak kaybetti. Bu zamandan sonra kaybettiği toprakları geri alma politikası izledi. Fakat 1718 yılındaki Pasarofça Antlaşmasıyla Batı’nın üstünlüğünü kabul ederek içine çekildi ve Lale Devri olarak adlandırılan ve savaşsız geçen 12 yıllık bir döneme girildi. Bu dönemde hiç askeri ıslahat yapılmayarak [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/arkeotarih/tarih-tarih/tevhid-i-tedrisat-ve-laik-egitim/">Tevhid-i Tedrisat ve Laik Eğitim</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Osmanlı Devleti 1699 yılındaki Karlofça Antlaşmasıyla Kutsal İttifak devletlerine karşı ilk kez büyük oranda toprak kaybetti. Bu zamandan sonra kaybettiği toprakları geri alma politikası izledi. Fakat 1718 yılındaki Pasarofça Antlaşmasıyla Batı’nın üstünlüğünü kabul ederek içine çekildi ve Lale Devri olarak adlandırılan ve savaşsız geçen 12 yıllık bir döneme girildi. Bu dönemde hiç askeri ıslahat yapılmayarak sosyal ve kültürel alanlarda ıslahatlar yapıldı. Lale Devri 1730 yılında Patrona Halil isyanı ile son buldu. 1774 yılındaki Küçük Kaynarca Antlaşması ise Osmanlı Devleti’nin dış politikasında yeni bir sayfa açtı. Osmanlı Devleti bu tarihten sonra elinde kalan toprakları korumaya yöneldi. Bunun için ise savaşlarda başarılı olması gerekiyordu. Öncelikle askeri okullarda ıslahatlar yapıldı. Sivil okullar ise kapatılmayarak ve mevcut yapısı korunarak eğitimine devam etti. Sivil okullar kapatılmak yerine eskilerine dokunulmadan yeni sivil okullar açıldı. Çünkü toplumun tepki vermesi önlenmeye çalışıldı. Bu dönemde yapılan yeniliklere halk, din adamları ve yeniçerilerin karşı çıktığı ve isyan ettiği düşünülünce bu karar anlayışla karşılanabilir. Fakat eski okulların kapatılmadan yeni okulların açılması farklı okulların olmasına ve farklı insanlar yetişmesine sebep oldu. Bu da toplum içinde farklı hayat görüşüne sahip olan insanlar demekti. Medreseler, açılan yeni okullar, kapitülasyonlar sayesinde yabancıların açtığı okullar ve azınlık okulları ile Osmanlı eğitim sistemi parçalı bir yapıyı andırıyordu. II. Abdülhamit döneminde okullar kontrol altına alınmak istendiği için Maarif Nizamnamesi çıkarıldı. Yine de eğitim sistemindeki ikilik Cumhuriyet ilan edildikten sonra çıkarılan Tevhidi Tedrisat yasasına kadar devam etti.</p>
<p>Osmanlı’daki eğitim sistemi Selçuklu Devleti’nin kurduğu sistemin devamı niteliğindeydi. Bu okullar İslam kültür ve medeniyetine uygun bir eğitim veriyordu. Fakat eğitim devletin asli görevleri arasında değildi ve gönüllü olarak yürütülüyordu. Osmanlı Devleti 1800’lü yılların ortalarında eğitimi zorunlu hale getirdi. Okullaşma oranı çok düşüktü. Çoğu vilayette idadi (lise) dahi yoktu. Eğitim işleri vakıflar ve zenginlerin bağışlarıyla yürütülen plansız ve programsız bir yapıydı. Osmanlı Devleti yalnızca asker ve devlet adamı yetiştirmek için eğitim işlerini aksatmadan yürütmüştür. Halk ise tamamen kendi haline bırakılmıştır. Çocuklar küçükken sıbyan mektebine giderse temel dini bilgileri ve Kur’an okumayı öğrenmekten başka bir kazanım elde edemez haldeydi.</p>
<p>Osmanlı Devleti, Batı karşısında süregelen yenilgiler sonrasında eğitimin önemini kavradı ve nitelikli insan gücü açığını kapatmak için eğitim alanında ıslahatlar yapmaya girişti. Bunu yaparken de geleneksel eğitim veren medreselerin tepkisini çekmemek için mevcut eğitim kurumları kapatılmadan yeni eğitim kurumları açıldı.</p>
<p>Eğitim alanındaki bu ikilik toplumda Batı arzı eğitim veren askeri ve sivil okullarda okuyanlar ile geleneksel medreselerde eğitim alanlardan oluşan iki farklı yapıyı meydana getirdi. Bu farklı yapı taban tabana birbirine zıt hayat görüşüne sahip oluyordu. Örneğin; Batı tarzı eğitim veren bir hukuk okulundan mezun olan hâkim ile medreseden mezun olan bir kadı ortak bir noktada buluşamayacak kadar farklı iki dünya görüşünü temsil ediyordu. Bu sebeple ülkenin ve toplumun sorunları çözülemiyordu. Halkan kopmuş mektepliler ile halkın desteğini alan medreseliler arasında uçurum oluşmuştu.</p>
<p>16 Temmuz 1921 tarihinde toplanan Ankara Maarif Kongresi’nde Mustafa Kemal eğitimin faydasız inanç ve geleneklerden arındırılarak, ilmi ve fenni bir yol izlenmesi gerektiğini belirtmiştir. Bu da Kurtuluş Savaşı’nın cephe döneminde yapıldığı için Tevhidi tedrisata önem verildiği ve buna hazırlık yapıldığı anlamı çıkarılabilir. Mustafa Kemal, 2 Şubat 1923’te İzmir’de, 6 Şubat 1923’te de Kırkağaç’ta yaptığı konuşmalarda medreseler ve medreseleri besleyen vakıfların kapatılması gerektiğinden, herkesin alması gerektiği ilim ve fen eğitiminden bahsetmiştir.</p>
<p>3 Mart 1924 tarihinde çıkarılan tevhidi tedrisat kanunu, Tanzimat döneminden beri ülkenin sorunları arasında süregelen ikili eğitim, iki değişik fikir ve duygudaki iki insan problemini çözmek gayesi ile kabul edildi. Bu kanunla ülkedeki tüm eğitim kurumları Milli Eğitim Bakanlığı’na devredilmiş oldu. Medreselere bağlı olan iptidailer (ilkokul seviyesindeki eğitim kurumu) kapatılarak, buradaki 16,245 öğrenci ilkokullara kaydedildi. Medreseler de kapatılarak yerlerine İmam-Hatip liseleri açıldı. İstanbul Darülfünunu’nda İlahiyat Fakültesi açıldı. Böylece ülkedeki milli hislere yabancı olan medreseler kapatılmış oldu. Medreseler ve medreselere bağlı iptidailer, sıbyan okulları kapatıldıktan sonra yabancı okullar da kapatılmaya başlandı. Yabancı okulların din ve mezhep propagandası yapması yasaklandı, azınlık okullarında ise tarih, coğrafya, Türkçe derslerinin Türk öğretmenler tarafından, milli eğitim bakanlığınca hazırlanan müfredata göre verilmesi kararlaştırıldı. Askeri okullar Milli Savunma Bakanlığı’na bağlandı. Tekke ve tarikatlar da 30 Kasım 1925 tarihli 677 sayılı kanun ile kapatıldı. Arapça ve Farsça dersleri okullardan kaldırılarak Latince ve Yunanca dersleri kondu. Ders kitapları milli eğitime uygun olacak şekilde yeniden hazırlandı. Eğitim sisteminin cumhuriyet ideolojisini yerleştirmesi bakımından düzenlenmesine çalışıldı.</p>
<p>Tevhidi tedrisat kanunu sayesinde muasır medeniyetler seviyesine çıkmaya engel teşkil eden eğitim kurumları kapatılmış oldu. Aynı zamanda Batılıların çıkarlarına hizmet eden, ülkenin geri kalmasına neden olan anlamsız ve boş tartışma konuları üreten medreselerin kökü kurutulmuş oldu. Tüm okullar Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlanarak denetim altına alındı. Kız çocuklarında okullaşma oranı arttı. Eğitim programları milli ve laik esaslar çerçevesinde yeniden düzenlenerek, terakkiye mani olan düşünüş şekli, milletin zihninde adeta pranga olan bozuk, sözde eğitim kurumları tarihe karışmış oldu.</p>
<p>Kaynak: Asım Sarı, “Tevhid-i Tedrisat ve Laik Eğitim”, <strong>G.Ü. Gazi Eğitim Fakültesi Dergisi,</strong> C.22, S.2, ss.181-192. (Yorumlanarak özetlenmiştir).</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/arkeotarih/tarih-tarih/tevhid-i-tedrisat-ve-laik-egitim/">Tevhid-i Tedrisat ve Laik Eğitim</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Küresel Cihadın Afganistan’dan Sonraki Durağı Neresi?</title>
		<link>https://bilimdili.com/dusunce/kuresel-cihadin-afganistandan-sonraki-duragi-neresi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İdris Kılıçaslan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Aug 2021 20:03:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DÜŞÜNCE]]></category>
		<category><![CDATA[afganistan]]></category>
		<category><![CDATA[cihadizm]]></category>
		<category><![CDATA[IŞİD]]></category>
		<category><![CDATA[küresel cihat]]></category>
		<category><![CDATA[Taliban]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bilimdili.com/?p=20275</guid>

					<description><![CDATA[<p>The Economist’te yayınlanan yazıya göre dünyanın dört bir yanındaki cihatçılar Afganistan’ın başkenti Kabil’in düşmesi sebebiyle sevinçten havalara uçtu. Yazıda “cihatçı” tabiri kullanılırken, bu tabirden “şeriat yanlıları” anlamı çıkarmak ya da Taliban, IŞİD, Boko Haram gibi radikal İslami örgütleri akla getirmek yanlış olmaz. Taliban sabırla bekledikten sonra ABD’nin bölgeyi terk etmesini fırsat bilerek, modern ve düzenli [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/dusunce/kuresel-cihadin-afganistandan-sonraki-duragi-neresi/">Küresel Cihadın Afganistan’dan Sonraki Durağı Neresi?</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: Georgia, Palatino;">The Economist’te yayınlanan yazıya göre dünyanın dört bir yanındaki cihatçılar Afganistan’ın başkenti Kabil’in düşmesi sebebiyle sevinçten havalara uçtu. Yazıda <em>“cihatçı”</em> tabiri kullanılırken, bu tabirden <em>“şeriat yanlıları”</em> anlamı çıkarmak ya da Taliban, IŞİD, Boko Haram gibi radikal İslami örgütleri akla getirmek yanlış olmaz. Taliban sabırla bekledikten sonra ABD’nin bölgeyi terk etmesini fırsat bilerek, modern ve düzenli bir ordu olmamasına rağmen ABD’yi yenmiş oldu. Taliban örgütünün Afganistan’da yönetimi ele geçirmesi The Economist tarafından <em>“ABD dünyaya rezil oldu”</em> denerek ifade edilmiştir.</span></p>
<p><span style="font-family: Georgia, Palatino;"><strong><em>“Taliban’ın zaferinin esas tehlikesi Afganistan dışında ortaya çıkacak.”</em></strong></span></p>
<p><span style="font-family: Georgia, Palatino;">Yazıda temel riskin “11 Eylül 2001’de olduğu gibi teröristlerin Afganistan’ı Batı’yı vurmak için üs olarak kullanması” değilmiş! Buradan anlaşılıyor ki ABD kamuoyunda 11 Eylül 2001’de ABD’ye yapılan saldırının arkasında Afganistan olduğu düşüncesi hakim. Fakat artık Batı ülkelerine bu tarz saldırıların mümkün olmadığı belirtiliyor. Taliban’ın dünyada tanınma, işbirliği ve yardım alma arayışında olduğu için bu tür saldırılardan kaçınacakları tahmin ediliyor.</span></p>
<p><span style="font-family: Georgia, Palatino;"><strong><em>“Taliban’ın zaferi Afganistan dışında yaşayan cihatçılara terör eylemi düzenlemek için ilham verecek.”</em></strong></span></p>
<p><span style="font-family: Georgia, Palatino;">Pakistan’ın Taliban’a yardım edeceği tahmin ediliyor. Ancak esas tehlikenin Afganistan dışında belireceği düşünülüyor. Çünkü Afganistan’daki Taliban zaferi diğer ülkelerde yaşayan şeriat yanlısı kişilere cesaret verecek ve Taliban’a katılma isteğini arttıracak. Ayrıca bu kişiler yaşadıkları ülkelerde terör eylemleri yapmak için kendilerinde cesaret, motivasyon bulacaklar.</span></p>
<p><span style="font-family: Georgia, Palatino;"><strong><em>“Taliban farklı ülkelerde yaşayan şeriatçı/cihatçılara ilham verdi: Taliban bir süper gücü yenebiliyorsa biz de başımızdaki zayıf hükümetleri yenebilir miyiz?”</em></strong></span></p>
<p><span style="font-family: Georgia, Palatino;">Cihatçılar sadece terör eylemleri yaparak insanları öldürmeyi değil, aynı zamanda bulundukları toprakları yönetmek, mevcut hükümeti görev yapamaz hale getirmek istiyor. Pakistan, Yemen, Suriye, Nijerya, Mali, Somali ve Mozambik gibi yerlerde bunu zaten yapıyorlar. Asya, Afrika ve Orta Doğu&#8217;nun diğer bazı bölgelerinde tehdit ediyorlar. Birçoğu soruyor: Eğer Afgan kardeşlerimiz bir süper gücü yenebilirse, biz de kendi zavallı yöneticilerimizi yenebilir miyiz?</span></p>
<p><span style="font-family: Georgia, Palatino;"><strong><em>“Cihatçıların hepsi aynı değil!”</em></strong></span></p>
<p><span style="font-family: Georgia, Palatino;">Cihatçıların birçoğu şeriat anlayışı konusunda aynı fikirde değil. Bu sebeple pek çok cihatçı birbirinden nefret ediyor ve birbiriyle savaşıyor. Örneğin IŞİD, Taliban’ın Amerikan işbirlikçisi olduğunu iddia ediyor. Taliban ise geçen hafta Kabil’i ele geçirince hapiste bulunan IŞİD liderini öldürdü.<a href="#_ftn1" name="_ftnref1">[1]</a></span></p>
<p><span style="font-family: Georgia, Palatino;"><strong><em>“Doğu Türkistan ve Gazze’de yaşanan zulümler cihatçıları harekete geçiriyor.”</em></strong></span></p>
<p><span style="font-family: Georgia, Palatino;">Çoğu cihatçının motivasyon kaynağını yolsuzluklarla anılan kötü hükümetleri devirmek, etnik veya mezhepsel gruplaşma, kafirler, Doğu Türkistan ve Gazze’de yaşanan Müslümanlara yönelik zulümler oluşturuyor.</span></p>
<p><span style="font-family: Georgia, Palatino;"><strong><em>“Ülkeyi kötü yöneten hükümetler cihatçılara fırsat yaratıyor”</em></strong></span></p>
<p><span style="font-family: Georgia, Palatino;">Kötü hükümet cihatçılık için fırsat yaratır. Örneğin adalet sisteminde sorun olan ülkelerdeki vatandaşlar şeriatçıların yönettiği bir ülkede adalet sisteminin daha iyi olacağını düşünebilir veya cihatçıların yönetimini denemek isteyebilir. İnsanlar cihat yapmak için silaha sarılmasalar bile şeriatçıları destekleyebilirler. (Türkiye’de de çok uzak olmayan dönemlerde artan kadın cinayetleri ve çocuklara karşı işlenen cinsel istismar suçlarında idam cezasının uygulanması konusu dini, hukuki ve siyasi yönleriyle kamuoyu ve basında tartışılmıştır. Örneğin MEB Din Kültürü Öğretmeni Dr. Suat Erdoğan yazdığı makalede <em>“Ölüm cezası sadece kasten adam öldürme suçu için verilir ve bu tür adî suçlarda cezanın infazı maktul yakınlarının talebine bağlıdır”<a href="#_ftn2" name="_ftnref2"><strong>[2]</strong></a></em> ifadesine yer vermiştir. Burada kast etmek istediğim kötü adalet sistemi, toplumun adalet duygusunu yaralayan sansasyonel olaylar, suçlulara verilen cezaların kamuoyunu tatmin etmemesi gibi nedenlerden dolayı insanlar modern hukuktan beklediğini alamayınca, “bu konumuzda dinimiz ne diyor?” diye düşünüyor. Belki de “şeriat gelse bunları beslemez, asardık/keserdik” diyor. Yine örnek vermek gerekirse Milli Gazete’de kadın cinayetlerine karşı idam cezasının getirilmesinin ülke gündeminde tartışıldığını şu satırlardan anlıyoruz: <em>“Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Meclis idam cezasını gündemine alır, kabul ederse ben imzalarım” dedi. Bu arada idam cezası teklifi Meclis’e geldiğinde başta MHP Genel Başkanı Bahçeli olmak üzere destek vereceklerini açıklayan parti liderleri de olaya sahip çıktılar”).<a href="#_ftn3" name="_ftnref3">[3]</a></em></span></p>
<p><span style="font-family: Georgia, Palatino;"><strong><em>“Halkın hükümetten nefret ettiği yerlerde cihatçılarla mücadele etmek daha da zorlaşıyor!”</em></strong></span></p>
<p><span style="font-family: Georgia, Palatino;">Halk artan yolsuzluklar, suçluların cezasını bulmaması gibi ekonomik ve hukuki nedenlerden dolayı hükümetlerinden nefret ediyorsa yaklaşan şeriat/cihatçı tehlikesiyle mücadele etmek, savaşmak istemiyor. Örneğin Afgan halkının Taliban’ın daha adaletli ve daha az yağmacı olduğu gerekçesiyle Taliban’a karşı savaşmadı ve Taliban iktidara yürüdü. Nijerya’daki cihatçılar da yenilemiyor. Çünkü halk hükümetten nefret ediyor, subaylar cihatçılarla mücadele etmek yerine silahlarını gerillalara satarak zenginleşmeye çalışıyorlar.</span></p>
<p><span style="font-family: Georgia, Palatino;"><strong><em>“Cihatçıların dindar toplum yaratma arzusu hoşgörüsüzlüğü arttırıyor ve uzlaşmayı zorlaştırıyor.”</em></strong></span></p>
<p><span style="font-family: Georgia, Palatino;">Cihatçılar iktidara geldikleri zaman kusursuz bir dindar toplum yaratma arzuları sebebiyle hoşgörüsüz hale geliyorlar. Bu nedenle cihatçılarla uzlaşmak zorlaşıyor. Yazıda bu önermeye karşı Suriye’deki IŞID hakimiyeti örnek veriliyor. IŞİD, Irak ve Suriye’nin büyük bir bölümünü ele geçirdi fakat hakimiyeti yalnızca üç yıl sürdü. Çünkü IŞİD’in insanları öldürme alışkanlığı, yağma ve adam kaçırma eylemleri, IŞİD’e sempati besleyen Sünni nüfusu, dış güçleri ve Şii Iraklıları IŞİD’e karşı birleştirdi.</span></p>
<p><span style="font-family: Georgia, Palatino;"><strong><em>“Taliban şu an pragmatik davranıyor”</em></strong></span></p>
<p><span style="font-family: Georgia, Palatino;">Taliban şu an pragmatik davranmaya çalışarak insan haklarına saygılı davranacaklarını ısrarla tekrar ediyor. Fakat şimdiden kadınların kıyafetlerine, çalışma ve eğitim haklarına kısıtlama getirdi.</span></p>
<p><a class="herald-popup-img" href="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/08/kadin.jpg"><img decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-20277" src="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/08/kadin.jpg" alt="" width="1920" height="1280" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/08/kadin.jpg 1920w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/08/kadin-300x200.jpg 300w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/08/kadin-1024x683.jpg 1024w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/08/kadin-768x512.jpg 768w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/08/kadin-1536x1024.jpg 1536w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/08/kadin-414x276.jpg 414w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/08/kadin-470x313.jpg 470w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/08/kadin-640x426.jpg 640w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/08/kadin-130x86.jpg 130w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/08/kadin-187x124.jpg 187w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/08/kadin-990x660.jpg 990w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/08/kadin-1320x880.jpg 1320w" sizes="(max-width: 1920px) 100vw, 1920px" /></a></p>
<p><span style="font-family: Georgia, Palatino;"><strong><em>“Taliban’ın Afganistan yönetimini ele geçirmesi sadece Afganistan için değil, dünyanın geriye kalanı için de önemlidir”</em></strong></span></p>
<p><span style="font-family: Georgia, Palatino;">Taliban’ın yönetimi ele geçirmesi sadece orada yaşayan insanlar için değil, aynı zamanda dünyanın geri kalanı için de önemlidir. Bugün Kabil&#8217;deki felaket, daha büyük mülteci akışı, daha fazla cihatçı saldırı ve diğer İslamcı isyanların galip gelmesi için daha büyük bir şans anlamına geliyor. Bu, çok sayıda ülkeyi istikrarsızlaştırabilir, hem istikrarını kaybeden ülkelerin vatandaşlarını hem de oraları ziyaret eden veya iş yapan yabancıları tehlikeye atabilir.</span></p>
<p><span style="font-family: Georgia, Palatino;"><strong><em>“Cihatçılıkla mücadele sadece askeri yaklaşımlarla yapılamaz.”</em></strong></span></p>
<p><span style="font-family: Georgia, Palatino;">Cihatçılıkla yapılan mücadelenin yalnızca askeri açıdan ele alınması bu mücadeleyi verimsiz hale getirir. Bunun uzun vadeli çözümü ülkeyi yönetenlerin topluma korku salmaması ve ayrıcalıklı gruplar meydana getirmemesidir. Hükümet yozlaşmazsa, yolsuzlukla mücadele ederse, adaleti tesis ederse radikal İslami örgütler başarılı olamaz. Mevcut yöneticiler halkın temel ihtiyaçlarını temin etmezse, adaleti sağlamazsa cihatçıların sesi bazı insanlara hoş gelmeye başlayacaktır.</span></p>
<p><a class="herald-popup-img" href="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/08/fakir.jpg"><img decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-20278" src="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/08/fakir.jpg" alt="" width="1920" height="1280" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/08/fakir.jpg 1920w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/08/fakir-300x200.jpg 300w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/08/fakir-1024x683.jpg 1024w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/08/fakir-768x512.jpg 768w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/08/fakir-1536x1024.jpg 1536w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/08/fakir-414x276.jpg 414w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/08/fakir-470x313.jpg 470w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/08/fakir-640x426.jpg 640w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/08/fakir-130x86.jpg 130w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/08/fakir-187x124.jpg 187w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/08/fakir-990x660.jpg 990w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/08/fakir-1320x880.jpg 1320w" sizes="(max-width: 1920px) 100vw, 1920px" /></a></p>
<p><span style="font-family: Georgia, Palatino;"><strong><em>Sonuç olarak şu soruyu sormalıyız:</em></strong></span></p>
<p><span style="font-family: Georgia, Palatino;">Artan yolsuzluk iddiaları, kadın ve çocuklara karşı işlenen suçlar ve bu suçlara kamuoyu vicdanını rahatlatan cezalar verilmemesi ya da hiç ceza verilmemesi ile ülke şeriat düzeni isteyecek duruma mı getirilmek isteniyor?</span></p>
<hr />
<p><span style="font-family: Georgia, Palatino;">Kaynak: <a href="https://www.economist.com/leaders/2021/08/28/after-afghanistan-where-next-for-global-jihad">https://www.economist.com/leaders/2021/08/28/after-afghanistan-where-next-for-global-jihad</a> , Görüntüleme: 27/08/2021.</span></p>
<p><span style="font-family: Georgia, Palatino;"><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a> Bu iddia hakkında yalnızca bir tweet bulabildim. Tweet şu şekilde: <em>“Taliban IŞİD liderini öldürdü. Puliçarhi hapishanesinde bulunan Ebu Ömer Horasani, Taliban hapishaneyi ele geçirince Taliban tarafından öldürüldü. Bugün memleketi Kunar vilayetinde toprağa verildi.”</em>; bkz. <a href="https://twitter.com/afganistanajans/status/1427534862416818179?s=20">https://twitter.com/afganistanajans/status/1427534862416818179?s=20</a> , Görüntüleme: 27/08/2021.</span></p>
<p><span style="font-family: Georgia, Palatino;"><a href="#_ftnref2" name="_ftn2">[2]</a> Suat Erdoğan, &#8220;İdam Cezası Geri Gelmeli mi?&#8221;, Kitap ve Hikmet Dergisi, Sayı 6, bkz. <a href="https://www.suleymaniyevakfi.org/diger-arastirmalar/idam-cezasi-geri-gelmeli-mi.html">https://www.suleymaniyevakfi.org/diger-arastirmalar/idam-cezasi-geri-gelmeli-mi.html</a> , Görüntüleme: 27/08/2021.</span></p>
<p><span style="font-family: Georgia, Palatino;"><a href="#_ftnref3" name="_ftn3">[3]</a> Abdülkadir Özkan, &#8220;İdam gelsin mi, gelmesin mi?&#8221;, Milli Gazete, 4 Eylül 2019, bkz. <a href="https://www.milligazete.com.tr/makale/3030801/abdulkadir-ozkan/idam-gelsin-mi-gelmesin-mi">https://www.milligazete.com.tr/makale/3030801/abdulkadir-ozkan/idam-gelsin-mi-gelmesin-mi</a> , Görüntüleme: 27/08/2021.</span></p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/dusunce/kuresel-cihadin-afganistandan-sonraki-duragi-neresi/">Küresel Cihadın Afganistan’dan Sonraki Durağı Neresi?</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Savaşçı Bir Kadına Ait olduğu Sanılan 1000 Yıllık Mezar Aslında Bir Erkeğe Aitmiş</title>
		<link>https://bilimdili.com/arkeotarih/savasci-bir-kadina-ait-oldugu-sanilan-1000-yillik-mezar-aslinda-bir-erkege-aitmis/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İdris Kılıçaslan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Aug 2021 17:39:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ARKEOLOJİ & TARİH]]></category>
		<category><![CDATA[Klinefelter sendromu]]></category>
		<category><![CDATA[Suontaka]]></category>
		<category><![CDATA[suontaka bireyi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bilimdili.com/?p=20230</guid>

					<description><![CDATA[<p>1968 yılında Finlandiya’da bulunan 1000 yıllık olduğu düşünülen mezarda kadın bir savaşçının yattığı düşünülüyordu. Çünkü mezarda kadınlarla ilişkilendirilebilecek takılar ve biri bronz kabzalı olmak üzere iki kılıç vardı. Finlandiya’nın Suontaka şehrinde bulunan bu mezarın 1050-1300 yıllarından günümüze kadar geldiği tahmin ediliyor. Mezar açıldığında büyük ölçüde çürümüş bir insan iskeleti ile karşılaşıldı. Sadece iki bacak kemiğinden [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/arkeotarih/savasci-bir-kadina-ait-oldugu-sanilan-1000-yillik-mezar-aslinda-bir-erkege-aitmis/">Savaşçı Bir Kadına Ait olduğu Sanılan 1000 Yıllık Mezar Aslında Bir Erkeğe Aitmiş</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>1968 yılında Finlandiya’da bulunan 1000 yıllık olduğu düşünülen mezarda kadın bir savaşçının yattığı düşünülüyordu. Çünkü mezarda kadınlarla ilişkilendirilebilecek takılar ve biri bronz kabzalı olmak üzere iki kılıç vardı. Finlandiya’nın Suontaka şehrinde bulunan bu mezarın 1050-1300 yıllarından günümüze kadar geldiği tahmin ediliyor.</p>
<p>Mezar açıldığında büyük ölçüde çürümüş bir insan iskeleti ile karşılaşıldı. Sadece iki bacak kemiğinden örnekler alınabildi. Kemikten alınan parçanın DNA’sı incelendiğinde mezarda yatan kişinin fazladan bir X kromozomu taşıyan erkek birey olduğu ortaya çıktı. Erkekler XY kromozomu taşırken, bazıları bilinmeyen bir sebeple XXY kromozomu taşıyor. Günümüzde erkeklerde görülen bu duruma Klinefelter sendromu deniyor. Klinefelter sendromu olan erkeklerde düşük testosteron, yüz ve vücutta kılların olmaması, büyümüş göğüsler gibi belirtiler oluyor.</p>
<p>1050-1300 yıllarında yaşayan Finlilerin Klinefelter sendromu olan yani kadınsı görünen erkeklere nasıl tepki verdiğini bilmiyoruz. Fakat bulunan bu mezardan yola çıkarak, mezarda yatan bireyin kadınsı ve erkek yönleriyle kabul gördüğünü ve saygın biri olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü mezarda hem kadınsılığını yansıtan kadın takıları hem de erkekliği ve savaşçılığı yansıtan iki adet kılıç bulunmuştur. Suontaka’da yaşamış olan bu birey aynı zamanda erkek ve kadın öğeleri ile gömüldü.</p>
<p>Suontaka mezarının, toplumsal cinsiyet kimliğine dair tipik bir erkek ya da kadın duygusuna sahip olmayan saygın bir kişiyi barındırdığını öne sürülüyor. İskandinavya&#8217;da mücevher ve diğer kadınsı eşyalarla gömülen erkeklerin mezarlarını yorumlamak zor olmuştur. Suontaka bireyine benzer, yaklaşık 1000 yıl önceden kalma bir mezarda yüksek rütbeli bir erkek olduğu tahmin edilen ve kadın kıyafetleri, mücevherler ve küçük bir bıçakla gömülen bir birey bulunmuştur.  İsveç&#8217;in Vivallen kentinde bulunan bu mezarın ritüel uzmanı bir erkeğe ait olduğu düşünülüyor. Çünkü erken ortaçağ İskandinavya&#8217;sında şamanların kadın kıyafetleri giydiğine dair kanıtlar var.</p>
<hr />
<p>Kaynak: <a href="https://www.sciencenews.org/article/medieval-grave-finland-warrior-nonbinary-person-gender">https://www.sciencenews.org/article/medieval-grave-finland-warrior-nonbinary-person-gender</a></p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/arkeotarih/savasci-bir-kadina-ait-oldugu-sanilan-1000-yillik-mezar-aslinda-bir-erkege-aitmis/">Savaşçı Bir Kadına Ait olduğu Sanılan 1000 Yıllık Mezar Aslında Bir Erkeğe Aitmiş</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;nin Duygusal Durumu</title>
		<link>https://bilimdili.com/toplum/psikoloji/turkiyenin-duygusal-durumu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İdris Kılıçaslan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Jul 2021 21:59:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[TOPLUM]]></category>
		<category><![CDATA[dünya duygu araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[dünya duygu haritası]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyenin psikolojisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bilimdili.com/?p=20192</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gallup adlı kuruluş tarafından  dünyanın duygu araştırması yapıldı. Yayınlanan raporda Türkiye de yerini aldı. Türkiye; en çok öfke yaşayan 2. ülke, en çok stres yaşayan 4. ülke, en az zevk alan 2. ülke, en az öğrenen ya da yeni bir şey yapan 2. ülke, en az gülümseyen 1. ülke oldu. Kısacası yapılan araştırmaya göre Türkiye&#8217;ye [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/toplum/psikoloji/turkiyenin-duygusal-durumu/">Türkiye&#8217;nin Duygusal Durumu</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gallup adlı kuruluş tarafından  dünyanın duygu araştırması yapıldı. Yayınlanan raporda Türkiye de yerini aldı.</p>
<p>Türkiye;</p>
<p>en çok öfke yaşayan 2. ülke,</p>
<p>en çok stres yaşayan 4. ülke,</p>
<p>en az zevk alan 2. ülke,</p>
<p>en az öğrenen ya da yeni bir şey yapan 2. ülke,</p>
<p>en az gülümseyen 1. ülke oldu.</p>
<p>Kısacası yapılan araştırmaya göre Türkiye&#8217;ye pay çıkaracaksak şunu söyleyebiliriz: Türkiye&#8217;de insanlar gergin ve huzursuz, stresli. İnsanlar yaptıkları şeylerden zevk almıyor. İnsanlar yeni bir şey öğrenmiyor ya da yeni bir şey deneyimleyemiyor. Türk insanı gülmüyor. Türkiye mutsuz!</p>
<figure id="attachment_20193" aria-describedby="caption-attachment-20193" style="width: 837px" class="wp-caption alignleft"><a class="herald-popup-img" href="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/07/ofke.png"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-20193" src="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/07/ofke.png" alt="" width="837" height="703" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/07/ofke.png 837w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/07/ofke-300x252.png 300w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/07/ofke-768x645.png 768w" sizes="auto, (max-width: 837px) 100vw, 837px" /></a><figcaption id="caption-attachment-20193" class="wp-caption-text">En çok öfke duygusu yaşayan ülkeler</figcaption></figure>
<hr />
<p>&nbsp;</p>
<figure id="attachment_20194" aria-describedby="caption-attachment-20194" style="width: 859px" class="wp-caption alignleft"><a class="herald-popup-img" href="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/07/stres.png"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-20194" src="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/07/stres.png" alt="" width="859" height="697" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/07/stres.png 859w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/07/stres-300x243.png 300w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/07/stres-768x623.png 768w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/07/stres-260x210.png 260w" sizes="auto, (max-width: 859px) 100vw, 859px" /></a><figcaption id="caption-attachment-20194" class="wp-caption-text">En çok stres yaşayan ülkeler</figcaption></figure>
<hr />
<figure id="attachment_20195" aria-describedby="caption-attachment-20195" style="width: 841px" class="wp-caption alignleft"><a class="herald-popup-img" href="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/07/zevk.png"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-20195" src="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/07/zevk.png" alt="" width="841" height="706" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/07/zevk.png 841w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/07/zevk-300x252.png 300w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/07/zevk-768x645.png 768w" sizes="auto, (max-width: 841px) 100vw, 841px" /></a><figcaption id="caption-attachment-20195" class="wp-caption-text">Zevk duygusunu en çok yaşayan ülkeler</figcaption></figure>
<hr />
<figure id="attachment_20196" aria-describedby="caption-attachment-20196" style="width: 832px" class="wp-caption alignleft"><a class="herald-popup-img" href="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/07/ogren.png"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-20196 size-full" src="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/07/ogren.png" alt="" width="832" height="696" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/07/ogren.png 832w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/07/ogren-300x251.png 300w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/07/ogren-768x642.png 768w" sizes="auto, (max-width: 832px) 100vw, 832px" /></a><figcaption id="caption-attachment-20196" class="wp-caption-text">Yeni bir şey yapan ya da öğrenen ülkeler</figcaption></figure>
<hr />
<figure id="attachment_20197" aria-describedby="caption-attachment-20197" style="width: 846px" class="wp-caption alignleft"><a class="herald-popup-img" href="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/07/gul.png"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-20197" src="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/07/gul.png" alt="" width="846" height="710" srcset="https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/07/gul.png 846w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/07/gul-300x252.png 300w, https://bilimdili.com/wp-content/uploads/2021/07/gul-768x645.png 768w" sizes="auto, (max-width: 846px) 100vw, 846px" /></a><figcaption id="caption-attachment-20197" class="wp-caption-text">En az gülümseyen ülkeler</figcaption></figure>
<hr />
<p><a href="https://news.gallup.com/interactives/248240/global-emotions.aspx">Kaynak: https://news.gallup.com/interactives/248240/global-emotions.aspx</a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://bilimdili.com/toplum/psikoloji/turkiyenin-duygusal-durumu/">Türkiye&#8217;nin Duygusal Durumu</a> appeared first on <a href="https://bilimdili.com">Bilimdili.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
