Arkeoloji Paleontoloji

Kanada’da 90 Milyon Yıllık Yeni Bir Kuş Türü Keşfedildi

Rochester Üniversitesi'nden bilim adamları tarafından keşfedilen yeni tarih öncesi kuş türlerinden Tingmiatornis arctica'yı betimleyen çizim. Sanatçı: Michael Osadciw

Rochester Üniversitesi’nden bir jeolog ekibi, Kanada Arjantin’de yeni bir kuş türü keşfetti. Yaklaşık 90 milyonluk olan fosiller kuzey bölgelerdeki en eski kanatlı hayvanlar arasına girdiler ve geç Kretase döneminde gerçekleşmiş sert bir ısınma döneminin kanıtlarını sunuyorlar.

Üniversitenin Dünya ve Çevre Bilimleri Bölümünün profesörü ve başkanı ve araştırmanın lideri Con Tarduno ( John Tarduno) “Günümüzdeki canlılarla kıyaslarsak bir karabatak ile bir martının karışımına benzeyen fakat muhtemelen dişleri olan bir dalgıç kuş türü.” diyor.

Lisans ve lisansüstü öğrencilerden oluşan Tarduno’nun ekibi kuşa Tingmiatornis arktika ismini verdi, “Tingmiat”, Orta ve doğu Kanadalı Arktik (Nunavut topraklarında) konuşulan Inuktitut dilinde “uçanlar” anlamına geliyor.

Sayıntifik Riports ( Scientific Reports) adlı dergide yayınlanan bulgular Tarduno ve ekibinin daha önce aynı coğrafi bölgede ve aynı zaman aralığına ait fosil kayıtlarına eklendi. Birlikte ele alındığında, bu fosiller, yaklaşık 93.9 ila 89.8 milyon yıl önce süren Kretase dönemin Turonya çağında Kanada Arktik’teki ekosistemin resmini çiziyor.

Tarihi iklim kayıtlarının oluşturulması, iklimin çeşitli topluluklar, ekosistemler ve türlerin dağılımı üzerindeki etkilerini belirlemesine yardımcı olur ve gelecekteki iklim olaylarının etkilerini önceden tahmin etmenize olanak sağlayabilir.

Taduno, “Fosilimizden önce insanlar o dönemde havanın ısınmış olduğunu öne sürüyordu ancak yine de mevsimlik buzlar yakalayabiliyordu” diyor Tarduno. “Durumun böyle olmadığını ileri sürüyoruz. Bu dönem aşırı sıcak aralıklardan bir tanesi çünkü kuşların besin kaynakları ve ekosistemin tamamı buzda hayatta kalamazdı.”

Taduno ve ekibi, fosil ve tortu kayıtlarından anlaşıldığı üzere Turoniyen döneminde Kanada Arktik’inin günümüzün Kuzey Floridasına benzer bir hava sıcaklığına ve volkanik hareketliliklere maruz kaldığını söylüyor. Ayrıca etrafta çok sayıda kaplumbağa, tatlı su balıkları ve günümüzdeki timsahlara benzeyen Champsosaurus adlı yırtıcılar bulunuyordu.

Üniversitede yerküre ve çevre üzerine doktora yapan grup üyesi Richard Bono “Fosiller bizlere dünyanın neye benzediğini ve bir dönem dünya kutuplarının buzullar ile kaplı olmadığını söylüyor.” diyor. Bono, “Tundra ile kaplı ve çok az hayvanın yaşamasına imkan veren bu bölgenin eski jeolojik zamanlarda çok farklı bir görünüme sahip olduğunu biliyoruz” diye ekliyor.

Tingmiatornis Arktika fosilleri, volkanik patlamalar sonucu oluşan bazalt lav alanları üzerinde bulundu. Araştırmacılar volkanların dünya atmosferine pompaladığı karbondioksitin bir sera etkisi yarattığı ve kutup bölgesinde muazzam sıcaklık farkları yarattığını düşünüyor. Bu durumun Tingmiatornis arktika da dahil olmak üzere büyük kuşların yaşayabileceği bir ekosistem yarattığı düşünülüyor.

Ekibin paleolontologu olan Julya Klark (Julia Clark) bulunan kemiklerin yapısından ve özelliklerinden günümüzdeki kuşlarla karşılaştırılarak Tingmiatornis arktika’nın uçabilen ve dalabilen bir kuş olduğunu ortaya çıkarttı. Ayrıca Klark bu yeni ortaya çıkartılan türün günümüzdeki kuşlarla kuzen olduğunu açıklayarak türler arasında evrimsel bir bağ kurmuş oldu. Julya Klark “Fosillerin üst kol kemiklerinin ayrıntıları, bize günümüzdeki canlı türlerinde görülen kanat çırpmanın nasıl geliştiğini gösteriyor.” diyor.

Tingmiatornis Arktika kuş fosili. Rochford Üniversitesi Fotoğraf: John Tarduno

Önceki fosil bulguları bölgede 0.3-0.6 metre uzunluğundaki kel turna balığı gibi etçil balıkların varlığına işaret etmekte. Bu tarz balıklarla beslenen kuşların dişlere sahip olması ve büyük boylu olmaları gerekiyor. Bu da bize Tingmiatornis Arktikaların özellikleriyle ilgili önemli bilgiler veriyor.

Hızlı büyüme ve olgunlaşma hızı gibi fizyolojik faktörler, bu kuş soyunun Kretase-Paleojen dönemi toplu yok oluş olayından nasıl kurtulabildiğini açıklayabilir. Bu yok oluş olayı, yaklaşık 66 milyon yıl önce gerçekleşti ve dünya üzerindeki bitki ve hayvan türlerinin yaklaşık dörtte üçünü yok etti.

Tarduno, bu tip fizyolojik faktörlerin hala birer varsayım olduğunu, ancak bunun dışında bölgenin çevresel yapısının niçin kuş türlerinin bu bölgede olduğuna dair kanıtlar sunduğunu söylüyor.

Tarduno, “Kuşlar buradaydı çünkü burada her şey yolundaydı. Yiyecekleri buradaydı, tatlı su ortamı vardı, iklim sıcaktı. Ekolojik faktörler bölgeyi canlılar için mükemmel bir yer haline getirmekteydi.” diyor.

Kaynak
http://phys.org/news/2016-12-prehistoric-bird-species.html