Eğitim Bilimleri

Yükseköğretimde Okul Terki: Nedenler ve Çözümler

Giriş

Günümüzde üniversite mezunu olmak iyi bir iş sahibi ve yüksek gelir elde etmenin en önemli koşulu hakine gelmiştir. Üniversite bitirmenin kişisel getirisinin fazla olacağına inanıldığı için yükseköğretime olan talep hızla artmıştır. Türkiye’de özellikle son on yıldır yükseköğretim kurumları ve öğrenci sayıları hızla artmıştır. Yaşanan hızlı artış ise üniversitelerde fiziki mekan, donanım, nitelikli öğretim elemanları açığı doğurmuştur. Ortaya çıkan sorunlardan biri de yükseköğretimde yaşanan okul bırakma/terk etme sorunudur.

Yükseköğretimi terk etme üç gruba ayrılır;

1)Okula ara verme: Okula ara veren öğrenciler genellikle kısa bir süre sonra dönmektedir.

2)Kurumu terk etme: Öğrencinin başka bir okula geçiş yapmasıdır.

3)Sistemi terk etme: Öğrenci çeşitli sebeplerden dolayı üniversite eğitimini tamamıyla bırakır.

Yükseköğretimi terk etme nedenleri iki ana sebepten oluşur;

1)Zorunlu sebepler: Birçok dersten başarısız olma, maddi imkansızlıklar, ciddi bir hastalık, ailevi sorunlar, farklı bir iş imkanı, uyumsuzluk gibi nedenlerdir.

2)İsteğe bağlı/Keyfi sebepler: Sıkılma, kendini yetersiz hissetme, arkadaşlarını ya da dersleri sevmeme, bulunduğu şehre alışamama gibi sebeplerdir.

İki terk etme nedeni kıyaslandığında genellikle zorunlu sebeplerden dolayı yükseköğretime veda edildiği görülmektedir.

Türü ve nedenleri değişse de yükseköğretimde okul terki pek çok ülkenin sorunudur. İngiltere’den Norveç’e, Fransa’dan Güney Afrika’ya açıklanan raporlarda öğrencilerin Yükseköğretimi terk ettiklerini görüyoruz. Yani Yükseköğretimin terk edilmesi bir çok ülkenin karşılaştığı sorundur.

Yükseköğretimdeki okul terklerini anlamak ve açıklayabilmek için bilim adamları kuram ve modeller geliştirmiştir. Öğrenci yıpranma modeli, öğrenci uyum modeli, öğrenciyi okulda tutma modeli bunlardandır. Öğrenci uyum modeli bu üç model arasında en çok kabul gören ve uygulanan model olmuştur.

Yabancı literatürde okul terki ile ilgili çalışmalar yapılmaya başlanmıştır. Türkiye’de ise yükseköğretim düzeyinde okul terkinin nedenlerini, etkilerini ve risk gruplarını belirleyerek, okul terkinin önlenmesini amaçlayan stratejileri ortaya koyacak doğrudan bir araştırma yoktur. Türkiye’deki yükseköğretim okul terklerinin nedenleri ve sonuçları anlaşılırsa, okul terkini önlemeye yönelik çalışmalar yapılabilir. Yükseköğretime geçmenin çok zor ve uzun bir yol olduğu ülkemizde yükseköğretim terki engellenebilirse öğrenciler için ayrılan ekonomik kaynaklar daha iyi ve verimli kullanılmış olacaktır.

Yöntem

Bu araştırmada olgubilim yaklaşımından faydalanılmıştır. Çalışma grubu 2010-2011 eğitim öğretim yılı bahar döneminde Trakya üniversitesinde öğrenim gören 12 öğrenci ve 6 öğretim üyesinden oluşmaktadır. Öğrenciler okullarına 2008 yılında çıkarılan af ile geri dönmüştür. Öğrenci ve öğretim üyelerinden veri toplayabilmek için araştırma formu hazırlanmıştır. Araştırmada elde edilen veriler içerik analizi tekniği ile çözümlenmiştir.

Araştırmada ilk olarak bireylere üniversite yılları öncesindeki eğitim hayatları ile ilgili sorular yöneltilmiştir. Bu sorular alınan eğitimin niteliği, bireyin akademik uyumu ve bireyin sosyal uyumu hakkındadır. Öğrenciler sorulan sorulara genellikle üniversite öncesinde iyi bir eğitim almadıklarını fakat üniversitede aldıkları eğitimin iyi olduğunu belirtmişlerdir. Küçük şehir ve kasabada yaşamanın dezavantajlı olduğu, üniversiteden önceki okullarında öğretmenlerin kalitesinin, okullardaki fiziksel şartların yetersiz olduğunu belirtmişlerdir.

Bireylere bölüm tercih sebepleri ile ilgili yedi soru sorulmuştur. Bunlar; alana olan ilgi, istihdam olanakları, üniversitenin bulunduğu şehir, aile etkisi, üniversiteye giriş sınavında alınan puan, arkadaş çevresinin etkisi, okuldan yapılan yönlendirme konuları hakkındadır. Alana olan ilgi, iş bulma olanağının fazla olması, üniversitenin bulunduğu şehir etmenlerinin alan seçiminde belirleyici faktör oldukları görülmüştür.

Okul terkine sebep olan bir etmen de örgütsel bağ/aidiyet hissinin oluşmamasıdır. Bu sebeple öğrencilere örgütsel bağlılık hissetme, okulun olanakları, eğitim-öğretimin niteliği hakkında sorular sorulmuştur. Öğrenciler genel olarak eğitim- öğretim ve sosyal imkanlardan şikayetçi olsa da aldıkları eğitimin iyi olduğunu söylemişlerdir. Ayrıca bazı öğrenciler üniversite eğitiminden neler beklenmesi gerektiğini bilmedikleri için beklentilerinin karşılanıp karşılanmadığını bilmediklerini aktarmıştır. Aslında bu da demek oluyor ki üniversite diploması yalnızca iyi bir iş için cv’ye yazılacak olan sertifika hükmünde değersiz bir kağıt parçası haline gelmiştir. Diplomanın içeriğinin kalitesi pek göz önünde bulundurulmamaktadır.

Araştırma grubuna akademik ve sosyal uyum süreçlerini anlayabilmek için arkadaş ilişkileri ve okul yönetimi/öğretim elemanları ile ilişkileri hakkında sorular sorulmuştur. Öğrencilerin çoğunun derslere devam ve akademik motivasyon açısından sorun yaşadığı görülmüştür. Öğrencilerin çoğu akademik personelle bir aile gibi olduklarını belirtmiştir. Az bir kısmı akademik personel ile iletişim kurmakta zorlandıklarını, öğretim elemanlarının kendilerine yakın davranmadıklarını belirtmişlerdir. Yaş bakımından diğer öğrencilerden fazla büyük olanların ise biraz uyum sorunu yaşdığı saptanmıştır.

Okul terki nedenlerini öğrenmek için öğrencilere şu konular hakkında sorular sorulmuştur: akademik uyum sorunları, sosyal uyum sorunları, farklı iş olanakları, maddi sıkıntılar, düşük amaç bağlılığı, ailevi nedenler, düşük örgütsel bağlılık, okul kuralları ile çatışma. Bu konuda öğrenci görüşleri incelendiğinde akademik uyum sorununun okulu terk etmede en önemli etken olarak görüyoruz. Yani derslerinde başarısız olan öğrenciler okulu terk etmeye daha meyillidir. Fakat bunu düz bir şekilde derslerde başarısız olmak şeklinde açıklayamayız. Derslerdeki başarısızlığı getiren etmenler genellikle bir zincir şekilde birbirine bağlıdır. İlk halka öğrencinin maddi yetersizlik nedeniyle çalışmak zorunda olması. Çalışmak zorunda olan bir öğrenci derslere çok fazla devamsızlık yapabiliyor, derslere geç kalıyor, sınavlara yeterince çalışamıyor. Bunun sonucunda ise derslerin çoğundan başarısız olunuyor ve okul terk ediliyor.

Öğrencilere okul terkinin çözümüne ilişkin görüşleri sorulmuştur. Bu görüşler danışmanlık desteği, öğretim üyesi ve okul yönetimi desteği, aile desteği temalı sorular ile söylenmiştir. Öğrenciler eğer okulu bıraktıkları dönemde okul bünyesinde bulunan bir danışmanlık biriminden yardım alabilseler okulu terk etmelerinin önlenebileceği görüşündedir. Öğretim üyelerinin çoğu da etkili bir danışmanlık sistemi ile okul terkinin önlenebileceğini belirterek öğrencilerin görüşlerini doğrulamıştır.

Tartışma ve Sonuç

Okul terki yaşayan öğrencilerin çoğunun akademik ve sosyal uyum konusunda sorunlar yaşadığı görülmektedir. Tinto’ya göre öğrencilerin lisedeki başarısı, lisedeki akademik kadronun kalitesi ve lisedeki olanaklar öğrencinin üniversitedeki akademik başarısında önemli rol oynamaktadır. Bu noktada üniversite öncesi eğitim yaşantılarında akademik ve özellikle de sosyal uyum sorunları yaşayan öğrencilerin üniversitede okul terkine yakın oldukları göz önünde bulundurularak bu durumdaki öğrencilerin üniversite öğrenimlerinde daha yakından izlenmesi önemli görülmektedir.

Bazı öğrenciler de bulundukları bölümü okumak istemediklerini ve aile baskısı ile geldiklerini belirtmiştir. Bu sebeple okulu terk edenler vardır. Bu yüzden öğrencilerin yetenek ve ilgi alanlarına göre bölüm seçmesine izin verilmeli, onlara kaldıramayacakları ya da kaldırmak istemeyecekleri yükler yüklenmemelidir.

Öğrenciler ve akademik personel tarafından yaşanan maddi sorunların da okul terkinde çok öenmli rol oynadığı belirtilmiştir. Eğitimini bırakan öğrencilerin çoğunun maddi sıkıntı çektiğini bilmekteyiz. Zaten bunun bir zincirin halkası gibi olduğunu belirtmiştik;

-maddi sorunlar
-öğrencinin çalışmak zorunda olması
-derslere devamsızlık
-derslere ve sınavlara yeterince çalışamama
-sınavlarda çoğu dersten gelen kötü notlar
-akademik başarısızlık

ve sonuç olarak okul terkine uzanan zincir bu şekildedir.

Fakat okul terki sorunu yalnızca akademik ve sosyal uyum, maddi sıkıntılar ile açıklanamaz. Okul terki sorunu çok boyutludur. Okul terki sorununa çözüm bulmak için öğrenci, öğretim görevlisi, okul yönetimi ve aileler ortak şekilde hareket etmelidir. Ayrıca araştırmaya katılan öğrenci ve öğretim üyelerinin belirttiği gibi uzunca bir süre sonra öğrenime geri dönmek başta akademik ve sosyal uyum olmak üzere birçok sorunu da beraberinde getirmekte ve bu sorunlar da öğrencinin tekrar okul terki yaşamasına yol açmaktadır. 2008 yılındaki öğrenci affı ile Trakya Üniversitesi’ne toplam 348 öğrenci kayıt yaptırmış, bunlardan 102’si mezun olmuş, 125’i öğrenimlerine devam etmekte, 121’inin ise tekrar ilişiği kesilmiştir. Başka bir deyişle afla dönen öğrencilerin % 41’inin yeniden okul terki yaşadıkları anlaşılmaktadır.

Okul terki sebepleri dönem dönem farklılıklar gösterebilir. Bu sebeple okul terkini anlayabilmek için bir kez lçüm yapmak yeterli olmayacaktır. Okul ortamında uzun süreli bir ölçüm yapılması gereklidir.


Bu yazı Tuncer Bülbül’ün “Yükseköğretimde Okul Terki: Nedenler ve Çözümler” adlı makalesinin yorumlanarak özetlenmiş halidir.

Makalenin orijinal metni için buraya tıklayınız.