Paleontoloji

Kehribar İçine Hapsolmuş Dinozor Tüyü Fosili Tüylerin Evrimine Işık Tutuyor

Kehribara hapsolmuş Dinozor Tüyü

Kehribar sadece altınsı güzelliği yüzünden değil, milyonlarca yıl öncesinden kalan fosilleri içinde barındırdığı için de beğenilen bir taş.  Myanmar’daki bir pazarda bulunan bu fosilleşmiş ağaç özünden ( kehribar) bir parça, çok nadir bulunan bir hazine içeriyor: Yaklaşık 99 milyon yıl önce yaşayan küçük, iki ayaklı bir dinozora ait ince tüylü bir kuyruk parçası. Maryland Üniversitesinden Paleontolog Thomas Holtz, “Jurassic Park filmi çıktığından beri paleontologlar kehribarlar içerisinde çok detay barındırdığı için, kehribar içerisinde bir dinozor bulmanın şakasını yapardı. Artık elimizde bir parçası var.” diyor.

Araştırmacılar, filmlerde olduğu gibi, sivrisineklerin göbeğindeki korunmuş eski kanları dinozorları yeniden yaratmak için kullanmıyorlar. Ancak bu bulgu ilk kez 3B tüylü bir dinozor kuyruğu ortaya çıkarıyor ve tüylerin erken evrimine benzersiz bir bakış sunuyor. Kehribar’ın benzersiz bir fosilleştirici olduğunu söyleyen Kansas Üniversitesi Paleontologu Michael Engel “Maddeleri gerçeğe yakın bir sadelikle korur” diye de ekliyor. Kehribar içerisinde korunmuş büyük hayvanlar bulmak imkansıza yakın olsa da şimdiye kadar kurbağalardan kertenkelelere ve kadim kuşların kanatlarına kadar birçok şey bulundu.

Kuzey Myanmar’ın kehribar yatakları, Kretase döneminden kalma çok çeşitli hayvan dizilerinden birine sahiptir. Pekindeki Jeoloji Üniversitesinden paleontolog Lida Xing Myanmardaki bir kehribar pazarında kertenkele ve böcek fosilli kehribar örnekleri ararken çok ilginç bir parçaya gözü takılmış. 3.6 santimetre uzunluğunda tüyler barındıran bir kehribar parçası. Fosili görür görmez özel bir şey bulduğunu anlamış. Xing, Regina, Kanada’daki Royal Saskatchewan Müzesi’nden paleontolog Ryan McKellar ile temas kurdu ve ekip sekiz adet korunmuş omurganın ve tüylerinin incelenmesi için mikroskoplar ve bilgisayarlı tomografi taraması (fosilin iç ayrıntılarını açığa çıkarmak için x ışınlarıyla farklı açılardan çekilen ve bilgisayar yardımıyla işlenen görüntüler) ile çekilen fotoğraflar kullandı.

Fosilde Arkeopteriks’in (bir çok araştırmacı tarafından çok eski kuşlar arasında yer aldığı düşünülen 150 milyon yıllık bir canlı) veya modern kuşların aksine, omurlar, kuyruk ucuna sağlam bir çubukla kaynaşmıyorlar. Bunun yerine, kehribarın içindeki kuyruk kırbaç benzeri esnek bir yapıya sahip. Araştırmacılar kehribar içerisindeki fosilin bir kuşa ait olmadığını büyük ihtimalle iki ayaklı bir dinozor ailesi olan Coelurosauria türüne ait olduğu görüşünü Current Biology adlı websitesinde yayımladılar.

Kehribardan elde edilen fosile dayanılarak yapılmış bir Coelurosauria çizimi

Kuyruğun pigmentleri de kehribarın içinde korunduğu için tüylerin üst kısmının kestane tonunda kahverengi olduğu ve tüylerin alt kısımlarına doğru rengin açıldığı görülmüş. Kehribar ayrıca araştırmacıların hayvanın tüylerinin yapısını 3B olarak incelemelerine bir engel oluşturmuyor. Paleontolog Thomas Holtz “Kuzeydoğu Çin’de yaklaşık 130 milyon yıl öncesine ait fosil birikimi olan “Jehol Biota” gibi birçok tanınmış tüylü dinozor fosili dümdüz olacak şekilde ezilmiş durumda böylece tüylerin gerçek şekillerini çözmek zorundayız ama burada tüylerin şekillerini görebiliyoruz.” diyor. Günümüzde pencereden dışarıya baktığımızda gördüğümüz tüm kuşların tüyleri sert çubuk benzeri bir yapıya bağlanıyor ve bu “omurga’dan” birçok tüy çıkıyor. Bu yeni örnekte ise tüylerin bağlandığı çubuk benzeri yapı çok daha esnek ve ince ayrıca bu yapıdan çıkan küçük tüylerin hepsi birbiriyle eşit uzunluktalar. McKellar, “Tüylerin yapısından anlaşıldığı kadarıyla dinozor uçamıyordu ancak süzülebiliyordu.” diyor.

Holtz, bu zayıf omurganın ve eşit uzunluktaki küçük tüylerin daha öne keşfedilmiş 2B fosillerde gözlemlenmediğini belirtiyor. Ayrıca bu tüy yapısıyla kuşun uçamayacağı fikrine katıldığını ve bu yeni buluşun tüylerin uçuştan başka amaçlarla ( ısınma veya çiftleşmek gibi) evrildiği fikrini destekleyeceğini söylüyor.

Kaynak: Sciencemag.org