ARKEOLOJİ & TARİH DÜŞÜNCE TOPLUM

Unutulan Türkler 7: Fu-Yu Kırgızları

Günümüz Mançurya’sının Çin Halk Cumhuriyeti sınırları içinde kalan bölgesinde, Çinceye ek olarak iki farklı dil ailesine ait çeşitli diller varlığını sürdürmektedir. Bu diller arasında yer alan Rusça haricindeki tüm diller, Altay dil ailesinin birer üyesidir. Altay dil ailesini oluşturan beş ana kolun (Türkçe, Moğolca, Mançu-Tunguzca, Korece ve Japonca) tamamı, en az bir lehçesiyle Mançurya coğrafyasında temsil edilmektedir. Bu bağlamda Türk dili, bölgede özellikle Fu-yu Kırgız Türkçesi aracılığıyla varlık göstermektedir (Peler, 2012, s. 3305).

Çin’in Heyluntszyan eyaletinde yaşayan Kırgız topluluğu, yerleşim yerleri ve bölge isimlerine bağlı olarak Fu-yu Kırgızları, Heyluntszyan Kırgızları veya Mançu Kırgızları gibi farklı isimlerle tanınmaktadır. Bu isimlendirme çeşitliliğinin temelinde, topluluğun tarihsel süreçte yaşadığı idari değişiklikler yatmaktadır. Çin resmî kayıtlarında 1950’li yıllara kadar Çince car caz terimiyle ifade edilen bu halk, ancak 1945 yılında denetleme komisyonunun aldığı özel bir kararla gerçek kimliğiyle tanımlanabilmiştir. Bu kararla birlikte, Mançurya coğrafyasında yaşayan “Türk dilli küçük bir halk” oldukları kabul edilerek, resmî kayıtlara doğrudan “Kırgız” adıyla kaydedilmişlerdir (Coldoşev, 2022, s. 54).

Fu-yu Kırgızlarının dil verilerini inceleyen Çinli Türkolog Hu Zhenhua ve Rus dil bilimci E. R. Tenişev; Fu-Yu Kırgızcasının, Güney Sibirya Türk halklarından olan ve Yenisey Kırgızları ile etnik yakınlığı bulunan Hakasların diliyle benzerlik gösterdiğini belirtmektedir. Bu araştırmacılar, elde edilen bulgular ışığında Fu-Yu Kırgızlarının, günümüz Kırgızistan’ındaki Tanrı Dağı Kırgızlarından ziyade Yenisey Kırgızları ile doğrudan etnik bir bağa sahip olduğu kanısına varmışlardır. Fin araştırmacı Juha Janhunen de Fu-yu Kırgızlarının hem dili hem de tarihi üzerine yaptığı çalışmalarda, bu topluluğun 18. yüzyılın başında Minusinsk Havzası’ndan çıkan Yenisey Kırgızlarının soyundan geldiğini ispatlamıştır. Benzer şekilde, 1990 yılında Mançurya’da Fu-Yu Kırgızlarını inceleyen S. G. Skobelev ve A. A. Şomoyev ile bu bakış açısını destekleyen Çinli araştırmacı Zhang Taixiang; bu halkın 1703 yılında Cungar Oyratları tarafından ata yurtlarından zorla göç ettirilen Yenisey Kırgızlarının doğrudan torunları olduğu sonucuna ulaşmışlardır (Coldoşev, 2022, s. 57; Çertıkov, 2013, s. 37-40; Özkan, 2021, s. 265).

(Görsel yapay zeka tarafından oluşturulmuştur)

Günümüzde nüfusları 1000 kişiyi biraz aşan Fu-yu Kırgızları, dillerini tamamen unutma ve asimile olma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Eğitim sisteminin, sosyal ilişkilerin ve kültürel etkileşimin tamamen Çince üzerinden yürütülmesi, ana dilin yerini Çincenin almasına neden olmuştur. Topluluk içerisinde ana dilini konuşabilenler genellikle yaşlı kuşakla sınırlı kalmış olsa da, bu kişilerin dahi dillerine tam anlamıyla hâkim olmadıkları gözlemlenmektedir. Dildeki bu kayıp, topluluğun millî kültürel mirasının da yok olmaya yüz tutmasına yol açmaktadır. Ayrıca Fu-yu Kırgızlarının tarihine ışık tutacak yazılı eserlerin neredeyse hiç bulunmaması, bu topluluğun kültürel ve tarihsel hafızasının korunmasını daha da zorlaştırmaktadır (Coldoşev, 2022, s. 55-56).

Kaynakça

Coldoşev, Rıskul. «Fu-yu Kırgızlarının Kökeni.» Cilt 12. no. 20. Çeviren Güler Kaçar. 2022. 53-64.

Çertıkov, Mihail Anatolyeviç. «Yenisey Kırgızlarının Etnik Grubu Olarak Fu-Yu Kırgızları.» Belleten, 2013: 35-42.

Özkan, Nevzat. Türk Dilinin Yurtları. İstanbul: Bilge Kültür Sanat, 2021.

Peler, Gökçe Yükselen Abdurrazak. «Günümüzde Kuzey ve Kuzey Batı Çin’de Konuşulan Çin-Tibet Dilleri Dışındaki Dillerin Durumu I Altay Dilleri 1- Moğolca.» Turkish Studies , 2012: 3301-3335.