Dil DÜŞÜNCE Edebiyat İncelemeleri Kültür TOPLUM

Göçebe Dergisi’nin 35. Sayısı Yayımlandı!

 

Göçebe Dergisi’nden Okura…

Her yolculuğun bir menzili, her menzilin ardında ise yeni bir yol vardır. Göçebe Dergisi olarak, sözün, düşüncenin ve kültürün izinde çıktığımız bu uzun soluklu yolculukta yeni bir durağa daha ulaşmanın heyecanını ve kıvancını yaşıyoruz. Elinizdeki bu sayı; geçmişten geleceğe, Asya bozkırlarından modern dünyanın karmaşık labirentlerine kadar uzanan geniş bir coğrafyada fikirleri, hatıraları ve duyguları aynı şemsiye altında buluşturuyor.

Bu sayımızda, okurlarımızı tarihi ve kültürel hafızamızın derinliklerinde bir fikir göçüne davet ediyoruz. Gökçe Yükselen Peler, “Türkistan Kavramının Yeniden Tasavvuru” başlıklı ufuk açıcı yazısıyla tarihi ve mekânı zihnimizde yeniden inşa ederken; Hilmi Özden, “On Sekizinci Yüzyıldan Günümüze Türk Tarihindeki Zorunlu Göçler ve Sürgün” gerçeğini ele alarak milletimizin hafızasındaki acı ama dirençli izleri sürüyor. Köklerimize inen bu tarihî arayış, Rumeysa Şahin’in “Eski Türk Devletlerinde Aile Yaşamı ve Aile İçi Ünvanlar” incelemesiyle toplumsal yapımızın en temel taşına ayna tutuyor.

Edebiyatın dünyayı ve insanı anlamlandırma gücü, bu sayımızın da kalbini oluşturuyor. Türk dünyasının ortak ve gür sesi Cengiz Aytmatov, farklı veçheleriyle sayfalarımıza konuk oluyor. Huriye İklil Abbasoğlu, ustanın eserlerindeki çocuk figürünü ve masumiyetin trajedisini edebi bir mercekle incelerken; Bolat Akjol, “Kazak Halkının Gözündeki Cengiz Aytmatov” yazısıyla bozkırın bilgesine kardeş bir coğrafyadan selam yolluyor. Baharın diriltici nefesinin kelimelere nasıl yansıdığını ise Tuba Selin Telli, “Baharın Anlatı Üzerindeki Etkisi: Mevsim, Anlam Ve Yazının Dönüşümü” başlıklı yazısıyla gözler önüne seriyor. Bu yeniden doğuş ve umut ruhu, Hicran Dere’nin kaleminden dökülen “Türk Kültüründe Hızır İnancı ve Hıdırellez Geleneği” ile kültürel ritüellerimizde yeniden can buluyor.

Dergimiz, salt geçmişle yetinmeyip bugünün dünyasını ve insanını da anlamaya gayret ediyor. Bahar Batır, “Otizmi Anlamak: Her Çocuğu Kendi Dünyasında Tanımak ” diyerek her çocuğu kendi dünyasında tanımanın şefkatli yollarını gösterirken; Emine Bolat, “Yaşanılan Dünyada Yeşerememek” yazısıyla modern insanın varoluşsal sancılarına, yalnızlıklarına ve aidiyet arayışlarına dokunuyor. Mürsel Asadov takvimdeki kırmızı alarmlar üzerinden özgürlüğe atılan adımları sarsıcı bir dille aktarırken, Zeliha Sarı “Rusya’nın ASEAN Politikasında Vietnam” incelemesiyle bizleri küresel siyasetin dinamikleri üzerinde düşünmeye sevk ediyor.

Elbette, sözün en süzülmüş, en duru hali olan şiir… Şiir sayfalarımızda vatan duygusu, zamanın amansız akışı ve insanın içsel yolculuğu birbiriyle harmanlanıyor. Oğuzhan Çakır “3 Mayıs” ile tarihi bir ruhu mısralara dökerken, Kenan Çarboğa “Cenk Duası” ile milli heyecanımızı şahlandırıyor. Tuba Selin Telli “Döngü”yle, Efendi Serhat Karaok “Geniş Zaman Çekiminde, Geçen Zamana” ile varlığın ve zamanın sırrını arıyor. Aleyna Soylu ise “Sonbaharda Hüznün Raksı” ile iç dünyamızın en ince, en kırılgan tellerine dokunuyor.

Kelimelerin unutulmaya yüz tutanla hatırlanması gereken arasında kurduğu köprünün mimarları olan kıymetli yazarlarımıza, şairlerimize, akademisyenlerimize ve dergimizin sizlere ulaşmasında emeği geçen bütün çalışma arkadaşlarımıza yürekten teşekkür ediyoruz. Sözün göçü sürsün, fikirlerin yolu açık olsun…

Keyifli okumalar dileriz.

 

Saygılarımızla.

GENEL YAYIN YÖNETMENİ
Serkan Yüksel

Göçebe Dergisi’nin 35. Sayısı erişim için tıklayınız: Göçebe Dergisi