TEKNOLOJİ

5G İle Yeni Koronavirüsün Ortaya Çıkışı Arasında Bağlantı Olduğu İddiası

Sosyal medyada paylaşılan gönderilerde, Kasım 2019’da Çin’in Wuhan kentinde görülen yeni koronavirüsün ortaya çıkışının, 5G teknolojisinin hayata geçişiyle bağlantılı olduğu iddia edildi. Dünyada da oldukça popüler hale gelen benzer iddialar, Türkiye’de bazı köşe yazarları tarafından da dillendirildi.

Soner Yalçın tarafından Mart 2020’de kaleme alınan üç farklı yazıda da, Çin’de ortaya çıkan koronavirüsün 5G teknolojisiyle ilgili olduğu ifade edildi. Keza Cumhuriyet gazetesinden Bedri Baykam, 26 Mart 2020 tarihli son yazısında 5G’yi kast ederek teknolojinin virüsün altında yatan gerçek sebep olabileceğine değindi.

Çin’deki 5G denemeleri ve Wuhan’daki yeni koronavirüsün ortaya çıkış tarihleri yakın olsa da, aralarında nedensel bir ilişki olduğundan bahsetmek mümkün değil. İddia bir komplo teorisine dayanıyor. Bulgular yeni koronavirüsün bir hayvandan insana geçtiğini ve sonrasında insandan insana bulaşma becerisi kazandığını gösteriyor.

İddia bir komplo teorisine dayanıyor

5G’nin Covid-19 hastalığına sebep olduğu şeklindeki iddiaları bir komplo teorisi olarak nitelendirmek yanlış olmaz. Bugün itibariyle 5G’nin Covid-19’a sebep olduğunu ortaya koyan herhangi bilimsel bir çalışma yok.

Virüsün henüz tam olarak tespit edilemeyen bir canlıdan insanlara bulaştığına dair bulgulara ise sahibiz. Virüs sonrasında insandan insana bulaşma becerisi kazandı ve dünyaya yayıldı. Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi’nin (CDC) internet sitesinde yer alan bilgilendirmeye göre deve, yarasa, sığır ve kedi gibi hayvanlarda bulunabilen koronavirüsler nadir de olsa insanlara geçebiliyor. SARS ve MERS hastalıklarına yol alan koronavirüsler de hayvanlardan insanlara geçmeyi başarmışlardı.

Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) internet sitesinde de Covid-19’un çıkış noktasına dair bir bilgilendirme notu yer alıyor. Buna göre virüsün muhtemel çıkış noktası, ilk vakalarla bağlantılı olması sebebiyle Wuhan’daki bir deniz ürünleri pazarı idi. Ancak daha sonra yapılan çalışmalar ve ortaya çıkan diğer vakalar deniz ürünleri pazarının salgının odak noktası olmayabileceğini gösterdi.

Covid-19’a 5G’nin sebep olduğu iddiaları dünyada da ses getiriyor. Teyit konu hakkında 28 Mart 2020’de bir Teyitpedia yazısı da yayınladı. Yeni koronavirüs salgını sırasında komplo teorisyenlerinin fazla mesaide olduğunun altını çizen yazıya göre, ABD’lilerin yüzde 29’u bu teoriye inanıyor. Ülkede yaşanan son olaylar da araştırmayı destekler nitelikte. Huffington Post’un haberine göre popüler şarkıcı Keri Hilson sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla 5G’nin Covid-19’a sebep olduğunu ileri sürdü ve kullanıcılara telefonlarını kapatma çağrısında bulundu. Paylaşımın ardından Amerikan Halk Sağlığı Derneği Başkanı yaptığı açıklamada hastalığın hayvan kaynaklı olduğunu ve 5G ile alakalı olmadığını belirtti.

Komplo teorisiyle iç içe iddia hakkında başka paylaşımlar da mevcut. İngiltere’de yayın yapan Fullfact isimli doğrulama platformu Şubat ve Mart 2020’de yayınladığı analizlerde, 5G’nin Covid-19’a neden olduğuna dair herhangi bir kanıt olmadığı ifade etmiş.

Her korelasyon nedensellik değildir 

Komploların ya da bu teorileri dillendiren kişilerin farklı olaylar arasında nedensellik ilişkileri kurma konusunda cömert oldukları görülüyor. Ancak peş peşe gelen her durumun nedensellik içerdiği söylenemez.

Çin’de ilk Covid-19 vakalarının bildirilmesinden yaklaşık bir ay önce, yani Kasım 2019’da 5G teknolojisi mobil cihazlarda kullanıma sunuldu. Komplo teorisyenlerinin farklı olaylar hakkında sıkça kullandığı ilişkilendirme konusunda Teyit daha önce “korelasyon nedensellik değildir” başlıklı bir yazı yayınladı. Buna göre iki olay arasında nedensellik arayabilmek için belirli kurallara dikkat etmek gerekiyor.

Nedensellik için gerekli ilkeler göz ardı edildiğinde, garip çıkarımlar yapmak işten değil. Örneğin ABD’li aktör Nicholas Cage’in oynadığı filmlerin sayısıyla, havuza düşüp boğularak yaşamını yitiren insan sayısı arasında yıllık bazda bir korelasyon olduğunu gözlemlemek mümkün. Elbette sadece bu grafiğe bakarak, Cage’in filmlerde daha çok görülmesinin, insanların havuzda daha çok ölmesine neden olduğunu söylemek zor.

Kaldı ki, 5G teknolojisinin ilk defa Çin’de kullanıldığı önermesi de tartışmalı. 5G teknolojisi Çin’den önce Güney Kore ve ABD gibi ülkeler tarafından farklı zamanlarda kullanıldı. Bu durumda 5G, yeni koronavirüse yol açsaydı bu ülkelerin öncelikle Güney Kore ve ABD olması beklenirdi. Ayrıca Covid-19’un yayıldığı ülkeler arasında henüz 5G teknolojisini kullanmaya başlamayan birçok ülke olduğunu da hatırlatmak önemli.

5G insan sağlığına zararlı mı?

Dünyadaki bazı gruplar 5G’nin insan sağlığına zararlı olduğunu ileri sürerek bu teknolojiye karşı çıkıyor. Aslında 5G ya da beşinci nesil cep telefonu teknolojisi, teknolojik evrimin basit bir parçası. 5G olarak adlandırılan teknoloji 1G, 2G, 3G ve halihazırda kullanılan 4G’yi bir adım öteye taşıyor.

Yüksek hızlarda internet sağlamak amacıyla hayata geçirilen 5G hakkında Dünya Sağlık Örgütü’nün internet sitesinde de bazı bilgiler bulunuyor. Buna göre konu hakkında bugüne kadar birçok araştırma yapıldı, kablosuz teknolojilere maruz kalmanın genel sağlık üzerinde olumsuz bir etkisi ise gözlemlenemedi.

Cep telefonları radyo dalgaları kullanarak iletişim kurmamızı sağlıyor. CDC’nin de belirttiği gibi radyo dalgaları iyonlaştırıcı olmayan radyasyon içeriyor. Gün ışığı ya da mikrodalga fırının da yaydığı iyonlaştırıcı olmayan radyasyon, DNA’ya zarar vermiyor. İyonlaştırıcı olan alfa, beta, gama ve x ışınları ise DNA’da bozulmalara neden olabiliyor.

Elektromanyetik alanlar için maruz kalma sınırlarının belirlenmesi hakkında çalışan Uluslararası İyonlaştırıcı Olmayan Radyasyondan Korunma Komisyonu’nun (ICNIRP) Mart 2020’de açıkladığı ve içinde 5G’ye dair açıklamaların da bulunduğu son raporuna göre, elektromanyetik alanların kansere yol açtığını gösteren bir kanıt yok.

Sonuç olarak 5G’nin yeni koronavirüse sebep olduğuna dair kanıt yok. İddia tüm dünyada yayılan bir komplo teorisinin Türkiye uzantısı. Covid-19 ise şimdilik tespit edilemeyen bir canlıdan insanlara bulaştı. İddiayı en yaygın yanlış bilgi türlerinden uydurma kategorisine yerleştirmek mümkün.

Kaynak