Eğitim Bilimleri

Popüler Kültür ve Eğitim

Popüler Kültür

İnsanlık düşünmeyi ve düşünce sayesinde üretmeyi öğrenmiştir. Ürettikçe sosyal sınıflar oluşmuş, üretim sistemleri neticesinden eşitsizliklere dayanan sosyal tabakalar meydana gelmiştir. İnsanlar bu eşitsizlikleri ortadan kaldırmak için mücadele etmiştir. İnsan köleler efendilerine isyan etmiştir, eşitlik istemiştir. Özgürlükler için savaşlar yapılsa da aslında tüm sosyal tabakalar kendisini tutsak etmeyi başardı.

Üstün ve baskın üst gruplar hakimiyetleri altındaki grupları yönetmek ve baskılamak için sadece fiziki gücün yeterli olmadığını gördü ve popüler kültürü icat etti. Kar elde etmekten başka hiçbir şey düşünmeyen dünya sistemi insanların yararına değildir. Bu sistemde küçük bir azınlık insanların çoğunluğunu yönlendirmek ve denetlemek istemektedir. Bunun için de onlara küreselleşme adı verilen bir pasta sunmuştur fakat bu pasta aslında çürümenin gerçekleşmesini sağlayan bir kılıftır. Akıl ön planda olması gerekirken, insanlara sürekli “özgürlük” dürtüsü pompalanmaktadır. “Özgür ol, sen ol, daha fazlasını iste, sen buna değersin” gibi sloganlarla insanları kolay tüketen, sorumluluklarından kaçan, haz odaklı yaşayan, aklı geri plana atan, duyarsız insanlar yaratmaya çalışılmaktadır. Yani kürselleşme dediğimiz şey dünyayı yöneten ve kardan başka bir şey düşünmeyen küreselci azınlığın dünyayı topyekun çürümüş bir ahlaka sevk etmesidir.

Popüler kültür günümüzde çoğunluk tarafından “sevilen ve seçilen” manasına gelmektedir. Popüler kültür denince akla pembe diziler, müzik, yarışmalar, kıyafetler, ayakkabılar, içecekler gelmektedir. Yani popüler kültür dediğimiz şey aslında satın alınıp tüketilebilir şeylerdir. Sinema, coca cola, pepsi, blue jean, marlbora, converse, nike, adidas, snickers, pizza, hamburger ve daha pek çok şey popüler kültüre örnek verilebilir. Görünen o ki popüler kültür halkın dışında ya da üzerinde olan gruplar tarafından halk için üretilen şeylerdir.

Popüler kültür gündelik yaşamın kültürüdür. Toplumları yönetenler onlar için bir takım hazlar yaratır ve onların peşinde koşmalarını sağlar. Tamamen haz odaklı, faydacı hale dönüşen bireyler popüler kültürün onlara dayattığı bir takım şeylere sahip olmak için yarışırlar. Öyle bir düzen kurulmuştur ki baş kaldırış ve karşıtlıklar bile sistemi kesinlikle tehdit etmeyecek bir dozda ayarlanmıştır. Popüler kültür insanları yöneten güçlerin hakimiyet alanıdır.

Popüler kültür ne burjuvalarla ne onun karşıtı olan işçi sınıfı ile yakındır. Popüler kültür bu iki sınıf arasında pazarlık sahasıdır. Televizyonlarda yer alan ve burjuvaziyi yaşatan gösterişli diziler ihtişamlı hayatları ekrana yansıtır. Bunları izleyenler de kendi hayatlarındaki özlemlerini düşünür. Belki alacağı kararlar neticesinde o dizideki gibi bir hayata sahip olabilecektir. Popüler kültür piyasaya sürdüğü ürünlerle insanların cinsel hayat, mutluluk, mahremiyet, ticari ahlak gibi alanlarda kendi anlayışlarını üretmesini sağlar. Burada önemli olan nokta insanların kendi anlamlarını üretirken buna kaynaklık eden yerin popüler kültür olmasıdır. Yani insanların düşünce yapısını şekillendiren malzeme toplumu yönlendirmek, şekillendirmek, baskı altında tutmak isteyenlerin ortaya sürdüğü malzemelerdir. Televizyonlardaki programlar, diziler ve filmler bir kısım insana “işte bu benim hayatım” dedirtirken, bir kısım insana ise kendisine ait olmayan bir hayatı gösteriyor, o dünyaya özlem duyuruyor.

Esasen Anadolu kültüründe popülerlik diye bir kavram yoktur. Bu kavram ülkemize Batı’dan gelmiştir. Batı’daki gibi popülerlik Anadolu’da hiç olmamıştı. Çünkü popülerlik ya da popüler kültür ekonomik, siyasal ve kültürel bir tüketim biçimidir. Anadolu’da bu manada popülerlik olmaz. Anadolu’da popüler olan herkes tarafından sevilen, herkesin malı olan, herkes tarafından paylaşılan şeylerdir. Anadolu’da haftalık, günlük popülerlik olmaz.

1970’lerden sonra Türkiye’de enflasyon artmış, hayat şartları zorlaşmıştır. Bununla beraber piyasadaki mallar bollaşmış ve kitlelerin tüketim istekleri de artmıştır ve popüler kültür burjuva yaşam biçimine bir özlem olarak ortaya çıkmıştır. Falan dizideki gibi yaşama, falan ünlü gibi giyinme, herkes yapıyor diye yapma, herkes alıyor diye sahip olma isteği şeklinde toplumda tezahür etmiştir. Popüler kültür bir eğlence, taklit ve psikolojik üstünlük (hava atma) kültürüdür.

Eğitim

Eğitim bireyin ve toplumun hayatı için çok önemlidir. Eğitim tarihi insanlık tarihi kadar eskidir. En genel anlamıyla eğitim bireyleri belli bir amaç doğrultusunda yetiştirmektir. Eğitim kelimesi eski Türkçe’de genellikle “terbiye” kelimesi ile ifade edilmiştir. Eğitim kavramının pek çok farklı tanımı bulunmaktadır.

Popüler Kültür ve Eğitim

Her ülke mevcut sosyal yapısını korumaya, gelenek ve göreneklerini gelecek nesillere aktarmaya, kültürünü devam ettirmeye çalışır. Toplumlar gelişerek, bilimsel ve teknolojik gelişmelere ayak uydurarak sosyal yapılarını temel özellikleriyle yeni yetişen nesillere aktarmaya çalışır. Oysa popüler kültür bireyi yeni kimlik arayışına iter, içinde bulunduğu topluma yabancı vir birey meydana gelmesine sebep olur. Popüler kültür afyonu; sormayan, sorgulamayan, açık ve doğru düşünme kararı veremeyen, hoşgörülü, esnek bir kimlik taşımayan, tekdüze bir kimliğe sahip bireyler yetiştirmektedir. Oysa bugünün toplumunun bireyi, aktif, katılımcı, doğru kararlar verebilen, açık, hoşgörülü, soran, sorgulayan, karar verme yeteneği gelişmiş, ekip çalışmalarına katılan, üretken bir birey olmak durumundadır.

Popüler kültür, aynı zamanda egemen sınıfa başkaldırı, direniş ve sapkınlıklar kültürüdür. Her toplumda egemen kültür anlayışının dışında din, dil, ırk, sınıf, fiziksel, ruhsal ve zihinsel açıdan sağlıklı olmayan kişilerce oluşturulan farklılaşmış gruplar vardır. Bütün bu gruplar, egemen kültürün dışında kalmış bu farklılaşmış grupların üyeleri, egemen kültür bireylerinden daha saldırgan ve isyankar olup, yola gelmez özelliklere sahiptirler. Dolayısıyla bu bireylerin eğitimlerinin sağlanması, toplumsal bütünleşme açısından önemli bir değere sahiptir. Bu bireyler kendi anlamlarını ve hazlarını toplum içinde yaşamakta ve bu yönde direnmektedir.

Türk devletini geleceğe güçlü bir şekilde taşıyabilecek nesiller, çağın gereklerine göre yapılandırılmış bir eğitim sistemiyle yetiştirilebilir. Artık Türkiye’de çağın gerektirdiği bilgi kendisi tarafından üretilmeli, araştırma geliştirme çabalarına önemle yer verilmeli, desteklenmeli, ülkemizden olan üstün beyin göçü yerine, ülkemize doğru olan üstün beyin göçünü sağlayacak çabalara yer verilmelidir.

Kız- erkek ayırt etmeden çocuklarımız-gençlerimiz eğitime yönlendirilmelidir. Bilgi en güçlü silahtır. Çağımızda bilgiyi üretemeyen devletler diğer devletlerin esiri olacaktır. Bağımsızlık için, insanca yaşamak için her bireyin kaliteli eğitim alması şarttır.


*Bu yazı Hasan Hüseyin ÖZKAN’ın “Popüler Kültür ve Eğitim” adlı makalesinin yorumlanmış özetidir.

**Makalenin künyesi: ÖZKAN, Hasan Hüseyin . “POPÜLER KÜLTÜR VE EĞİTİM”. Kastamonu Eğitim Dergisi 14 / 1 (Mart 2006): 29-38 .

***Makalenin orijinal metni için burayı tıklayınız.