Tıp

Varoluş ya da Varoş Sendromu: Katil Genler

Yazan: Gülse ESER 

Gülser-Mehmet Bolluk Anadolu Lisesi, 12/B 

Katil olunur mu yoksa doğulur mu? Hayatını bu sorunun cevabını aramak için adamış olan ünlü nörolog James FALLON araştırdığı pek çok seri katilin beyninde ortak bir gen buldu. Monoamin oksidaz A (MOA-A), yaygın adıyla psikopatlık geni ya da savaşçı gen. Bu genin protein üretimini kontrol altına alarak davranışlara yön verdiği belirlendi. MOA-A’nın yetersiz kalması (Brunner Sendromu) durumunda nörotransmitter maddeler tutulamaz ve bu da beyinde birikip sinirsel iletim kontrolünün kaybına ve dolayısıyla kişinin öfkeye ve şiddete eğilim göstermesine sebep olur. James “Psikopat gene sahip kişilerin genellikle düzensiz uykuya ve şiddete meyilli oldukları görülür.” dedi. Bir diğer yandan şizofreni ve psikopati sinir bilimi uzmanı Kent Kiehl GRANT bir suçluyu bobinin altına yatırarak bobinden manyetik sinyaller gönderdi. Daha sonra suçluya çeşitli suçlar göstererek bunları ahlaki suç oranlarına göre puanlamasını istedi. Suçlunun karar verme sürecinde beynin hangi bölgesinin aktifleştiği ve cevap süresi incelenerek psikopati rahatsızlığı görülmeyen bir bireyde beynin amigdala (beynin medial temporal lobunun derinlerinde yerleşen nöronların oluşturduğu badem şeklindeki bu bölge korku, panik ,endişe ve cinsel güdülerle ilgili davranışları kontrol eder.) bölgesinde impuls oluşmasına karşın rahatsızlığı gösteren bireyin beyninde mantık bölgesinde impuls gözlendi.

Peki psikopatlık tamamen kalıtsal mıydı? James Alzheimer hastalığı hakkında araştırmaları sırasında ailesine ve kendine yapmış olduğu bir deneyde MOA-A geninin kendinde de olduğunu fark etti. James tuhaf bulduğu bu durum ardından annesinin de önerisiyle soy ağacını incelemeye karar verdi. James’in genlerini 1667 yılında Amerika tarihinin kayda geçmiş ilk anne katili olan Thomas CORNELL ‘ den aldığı ortaya çıktı. Dahası bu mirasın James’e aktarılana kadar tam 7 katilden de geçtiği görüldü. Bunun üzerine kan örneklerine de bakmak isteyen James beyin taramasında karşılaştığı sonuçların benzerlerini burda da gördü. Psikopat genini taşımasının yanı sıra psikopati davranışları sergilemeyen James bu durumda genetik belirlenimci (insanları etkileyen unsurun büyük çoğunluğunu genlerin oluşturduğunu belirten fikir) çizgisine ait görüşlerini tekrar sorgulamasını sağladı. Bu durum ardından James çevresel faktörlerin insanlar üzerinde büyük orandaki etkisini kabul etmek durumunda kaldı. Sonuç olarak psikopatlığın genler yoluyla aktarıldığını biliyoruz ama çevresel faktörlerin bu etkiyi göz önüne çıkarmada payı oldukça büyük. Katil doğulabilir ama katil olmak bizim elimizde.

Kaynakça

https://www.acikbeyin.com/amigdala-nedir/
https://www.medimagazin.com.tr/
https://biyologlar.com/seri-katil-genleri
https://www.kemalarikan.com/katil-dogmak.html
https://www.adapsikoloji.com/tr/m/bireysel-terapi-ve-danismanlik/katil-dogar-misiniz-katil-olur-musunuz.html

bilimdili

Yorumla

Yorum yazmak için buraya tıklayın...